Geri Dön

Diyet tedavisi uygulanan kalıtsal metabolik hastalıklarda besin reddi ve yutma fonksiyonunun değerlendirilmesi

Evaluation of food neophobia and swallowing function in hereditary metabolic diseases undergoing dietary treatment

  1. Tez No: 932478
  2. Yazar: BURCU ÖZEN YEŞİL
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ESRA KÖSELER BEYAZ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Beslenme ve Diyetetik, Nutrition and Dietetics
  6. Anahtar Kelimeler: Kalıtsal metabolizma hastalıkları, malnütrisyon, yutma bozuklukları, beslenme davranışı, diyet tedavisi, Amino asit metabolizma bozuklukları-doğuştan, Karbonhidrat metabolizması, Metabolism-inborn errors, malnutrition, deglutition disorders, feeding behavior, diet therapy, Amino acid metabolism-inborn errors, Carbohyrate metabolism
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Başkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Beslenme ve Diyetetik Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Kalıtsal metabolizma hastalıkları, metabolik yolakta enzim eksikliği veya yetersizliğine bağlı olarak gelişen ve genellikle otozomal resesif geçiş gösteren hastalıklardır. Yaşam boyu diyet tedavisi gerektiren bu hastalıklarda besin reddi ve çiğneme-yutma problemleri sık görülmekte olup, bu konu üzerine literatürde yeterli çalışma bulunmamaktadır. Bu çalışmada, diyet tedavisi uygulanan kalıtsal metabolik hastalıklarda besin reddi ve yutma fonksiyonu değerlendirilmektedir. Çalışmaya, karbonhidrat (%30.6) ve protein (%69.4) metabolizması hastalığı tanısı almış 2-6 yaş arası toplam 49 çocuk dahil edilmiştir. Hastaların sosyodemografik özellikleri, beslenme alışkanlıkları ve yeme davranışlarını tespit etmek için anket uygulanmış, antropometrik ölçümleri alınmıştır. Malnütrisyon durumunu tespit etmek için STRONGkids tarama testi, yutma değerlendirmesi için Pedi-EAT 10 Ölçeği, besin reddini değerlendirmek için Besin Reddi Ölçeği uygulanmıştır. STRONGkids tarama testi sonuçlarına göre hastaların %85.7'sinde orta düzeyde malnütrisyon riski, %14.3'ünde ise yüksek malnütrisyon riski belirlenmiştir. Hastaların vücut ağırlığı z-skoru düştükçe malnütrisyon riskinin arttığı saptanmıştır (p<0.05). Tamamlayıcı beslenmeye başlama süresi, günlük ara öğün sayısı, besinlerin tüketim şekli ve ailelerin çocuklarının beslenme sürecine dair görüşleri açısından karbonhidrat ve protein metabolizması hastaları arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür (p<0.05). Karbonhidrat metabolizması hastalarında protein metabolizması hastalarına göre tamamlayıcı beslenmeye daha erken başlandığı, günlük ara öğün sayısının daha fazla olduğu ve besinlerin daha çok püre kıvamında tüketildiği görülmüştür. Ayrıca, karbonhidrat metabolizması hastalarının ailelerinin çocuklarının beslenme süreçlerine ilişkin endişe düzeylerinin protein metabolizması hastalarının ailelerine göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Pedi-EAT 10 ölçeği puanları ile hasta tanıları arasında anlamlı bir ilişki bulunmuş, karbonhidrat metabolizması hastalarının Pedi-EAT 10 puanlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Pedi-EAT 10 puanları ile tamamlayıcı beslenmeye 6. aydan önce başlama, öğün süresinin 30 dakikayı aşması, günlük toplam beslenme süresinin 6 saatten fazla olması ve beslenme esnasında zorlanma durumu arasında anlamlı ilişki olduğu belirlenmiş (p<0.05), bu faktörlerin varlığında Pedi-EAT 10 puanlarının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Besin Reddi Ölçeği sonuçları ile tamamlayıcı beslenmeye başlama süresi, öğün süresi ve ailelerin çocuklarının beslenmeleri hakkındaki görüşleri arasında anlamlı ilişki olduğu görülmüştür (p<0.05). Tamamlayıcı beslenmeye erken başlayan çocukların besin reddi ölçek puanlarının daha düşük olduğu, öğün süresi uzadıkça besin reddi puanlarının arttığı tespit edilmiştir. Ayrıca, ailelerin çocuklarının beslenmesi konusunda duyduğu endişe durumunda besin reddi puanlarının daha yüksek olduğu görülmüştür. Çalışma kapsamında ailelerin beslenme sürecine yönelik görüşleri analiz edilmiş ve besin reddi yaşayan çocukların ailelerinde yemek zamanlarının stresli geçtiği, çocuğun beslenmesi konusunda yoğun endişe duydukları tespit edilmiştir. Pedi-EAT 10 ve Besin Reddi Ölçeği puanlarının, STRONGkids tarama testi ile yüksek malnütrisyon riskini belirlemede önemli bir gösterge olduğu tespit edilmiştir (p<0.05). Pedi-EAT 10 puanları 1 birim arttığında, yüksek malnütrisyon riskinin %12.5 artacağı, seçicilik puanları 1 birim arttığında, yüksek malnütrisyon riskinin %24.1 artacağı, neofobi puanları 1 birim arttığında ise yüksek malnütrisyon riskinin %43.0 artacağı görülmüştür. Besin reddi ve yutma bozukluklarının besin alımını etkileyerek malnütrisyon ve büyüme-gelişme geriliğine neden olabileceği belirlenmiştir. Kalıtsal metabolik hastalıkların değerlendirilmesinde çok yönlü parametrelerin kullanımının metabolik kontrolü ve diyete uyumu kolaylaştırabileceği düşünülmektedir.

Özet (Çeviri)

Hereditary metabolic diseases develop due to enzyme deficiency or insufficiency in metabolic pathways and are generally inherited in an autosomal recessive manner. Feeding refusal and chewing-swallowing problems are frequently observed in these diseases, which require lifelong dietary treatment. However, there is insufficient research on this topic in the literature. This study evaluates food refusal and swallowing function in hereditary metabolic diseases managed with dietary treatment. A total of 49 children aged 2–6 years, diagnosed with carbohydrate (30.6%) and protein (69.4%) metabolism disorders, were included in the study. A survey was conducted to determine the patients' sociodemographic characteristics, nutritional habits, and eating behaviors, and anthropometric measurements were taken. The STRONGkids screening tool was used to assess malnutrition, the Pedi-EAT-10 Scale was applied for swallowing evaluation, and the Food Refusal Scale was used to assess food refusal. According to the STRONGkids screening results, 85.7% of the patients were found to be at moderate risk of malnutrition, while 14.3% were at high risk. It was determined that as the patients' body weight z-score decreased, the risk of malnutrition increased (p<0.05). A significant association was observed between carbohydrate and protein metabolism disorders regarding the timing of complementary feeding initiation, the number of daily snacks, the form in which foods were consumed, and the families' perspectives on their children's feeding process (p<0.05). It was found that children with carbohydrate metabolism disorders started complementary feeding earlier, had a higher number of daily snacks, and consumed food in a puréed form more frequently than those with protein metabolism disorders. Additionally, the anxiety levels of families regarding their children's feeding process were significantly higher in carbohydrate metabolism disorders than in protein metabolism disorders. A significant relationship was found between Pedi-EAT 10 scale scores and patient diagnoses, with carbohydrate metabolism disorder patients having higher Pedi-EAT 10 scores (p<0.05). Moreover, a significant association was identified between Pedi-EAT 10 scores and factors such as initiating complementary feeding before six months, meal duration exceeding 30 minutes, total daily feeding time exceeding six hours, and experiencing difficulty during feeding (p<0.05). In the presence of these factors, Pedi-EAT 10 scores were found to be higher. The results of the Food Refusal Scale were significantly associated with the timing of complementary feeding initiation, meal duration, and families' perspectives on their children's feeding (p<0.05). Children who started complementary feeding earlier had lower food refusal scores, whereas prolonged meal duration was associated with higher food refusal scores. Additionally, families who expressed higher levels of concern regarding their children's feeding had higher food refusal scores. Within the scope of this study, the families' perspectives on the feeding process were analyzed, and it was found that mealtimes were stressful for families of children experiencing food refusal, and they experienced significant anxiety about their child's nutrition. Pedi-EAT 10 and Food Refusal Scale scores were identified as significant indicators in determining high malnutrition risk using the STRONGkids screening tool (p<0.05). It has been observed that when Pedi-EAT-10 scores increase by 1 unit, the risk of high malnutrition increases by 12.5%; when selectivity scores increase by 1 unit, the risk of high malnutrition increases by 24.1%; and when neophobia scores increase by 1 unit, the risk of high malnutrition increases by 43.0%. It was determined that food refusal and swallowing disorders may affect food intake, leading to malnutrition and growth retardation. It is thought that using multidimensional parameters in the evaluation of hereditary metabolic diseases may facilitate metabolic control and dietary adherence.

Benzer Tezler

  1. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Çinkonun eritrosit membran akışkanlığına etkisi

    Başlık çevirisi yok

    ABDURRAHMAN ŞERMET

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    BiyokimyaAkdeniz Üniversitesi

    Fizyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÜLSEN ÖNER

  3. Kümes hayvanlarının beslenmesinde protein kaynağı olarak lüpen'den faydalanma olanakları üzerinde araştırmalar

    Başlık çevirisi yok

    FİGEN KARAPINAR ALTAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Veteriner HekimliğiEge Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAMAZAN ERKEK

  4. Karma yemin fosfor kaynağı ve düzeyinin etlik piliç performansına etkileri üzerinde bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    SEZEN ÖZKAN SERTER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ZiraatEge Üniversitesi

    Zootekni Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAHRAMAN ÖZKAN