Çocukluk çağında molar insizör hipomineralizasyonu'nun prevalansı ve etiyolojisinin araştırılması
Investigation of the prevalence and etiology of molar incisor hypomineralization in childhood
- Tez No: 937157
- Danışmanlar: DOÇ. DR. İLHAN UZEL
- Tez Türü: Doktora
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Ege Üniversitesi
- Enstitü: Sağlık Bilimleri Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Pedodonti Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışma, İzmir ilinde görülen Molar İnsizör Hipomineralizasyonunun (MIH) prevalansını belirlemeyi, sistemik ve çevresel risk faktörlerini incelemeyi amaçlamaktadır. MIH, birinci büyük azı dişlerle birlikte çoğunlukla keser dişleri de etkileyen, mine hipomineralizasyonuyla karakterize gelişimsel bir bozukluktur. Etkilenen bireylerde hızlı çürük oluşumu, estetik kaygılar, hassasiyet ve tedavi zorlukları gibi önemli klinik sonuçlar görülmektedir. Yöntem: Çalışma, Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Pediatri Bilim Dalı ve Klinik Biyokimya Bilim Dalı iş birliğiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya, 6-12 yaş arası toplam 700 çocuk katılmıştır. Çalışma grubu, MIH tanısı konulan 50 çocuktan, kontrol grubu ise MIH tanısı olmayan 50 sağlıklı çocuktan oluşmaktadır. Sosyodemografik, prenatal, perinatal ve postnatal faktörler detaylı şekilde değerlendirilmiştir. Ayrıca, beslenme şekli ve biyokimyasal parametreler incelenmiştir. Verilerin analizi için SPSS 25.0 kullanılmış ve Mann-Whitney U testi ile Ki-kare testi uygulanmıştır. Hasta gruplarına göre demografik ve klinik özelliklerin dağılımları ve aralarındaki ilişkilerin incelenmesinde Pearson Ki Kare ve Fisher Exact testleri uygulanmıştır. Bulgular: Çalışmada MIH prevalansı %12 olarak saptanmıştır. MIH'lı çocukların %76'sı şiddetli mine defekti (MIH-2), %24'ü ise sınırlı opasiteler (MIH-1) göstermiştir. MIH-2 grubunda etkilenen diş sayısı anlamlı şekilde daha yüksektir (ortalama 8,71 ± 3,39). Sol alt birinci büyük azı ve sağ üst birinci büyük azı dişleri en çok etkilenen dişler olmuştur. MIH grubunda üst sol santral kesici en sık etkilenen keser diş olmuştur. Hasta grupları ile Vücut Kitle İndeksi (VKİ), gelir durumu, ebeveynin eğitim durumu, annenin iş durumu, doğum ağırlığı, gebelik süresi, annenin doğum sayısı, ev içinde sigara içilme durumu, beslenme şekli, tonsilit, bronşit, astım, febril durumlar, alerjik rinit, atopik dermatit, idrar yolu enfeksiyonu, yenidoğan sarılığı, el ayak ağız hastalığı, akut gastroenterit, kardiyak hastalık, hastalık geçirme yaşı ve antibiyotik kullanımı arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). MIH grubunda solunum yolu hastalıkları (%54 tonsilit, %18 astım), erken çocukluk döneminde antibiyotik kullanımı (%91,8) daha sık gözlenmiştir. Kontrol grubunda daha uzun süre sadece anne sütü alındığı görülmüştür (p = 0,02). MIH-1 grubunda serum üre ve total demir bağlama kapasitesi düzeyleri, MIH-2 grubuna göre anlamlı olarak yüksek saptanmıştır. MIH-2 grubunda lenfosit, monosit ve eozinofil sayıları, MIH-1 grubuna göre anlamlı olarak yüksek saptandı. Sonuç: Çalışmamız, MIH'ın etiyolojisinin multifaktöriyel olduğunu göstermekle birlikte prenatal, perinatal ve postnatal risk faktörlerinin önemini vurgulamaktadır. MIH'ın önlenmesi ve yönetimi için erken teşhis edilmesi ve risk faktörlerinin anlaşılması gerekmektedir. Elde edilen bulgular, beslenme süresi, atopi, enfeksiyon hastalıkları ve sistemik durumların MIH gelişimiyle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Daha geniş kapsamlı çalışmalar, bu ilişkilere dair daha kesin sonuçlar sağlayabilir. Anahtar Kelimeler; Molar İnsizör Hipomineralizasyonu; MIH etiyolojisi; Prevalans; Risk faktörleri; Beslenme.
Özet (Çeviri)
Aim: This study aims to determine the prevalence of Molar Incisor Hypomineralization (MIH) in Izmir province and to investigate systemic and environmental risk factors. MIH is a developmental disorder characterised by enamel hypomineralisation affecting the first molars and often the incisors as well. Affected individuals have significant clinical consequences such as rapid caries formation, aesthetic concerns, sensitivity and treatment difficulties. Material Method: The study was conducted in collaboration with Ege University Faculty of Medicine the Department of General Paediatrics and the Department of Clinical Biochemistry, Ege University Faculty of Dentistry. A total of 700 children aged 6-12 years participated in the study. The study group consisted of 50 children diagnosed with MIH and the control group consisted of 50 healthy children without MIH. Sociodemographic, prenatal, perinatal and postnatal factors were evaluated in detail. In addition, diet and biochemical parameters were analysed. SPSS 25.0 was used for data analysis and Mann-Whitney U test and Chi-square test were applied. Pearson Chi-square and Fisher Exact tests were applied to analyse the distribution of demographic and clinical characteristics according to the patient groups and the relationships between them. Results: The prevalence of MIH was found to be 12% in the study. Severe enamel defects (MIH-2) and limited opacities (MIH-1) were observed in 76% and 24% of children with MIH, respectively. The number of affected teeth was significantly higher in the MIH-2 group (mean 8.71 ± 3.39). The left lower first molar and right upper first molar were the most affected teeth. The upper left central incisor was the most frequently affected incisor in the MIH group. Significant correlations were found between the patient groups and Body mass index (BMI), income status, educational status of the parents, employment status of the mother, birth weight, gestation period, number of births of the mother, smoking at home, diet, tonsillitis, bronchitis, asthma, febrile conditions, allergic rhinitis, atopic dermatitis, urinary tract infection, neonatal jaundice, hand foot and mouth disease, acute gastroenteritis (AGE), cardiac disease, age at illness and antibiotic use (p<0.05). Respiratory diseases (54% tonsillitis, 18% asthma) and antibiotic use in early childhood (91.8%) were observed more frequently in the MIH group. Exclusive breastfeeding was observed for a longer period in the control group (p = 0.020). Urea and Total iron binding capacity (TIBC) measurements in the MIH-1 group were higher than those in the MIH-2 group. Lymphocyte, monocyte and eosinophil counts in MIH-2 group were higher than those in MIH-1 group. Conclusion: Our study shows that the etiology of MIH is multifactorial and emphasises the importance of prenatal, perinatal and postnatal risk factors. Early diagnosis and understanding of risk factors are necessary for the prevention and management of MIH. The findings suggest that feeding duration, atopy, infectious diseases and systemic conditions may be associated with the development of MIH. Larger studies may provide more definitive results on these associations. Keywords; Molar Incisor Hypomineralization; Etiology of MIH; Prevalence; Risk factors; Nutrition.
Benzer Tezler
- Okul öncesi çocuklarda ikinci premolar diş ve diğer daimi dişlerin kalsifikasyon dereceleri arasındaki ilişkinin üç farklı 'dental yaş tayin yöntemi' kullanılarak karşılaştırılması
Comparison of the relationship between the calsification degrees of second premolar and the other permanent teeth in preschool children using three different dental age estimation methods
N. ELİF SİFİL KAPICIOĞLU
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2021
Diş HekimliğiBezm-İ Alem Vakıf ÜniversitesiÇocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. MELTEM BAKKAL
- BALB/c farelerde oluşturulan deneysel kutanöz leishmaniasis üzerine maleik anhidrit-ko-4-vinil fenil boronik asit kopolimer ve maleik anhidrit-ko-4-vinil fenil boronik asit/pentamidin konjugatının etkisinin In Vivo incelenmesi
In Vivo investigation of the effect of maleic anhydride-co-4-vinyl phenyl boronic acid copolymer and maleic anhydride-co-4-vinyl phenyl boronic acid/pentamidine conjugate on experimental cutaneous leishmaniasis in BALB/c mice
BERNA BAYSAL BAKAY
Doktora
Türkçe
2024
ParazitolojiSivas Cumhuriyet ÜniversitesiTıbbi Parazitoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZÜBEYDA AKIN POLAT
DOÇ. DR. GÜLDEREN KARAKUŞ
- Retrospective evaluation of children diagnosed with systemic lupus erythematosus
Sistemik lupus eritematozus tanılı çocukların geriye dönük değerlendirilmesi
ÖZGÜR ÖZHAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıGaziantep ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AYŞE BALAT
- Pitiriyazis alba etyolojisinde barsak parazitleri mantarlar ve aneminin rolü
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA ARICA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2001
DermatolojiYüzüncü Yıl ÜniversitesiDermatoloji Ana Bilim Dalı
Y.DOÇ.DR. ÖMER ÇALKA
- Fluorid içeren rezin esaslı olan ve olmayan dört farklı fissür örtücünün önceki ve yeniden yükleme yapıldıktan sonraki fluorid salınım değerleri ve salınım öncesi ve sonrası fiziksel özellikleri bakımından karşılaştırması
The physical properties of two glass ionomer cements formulated for fissure sealing and two resin-based light cured fissure sealants before and after fluoride release and fluoride re-charge
ŞULE ZEHRA ÇILDIR