Geri Dön

Bruselloz tanılı hastaların epidemiyolojik, klinik, laboratuvar ve radyolojik bulgularının analizi ve literatürün gözden geçirilmesi

Analysis of epidemiological, clinical, laboratory and radiological findings of patients with brucellosis and review of the literature

  1. Tez No: 938242
  2. Yazar: CELAL ÇALIŞIR
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. MEHMET ÇELİK
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji, Infectious Diseases and Clinical Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Bruselloz, Rose Bengal, Komplikasyon, Epididimoorşit, Osteoartiküler, Brucellosis, Rose Bengal, Complication, Epididymoorchitis, Osteoarticular
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Harran Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bruselloz, dünyada en sık görülen zoonotik hastalıklardan biri olup günümüzde de halk sağlığı açısından önemini korumaktadır. Bu çalışmada, Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği'nde bruselloz tanısıyla izlenen hastaların demografik ve klinik özellikleri, gelişen komplikasyonları, laboratuvar ve radyolojik bulguları ile uygulanan tedavi rejimlerinin değerlendirilmesi ve elde edilen verilerin güncel literatür ışığında tartışılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada Ocak 2018-Aralık 2024 tarihleri arasında Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Kliniğinde izlenen brusellozis tanısı almış 223 hastanın dosyaları geriye dönük olarak incelendi. Hastaların demografik, klinik özellikleri, laboratuvar sonuçları, tanısal yöntemler, tedavi modaliteleri ve tedavi sonu değerlendirmeleri incelendi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 223 hastanın 107'si (%48) kadın, 116'sı (%52) erkekti. Hastaların yaş ortalaması 42 (18-80) yıldı. Hastaların %58,7'si kent merkezlerinde, %41,3'ü kırsal alanlarda yaşıyordu. En sık görülen bulaşma yolu sindirim yoluyla olup hastaların %79,4'ünde pastörize olmayan taze peynir yeme öyküsü vardı. Hastaların %34,5'i hayvancılıkla uğraşıyordu. Başvuru süresine göre kategorize edildiğinde hastaların %55,6'sı (n=124) akut bruselloz olarak değerlendirildi. İlk başvuru anında %82,5 (n=184) ile yaygın vücut ağrısı, %76,7 (n=171) ile halsizlik, %66,4 (n=148) ile terleme hastaların başvuru anında en sık başvurdukları yakınmalardı. Hastaların başvuru anındaki en sık fizik muayene bulgusu %40,3 ile kemik ve eklemlerde hassasiyetti. Bazılarında tekli, bazılarında birden fazla bölgede olmak üzere olguların %47,1'inde komplikasyon (fokal tutulum) tespit edildi. Komplike brusellozlu olguların içinde en sık osteoartiküler tutulum (n=67, %37) izlendi. Kronik hastalık ile bruselloz evreleri arasında yapılan incelemede anlamlı bir istatistiksel ilişki saptanmadı (p= 0,656). Bruselloza ait komplikasyon gelişen hastalar ile başvuru süresine göre yapılan karşılaştırmada akut evrede bulunan olguların daha sık epididimoorşit ile seyrettiği izlendi (p= 0,005). Hastalarımızın başvuru anında ortalama ESH 25,3 mm/saat, ortalama C-reaktif protein değeri 3,1 mg/dl olarak tespit edildi. Gruplar arasında değerlendirme yapıldığında akut brusellozda ortalama C-reaktif protein değeri 4,1 mg/dl, subakut brusellozda 2,3 mg/dl, kronik brusellozda 1,7 mg/dl ve relaps olgularda ise 1,7 mg/dl olarak bulundu (p= 0,0055). Akut brusellozda ortalama ESH 30,1 mm/saat, subakut brusellozda 27 mm/saat, kronik brusellozda 20 mm/saat ve relaps olgularında ise 14,9 mm/saat olarak tespit edildi (p=0,0023). Rose Bengal Testi, 165 (%74) olguda pozitif, 58 (%26) olguda negatif olarak tespit edildi. Brucella serum aglütinasyon test (SAT) değeri olguların tamamında 1/160 ve üzeri titrasyonda izlendi. SAT titrasyonu 1/160 olan olgularda Rose Bengal Test pozitifliği %51,6 iken 1/5120 titrasyonda Rose Bengal Test pozitifliği %96,4 oranında tespit edildi (p= 0,001). Ultrasonografik görüntüleme yapılan 220 hastanın 36'sında (%16,4) hepatomegali, 31'inde (%14,1) splenomegali, 21'inde (%9,5) epididimoorşit, ikisinde (%0,9) memede kitle izlendi. Magnetic rezonans görüntüleme yapılan 103 hastanın 35'inde (%34) spondilodiskit, 23'ünde (%22,3) artrit, 19'unda (%18,4) 8 sakroileit, 4'ünde (%3,9)'ünde menenjit bulguları tespit edildi. Tedavi rejimi olarak en çok streptomisin, doksisiklin ve rifampisin kombinasyon tedavisi (%63,7) tercih edildi. Sonuç: Bruselloz zoonotik bir hastalıktır. Halen ciddi komplikasyonlara ve yüksek ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Çalışmamızda başvuru süresine göre kategorize edildiğinde hastaların %55,6'sının akut dönemde başvurduğu tespit edildi. Komplike bruselloz oranı % 47,1 idi ve en sık osteoartiküler tutulum (%37) izlendi. Akut brusellozlu genç hastalarda kompikasyon olarak epididimoorşit varlığı istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Laboratuvar olarak hastalarımızın başvuru anında izlenen ortalama eritrosit sedimentasyon hızı 25,3 mm/saat, ortalama C-reaktif protein değeri 3,1 mg/dl olarak tespit edildi. Serum aglütinasyon test titrasyonu 1/160'ın üzerine çıktıkça Rose Bengal test pozitiflik artışı istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Bruselloz yönünden endemik bir bölge olmasından dolayı erken tedavi başlamak ve komplikasyonları engellemek için ayırıcı tanıda brusellozu düşünmek önemlidir. Bu nedenle her basamakta görev yapan hekimler ile bruselloz yönünden endemik bölgede yaşayan halkın bruselloz hakkında farkındalıklarının arttırılması hedeflenmelidir.

Özet (Çeviri)

Aim: Brucellosis is one of the most common zoonotic diseases worldwide and continues to be a significant public health concern. In this study, we aimed to evaluate the demographic and clinical characteristics, complications, laboratory and radiological findings, and treatment regimens of patients who were diagnosed with brucellosis and followed up in the Department of Infectious Diseases and Clinical Microbiology at Harran University Faculty of Medicine. The findings were discussed in the context of the current literature. Material and Methods: In this study, the medical records of 223 patients diagnosed with brucellosis and followed up at the Department of Infectious Diseases and Clinical Microbiology, Harran University Faculty of Medicine between January 2018 and December 2024 were retrospectively reviewed. The patients' demographic and clinical characteristics, laboratory findings, diagnostic methods, treatment modalities, and post-treatment evaluations were analyzed. Results: Among the 223 patients included in the study, 107 (%48) were female and 116 (%52) were male. The mean age of the patients was 42 (18-80) years. A total of %58,7 of the patients resided in urban areas, while %41,3 lived in rural regions. The most common route of transmission was via the digestive system; %79,4 of the patients had a history of consuming unpasteurized fresh cheese. Additionally, %34,5 of the patients were engaged in livestock farming. When categorized according to the time of admission, %55,6 (n=124) of the patients were classified as having acute brucellosis. The most frequently reported symptoms at presentation were widespread body pain in %82,5 (n=184), fatigue in %76,7 (n=171) and sweating in %66,4 (n=148). The most common physical examination finding at presentation was tenderness in bones and joints, observed in %40,3 of the patients. Complications (focal involvement) were detected in %47,1% of the cases, involving either a single region or multiple sites. Among the complicated cases, the most frequent complication was osteoarticular involvement (n=67, %37). No statistically significant relationship was found between the stage of brucellosis and the presence of chronic diseases (p=0,656). However, comparison based on the stage of disease revealed that patients in the acute phase more frequently presented with epididymo-orchitis (p=0,005). At presentation, the mean erythrocyte sedimentation rate (ESR) was 25,3 mm/hour, and the mean C-reactive protein (CRP) level was 3,1 mg/dL. When evaluated across clinical stages, the mean CRP levels were 4,1 mg/dL in acute brucellosis, 2,3 mg/dL in subacute cases, 1,7 mg/dL in chronic cases, and 1,7 mg/dL in relapse cases (p=0,005). Mean ESR values were 30,1 mm/hour in acute brucellosis, 27 mm/hour in subacute, 20 mm/hour in chronic, and 14,9 mm/hour in relapse cases (p=0,002). The Rose Bengal test was positive in 165 patients (%74) and negative in 58 (%26). The serum agglutination test (SAT) showed titers of 1/160 or higher in all patients. Among those with a titer of 1/160, Rose Bengal test positivity was %51,6, while positivity increased to %96,4 in patients with a titer of 1/5120 (p=0.001). 10 Among 220 patients who underwent ultrasonographic imaging, hepatosplenomegaly was observed in 26 (%11,8), epididymo-orchitis in 21 (%9,4), hepatomegaly in 10 (%4,5), splenomegaly in 5 (%2,3), and breast masses in 2 (%0,9). Among 103 patients who underwent magnetic resonance imaging (MRI), spondylodiscitis was detected in 35 (%34), arthritis in 23 (%22,3), sacroiliitis in 19 (%18,4), and meningitis findings in 4 (%3,9). The most commonly preferred treatment regimen was a combination of streptomycin, doxycycline, and rifampicin, used in %63,7 of the cases. Conclusion: Brucellosis is a zoonotic disease that continues to cause serious complications and significant economic losses. In our study, when patients were categorized based on the time of admission, it was found that %55,6 presented during the acute phase. The rate of complicated brucellosis was %47,1, with osteoarticular involvement being the most common complication (%37). In young patients with acute brucellosis, the presence of epididymo-orchitis as a complication was found to be statistically significant. From a laboratory perspective, the mean erythrocyte sedimentation rate at admission was 25,3 mm/hour, and the mean C-reactive protein level was 3,1 mg/dL. A statistically significant increase in Rose Bengal test positivity was observed as the serum agglutination test titer exceeded 1/160. Given that the region is endemic for brucellosis, it is crucial to consider the disease in the differential diagnosis in order to initiate early treatment and prevent complications. Therefore, increasing awareness of brucellosis among both healthcare professionals at all levels and the local population living in endemic areas should be a key public health goal.

Benzer Tezler

  1. Eskişehir ve çevresinde tüketilen sütlerin brucella antikorları açısından değişik yöntemlerle incelenmesi

    Consumed milks were determinated with different methods by the perspective of brucella antibodies, at Eskişehir and it's district

    NURHAN MUTLU

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    MikrobiyolojiAnadolu Üniversitesi

    DOÇ. DR. FİLİZ AKŞİT

  2. Bursa bölgesindeki koyunlarda campylobacter ve salmonella enfeksiyonları

    Başlık çevirisi yok

    A.FİGEN BÜYÜKÇOBAN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Veteriner HekimliğiUludağ Üniversitesi

    Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA KAHRAMAN

  3. Bruselloz tanısında çeşitli serolojik yöntemlerin değeri

    Başlık çevirisi yok

    CAHİDE BALABAN(HASANOĞLU)

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENVER TALİ ÇETİN

  4. Brusellozun serolojik tanısında enzyme linked imunosorbent assay, standart tüp aglütinasyon ve rose bengal plate testlerinin karşılaştırılması

    Comparison of enzyme linked immunosorbent assay, standart tube agglutination and rose bengal plate tests in diagnosis of brucellosis

    AHMET MURAT BİLGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    MikrobiyolojiGazi Üniversitesi

    Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEVGİ TÜRET

  5. Brusellozluların rivanol ve 2-mercaptoethanol deneyleri yapılan serumlarında ELISA (Enzyme-Linked immunosorbent Assay) ile IgM aranması

    Başlık çevirisi yok

    MUSTAFA AK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EKREM KADRİ UNAT