Ethno-territorial conflict resolution mechanisms for Kirkuk's status problem
Kerkük'ün statü sorunu için etnoteritoryal çatışma çözüm mekanizmaları
- Tez No: 946305
- Danışmanlar: DR. ALEX PRICHARD
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2013
- Dil: İngilizce
- Üniversite: Unıversıty Of Exeter
- Enstitü: Yurtdışı Enstitü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler (ingilizce) Bilim Dalı
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
2003'teki Amerikan işgalinden bu yana Irak'ın yaşamakta olduğu en karmaşık sorunlardan bir tanesi Kerkük bölgesinin nihai statüsünün ne olacağı çerçevesinde ortaya çıkmıştır. Özerk yapıdaki Bölgesel Kürt Yönetimi (BKY) Kerkük'teki Kürt nüfusu ön plana sürerek bölgenin bütün il sınırlarıyla birlikte Erbil'in idaresi altına bırakılmasını isterken, Bağdat yönetimi ve genel olarak Araplar Kerkük'ün Irak'ın bütünlüğünün bir sembolü olduğunu iddia ederek şehrin merkezi yönetimin idari yetkisi altında kalmasını istemektedirler. Bunlarla birlikte, Kerkük'te yaşamakta olan Türkmen ve Hıristiyan nüfusun varlığı da sorunu daha da karmaşık hale getirmektedir. Özellikle gerek tarihi arka planı gerekse de nüfus potansiyeli anlamında Türkmenler Kerkük sorununda kilit role sahiptirler. Bu sebeplerle, kalıcı, istikrara hizmet edecek ve Irak'ın bütünlüğünü kuvvetlendirici bir çözüm için Kerkük'te yaşan bütün toplumları, BKY'yi ve Bağdat'ı aynı anda azami ölçüde tatmin edecek bir yöntem geliştirilmelidir. Bu bağlamda bu tez, sorunun çözümü için üç aşamalı bir süreç önermektedir. Öncelikle, Kerkük'ün Kürt ve Arap yoğunluğa sahip yerleşim bölgeleri şehrin idari bütünlüğünden çıkartılarak BKY veya Bağdat'a bağlanmalıdır. Böylece, bu durum hem Kürtler hem de Araplar nezdinde sembolik bir kazanım anlamına gelerek sonraki aşamaları desteklemelerine katkı sağlayacaktır. İkinci aşamada, başta Kerkük şehir merkezi olmak üzere coğrafi anlamda daraltılmış Kerkük bölgesine Irak Anayasası'na dayanarak özerk bir yapı verilmelidir. Böylece, Kerkük'te hep birlikte karışık halde yaşayan Türkmen, Kürt, Arap ve Hıristiyanlar ne Erbil'in ne de Bağdat'ın doğrudan etkisi altında olacaklardır. Son aşamada ise, özerk yapıdaki bölgede bütün topluluklar Kerkük'ün yönetimine“güç paylaşımı”esasına dayanarak hep birlikte katılmalıdırlar. Bu doğrultuda, bütün topluluklar bölgenin yasama, yürütme ve yargı faaliyetlerine katılacaklardır. Bu durum, bütün etnik gruplara kendi haklarını koruma ve geliştirme garantisi vereceğinden, diğer etnik gruplarla çatışma yerine işbirliği halinde bölgenin yönetimine katılmalarını sağlayacaktır.
Özet (Çeviri)
The oil-rich Kirkuk has become one of the most significant knotty problems of Iraq since the American invasion in 2003. The administrative status of the province has not been determined yet. The Kurdish Regional Government (KRG) claims that Kirkuk is a Kurdish province; thus should be incorporated into the Kurdish region, whereas Arabs consider Kirkuk as an Iraqi province, which should remain as a governorate under the control of the central government. Furthermore, the existence of Turkmens and Christians in Kirkuk makes the problem more complicated. Each ethnic group demands the right to govern Kirkuk. In order to stabilise Kirkuk, a solution that will satisfy all inhabitant ethnic groups in the province should be achieved. In this sense, firstly, Kirkuk's Kurd-dominated rural areas, specifically the Makhmur district, could be separated from Kirkuk and attached to the KRG. Similarly, the predominantly Arab Hawija district could be detached from Kirkuk and added to a neighbouring Arab province under the control of Baghdad. This would avoid a symbolic loss for Kurds and Arabs. Thereafter, the rest of the province, particularly the central district - the city of Kirkuk - could be granted an autonomous or a special status. This would allow Kirkuk to enjoy more powers than as a governorate under the control of Baghdad. Some executive, legislative and judicial powers could be devolved from Baghdad to Kirkuk. Finally, political and economic power in Kirkuk should be proportionally distributed between four ethnic groups. Therefore, each ethnic group would participate in decision-making and execution in Kirkuk. Moreover, shared power would guarantee each ethnic group to protect their interests and rights in Kirkuk. This would provide a sense of security for all groups, thus forcing them to cooperate rather than live in conflict.
Benzer Tezler
- Çubukludağ (Cumaovası-İzmir) yöresi kayaçlarının radyoaktivite açısından incelenmesi
Başlık çevirisi yok
SİBEL GÜNDÜZ
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
Jeoloji MühendisliğiEge ÜniversitesiNükleer Bilimler Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CAHİT HELVACI
- Kininil-B12 ve indol-3-asetil-B12 türevlerinin sentezi UV ve floresans özelliklerinin incelenmesi
Başlık çevirisi yok
RÜÇHAN ÖZDAMAR
- Etnometodolojik yaklaşım ve uygulaması üzerine bir deneme
Başlık çevirisi yok
IŞIK AKYOLLU
Yüksek Lisans
Türkçe
1988
SosyolojiHacettepe ÜniversitesiSosyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. CİHAT ÖZÖNDER
- A Gas chromatographic study of the physicochemical properties of emulsifiers
Başlık çevirisi yok
AYŞE HALE TEKER
- Çok uluslu işletmelerde yönetim ve organizasyon modelleri
Organization and management models in multinational companies
ÇEŞMİAHU AKSOYTÜRK