GHRELİN HORMON DÜZEYİNİN OBEZ VE NORMAL KİLOLU KİŞİLERDE NON-ALKOLİK YAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI OLUŞUMUNA KATKISI
THE ROLE OF GHRELIN HORMONE LEVELS IN THE DEVELOPMENT OF NON-ALCOHOLIC FATTY LIVER DISEASE IN OBESE AND NORMAL WEIGHT INDIVIDUALS
- Tez No: 932821
- Danışmanlar: UZMAN SELMA KARAAHMETOĞLU
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Gastroenteroloji, İç Hastalıkları, Gastroenterology, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Hepatosteatoz, ghrelin, obezite, Hepatosteatosis, ghrelin, obesity
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: İç Hastalıkları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Nonalkolik yağlı karaciğer hastalığı(NAYKH), hepatositlerde yağ birikimine (hepatik steatoz) neden olan ikincil sebeplerin (steatojenik ilaçların uzun süre kullanılması, fazla miktarlarda alkol alımı, Wilson hastalığı gibi) dışlandığı kişilerde histopatolojik olarak hepatositlerin ≥%5'inde yağ birikimi olması şeklinde tanımlanmaktadır (1). NAYKH obezite ile ilişkili olmakla beraber, normal kilolu [vucut kitle indeksi (VKİ) < 25 kg/m2 veya Asya'lılarda < 23 kg/m2] bireylerde de görülebilir.“Normal kilolu/obez olmayan”,“lean NAYKH”olarak da isimlendirilmektedir. NAYKH'nin normal kilolu hastalarda progresif bir seyir gösterebileceği bildirilmiştir(2). Bu çalışmamızda normal kilolu ve obez olan NAYKH hastalarında ve bilinen herhangi bir hastalığı olamayan sağlıklı bireylerde ghrelin hormon düzeylerinin ölçülerek karşılaştırılması planlanmıştır. Ghrelin hormonun metabolik hastalıkların erken teşhisinde biyomarker olarak kullanılmasında veya NAYKH'nin gelişmesinde ve önlenmesinde terapötik ajan olarak kullanılabilirliği veya yön göstermesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Ankara Bilkent Şehir Hastanesi İç hastalıkları polikliniklerine başvuran veya iç hastalıkları servislerinde herhangi bir sebeple yatmakta olan ve kan tetkikleri yapılan, önceden abdomen ultrasonografi (USG) yapılan ve NAYKH tanısı alan normal kilolu 22 hasta ve NAYKH tanısı olan 22 obez ve herhangi bir hastalığı olmayan 22 normal kilolu ve 22 obez birey toplamda 88 birey bu çalışmaya prospektif olarak dahil edilmiştir. Katılımcıların yaş, cinsiyet bilgileri, boy, kilo, bel çevresi, kalça çevresi, bel/kalça oranı, kan basıncı, ek hastalıkları, metabolik sendrom varlığı ve önceden bakılmış olup HICAMP sisteminde bulunan: Açlık plazma glukozu, üre, ürik asit,kreatinin, albumin, ast, alt, alp, ggt, total kolesterol, trigliserid, hdl kolesterol, ldl kolesterol, düzeltilmiş kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, klor, eGFR, HbA1c, HOMA-IR, serum açlık insülini, hemogram, crp değeri, FİB-4 skoru, NAFLD-LFS skoru, abdomen Usg bilgileri olan hastalarda kandan gönderilecek olan ghrelin düzeyleri kayıt altına alındı. Normal kilolu ve obez olan non-alkolik yağlı karaciğer hastalığı olanlarla bilinen bir hastalığı olmayan normal kilolu ve obez kontrol grubu ile serumdan gönderilecek olan ghrelin düzeyi arasındaki ilişki değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamızda hasta ve kontrol gruplarındaki yaş ve cinsiyet değişkenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmamıştır. Hasta ve kontrol grubundaki bireylerin bel çevresi ve kalça çevresi ile karşılaştırılmasında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır. Hasta ve kontrol grubundaki normal kilolu bireylerin diastolik kan basıncı karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmuştur. Hasta ve kontrol grubundaki obez kişilerin açlık plazma glukozu, HbA1c, HOMA-IR, serum açlık insülinin gruplar arası karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır. Hasta ve kontrol gruplarındaki normal kilolu bireylerin serum açlık insülini ile gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki olduğu tespit edildi. Hasta obezlerle kontrol obez bireylerin HGB değerlerinin karşılaştırılmasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmıştır. HbA1c(elektroforez), HOMA-IR, serum açlık insülini, HGB ve NAFLD-LFS skorunun AUROC analizinde anlamlı ilişki tespit edilmiştir. Hasta ve kontrol gruplarında yer alan kişilerin serum ghrelin değerlerinin ortalamaları ve gruplar arası karşılaştırmasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki saptanmamıştır. Hasta ve kontrol grubundaki bireylerin hepatosteatozla ilişkili antropometrik ölçümlerin ve biyokimyasal belirteçlerin serum ghrelin düzeyi ile yapılan karşılaştırmasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon tespit edilmemiştir. Sonuç: Sonuç olarak elde ettiğimiz verilerde antropometrik ölçümler ve metabolik parametreler ile NAYKH arasında bir ilişki olduğunu tespit ettik. Çalışmamızda total ghrelin düzeyi bakılmış olup karşılaştırdığımız parametrelerle anlamlı ilişki tespit edilmemiştir. Total ghrelinin steatohepatitin etiyopatogenezinde tek başına bir faktör olmadığını düşünüyoruz.
Özet (Çeviri)
Aim: Non-alcoholic fatty liver disease (NAFLD) is defined as the presence of fat accumulation in ≥5% of hepatocytes histopathologically, in individuals where secondary causes (such as long-term use of steatogenic drugs, excessive alcohol consumption, HCV, parenteral nutrition, Wilson's disease, etc.) have been excluded, leading to hepatic steatosis in hepatocytes [1]. NAFLD is associated with obesity but can also be observed in individuals with normal weight [body mass index (BMI) < 25 kg/m² or < 23 kg/m² in Asians]. This is referred to as“lean NAFLD.”Lean NAFLD reflects visceral obesity rather than systemic obesity. NAFLD may progress in normal-weight individuals [2]. In this study, it is planned to measure and compare ghrelin hormone levels in individuals with lean and obese NAFLD as well as in healthy individuals without any known diseases. The aim is to explore the potential of ghrelin hormone as a biomarker for the early diagnosis of metabolic diseases, or its usability as a therapeutic agent in the development and prevention of NAFLD, or to provide guidance in this regard. Material and Methods:The study prospectively included a total of 88 individuals: 22 normal-weight patients with NAFLD who had previously undergone abdominal ultrasonography (USG) and had laboratory tests, 22 obese patients with NAFLD, 22 normal-weight individuals without any disease, and 22 obese individuals without any disease, all of whom applied to the Internal Medicine outpatient clinics or were hospitalized in the Internal Medicine wards at Ankara Bilkent City Hospital. The participants' age, gender, height, weight, waist circumference, hip circumference, waist/hip ratio, blood pressure, comorbidities, presence of metabolic syndrome, and previously tested parameters available in the HICAMP system were recorded: fasting plasma glucose, urea, uric acid, creatinine, albumin, AST, ALT,ALP, GGT, total cholesterol, triglycerides, HDL cholesterol, LDL cholesterol, corrected calcium, phosphorus, sodium, potassium, chloride, eGFR, HbA1c, HOMA-IR, fasting serum insulin, hemogram, CRP value, FIB-4 score, NAFLD-LFS score, and abdominal USG information. The ghrelin levels to be sent from the blood samples were also recorded. The relationship between ghrelin levels from serum samples and the normal-weight and obese NAFLD patients and the control group of normal-weight and obese individuals without any known diseases was evaluated. Findings: No statistically significant relationship was found between age and gender variables in the patient and control groups. Statistically significant differences were observed between the groups in terms of waist and hip circumferences. In normal-weight individuals, a statistically significant relationship was found between diastolic blood pressure in the patient and control groups. For obese individuals, statistically significant differences were observed between fasting plasma glucose, HbA1c, HOMA-IR, and serum fasting insulin levels across groups. Additionally, significant differences were observed between hemoglobin (HGB) values in obese patients and control groups. The AUROC analysis of HbA1c, HOMA-IR, serum fasting insulin, HGB, and NAFLD-LFS score revealed a significant relationship. However, there was no statistically significant relationship between the mean serum ghrelin levels and other clinical parameters in both patient and control groups. Furthermore, no significant correlation was found between serum ghrelin levels and anthropometric measurements or biochemical markers related to hepatosteatosis in either group. Conclusion: Consequently, based on the data we obtained, we identified a relationship between anthropometric measurements, metabolic parameters and NAFLD. In our study, total ghrelin levels were measured, but no significant relationship was found with the parameters we compared. We believe that total ghrelin alone is not a factor in the etiopathogenesis of steatohepatitis.
Benzer Tezler
- Obstrüktif uyku apne sendromlu (OUAS) hastalarda serum ghrelin, omentin–1 düzeyleri ve insülin direncinin değerlendirilmesi
Evaluation of plasma ghrelin, omentin–1 levels and insulin resistance in the patients with obstructive sleep apnea syndrome (OSAS)
ÜMMÜYE BİÇER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Aile HekimliğiNecmettin Erbakan ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
PROF. DR. RUHUŞEN KUTLU
- Vücut kitle indeksine göre bireylerde bazı iştah parametrelerinin belirlenmesi
Determination of some appetite parameters in individuals based on body mass index
GÜLŞAH ALYAR
Doktora
Türkçe
2022
BiyokimyaAtatürk ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. FATMA ZUHAL UMUDUM
- Adenoidektomi veya adenotonsillektomi sonrası obezite gelişiminde leptin ve ghrelinin rolü
The role of lepti̇n and ghrelin in development of obesity after adenoi̇dectomy or adenotonsillectomy
ZEYNEP SELEN KARALÖK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAkdeniz ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İFFET BİRCAN
- Diyabet oluşturulan erkek farelerde asprosinin bazı hormonlar ve metabolik faktörler üzerine etkisi
Effect of asprosin on some hormones and metabolic factors in male mice with diabetes
MÜNEVVER GİZEM HEKİM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
FizyolojiFırat ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HALUK KELEŞTİMUR
- Obezlerde, aerobik egzersiz sırasında alınan farklı sıvıların, iştahı düzenleyen hormonlar üzerine etkisi
The effect of different liquids consumed during aerobic exercise on appetite regulating hormones ın obese subjects
RAİF ZİLELİ
Doktora
Türkçe
2011
SporAbant İzzet Baysal ÜniversitesiAntrenörlük Eğitimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ÖNDER ŞEMŞEK