Türk mimarisinde kervansarayların gelişimi: Orta Asya ve İran'da kervansaray mimarisi
The development of caravanserais in the Turkish architecture: Caravanserai architecture in Central Asia and Iran
- Tez No: 933438
- Danışmanlar: DOÇ. DR. JALE ÖZLEM OKTAY ÇEREZCİ
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Sanat Tarihi, Mimarlık, Art History, Architecture
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Sanat Tarihi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Türk İslam Sanatları Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Orta Asya ve İran mimarisi, yüzyıllar boyunca gelişimini sürdüren kültürel, tarihi ve coğrafi etkilerin zengin bir birleşimi olarak ortaya çıkmıştır. Özellikle Asya kıtasının diğer kıtalar ile bağlantısını sağlayan ticaret yolları çevresinde şekillenen mimarlık anlayışı, Orta Asya ve İran mimarisine evrensel bir önem kazandırmıştır. Bu anlamda İpek Yolları ticaret ağı, Kral Yolu ticaret ağına ve Tütsü Yolu ticaret rotalarına bağlanabiliyordu. Kökenleri Asya Türk topluluklarına ve Pers imparatorluğuna uzanan bu mimari miras, daha sonra İslami sonrası ilkelerle dönüşüm kazanarak, kendine özgü bir mimari gelenek inşa etmiştir. Her iki coğrafyada da dini, askeri ve sivil mimari anlamında anıtsal ve tahkimatlı eserler inşa edilmiştir. Özellikle saray, kervansaray, kale, köşk, cami gibi yapılar öne çıkan eserler arasındadır. Dahası; bu mimari türlerin kamu yapı niteliğinde tasarlanmış olması, toplumun ve siyasi otoritenin kültürel kimliğini temsil etmesi açısından da önemli görülüyordu. Yapılan bu çalışmada; yaklaşık olarak MÖ 3-2. yüzyıllardan Orta Çağın gelişim evresine kadar geçen sürede (9-10.yy) inşa edilen farklı türdeki mimari eserlerin plan ve işlevsel gelişimleri araştırılmıştır. Bu mimari eserlerin, Orta Çağın gelişim sürecinden 13.yyıla kadar geçen dönemde inşa edilen kervansaraylar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Kronolojik bir sıralama ile bakıldığında çalışmanın ilk bölümünde; Asya kıtası ve İpek Yolları güzergahlarının sınırları ele alınmıştır. Bunun yanı sıra bu geniş coğrafya içerisinde, Türk kültür tarihinin genel özellikleri ile Neolitik yerleşimlerin aşamaları da anlatılmaktadır. İkinci bölümde; Türk mimarisinde ortaya çıkan kervansarayların nasıl tanımlandığı, plan kurulumları, işlevsel özellikleri ve inşa edildiği yerlerin topografyası üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde; Orta Asya ve İran kervansaraylarının gelişimine model olan yapı türlerinden bahsedilmiştir. Ayrıca somut bir değerlendirme yapılmasının mümkün olduğu kervansarayların tanımı ve plan özellikleri, katalog halinde verilmiştir. Dördüncü bölüm; Orta Asya ve İran'daki kervansarayların, çok boyutlu biçimde karşılaştırılması ve değerlendirilmesine ayrılmıştır. Bu bölümde kervansarayların ayrışan ve benzeşen unsurları üzerinde de durulmuştur. İpek Yolları üzerindeki kervansarayların; Kırgızistan'da vadi tipi, Türkmenistan ve Özbekistan'da çöl tipi, İran'da ise ova tipi yapılar olduğu anlaşılmaktadır. Kervansarayların, Ahameniş ve Sasani dönemi posta istasyonlarından (çaparhane), Kuzey ve Doğu Asya'daki avlulu Türk konut ve saray mimarisinden, Orta Asya ve İran'daki saray, kale ve ribat yapılarından etkiler taşıdığı kanaatine varılmıştır. 10-13. yüzyıllar arasında inşa edilen Orta Asya ve İran'daki kervansarayların, günümüze periyodik onarımlar ile ulaştığı da görülmektedir. Daha erken yüzyıllarda yerel topluluklar tarafından inşa edilmiş olan kervansarayların Gazneli, Karahanlı ve Selçuklu gibi Türk devletleri döneminde de kullanımına devam edildiği bilinmektedir. Sonuç olarak; konu çerçevesinde inceleme ve değerlendirmesi yapılan kervansarayların, kamusal bir ihtiyacın karşılanması amacı ile inşa edildiği düşünülmüştür. Ancak Orta Çağın gelişiminden sonra; özellikle Türk devletleri ve imparatorlukları döneminde, kervansarayların hem bir ihtiyacın gereği hem de siyasi otoritenin bir temsili olarak inşa edildiği açıkça anlaşılmaktadır. Bununla birlikte; kültürlerin, fikirlerin ve ticari etkileşimin yayılmasında, kervansarayların önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir.
Özet (Çeviri)
Central Asian and Iranian architecture has emerged as a rich combination of cultural, historical and geographical influences that have continued to develop over the centuries. In particular, the understanding of architecture shaped around the trade routes connecting Asia with other continents has given Central Asian and Iranian architecture a universal importance. In this sense, the Silk Roads trade network could be connected to the King's Road trade network and the Incense Road trade routes. This architectural heritage, which traces its origins to the Asian Turkic communities and the Persian empire, was later transformed by post-Islamic principles and built a unique architectural tradition. Monumental and fortified works of religious, military and civil architecture were built in both geographies. Especially palaces, caravanserais, castles, mansions and mosques are among the most prominent works. Moreover; the fact that these architectural types were designed as public buildings was considered important in terms of representing the cultural identity of the society and the political authority. In this study; the plan and functional development of different types of architectural works built from the 3rd-2nd centuries BC to the development phase of the Middle Ages (9th-10th century) were investigated. The influence of these architectural works on the caravanserais built in the period from the development of the Middle Ages until the 13th century was analyzed. In a chronological order, the first part of the study deals with the borders of the Asian continent and the Silk Road routes. In addition, the general characteristics of Turkish cultural history and the stages of Neolithic settlements within this vast geography are also described. In the second part; how the caravanserais that emerged in Turkish architecture are defined, their plan installations, functional features and the topography of the places where they were built are emphasized. In the third part; the building types that modeled the development of Central Asian and Iranian caravanserais are mentioned. In addition, the description and plan features of the caravanserais for which a concrete evaluation is possible are cataloged. The fourth chapter is devoted to a multidimensional comparison and evaluation of caravanserais in Central Asia and Iran. In this section, the differentiating and similar elements of caravanserais are also emphasized. It is understood that the caravanserais on the Silk Roads are valley-type structures in Kyrgyzstan, desert-type structures in Turkmenistan and Uzbekistan, and plain-type structures in Iran. It was concluded that the caravanserais were influenced by the postal stations of the Achaemenid and Sassanid periods, the Turkish housing and palace architecture with courtyards in North and East Asia, and the palace, fortress and ribat structures in Central Asia and Iran. Caravanserais in Central Asia and Iran, built between the 10th and 13th centuries, have survived with periodic repairs. It is known that caravanserais built by local communities in earlier centuries continued to be used during the period of Turkish states such as Ghaznavid, Qarakhanid and Seljuk. As a result; it is thought that the caravanserais, which were examined and evaluated within the framework of the subject, were built with the aim of meeting a public need. However, after the development of the Middle Ages; especially during the Turkish states and empires, it is clearly understood that caravanserais were built both as a necessity and as a representation of political authority. In addition, caravanserais are thought to have played an important role in the spread of cultures, ideas and commercial interaction.
Benzer Tezler
- Halvetiyyenin Şa'baniyye kolu ve Şa'ban-ı Veli
Başlık çevirisi yok
L. NİHAL YAZAR
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiYRD. DOÇ. DR. ABDÜLKERİM ABDÜLKADİROĞLU
- Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri
Risk factors in the coronary artery disease
MURAT SUHER
- Polatlı Kerç ve Çongar Tatar ağızları
Başlık çevirisi yok
ZÜHAL YÜKSEL
Yüksek Lisans
Türkçe
1985
Türk Dili ve EdebiyatıGazi ÜniversitesiTürk Dili ve Edebiyatı Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. AHMET BİCAN ERCİLASUN
- İbrahim Hakkı Erzurumi'nin Tertib-i ulum isimli eserindeki eğitimle ilgili görüşleri
Başlık çevirisi yok
ÖMER ÖZYILMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1986
Eğitim ve ÖğretimUludağ ÜniversitesiDin Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. HALİS AYHAN