Geri Dön

Endometriyum kanserli hastalarda yeni moleküler sınıflamaya göre prognoz analizi, moleküler sınıflamanın validasyonu

Prognostic impact and validation of new molecular classification in endometrial cancer patients

  1. Tez No: 929976
  2. Yazar: MEHMET VAROL
  3. Danışmanlar: PROF. DR. İLKNUR GÖRKEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyasyon Onkolojisi, Radiation Oncology
  6. Anahtar Kelimeler: endometriyum kanseri, evreleme, risk sınıflaması, endometrial carcinoma, risk classification, staging
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dokuz Eylül Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, endometriyum kanseri tanılı hastalarda yeni moleküler sınıflama sisteminin prognostik önemini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza; 2014 ile 2020 yılları arasında evre I-III endometriyum kanseri tanısıyla cerrahi uygulanan, operasyon materyallerine patoloji anabilim dalı arşivinden ulaşılabilen, 90 hasta dahil edilmiştir. Hastaların materyalleri jinekopatoloji alanında özelleşmiş tek bir patolog tarafından immumhistokimya, NGS ve DNA sekanslama yöntemleriyle yeniden analiz edilmiş, hastaların moleküler alt grupları ve risk grupları yeni sınıflamaya göre yeniden belirlenmiştir. Genel sağkalım (GSK), hastalığa özgü sağkalım (HÖSK) ve yerel yinelemesiz oran (YYO) analizleri Kaplan-Meier testi ile yapılmıştır. Eski ve yeni sınıflama sistemiyle birlikte, diğer prognostik belirteçlerin (TNM ve FIGO evresi değişimi, histolojik tip, tümör derecesi, lenf nodu metastazı, lenfovasküler aralık invazyonu (LVAİ), östrojen (ER) ve progesteron reseptör (PR) durumu) sağkalıma etkisi Log-rank testi ve Cox-Regresyon analiziyle hesaplanmıştır. İstatistiksel analizlerde p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Medyan takip süresi 54.6 (10-100) aydır. Moleküler alt grup analizleri sonucunda hastaların %4'ü PolE-mutant (POLEmut), %30'u Mismatch Protein Deficient (MMRd), %13'ü p53-mutant (p53abn) ve %52'si No Specific Molecular Profile (NSMP) grubundadır. Risk grup dağılımları eski ve yeni sınıflamaya göre sırasıyla: düşük risk %36,6 ve %37,8; orta risk %13,3 ve %21,1; orta-yüksek risk %12,2 ve %15,6; ve yüksek risk %37,7 ve %25,6 şeklindedir. En belirgin değişim yüksek risk grubundan orta-yüksek gruba azalma şeklindedir (%14,4). Beş yıllık GSK, HÖSK ve YYO yüzdeleri sırasıyla %90,3; %92,1 ve %95,2'dir. Çok değişkenli analizlerde GSK üzerinde en belirgin etkiye sahip bağımsız değişken histolojik tiptir (p<0.0001, HR: 16,23, %95 GA: 3,80–69,20). HÖSK için yapılan çok değişkenli analizlerde PR pozitifliği (p=0,002, HR: 20,30; %95 GA: 3,14-131,22) ve LVAİ varlığı (p=0,003; HR: 34,17, %95 GA: 3,30-353,69) en anlamlı faktörlerdir. Sonuç: Risk sınıflamasındaki değişikliklerin GSK üzerine bağımsız etkisi olmadığı sonucuna varılmıştır. Çalışmamızda yeni skorlamaya göre düşük veya orta risk grubundaki hastaların, orta-yüksek ve yüksek risk grubundakilere göre daha iyi prognoza sahip olduğu saptanmıştır. Hasta ve olay sayısının az olmasının risk gruplarının sağkalım noktalarına etkisini maskelemiş olabileceğinden, yüksek hasta sayılı, çok merkezli çalışmalar ile daha net sonuçlara ulaşılabilecektir.

Özet (Çeviri)

Aim: This article aims to evaluate the prognostic significance of the new molecular classification system in endometrial cancer (EC) patients. Materials (Patients) and Methods: This study included 90 patients diagnosed with stage I-III endometrial cancer who underwent surgical treatment between 2014 and 2020. Pathological specimens from these patients were retrieved from the archives of Department of Pathology. All samples were reanalyzed by a single pathologist specialized in gynecopathology using immunohistochemistry, next-generation sequencing (NGS), and DNA sequencing techniques. Molecular subgroups and risk classifications were reassessed according to the new classification system. Overall survival (OS), disease-spesific survival (DSS), and local recurrence-free rate (LRFR) were analyzed using the Kaplan-Meier method. The impact of the previous and new classification systems, along with other prognostic factors—including TNM and FIGO stage changes, histological type, tumor grade, lymph node metastasis, lymphovascular space invasion (LVSI), and estrogen (ER) and progesterone receptor (PR) status—on survival outcomes was assessed using the Log-rank test and Cox regression analysis. A p-value of <0,05 was considered statistically significant. Results: The median follow-up duration was 54.6 months (range: 10–100 months). Molecular subgroup analysis revealed that 4% of patients were classified as POLE-mutant (POLEmut), 30% as mismatch repair-deficient (MMRd), 13% as p53-mutant (p53abn), and 52% as no specific molecular profile (NSMP). Risk group distributions according to the previous and new classification systems were as follows: low risk 36.6% and 37.8%; intermediate risk 13.3% and 21.1%; intermediate-high risk 12.2% and 15.6%; and high risk 37.7% and 25.6%, respectively. The most notable change was a decrease in the high-risk group, with a corresponding increase in the intermediate-high-risk group (14.4%). The five-year OS, DSS and LRFR were 90,3%, 92.1%, and 95.2%, respectively. In multivariate analysis, the most significant independent predictor of OS was histological type (p<0,0001, HR: 16.23, 95% CI: 3.80–69.20). For DSS, PR positivity (p=0,002, HR: 20,30; 95% CI: 3.14–131.22) and the presence of LVSI (p=0,003; HR: 34.17, 95% CI: 3.30–353.69) were the most significant prognostic factors. Conclusion: The changes in risk classification were not found to have an independent impact on OS. In our study, patients classified as low or intermediate risk according to the new scoring system demonstrated a better prognosis compared to intermediate-high and high-risk groups. However, the limited number of patients and events may have masked the true effect of risk classification on survival outcomes. Therefore, larger, multicenter studies with higher patient numbers are needed to achieve more definitive conclusions.

Benzer Tezler

  1. Endometrium kanserinde sağkalım ve ilişkili faktörler

    Survival and related factors in endometrial cancer

    BAHADIR ALPER SARGIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumTekirdağ Namık Kemal Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMETBAKİ ŞENTÜRK

  2. Endometrial kanser hastalarında yeni 2023 FIGO evreleme sisteminin prognostik hassasiyetinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the prognostic accuracy of the new 2023 FIGO staging system in patients with endometrial cancer

    RABİA SULTAN CANTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumAkdeniz Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TAYUP ŞİMŞEK

  3. Over kanserli hastalarda vus varyantların klinik etkilerinin araştırılması

    Investigation of the clinical effects of vus variants in ovarian cancer patients

    IŞIL YILDIRIM

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    GenetikKocaeli Üniversitesi

    Tıbbi Genetik ve Moleküler Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NACİ ÇİNE

  4. İleri evre over kanserinde Bevacizumab tedavisinin etkinliğinin ve yan etki profilinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the efficacy and side-effects of Bevacizumab for the treatment of advanced ovarian cancer

    AYŞEGÜL YÖRÜMEZ KESKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    OnkolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET ÖZET

  5. Primer endometriyum kanseri olgularında immunohistokimyasal incelemenin prognoz ile ilişkisinin retrospektif incelenmesi

    Role of immunohistochemistry on prognosis of primary endometrium cancer patients; A retrospective study

    FIRAT CAN SÖĞÜT

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Kadın Hastalıkları ve DoğumNamık Kemal Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MEHMETBAKİ ŞENTÜRK