Geri Dön

Mesane kanseri tanısı olan hastalarda pioglitazon kullanım öyküsünün değerlendirilmesi

Evaluation of pioglitazone use history in patients diagnosis of bladder cancer

  1. Tez No: 939915
  2. Yazar: HİCRET CİN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HAKAN GÜLMEZ, PROF. DR. TURGAY TURAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Diyabet, Mesane kanseri, Pioglitazon, Bladder cancer, Diabetes, Pioglitazone
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: İzmir Demokrasi Üniversitesi
  10. Enstitü: Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Pioglitazon, kardiyometabolik faydaları nedeniyle tip 2 Diabetes Mellitus tedavisinde yaygın olarak kullanılan tiazolidindion grubu bir ajan olup, insülin duyarlılığını artırıcı etkisiyle bilinmektedir. Pioglitazon kullanımının mesane kanseri ile olası ilişkisi literatürde tartışmalıdır. Bu çalışmada pioglitazon kullanımı ile mesane kanseri gelişimi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, 2014-2024 yılları arasında mesane kanseri tanısı almış toplam 943 hastaya ait tıbbi kayıtların retrospektif analizine dayanmaktadır. Mesane kanseri tanısı alan bireyler; demografik özellikleri, sigara öyküsü, diyabet varlığı ve tedavi yaklaşımları, tümör evresi, derecesi, boyutu, lezyon sayısı, karsinoma in situ varlığı, intravezikal tedavi yaklaşımları, nüks-progresyon durumları ve süreleri, total takip süreleri ve sağ kalım gibi çok yönlü parametrelerle kapsamlı şekilde değerlendirilmiştir. Mesane kanseri ve pioglitazon kullanımı arasındaki ilişkinin yıllara göre olan değişimini değerlendirebilmek amacıyla, hastalar tanı aldıkları yıllara göre 2014-2019 (n=417) ve 2020-2024 (n=526) olmak üzere iki gruba ayrıldı. İki grup klinik ve patolojik özellikleri açısından ayrıntılı şekilde karşılaştırıldı. Hastaların yıllara göre diyabet ve pioglitazon kullanım oranlarındaki değişimleri analiz edildi. Literatürde pioglitazonun kanser ile ilişkili yan etkilerinin gözlenebilmesi için tanı öncesinde 2 yıl ve üzeri ilaç kullanım öyküsünün olmasıyla ilgili çalışmalar olması nedenli çalışma grubumuzdan tanı öncesi 2 yıl ve üzeri pioglitazon kullanan bireyler (n=51) ve pioglitazon kullanmayan bireyler (n=873) iki alt grup altında toplanarak klinik ve patolojik özellikleri açısından karşılaştırıldı. Analiz sonuçlarını daha sağlıklı değerlendirebilmek amacıyla karşılaştırmaya iki yıldan az pioglitazon kullanımı bulunan bireyler (n=18) dahil edilmemiştir. Tüm istatistiksel analizler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) versiyon 20,0 yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Her iki grup karşılaştırmasında normal dağılım gösteren sürekli değişkenler için t testi, kategorik değişkenler için ki-kare testi kullanılmıştır. p<0,05 değeri istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edilmiştir. vii Bulgular: Çalışmada, mesane kanseri tanılı hastaların yıllara göre dağılımı incelendiğinde, artan mesane kanseri insidansına paralel olarak diyabet oranlarında ve tanı öncesi pioglitazon kullanım öyküsü bulunan bireylerin oranında anlamlı bir artış saptanmıştır (p=0,001). Ayrıca yıllara göre yapılan analizde iki grup arasında; BKI, tanı öncesi pioglitazon kullanan kişi sayısı ve süresi, tanı sonrası pioglitazon kullanan kişi sayısı, tümör boyutu, evresi ve derecesi, nüks-progresyon oran ve süresi ile takip süresi ve sağ kalım açısından istatistiksel olarak anlamlı farklar gözlenmiştir. 2020- 2024 döneminde tanı öncesi pioglitazon kullanımı belirgin şekilde artmış, bu dönemde hastaların daha ileri evre ve yüksek dereceli tümörlerle başvurduğu, nüks ve progresyonun daha erken geliştiği saptanmıştır. Ayrıca, tanı öncesi 2 yıl ve üzeri pioglitazon kullanan hastaların, kullanmayanlara kıyasla daha ileri evrelerde mesane kanseri oldukları görülmüştür (p=0,025). Sonuç: Çalışmamızda, yıllar içerisinde pioglitazon kullanım oranı ve sürelerindeki artışla birlikte mesane kanseri tanısı alan birey sayısında da artış olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca Pioglitazon kullanım süresi 2 yıl ve üzeri olan bireylerde, pioglitazon kullanmayanlara kıyasla tanı anındaki mesane kanseri evresi daha ileri düzeyde bulunmuştur. Bu, ilacın klinik kullanımlarında risk-fayda analizinin dikkatli yapılması gerektiğine işaret etmektedir.

Özet (Çeviri)

BSTRACT Aim: Pioglitazone, a member of the thiazolidinedione class, is widely used in the treatment of type 2 Diabetes Mellitus due to its cardiometabolic benefits and is known for its insulin-sensitizing effects. However, the potential association between pioglitazone use and bladder cancer remains controversial in the literature. This study aimed to evaluate the relationship between pioglitazone use and the development of bladder cancer. Materials and Methods: This retrospective study was based on the analysis of medical records of a total of 943 patients diagnosed with bladder cancer between 2014 and 2024. Patients were comprehensively evaluated using multiple parameters, including demographic features, smoking history, presence of diabetes and treatment approaches, tumor stage, grade, size, lesion count, presence of carcinoma in situ, intravesical treatment approaches, recurrence and progression status and durations, total follow-up time, and survival. To assess the temporal changes in the association between bladder cancer and pioglitazone use, patients were divided into two groups based on their year of diagnosis: 2014–2019 (n=417) and 2020–2024 (n=526). These two groups were compared in detail in terms of clinical and pathological characteristics. Changes in diabetes prevalence and pioglitazone use rates over time were also analyzed. Based on previous studies suggesting that cancer-related side effects of pioglitazone may become evident after at least two years of use, patients with a history of pioglitazone use for ≥2 years before diagnosis (n=51) and those with no history of use (n=873) were grouped and compared in terms of clinical and pathological features. Patients who had used pioglitazone for less than 2 years (n=18) were excluded from this comparison to ensure more accurate analysis. All statistical analyses were performed using SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) version 20.0. For the comparison between groups, the t-test was used for continuous variables with normal distribution, and the chi-square test was used for categorical variables. A p-value of <0.05 was considered statistically significant. ix Results: Analysis of the distribution of bladder cancer patients over time revealed a significant increase in diabetes prevalence and in the proportion of individuals with a history of pre-diagnosis pioglitazone use, parallel to the rising incidence of bladder cancer (p=0.001). Additionally, significant differences were observed between the two groups over time in terms of BMI, the number and duration of pioglitazone users before and after diagnosis, tumor size, stage and grade, recurrence and progression rates and durations, follow-up time, and survival. In the 2020–2024 group, the rate of pre-diagnosis pioglitazone use had increased markedly, and these patients presented with more advanced-stage and higher-grade tumors, with earlier recurrence and progression. Moreover, patients who used pioglitazone for ≥2 years prior to diagnosis were found to have more advanced bladder cancer stages at diagnosis compared to non-users (p=0.025). Conclusion: In our study, an increase was observed in the number of patients diagnosed with bladder cancer in parallel with rising rates and durations of pioglitazone use over the years. Furthermore, in patients with pioglitazone use of ≥2 years, the stage of bladder cancer at diagnosis was significantly more advanced compared to non-users. These findings suggest the need for careful risk-benefit evaluation when considering the clinical use of pioglitazone.

Benzer Tezler

  1. Kasa invaze olmayan mesane kanseri tanısı olan hastalarda, otomatik fluoresan akım sitometri yöntemi ile gerçekleştirilen idrar analizinde saptanabilen atipik hücre parametresinin klinik anlam ve etkinliğinin değerlendirilmesi: Prospektif çalışma

    The clinical significance of atypic cell parameter detected in urinalysis by automatic fluorescent flow cytometry in patients with NON-muscle-invasive bladder cancer: A prospective trial

    SERTAÇ SARAÇOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    ÜrolojiMarmara Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYDAR KAMİL ÇAM

    DOÇ. DR. TARIK EMRE ŞENER

  2. Transüretral rezeksiyon sonrası kasa invaze olmayan mesane tümörü tanısı almış hastalarda tanı sonrası sigara kullanımının rekkürens ve progresyon ile ilişkisi

    Impact of between post-diagnosis smoking on recurrence and progression; in patients diagnosed with non-muscle invasive bladder tumor after transurethral resection

    BİLGİN BİRSÖZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    ÜrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYHAN DALKILINÇ

    DR. CEMİL KUTSAL

  3. Küratif radyoterapi ve/veya kemoterapi gören mesane kanseri tanılı hastalarda lokla kontrol ve sağkalıma etkili prognostik faktörlerin analizi

    Analysis of prognostic factors affecting local control and survival in patients diagnosed with bladder cancer treated by curative radiotherapy and/or chemotherapy

    KADRİYE AYŞENUR ARLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    OnkolojiTrakya Üniversitesi

    Radyasyon Onkolojisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VUSLAT YÜRÜT ÇALOĞLU

  4. Mesane kanseri tanı ve izleminde yeni bir tümör belirteci olan mesane kanseri fibronektin'in analitik ve klinik değerlendirilmesi

    Analytical and clinical evaluation of new urinary tumor marker: Bladder tumor fibronectin for diagnosis and follow up of bladder cancer

    NİLGÜN MUTLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2002

    BiyokimyaMarmara Üniversitesi

    Biyokimya Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. KAYA EMERK

  5. Mesane ürotelyal kanseri nedeniyle hastanemizde radikal sistoprostatektomi yapılan hastalarda rastlantısal prostat adenokarsinom sıklığını tespit etmek, lokal-sistemik nüks açısından psa takibinin gerekliliğini araştırmak

    The incidence of prostate adenocarcinoma in patients who underwent cystoprostatectomy for invasive baldder cancer and studying psa in patients for local-systemic recurrens

    AHMET SELÇUK DİNDAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Ürolojiİzmir Katip Çelebi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. YÜKSEL YILMAZ