Geri Dön

Mikrosatellit stabil endometrioid karsinom vakalarında LAG-3 ve PD-L1 ekspresyon düzeyinin değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 929741
  2. Yazar: MERVENUR ŞAHİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AYLIN EGE GUL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Patoloji, Pathology
  6. Anahtar Kelimeler: Endometrioid endometrial carcinoma Mikrosatellit stabil, immünhistokimya, LAG-3, PD-L1, Endometrioid endometrial carcinoma, microsatellite-stable, immünohistochemistry, LAG-3, PD-L1
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: İstanbul Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Mikrosatellit instabil (MSI) tümörler yüksek mutasyon yükü ve buna bağlı fazla miktarda immün checkpoint belirteç içerir. Malign hücrelerin immün sistemden kaçışında etkili PD-1/PD-L1 yolunu bloke eden immün checkpoint inhibitörleri (ICI), birçok kanser türünde MSI grupta etkin ve onaylanmış bir terapötik stratejidir. Ancak endometrioid tümörlerin büyük çoğunluğu mikrosatellit stabildir (MSS) ve ICI monoterapisi için zayıf adaydır. Mevcut çalışmalarda MSS grup içinde de daha agresif seyirli ve immün checkpoint belirteç düzeyi yüksek gruplara işaret edilmektedir. LAG-3 bir yüzey proteinidir. MHC-II'ye bağlanarak T lenfosite bağlanmasını önler. T lenfosit ve sitokin salınımında azalmaya neden olur. PD-L1 gibi immün kaçışa yardımcı olur. Birçok kanser türünde LAG-3 ve PD-L1 düzeyinin prognoz ve sağkalımla ilişkisi kanıtlanmıştır ancak MSS endometrioid endometrial karsinom (EEK)'da LAG-3 ve PD-L1 henüz iyi karakterize edilmemiştir. Bu nedenle çalışmamızda MSS hastalarda immün checkpoint belirteçlerden olan ve spesifik ICI antikorları da bulunan LAG 3 ve PD-L1'in düzeylerinin detaylı klinikopatolojik parametrelerle ilişkisini inceledik ve MSS grupta immünoterapiden fayda görebilecek agresif alt gruplara yönelik ipuçları elde etmeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Tıbbi Patoloji Kliniği'nde 2020 Ocak - 2023 Aralık tarihleri arasında rezeksiyon materyallerinden EEK tanısı almış 154 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların demografik ve klinikopatolojik verileri toplandı ve olguların tamamına immünohistokimya (İHK)'sal olarak PD-L1 ve LAG 3 boyası uygulandı. Tümör hücreleri ve inflamatuar hücrelerde PD-L1 boyanması, tümör pozitif (TPS) ve kombine pozitif skor (CPS) hesaplanarak; LAG 3 boyanması, farklı büyütme alanlarında ortalama ve hotspot en yoğun alandaki sayıya göre gruplandırılarak değerlendirildi. LAG 3 ve PD-L1 ekspresyon durumu ile klinikopatolojik parametrelerin ilişkisi analiz edildi. Bulgular: 154 hastanın yaş ortalaması 58,42, genel sağkalımı 28,95 ay, nükssüz sağkalımı 12,25 aydı. FIGO 2023 evreleme sistemine göre %65,6 hasta evre 1A olarak saptandı. Vakaların %72,73'ünün MSS, %27,27'sinin MSI grupta olduğu tespit edildi. Farklı yöntemlere göre hesaplanan LAG 3 değerleri MSI grupta istatistiksel anlamlı derecede yüksek saptandı. MSS grupta ise instabil grubun neredeyse üçte biriydi. 3 BBA'daki ortalama LAG 3 değerine göre yapılan kategorizasyonda yüksek grupta (20 ve üstü) sınıflanan vakalarda multiparite ve yoğun TİL varlığı, hotspot LAG 3 sayısına göre yapılan gruplamada yüksek grupta (20 ve üstü) sınıflanan vakalarda ise nekroz ve yoğun TİL varlığı diğer gruplara göre anlamlı olarak yüksek bulundu. MSI grupta CPS değeri MSS gruba göre yüksek saptandı. TPS ile gruplar arası anlamlı fark bulunmadı. Tüm yöntemlere göre hesaplanan LAG 3 değerleri ile CPS ve TPS arasında pozitif yönlü korelasyon izlendi. CPS'e göre pozitif ve TPS'si 5 ve üzeri olan vakaların tüm yöntemlere göre hesaplanan LAG 3 değerleri istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek saptandı. MSS olgularda özellikle CPS'e göre PD-L1 pozitifliği ile uzak metastaz, lenf nodu metastazı ve servikal stromal tutulum arasında anlamlı ilişki saptandı. LAG ün sağkalım ve diğer parametreler ile ilişkisi saptanmadı. Sonuç: PD-L1'in MSS grupta prognostik belirteç olarak kullanılabileceği görüldü. Yüksek LAG 3 ve PD-L1'düzeyinin pozitif korelasyonu da göz önüne alındığında LAG 3 ve PD-1/PD-L1 yoluna yönelik kombine immünoterapinin MSS EEK hastalarında etkili olabileceği ve PD-L1 ve LAG 3'ün zıt ekspresyonu monoterapiden de fayda görebilecek izole gruplar olabileceğini düşündürmektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction: Microsatellite instable (MSI) tumors are characterized by a high mutation burden and, consequently, a high level of immune checkpoint markers. Immune checkpoint inhibitors (ICIs), which block the PD-1/PD-L1 pathway critical for immune evasion by malignant cells, have been proven effective and approved as a therapeutic strategy for MSI tumors in various cancer types. However, the majority of endometrioid tumors are microsatellite stable (MSS), making them poor candidates for ICI monotherapy. Current studies suggest that even within MSS tumors, subgroups with more aggressive behavior and higher immune checkpoint marker expression exist. LAG-3 is a surface protein that binds to MHC-II, inhibiting T lymphocyte and CD4 binding, thus reducing T lymphocyte activity and cytokine release, contributing to immune evasion similar to PD-L1. While the association between LAG-3 and PD-L1 expression and prognosis has been established in various cancers, their roles in MSS endometrioid endometrial carcinoma (EEC) are yet to be well-characterized. Therefore, in our study, we investigated the levels of immune checkpoint markers LAG-3 and PD-L1 both of which have specific ICI antibodies in MSS patients, aiming to explore their relationship with detailed clinicopathological parameters and identify aggressive subgroups in the MSS cohort that might benefit from immunotherapy. Material and Method: A total of 154 patients diagnosed with EEC based on resection specimens between January 2020 and December 2023 at the Department of Medical Pathology, Kartal Dr. Lütfi Kırdar City Hospital, were included in this study. Demographic and clinicopathological data were collected, and immunohistochemical (IHC) staining for PD-L1 and LAG-3 was performed on all cases. PD-L1 staining in tumor cells and inflammatory cells was evaluated using tumor proportion score (TPS) and combined positive score (CPS). LAG-3 staining was assessed by grouping according to mean and hotspot counts in different magnification fields. The relationships between LAG-3/PD-L1 expression status and clinicopathological parameters were analyzed. Results:The mean age of the 154 patients was 58.42 years, with an overall survival of 28.95 months and a disease-free survival of 12.25 months. According to the FIGO 2023 staging system, 65.6% of patients were classified as stage 1A. Among the cases, 72.73% were identified as microsatellite stable (MSS), while 27.27% were microsatellite instable (MSI). LAG-3 levels, calculated using different methods, were found to be significantly higher in the MSI group, while in the MSS group, these levels were approximately one-third of those in the instable group. In the categorization based on the mean LAG-3 value in three high-power fields (HPFs), cases classified in the high group (≥20) demonstrated significantly higher multiparity and dense tumor-infiltrating lymphocytes (TILs). Similarly, in the categorization based on hotspot LAG-3 counts, cases in the high group (≥20) exhibited significantly higher rates of necrosis and dense TILs compared to other groups. The CPS value was found to be higher in the MSI group compared to the MSS group, while no significant difference was observed between the groups concerning TPS. A positive correlation was noted between LAG-3 levels calculated using all methods and CPS/TPS values. Cases with CPS positivity and TPS ≥5 exhibited significantly higher LAG-3 levels across all calculation methods. In MSS cases, PD-L1 positivity, especially according to CPS, was significantly associated with distant metastasis, lymph node metastasis, and cervical stromal involvement. No significant relationship was found between LAG-3 levels and survival or other parameters. Conclusion: PD-L1 appears to be a potential prognostic marker in the MSS group. Considering the positive correlation between high LAG-3 and PD-L1 levels, combined immunotherapy targeting the LAG-3 and PD-1/PD-L1 pathways may be effective in MSS EEC patients. Additionally, the inverse expression patterns of PD-L1 and LAG-3 suggest the existence of isolated subgroups that might benefit from monotherapy.

Benzer Tezler

  1. Endometrial kanserlerin moleküler sınıflandırmasında immünhistokimyasal belirteçlerin kullanımı ve sonuçların klinikopatolojik korelasyonu

    Use of immunehistochemical markers in molecular classification of endometrial cancers and clinicopathological correlation of results

    SİNAN CAN TAŞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    OnkolojiAydın Adnan Menderes Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİL ÇULHACI

  2. Mikrosatellit stabil ve instabil endometrium kanserleri arasında tedavi hedefi olabilecek immünhistokimyasal belirteçlerin morfolojik ve klinik parametreler eşliğinde karşılaştırılması

    Comparison of immunohistochemical markers that can be used for targeted therapy between microsatellite stable and instable endometrial cancers, together with morphological and clinical parameters

    EZGİ DİCLE SERBES

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAnkara Üniversitesi

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DUYGU ENNELİ

  3. Endometrial karsinomlarda mikrosatellit instabilite'nin (MSH-2, MSH-6, MIH-1, PMS-2) araştırılması ve prognostik parametreler ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Investigation of microsatellite instability (MSH-2, MSH-6, MLH1,PMS-2) and evaluation of its relation to prognostic parameters

    ÖZCE KUTLU GÜLLE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Patolojiİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Tıbbi Patoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İCLAL GÜRSES

  4. Endometrium karsinomunda mikrosatellit instabilite: İmmünohistokimyasal belirteçler ile saptanması ve klinik ölçütler ile ilişkisi

    Microsatellith instability in endometrium carcinoma: Detection with immunohistochemical markers and its relationship with clinical meters

    GONCHA KAMALLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEge Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MUSTAFA COŞAN TEREK

    DOÇ. DR. İSMET HORTU

  5. Endometrioid adenokarsinom tanılı postoperatif radyoterapi alan olgularda mikrosatellit instabilitesi (MSI) varlığının prognostik öneminin araştırılması

    Research of prognostic importance of microsatellite instability (MSI) in endometrioid adenocarcinoma diagnosed cases that received postoperative radiotherapy

    KADRİYE ŞAHİNTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    GenetikUludağ Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. CANDAN DEMİRÖZ ABAKAY