Geri Dön

Aşırı aktif mesaneli kadınlarda Shear Wave Elastografi ile mesane görüntülemesinin tanıdaki yeri

The role of bladder imaging with Shear Wave Elastography in the diagnosis of overactive bladder in women

  1. Tez No: 931581
  2. Yazar: HATİCE ZOROĞLU
  3. Danışmanlar: PROF. DR. DOĞAN ATILĞAN, DR. ÖĞR. ÜYESİ YAŞAR BİRİŞİK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Urology
  6. Anahtar Kelimeler: aşırı aktif mesane, ultrasonografi, elastografi, tanı, overactive bladder, ultrasonography, elastography, diagnosis
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Aşırı aktif mesane semptomları olan kadın hastaların değerlendirilmesinde ultrasonografik shear wave elastografi yöntemi ile mesane duvarındaki biyomekanik değişiklikleri tespit etmek. Gereç-Yöntem:Ocak 2024 ile Ocak 2025 tarihleri arasında aşırı aktif mesane semptomları nedeniyle Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi üroloji polikliniğine başvuran ve daha önce herhangi bir tedavi almamış 20-60 yaş aralığında 22 hasta (Grup 1) ve hiçbir ürolojik semptomu olmayan 25 olgu (Grup 2) kontrol grubu oluşturmak için çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların genel ürolojik muayene sonrası bakılan ultrasonografik parametreleri, yaş dağılımı, Uluslararası İnkontinans Danışma Anketi- Kısa Formu (ICIQ-SF), Valide Edilmiş Aşırı Aktif Mesane Sorgulama Formu-V8 (OAB-V8) skorları, mesane günlükleri, post miksiyonel rezidüel idrar miktarları, üroflowmetre değerleri ve tam idrar tetkik sonuçları kaydedildi. Hastalara uygulanan sonoelastografik teknik ile ölçülen biyomekanik parametrelerin klinik tanı ile korelasyonu incelendi. Çalışmada mesane duvarlarının sonoelastografik değerlendirilmesinde Logiq E9 cihazı (GE Healthcare, Milwaukee, USA) ile 9L MHz probu kullanıldı. Hastaların ölçümleri not edildi. Kontrol grubu ile hasta grubu değerleri karşılaştırıldı. Bulgular: Grup 1 yaş ortalaması 41.86±12.19 yıl, grup 2'nin ise 32.44±6.58 yıl olarak saptandı (p=0.003). Her iki grup vücut kitle indeksi (VKİ), parite ve sigara kullanımına göre detaylı olarak incelendi. Grup 1'de VKİ: 27.20±5.65 kg/m², parite 1.86±1.64 ve 2 hastada sigara kullanımı saptandı. Grup 2'de VKİ: 24.52±4.17 kg/m², parite 0.64±0.95 ve 8 hastada sigara kullanımı saptandı. Grup 1 ve grup 2 VKİ'leri arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p=0.068). Her iki grup arasında parite verileri değerlendirildiğinde istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0.003). Grup 1'de semptom süresi 30.82±23.86 ay olarak tespit edildi. Grup 1'de noktüri değeri2.04±1.09iken, grup 2'de 0.4±0.86 olarak izlendi (p<0.001).Başvuru sırasında hastaların %45.5 (n=10)'inde sıkışma tipi inkontinans (ıslak tip aşırı aktif mesane) gözlenirken %54.5 (n=12)'inde ise inkontinans saptanmadı ve bu hastalar kuru tip aşırı aktif mesane olarak sınıflandırıldı. Grup 1'de ortalama günlük idrara çıkma sıklığı 9.95±2.06 idi. OAB-V8 ve ICIQ-SF skorları grup 1 ve 2'deanlamlı olarak farklı saptandı (p<0.001). Grup 1'de üroflowmetrik parametrelere bakıldığında, ortalama Qmax, Qort ve işenen hacim değerleri sırasıyla;28.06±12.81 mL/s, 14.12±5.45 mL/s ve 286.65±212.60 mL idi. PMR idrar miktarlarında, Grup 1 ve 2'de anlamlı fark gözlenmedi (35.00±17.75 Ml ve 28.40±17.84 mL, p>0.05).Shear Wave Elastografi değerleri açısından bakıldığında;Grup 1, ortalama velocity 1.11±0.18 m/s, stiffness 3.98±0.99 kPa iken, Grup 2'de velocity 1.13±0.19 m/s, stiffness 4.20±1.35 kPa idi. Ortalama velocity ve stiffness değerleri açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (velocity p=0.71, stiffness p=0.531).Anterior stiffness ile Qmax arasında güçlü bir negatif korelasyon (p<0.001), anterior velocity ile Qmax arasında ise negatif korelasyon (p=0.016) tespit edildi. Sol lateral velocity ile Qmax arasında (p=0.045), sol lateral stiffness ile Qort ve Qmax arasındaki anlamlı pozitif korelasyonlar (p=0.026, p=0.018) bulundu. Ayrıca posterior velocity ileQmax arasında negatif (p=0.017) bir ilişki saptandı. Anterior duvardan ölçülen mesane duvar kalınlıkları Grup 1'de 2.57 mm ve Grup 2'de 2.74 mm olarak bulundu (p=0.435). Sonuç: Shear Wave Elastografi, farklı organ patolojilerinde doku elastikiyetinin değerlendirilmesinde kullanılan bir yöntemdir. Bu açıdan mesane disfonksiyonlarının değerlendirilmesinde de kullanım alanı bulunmaktadır. Çalışmamızda anterior stiffness ve velocity, posterior velocity ile Qmax arasında negatif korelasyonlar, sol lateral velocity ile Qmax ve sol lateral stiffness ile Qort ve Qmax arasındaki anlamlı pozitif korelasyonlar saptandı. Elde ettiğimiz bulgular Ultrasonografik Shear Wave Elastografi'nin mesane duvarındaki biyomekanik değişiklikleri tespit etme ve bu değişikliklerin hastalığın şiddeti ile ilişkisini öngörme potansiyeli taşıyan önemli bir tanı aracı olabileceğini göstermektedir. Böylelikle aşırı aktif mesane tanı ve tedavi planlanmasında ürodinami gibi invaziv tetkiklerin gerekliliği azaltılabilecektir. Ayrıca aşırı aktif mesanede tedavi stratejilerinin geliştirilmesi ve mevcut tedavi süreçlerinin izlenmesine katkı sağlayabilecek potansiyelde olduğunu düşünmekteyiz. Bununla birlikte Ultrasonografik Shear Wave Elastografi'nin, aşırı aktif mesaneli hastalarda klinik kullanımının daha geniş bir hasta popülasyonu üzerinde yapılacak randomize kontrollü klinik çalışmalarla değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Özet (Çeviri)

Objective:To identify biomechanical changes in the bladder wall using ultrasonographic shear wave elastography in the evaluation of female patients with overactive bladder (OAB) symptoms. Materials and Methods: Between January 2024 and January 2025, 22 female patients aged 20–60 years (Group 1) who presented with OAB symptoms to the Urology Outpatient Clinic of Tokat Gaziosmanpaşa University Faculty of Medicine Hospital and had not received any prior treatment were included in the study. Additionally, 25 individuals without any urological symptoms were enrolled as the control group (Group 2). Ultrasonographic parameters, age distribution, International Consultation on Incontinence Questionnaire-Short Form (ICIQ-SF) scores, Validated Overactive Bladder Questionnaire-V8 (OAB-V8) scores, bladder diaries, post-void residual urine volumes, uroflowmetry measurements, and complete urinalysis results were recorded after a general urological examination. The correlation between biomechanical parameters measured using sonoelastographic techniques and clinical diagnosis was analyzed. Bladder wall sonoelastographic evaluations were performed using a Logiq E9 device (GE Healthcare, Milwaukee, USA) with a 9L MHz probe. Measurements were documented, and values were compared between the patient and control groups. Results: The mean age of Group 1 was 41.86±12.19 years, while that of Group 2 was 32.44±6.58 years (p=0.003). The groups were further analyzed based on body mass index (BMI), parity and smoking status. In Group 1, the BMI was 27.20±5.65 kg/m², parity was 1.86±1.64, and 2 patients were smokers. In Group 2, the BMI was 24.52±4.17 kg/m², parity was 0.64±0.95, and 8 patients were smokers. No statistically significant difference was found between the groups regarding BMI (p=0.068), but parity differed significantly (p=0.003). The mean symptom duration in Group 1 was 30.82±23.86 months. The nocturia value was 2.04±1.09 in Group 1 and 0.4±0.86 in Group 2 (p<0.001). At presentation,%45.5 (n=10) of the patients had urgency urinary incontinence (wet-type OAB), while %54.5 (n=12) had no incontinence and were classified as having dry-type OAB. The mean daily voiding frequency in Group 1 was 9.95±2.06. OAB-V8 and ICIQ-SF scores significantly differed between the two groups (p<0.001). Uroflowmetric parameters in Group 1 were as follows: mean Qmax, Qave, and voided volume were 28.06±12.81 mL/s, 14.12±5.45 mL/s, and 286.65±212.60 mL, respectively. No significant difference was observed in post-void residual (PVR) urine volumes between the groups (35.00±17.75 mL vs. 28.40±17.84 mL, p>0.05). Regarding shear wave elastography values, Group 1 had a mean velocity of 1.11±0.18 m/s and stiffness of 3.98±0.99 kPa, while Group 2 had a velocity of 1.13±0.19 m/s and stiffness of 4.20±1.35 kPa. No statistically significant difference was found between the groups in terms of velocity (p=0.71) or stiffness (p=0.531). A strong negative correlation was identified between anterior stiffness and Qmax (p<0.001) and between anterior velocity and Qmax (p=0.016). A significant positive correlation was found between left lateral velocity and Qmax (p=0.045) as well as between left lateral stiffness and both Qave (p=0.026) and Qmax (p=0.018). Additionally, a negative correlation was observed between posterior velocity and Qmax (p=0.017). Bladder wall thickness measured from the anterior wall was 2.57 mm in Group 1 and 2.74 mm in Group 2 (p=0.435). Conclusion: Shear wave elastography is a method used to assess tissue elasticity in various organ pathologies and has potential applications in evaluating bladder dysfunctions. In our study, negative correlations were identified between anterior stiffness and velocity as well as posterior velocity and Qmax, while significant positive correlations were observed between left lateral velocity and Qmax and between left lateral stiffness and both Qave and Qmax. These findings suggest that ultrasonographic shear wave elastography may serve as an important diagnostic tool for detecting biomechanical changes in the bladder wall and predicting their relationship with disease severity. This technique may reduce the necessity for invasive tests such as urodynamics in the diagnosis and treatment planning of OAB. Furthermore, it has the potential to contribute to the development of treatment strategies and monitoring of existing therapeutic processes in OAB. However, further randomized controlled clinical trials with larger patient populations are needed to evaluate the clinical applicability of ultrasonographic shear wave elastography in patients with OAB.

Benzer Tezler

  1. Aşırı aktif mesaneli kadınlarda akupunktur tedavisinin etkinliği

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET AKİF ŞAHİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    ÜrolojiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. SEFA RESİM

  2. Aşırı aktif mesaneli kadınlarda sağlıklı yaşam biçimi davranış eğitiminin tedavi üzerine etkisi

    The effect of healthy life style behavior education on the treatment of women with overactive bladders

    GÜLSEN ÇAYIR

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    HemşirelikHaliç Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEZİHE KIZILKAYA BEJİ

  3. Aşırı aktif mesaneli kadınlarda konnektif doku masajı ile birlikte verilen pelvik taban kas eğitiminin tek başına pelvik taban kas eğitimi ile karşılaştırılması

    Comparison of pelvic floor muscle training plus connective tissue massage and pelvic floor muscle training alone in women with overactive bladder

    YASEMİN KARAASLAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Fizyoterapi ve RehabilitasyonAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ŞEYDA TOPRAK ÇELENAY

  4. Aşırı aktif mesaneli kadınlarda mobil uygulama ile mesane eğitiminin yaşam kalitesi ve cinsel doyumuna etkisi

    The effect of bladder education with mobile application on quality of life and sexual satisfaction in women with overactive bladder

    RÜVEYDA ÖLMEZ YALAZI

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumMarmara Üniversitesi

    Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NURDAN DEMİRCİ

  5. Aşırı aktif mesaneli kadınlarda pelvik taban kas egzersizlerinin cinsel yaşam üzerine etkisi

    The effect of pelvic floor muscle exercises on sexual life in women with overactive bladder

    FİLİZ YILMAZ ALADAĞ

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    HemşirelikBiruni Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NEZİHE KIZILKAYA BEJİ