Pediatrik yaş grubunda beyaz cevher hastalıklarında veri tabanı oluşturulması
A database for pediatric genetic white matter disorders
- Tez No: 920535
- Danışmanlar: PROF. DR. VİLDAN GÖKNUR HALİLOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Nöroloji, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Neurology, Child Health and Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2024
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Çocuk Nörolojisi Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Kalıtsal beyaz cevher hastalıkları, santral sinir sistemi beyaz cevherini etkileyen genlerdeki varyasyonlar sonucu ortaya çıkan bir grup heterojen hastalıktır. Tanı süreci, klinik değerlendirme, nörogörüntüleme, biyokimyasal ve genetik incelemeleri içerir. Pediatrik kalıtsal beyaz cevher hastalıklarında kapsamlı bir veri tabanı oluşturmak, hastalıkların patofizyolojisinin anlaşılması, kesin tanı konulması ve hasta yönetimi için çok önemlidir. Çalışmamızda nadir görülen bu hastalık grubunda veri tabanı oluşturulması ile klinik, görüntüleme ve genetik verilerin merkezileştirilmesi ve kayıt sistemi oluşturulması hedeflenmiştir. Bu çalışmaya Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi Pediatrik Nöroloji Bilim Dalı ve Radyoloji Anabilim Dalında, Haziran 2010 ile Haziran 2022 tarihleri arasında izlenmekte olup, MRG'de beyaz cevher lezyonu olan 0-18 yaş arasında olan hastalar dahil edildi. Çalışma grubunu oluşturan 237 hastanın (88 kız, 149 erkek), başvuru sırasında ortalama yaşı 54,35 (±53,11) ay, ortanca yaşı 37 (0-221,54) ay idi. En sık bulgular global gelişme geriliği (n= 134, %56,5), kuvvet kaybı (n= 51, %34,7) ve zihinsel yetersizlik (n= 77, %32,5) idi. Kesin tanısı olan hastalar içinde (n= 113; %47.5) tanıların dağılımı sırasıyla X'e bağlı adrenolökodistrofi (n= 18; %16), metakromatik lökodistrofi (n= 12; %10,6), L2-OH glutarik asidüri (n= 11; %9,7) ve glutarik asidüri tip 1 (n= 10; %8,8) idi. Bir hastada DNAJC3 geninde daha önce bildirilmemiş homozigot varyant saptandı. Tüm hasta grubunda tanı oranı %47.6, tüm ekzom dizileme (WES: Whole Exome Sequencing) yapılan hasta grubunda tanı oranı %67.3'tü. Kalıtsal beyaz cevher hastalıklarında sistemik ve standart yaklaşım yapılması, erken ve kesin tanı konulması ve kaynakların verimli kullanılması için tanısal algoritmanın belirlenmesi önemlidir. Genetik incelemelerin, özellikle de ileri dizileme tekniklerinin kullanılmasıyla kalıtsal beyaz cevher hastalıklarında tanı oranı artacaktır. Kalıtsal beyaz cevher hastalıklarında veri paylaşımının sağlanması, ilgili uzmanlık alanlarının bilgi ve deneyim paylaşımı, tanı ve hastalık yönetimi açısından önemlidir. Ulusal veri tabanının oluşturulması ve uluslararası veri tabanlarına entegre edilmesi sağlık politikalarının oluşturulması, bireysel tedavilerin geliştirilmesi ve tanı almamış hasta grubunun çözümlenmesi açısından önemlidir.
Özet (Çeviri)
Genetic white matter disorders (GWMD) are a group of heterogeneous diseases due to variants in the genes affecting central nervous system white matter. Clinical findings are heterogenous and may present at different age groups. The diagnostic process includes clinical evaluation, neuroimaging, biochemical and genetic tests. Establishing a comprehensive database and registry in pediatric GWMD is the first step to understand the yield of diagnostic pathways. We aimed to centralize clinical, imaging and genetic data by creating a database in this rare disease group and aim to retrospectively review the diagnostic distribution and yield in terms of neuroimaging, biochemical and molecular findings. This retrospective review included patients aged 0-18 years with white matter lesions on MRI, followed up at Hacettepe University İhsan Doğramacı Children's Hospital Department of Pediatrics, Division of Pediatric Neurology and Department of Radiology between June 2010 and June 2022, Among 237 patients (88 female, 149 male), the mean and median age at the time of admission were 54,35 (±53,11) and 37 (0-221,54) months, respectively. The most common findings were global developmental delay (n= 134, 56,5%), muscle weakness (n= 51, 34,7%) and intellectual disability (n= 77, 32,5%). Among the patients with a definite diagnosis (n= 113; 47.5%), the distribution of diagnoses were X-linked adrenoleukodystrophy (n= 18; 16%), metachromatic leukodystrophy (n= 12; 10,6%), L2-OH glutaric aciduria (n= 11; 9,7%) and glutaric aciduria type 1 (n= 10; 8,8%). A novel homozygous splice site mutation was detected in the DNAJC3 in one patient. The diagnostic rate in whole patient group was 47.6%, while the diagnostic rate in the group that underwent whole exome sequencing (WES) was 67.3%. Although GWMD are a heterogeneous group of diseases, establishing a diagnostic algorithm is essential for a systematic approach enabling early and accurate diagnosis, as well as effective use of resources. The diagnostic rate in GWMD will increase with the use of genetic studies, especially next generation sequencing. The rarity of GWMD, the complexity of the diagnostic process, and the fact that some variants identified in genetic studies have not been previously associated with any disease complicate diagnosis and follow- up of patients. Therefore, establishing national and international registries to enhance data sharing are utmost important.
Benzer Tezler
- Gelişim nörolojisi polikliniğine başvuran nöral tüp defektli olgularda prospektif bir inceleme
Başlık çevirisi yok
İLKBAHAR EMİNE GÜLTEKİN
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Çocuk Sağlığı ve Hastalıklarıİstanbul ÜniversitesiAile Sağlığı Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SELÇUK APAK
- Boğazdan izole edilen coliform bakterilerin B- laktamaz enzim aktivitelerinin tesbit edilmesi ve B-laktamaz pozitif coliformların penisilinetkisinin inaktivasyonunun in vitro deneylerle gösterilmesi
The Detection of beta-lactamasa activity of coliform bacteria isolated from th roat cultures and slovving the inactivation of penicilin by this beta lactamase produced by this caliform organisms
GÜVEN URAZ
Doktora
Türkçe
1986
MikrobiyolojiGazi ÜniversitesiGenel Biyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDOĞAN BERKMAN
- Akut lenfoblastik lösemide monoklonal antikorlarla fenotipik özelliklerin ve T-lenfotropik virus antikorlarının incelenmesi
Başlık çevirisi yok
HAYAT ERDEM
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
OnkolojiHacettepe ÜniversitesiTemel Onkoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. EMİN KANSU
- Kronik hastalığı olan çocukların hastalığa ve hastaneye yatmaya tepkileri
Başlık çevirisi yok
MEDİHA DOĞANAY