Geri Dön

Primer hiperparatiroidide minimal invaziv paratiroidektomi sonrası gelişebilecek hipokalsemilerin sınıflandırılması ve risk faktörlerinin belirlenmesi

Classification of hypocalcemia and determination of risk factrols after minimally invasive parathyroidectomy in primary hyperparathyroidis

  1. Tez No: 941507
  2. Yazar: VOLKAN KARADAĞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. KENAN ÇETİN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Genel Cerrahi, Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, General Surgery, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: primer hiperparatiroidi, minimal invaziv paratiroidektomi, hipokalsemi, süpresif hipoparatiroidi, aç kemik sendromu, primary hyperparathyroidism, minimally invasive parathyroidectomy, hypocalcemia, suppressive hypoparathyroidism, hungry bone syndrome
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Minimal invaziv paratiroidektomi (MİP), primer hiperparatiroidizm (PHPT) tedavisinde geleneksel boyun eksplorasyonu yerine uygulanan güncel bir cerrahi yaklaşımdır. MİP sonrası gelişebilecek hipokalsemi, heterojen klinik tablolara yol açabilir. Bu çalışmada, hipokalseminin klinik alt tiplerinin sınıflandırılması ve her biri için risk faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, postoperatif dönemde PTH düşüklüğüyle seyreden ancak klinik olarak asemptomatik olan yeni bir hipokalsemi formu olan“süpresif hipoparatiroidi”tanımı literatüre kazandırılmak istenmiştir. Materyal-Metod: Kasım 2020 – Aralık 2024 tarihleri arasında MİP uygulanan ve preoperatif lokalizasyonla adenomları saptanan PHPT hastaları retrospektif olarak değerlendirildi. Demografik özellikler, biyokimyasal parametreler, kemik mineral yoğunluğu, adenom ağırlığı ve postoperatif hipokalsemi bulguları karşılaştırıldı. Hastalar,“süpresif hipoparatiroidi”ve“aç kemik sendromu (AKS)”gelişimine göre gruplandırıldı. Bulgular: Toplam 126 hasta değerlendirildi. Süpresif hipoparatiroidi gelişen hastalarda preoperatif serum kalsiyum düzeyi daha yüksek (p=0,007), fosfor düzeyi daha düşük (p<0,001) ve femur boyun T-skorları anlamlı şekilde daha yüksekti (p=0,03). Multivaryant analizde düşük fosfor düzeyi (OR: 0,21; %95 GA: 0,05–0,85; p=0,029) ve yüksek femur T-skoru (OR: 2,10; %95 GA: 1,22– 3,62; p=0,008) süpresif hipoparatiroidi için bağımsız risk faktörleri olarak saptandı. AKS gelişen hastalarda ise preoperatif PTH (p<0,001), ALP düzeyleri (p=0,01) ve adenom ağırlığı (p=0,03) daha yüksek, femur T-skorları ise daha düşüktü (p=0,02). Yalnızca yüksek preoperatif PTH düzeyi AKS gelişimi için anlamlı bağımsız belirteçti (OR: 1,006; %95 GA: 1,00–1,01; p=0,009). Sonuç: MİP sonrası hipokalsemi tek bir klinik antite olarak değerlendirilemez. Bu çalışmada tanımlanan süpresif hipoparatiroidi, postoperatif dönemde PTH düşüklüğü ile seyreden ancak klinik olarak hafif semptomatik ya da asemptomatik hastalar için özgün bir alt kategoridir. AKS ise daha agresif biyokimyasal bozukluklarla karakterizedir. Bu iki tablonun ayrıştırılması, postoperatif yönetimi ve hasta takibini kolaylaştırabilir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Purpose: Minimally invasive parathyroidectomy (MIP) is a current surgical treatment applied instead of traditional neck exploration for the treatment of primary hyperparathyroidism (PHPT). Hypocalcemia that may develop after MIP may lead to heterogeneous clinical presentations. This study aimed to classify the clinical subtypes of hypocalcemia and to determine the risk factors for each. In addition, the definition of“suppressive hypoparathyroidism”a new hypocalcemia formula that progresses with PTH decrease in the postoperative period but is clinically asymptomatic, was aimed to be added to the literature. Material-Method: PHPT patients who underwent MIP between November 2020 and December 2024 and whose adenomas were detected by preoperative localization were evaluated retrospectively. Demographic characteristics, biochemical parameters, bone mineral density, adenoma weight and postoperative hypocalcemia findings were compared. Patients were grouped according to the development of“suppressive hypoparathyroidism”and“hungry bone syndrome”. Findings: A total of 126 patients were evaluated. Patients who developed suppressive hypoparathyroidism had higher preoperative serum calcium levels (p = 0.007), lower phosphorus levels (p <0.001), and significantly higher femoral neck T-scores (p = 0.03). In multivariate analysis, low phosphorus levels (OR: 0.21; 95% CI: 0.05–0.85; p = 0.029) and high femoral T-score (OR: 2.10; 95% CI: 1.22–3.62; p = 0.008) were identified as independent risk factors for suppressive hypoparathyroidism. In patients who developed HBS, preoperative PTH (p <0.001), ALP levels (p = 0.01), and adenoma weight (p = 0.03) were higher, while femoral T-scores were lower (p = 0.02). Only elevated preoperative PTH level was a significant independent predictor for HBS (OR: 1.006; 95% CI: 1.00–1.01; p = 0.009). Conclusion: Hypocalcemia after MIP can not be evaluated as a single clinical entity. Suppressive hypoparathyroidism defined in this study is a specific subcategory for patients who have low PTH in the postoperative period but are clinically mildly symptomatic or asymptomatic. Hungry bone sydrome is characterized by more aggressive biochemical disorders. Separating these two conditions may facilitate postoperative management and patient follow-up.

Benzer Tezler

  1. Değişik derim zamanı ve önsoğutmanın Bursa siyahı incir çeşidinin meyve kalitesi ve pazarlama süresi üzerine etkileri

    Effects of haruest time and precooling on fruit quality and shelf-life of the fig variety“Bursa siyahı”

    FÜSUN GÜRSEL ÇELİKEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

  2. Traditional vernacular houses in Anatolia: The question of evaluative criteria

    Anadolu geleneksel yöresel konut mimarlığında değerlendirme ölçütleri sorunu

    OKAN ÜSTÜNKÖK

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    1987

    MimarlıkOrta Doğu Teknik Üniversitesi

    Mimarlık Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GÖNÜL TANKUT

  3. Bazı buğday türlerinde poliploidi düzeyine bağımlı IAA ve ABA miktarlarının kantitatif belirlenmesi üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    SEVGİ HEPAKSOY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    BotanikEge Üniversitesi

    Botanik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AVNİ GÜVEN

  4. Dirichlet karakterleri ve sınıf sayısı bir olan cyclotomic cisimler

    Başlık çevirisi yok

    NEŞET AYDIN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MatematikCumhuriyet Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. HATİCE KANDAMAR