Geri Dön

Primer immünyetmezliği olan hastalarda ilaç alerjisi

Drug allergy in primary immunodeficiency patients

  1. Tez No: 945952
  2. Yazar: EYLÜL ALTUNOVA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ÖZGE UYSAL SOYER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Allerji ve İmmünoloji, Allergy and Immunology
  6. Anahtar Kelimeler: Çocuk, primer immünyetmezlik, ilaç alerjisi, risk faktörleri, Children, primary immunodeficiency, drug allergy, risk factors
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Hacettepe Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Altunova E., Primer İmmünyetmezlikli Hastalarda İlaç Alerjisi, Hacettepe Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Uzmanlık Tezi. Ankara, 2025. Bu çalışma, primer immün yetmezlikli çocuklarda ilaç reaksiyonlarının sıklığını, klinik özelliklerini ve risk faktörlerini analiz etmek amacıyla yapıldı. Çalışmaya Ocak 2022-Aralık 2024 arasında başvuran 820 hasta dahil edildi ve bu hastaların %7'sinde (n=58) şüpheli ilaç reaksiyonu tespit edildi. Toplam 68 ilaç reaksiyonu değerlendirildi. Tanısal algoritmalar sonucunda 11 hastada (%1.3) IgE aracılı, 8 hastada (%0.97) non-IgE aracılı ilaç alerjisi ve 11 hastada (%1.3) infüzyon reaksiyonu saptandı. İlaç alerjisi olan ve olmayan gruplar arasında yaş, cinsiyet, tanı yaşı ve izlem süresi açısından anlamlı fark bulunmadı. Ancak, ilaç alerjisi grubunda ailede immün yetmezlik öyküsü (%63.2 vs. %24.1, p<0.001), hastada atopik hastalık (%84.2 vs. %42.9, p<0.001) ve ek kronik hastalık (%68.4 vs. %39.7, p=0.011) daha yüksek orandaydı. IgE aracılı reaksiyonlar en sık seftriakson ve beta-laktam antibiyotiklerle ilişkiliydi ve çoğunlukla ürtiker, anjiyoödem veya anafilaksi şeklinde ortaya çıktı. İnfüzyon reaksiyonları ise en sık vankomisin ve amfoterisin B ile görüldü ve“kırmızı boyun sendromu”gibi semptomlarla kendini gösterdi. Gecikmiş tip reaksiyonlar ise genellikle trimetoprim/sülfometoksazol ve beta-laktamlar tarafından tetiklendi ve makülopapüler döküntü ,serum hastalığı veya DRESS sendromu şeklinde ortaya çıktı . Risk faktörleri analizinde, ailede immün yetmezlik öyküsü (OR: 6.010, p<0.001), hastada atopik hastalık (OR: 9.323, p=0.001), otoimmün hastalık (OR: 3.385, p=0.024) ve sepsis öyküsü (OR: 3.275, p=0.012) ilaç alerjisi gelişimi için anlamlı risk faktörleri olarak belirlendi. Ayrıca, kronik ilaç kullanımı (özellikle DMARD, kolşisin ve UDCA) ve birden fazla ilaç kullanımı ilaç alerjisi riskini artırdı. Sonuç olarak, primer immün yetmezlikli çocuklarda ilaç reaksiyonları önemli bir klinik sorundur ve yüksek riskli hastaların yakından izlenmesi gereklidir. Tanı için deri testleri ve ilaç provokasyon testleri kullanılmalı, gereksiz ilaç kısıtlamalarından kaçınılmalıdır. Gelecekteki çalışmalarda, bu popülasyonda ilaç alerjisi mekanizmalarının aydınlatılması ve standart tanı protokollerinin geliştirilmesi önerilmektedir.

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Altunova E., Drug Allergy in Primary Immunodeficiency Patients, Hacettepe University, Department of Child Health and Diseases. Specialization Thesis. Ankara, 2025. This study was conducted to analyze the frequency, clinical features and risk factors of drug reactions in children with primary immunodeficiency. 820 patients who applied between January 2022 and December 2024 were included in the study and suspicious drug reactions were detected in 7% (n=58) of these patients. A total of 68 drug reactions were evaluated. As a result of diagnostic algorithms, IgE-mediated drug allergy was detected in 11 patients (1.3%), non-IgE-mediated drug allergy in 8 patients (0.97%) and infusion reaction in 11 patients (1.3%). No significant difference was found between the groups with and without drug allergy in terms of age, gender, age at diagnosis and follow-up period. However, family history of immunodeficiency (63.2% vs. 24.1%, p<0.001), patient atopic disease (84.2% vs. 42.9%, p<0.001) and chronic disease (68.4% vs. 39.7%, p=0.011) were more common in the drug allergy group. IgE-mediated reactions were most frequently associated with ceftriaxone and beta-lactam antibiotics and mostly occurred as urticaria, angioedema or anaphylaxis. Infusion reactions were most frequently seen with vancomycin and amphotericin B and presented with symptoms such as“red neck syndrome”. Delayed-type reactions were usually triggered by trimethoprim/sulfamethoxazole and beta-lactams and occurred as maculopapular rash, serum sickness or DRESS syndrome. In the risk factor analysis, family history of immunodeficiency (OR: 6.010, p<0.001), patient atopic disease (OR: 9.323, p=0.001), autoimmune disease (OR: 3.385, p=0.024) and sepsis history (OR: 3.275, p=0.012) were determined as significant risk factors for the development of drug allergy. In addition, chronic drug use (especially DMARD, colchicine and UDCA) and multiple drug use increased the risk of drug allergy. In conclusion, drug reactions are an important clinical problem in children with primary immunodeficiency and high-risk patients should be closely monitored. Skin tests and drug provocation tests should be used for diagnosis and unnecessary drug restrictions should be avoided. In future studies, it is recommended to elucidate the mechanisms of drug allergy in this population and to develop standard diagnostic protocols.

Benzer Tezler

  1. Kritik çocuk hastalarda ferritin ve soluble interlökin 2 reseptör α düzeyinin araştırılması, prognoz üzerine etkilerinin değerlendirilmesi

    Investigation of ferritin and soluble interleukin 2 receptor α levels in critical pediatric patients, evaluation of their effects on prognosis

    İLKNUR PENÇE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SEHER ERDOĞAN

  2. Endokrin ve metabolizma hastalıkları polikliniğine başvuran erkek osteoporoz hastalarında sekonder nedenlerin değerlendirilmesi

    Evaluation of secondary causes in male osteoporosis patients presenting to the endocrinology and metabolic diseases outpatient clinic

    SEHER OKUCU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEMA ÇİFTÇİ

  3. Investigation of cellular pathways in HBV associated liver fibrosis

    HBV bağımlı karaciğer fibrozunda hücresel yolakların araştırılması

    ŞEYMA KATRİNLİ

    Doktora

    İngilizce

    İngilizce

    2016

    Genetikİstanbul Teknik Üniversitesi

    Moleküler Biyoloji-Genetik ve Biyoteknoloji Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)

    DOÇ. DR. GİZEM DİNLER DOĞANAY

  4. Evre 2-3-4 kronik böbrek hastalığı olan diyabetik nefropatili ve primer glomerulonefritli hastaların Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi ve SF-36 indeksi açısından değerlendirilmesi

    Evaluation of stage 2-3-4 chronic kidney disease patients withdiabetic nephropathy and primary glomerulonephritis in terms of Pittsburgh Sleep Quality index and DF-36 index

    MERT SEYHAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    NefrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ZEYNEP BAL

  5. IVIG uygulanan sendromik ve sendromik olmayan primer immün yetmezlikli hastaların karşılaştırılması

    Comparison of syndromic and non-syndromic primary immune deficiency patients after IVIG treatment

    MELEK UYANIK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Allerji ve İmmünolojiOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ALİŞAN YILDIRAN