İskemik inmeli bireylerde 3 aylık izlemde ölüm anksiyetesi, depresyon ve anksiyete gelişiminin belirleyicileri, lezyon lokasyonu ve baş etme tutumlarının etkisi
Determinants of death anxiety, depression, and anxiety development in individuals with ischemic stroke during a 3-month follow-up, the impact of lesion location and coping strategies, department of mental health and diseases
- Tez No: 940369
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ MAHMUT SELÇUK, DR. ÖĞR. ÜYESİ UTKU CENİKLİ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Nöroloji, Psychiatry, Neurology
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
DSÖ'ne göre inme sonrası nöropsikiyatrik komplikasyonların oranı da oldukça yüksektir. Baş etme tutumları, stresle başa çıkma ve uyum sağlama süreçlerinde kritik bir rol oynar. Depresyon, anksiyete bozuklukları üzerinde de baş etme stratejilerinin etkisi olduğu bilinmektedir. İskemik inme sonrası psikiyatrik semptomlara lezyon lokalizasyonunun etkisi de nöropsikiyatri alanında önemli bir ilgi odağı olmuştur. Biz de araştırmamızda akut iskemik inmeden sonra ilk 2 haftalık dönemde ve 3 ay sonraki dönemde ölüm anksiyetesi, depresyon ve anksiyete gelişiminin öngördürücülerini saptamayı, inme sonrası inmenin şiddeti, baş etme stillerinin neler olduğu ve bunların ölüm anksiyetesi, depresyon ve anksiyete ile ilişkisini değerlendirmeyi amaçladık. Veri toplama araçları olarak sosyodemografik formu, HAM-D, HAM-A, Beck Umutsuzluk Ölçeği, Templer Ölüm Kaygısı Ölçeği, NIHSS, mRS, inmenin lezyon lokalizasyonu için MR görüntülerini kullandık. Problem odaklı baş etme tutumları ve duygusal odaklı baş etme tutumlarını daha fazla kullanmanın inme sonrası çok sık karşılaşılan psikiyatrik semptomlarla baş etmede işlevsel olduğu, depresyon ve anksiyete belirtilerine karşı koruyucu olduğunu saptadık. İnme sonrası akut dönemde depresyon için yadsıma, davranışsal ilgiyi kesme tutumlarını fazla kullanmak ve fiziksel bağımlılık düzeyinin fazla olmasının belirleyici olduğu, 3.ayda ise akut dönemdeki umutsuzluk düzeyinin fazla olmasının belirleyici olduğu sonucuna vardık. Supratentorial lezyon lokalizasyonu olan iskemik inme hastalarının 3.ayda umutsuzluk ve anksiyete düzeylerinin daha fazla olduğunu bulduk. Hastaların İşlevsel baş etme yöntemlerini kullanması konusunda desteklenmesinin mevcut duruma adaptasyon ve rehabilitasyon döneminde faydası olacağını düşünmekteyiz.
Özet (Çeviri)
According to WHO, the rate of neuropsychiatric complications after stroke is also quite high. Coping attitudes play a critical role in the processes of coping with stress and adaptation. It is known that coping strategies have an effect on depression and anxiety disorders. The effect of lesion localization on psychiatric symptoms after ischemic stroke has also become an important focus of interest in the field of neuropsychiatry. In our study, we aimed to determine the predictors of the development of death anxiety, depression and anxiety in the first 2 weeks and 3 months after acute ischemic stroke, to evaluate the severity of stroke, coping styles and their relationship with death anxiety, depression and anxiety. We used the sociodemographic form, HAM-D, HAM-A, Beck Hopelessness Scale, Templer Death Anxiety Scale, NIHSS, mRS, and MRI images for stroke lesion localization as data collection tools. We found that using problem-focused coping strategies and emotionally focused coping strategies more is functional in coping with psychiatric symptoms that are frequently encountered after stroke and is protective against symptoms of depression and anxiety. We concluded that in the acute period after stroke, excessive use of denial, behavioral disengagement attitudes and high levels of physical dependence are determinants of depression, and in the 3rd month, high levels of hopelessness in the acute period are determinants. We found that ischemic stroke patients with supratentorial lesion localization had higher levels of hopelessness and anxiety at 3 months. We believe that supporting patients to use functional coping methods will be beneficial during the adaptation to the current situation and rehabilitation period.
Benzer Tezler
- Koroner arter bypass ameliyatı geçirenlerin klinik ve EKG değişimlerinin uzun dönemde incelenmesi
Başlık çevirisi yok
AYNUR ÇIVGA
- Akut miyokard infarktüsü ve iskemik kalb hastalarında serumda dehydroepiandrosteron sülfat düzeyleri
Başlık çevirisi yok
HASAN DEMİRTAŞ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Kardiyolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HÜSREV HATEMİ
- Dejeneratif lomber spinal stenozlu hastalarda ve fikse kadavralarda redundant sinir kökleri
Başlık çevirisi yok
ALİ KALKAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1988
Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyonİstanbul ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
- Nifedipinin yüzeyel elektrokardiyogramda QTc ve ST segmenti sürelerine olan etkileri
Başlık çevirisi yok
SAFİNAZ BOZTAŞ
- Hipotermik kardiopleji altında, global iskemiye uğratılmış izole sıçan kalplerinde, reperfüzyon sıvısı ve myokard ısılarının, iskemi sonrası kalp performansına etkileri
Başlık çevirisi yok
ENVER DAYIOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul ÜniversitesiGöğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı