Atriyal fibrilasyon hastalarında sol atriyum voltaj ve fonksiyonel harita özelliklerinin prognoza etkisi
The impact of left atrial voltage and functional mapping characteristics on prognosis in patients with atrial fibrillation
- Tez No: 939607
- Danışmanlar: PROF. DR. HİKMET YORGUN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kardiyoloji, Cardiology
- Anahtar Kelimeler: Atriyal Fibrilasyon, Katater Ablasyon, Fonksiyonel Substrat Haritalama, Atrial Fibrillation, Catheter Ablation, Functional Substrate Mapping
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kardiyoloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Menemencioğlu C. Atriyal Fibrilasyon Hastalarında Sol Atriyum Voltaj ve Fonksiyonel Harita Özelliklerinin Prognoza Etkisi Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Kardiyoloji Uzmanlık Tezi, Ankara 2025. Pulmoner ven izolasyonu (PVI) AF ablasyonunun temelini oluşturmaktadır. Ancak anormal atriyal substrat varlığı PVI sonrası nüks oranlarını artırmaktadır. Fonksiyonel substrat haritalama (FSM) ile belirlenen deselerasyon zonlarının (DZ) AF nüksü ile ilişkili olabileceği ve bu bölgerlere ablasyon yapılmasının atriyal aritmisiz sağkalımı artırabileceği düşünülmektedir. Çalışmamızda sinüs ritminde yapılan izokronal geç aktivasyon haritalama (ILAM) ile belirlenen DZ'lerin AF ablasyon sonuçlarına etkisini değerlendirmek, PVI'ya ek olarak DZ ablasyonu yapılan hastaların uzun dönem atriyal aritmisiz sağkalım oranlarını incelemek ve nüks gelişimi üzerine etkili faktörleri belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmaya radfyofrekans ile ilk işlem AF ablasyon yapılan toplam 206 [105 erkek (%55,8), ortalama yaş 61 ±10] hasta dahil edildi. Hastalar FSM sonrasında DZ saptanmayanlar ILAM (-) ve DZ saptananlar ILAM (+) olmak üzere 2 gruba ayrılarak incelendi. ILAM (+) grubundaki hastalar ILAM (-) grubuna kıyasla daha ileri yaşta, daha yüksek CHA₂DS₂-VA skoruna sahip olup, PeAF oranı bu grupta daha yüksek bulunmuştur. FSM ile sol atriyumda belirlenen ortalama DZ sayısı 1,4±0,6 olup ve DZ'lerin bölgesel dağılımında en sık anterior duvarda saptandı. ILAM (+) grubunda işlem süresi (167dk'ye karşın 123 dk, p<0.001), floroskopi süresi (20,6 dk'ye karşın 17 dk, p<0.001) ve ablasyon süresi (41 dk'ye karşın 32 dk, p<0.001) anlamlı olarak daha uzundu. ILAM (+) grubunda 35 (%52) hastada toplam 43 sol atriyal taşikardi (AT) indüklendi. İndüklenen AT'lerin kritik isthmusları sinüs ritminde belirlenen DZ bölgeleriyle yüksek oranda (%81,4) korelasyon gösterdi. Ablasyon sonrası ortanca 12,5 aylık takip sürecinde 1 yıllık atriyal aritmisiz sağkalım oranları ILAM (-) grupta ILAM (+) gruba kıyasla anlamlı olarak daha yüksek saptandı (%90,2'ye karşın %74,4, p=0,004). AF tipine göre subgrup analizi yapıldığında 4 grup arasında sağkalım açısında anlamlı farklılık sadece ILAM (-) PAF ile ILAM (+) PeAF arasında belirlendi. Çok değişkenli cox regresyon analizinde DZ varlığının atriyal aritmisiz sağkalım üzerine anlamlı bir risk faktörü olduğu saptanmıştır (HR: 2,15; p=0,034). Çalışma sonuçları fonksiyonel substrat haritalama ile belirlenen DZ'lerin AF için uygun substrat olabileceği ve bu bölgere ablasyon uygulanmasının başarı oranlarını artırabileceğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
Menemencioğlu C. The Impact of Left Atrial Voltage and Functional Mapping Characteristics on Prognosis in Patients with Atrial Fibrillation. Hacettepe University Faculty of Medicine, Cardiology Thesis, Ankara 2025. Pulmonary vein isolation (PVI) is the cornerstone of atrial fibrillation (AF) ablation. However, the presence of an abnormal atrial substrate increases recurrence rates following PVI. It has been suggested that deceleration zones (DZs) identified through functional substrate mapping (FSM) may be associated with AF recurrence and that ablating these regions could enhance atrial arrhythmia-free survival. This study aimed to evaluate the impact of DZs, identified by isochronal late activation mapping (ILAM) performed during sinus rhythm, on AF ablation outcomes to investigate the long-term atrial arrhythmia-free survival rates of patients who underwent additional DZ ablation alongside PVI and to determine the factors influencing recurrence. A total of 206 patients [105 males (55.8%), mean age 61 ± 10 years] who underwent their first AF ablation procedure with radiofrequency energy were included in the study. Patients were categorized into two groups based on FSM: those without detected DZs ILAM (-) and those with detected DZs ILAM (+). Patients in the ILAM (+) group were older, had higher CHA₂DS₂-VA scores and exhibited a higher prevalence of persistent AF (PeAF) compared to the ILAM (-) group. The mean number of DZs identified in the left atrium via FSM was 1.4 ± 0.6 with the most frequent localization being the anterior wall. The ILAM (+) group demonstrated significantly longer procedure duration (167 min vs. 123 min, p<0.001), fluoroscopy time (20.6 min vs. 17 min, p<0.001) and ablation time (41 min vs. 32 min, p<0.001) compared to the ILAM (-) group. In the ILAM (+) group a total of 43 left atrial tachycardias (ATs) were induced in 35 patients (52%). Notably, the critical isthmuses of these induced ATs exhibited a high correlation (81.4%) with the DZ regions identified in sinus rhythm. During a median follow-up period of 12.5 months post-ablation, the one-year atrial arrhythmia-free survival rate was significantly higher in the ILAM (-) group compared to the ILAM (+) group (90.2% vs. 74.4%, p=0.004). Subgroup analysis based on AF type revealed a significant survival difference only between ILAM (-) PAF and ILAM (+) PeAF groups. Multivariate Cox regression analysis identified the presence of DZs as a significant risk factor for atrial arrhythmia-free survival (HR: 2.15; p=0.034). The findings of this study suggest that DZs identified through FSM may serve as a critical substrate for AF and that targeting these regions with ablation could improve procedural success rates.
Benzer Tezler
- Hastanemizde ICD (implantable cardioverter defibrilator) implante edilen hastaların, EKG parametreleri ile uzun dönem sonuçlar arasındaki ilişkisi
The relationship between ECG parameters and long-term results of patients with ICD (implantable cardioverter defibrilator) implantation in our hospital
LEVENT PAY
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
KardiyolojiSağlık Bilimleri ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. AHMET İLKER TEKKEŞİN
- Use of high resolution electrocardiography techniques in the study of P waves
Yüksek rezolüsyonlu elektrokardiyografi tekniklerin P dalgasının incelenmesinde kullanılması
MEHMET CEM ŞAKI
Yüksek Lisans
İngilizce
1992
Elektrik ve Elektronik MühendisliğiOrta Doğu Teknik ÜniversitesiPROF. DR. YUSUF ZİYA İDER
- Sağ ve sol atriyal taşikardi nedeniyle kateter ablasyon tedavisi uygulanan hastaların klinik ve elektrofizyolojik özelliklerine göre uzun dönem takipte sonlanım noktalarının değerlendirilmesi
Clinical and electrophysiological characteristics and long term outcomes of catheter ablation for right and left atrial tachycardias
GÜL SİNEM KILIÇ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
KardiyolojiHacettepe ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HİKMET YORGUN
- Persistan veya permanent atriyal fibrilasyonu olan hastalarda serum D-dimer düzeyinin sol atriyum hacim indeksi ile ilişkisinin araştırılması
To investigate the relationship between plasma D-dimer level and Left Atrial Volume Index (LAVI) in patients with persistent and permanent atrial fibrillation.
ÖMER KIRASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2011
Kardiyolojiİstanbul ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ZEHRA BUĞRA
- Atriyal fibrilasyonu olan hastalarda serum tiyol ve disülfid seviyelerinin sol atriyum remodeling parametreleri ile arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi
Evaluation of the relationship between left atrium remodeling parameters and serum thiol and disulfid levels in patients with atrial fibrillation
ELÇİN ÖZDEMİR TUTAR
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2019
KardiyolojiYıldırım Beyazıt ÜniversitesiKardiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. NİHAL AKAR BAYRAM