Geri Dön

Prediyabetik bireylerde yaşam tarzı değişiklikleri ve kan şekeri düzenlenmesinin depresyon üzerine etkileri

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 946799
  2. Yazar: MERYEM DİDEM GÖKDAŞ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ENES SEYDA ŞAHİNER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: İç Hastalıkları, Psikiyatri, Internal diseases, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Prediyabet, Depresyon, Yaşam Tarzı Değişiklikleri, Beck Depresyon Envanteri (BDE), Glisemik Kontrol, Diyet, Egzersiz, Prediabetes, Depression, Lifestyle Changes, Beck Depression Inventory (BDI), Glycemic Control, Diet, Exercise
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmanın amacı, prediyabetik düzeyde tespit edilen bireylerde tanı anında ruhsal durum değerlendirmesi yaparak, planlanan diyet ve egzersiz programlarının farmakolojik tedaviye başvurulmaksızın, düşük maliyetli ve ulaşılabilir bir yaklaşımla diyabet gelişiminin önüne geçme ve prediyabet tablosundaki düzelme ile ruhsal durumdaki iyileşmeye katkıda bulunma potansiyelini incelemektir. Ayrıca bu çalışmanın, sağlık hizmeti sağlayıcılarının depresyon ve prediyabetin bir arada var olabileceği ve bu iki patolojik durumun klinik sonuçlarına dair farkındalık kazanmalarına katkı sağlaması amaçlanmaktadır. Bu bağlamda,hem sağlık hizmeti sunucuları hem de hastalar üzerinde farkındalık yaratmak ve prediyabetik hasta grubuna yönelik literatüre değerli veriler sunmak hedeflenmiştir. Gereç ve Yöntem: Araştırma, Ankara Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Polikliniği'nde prospektif, tek merkezli bir kohort çalışması olarak yürütülmüştür. Çalışmaya, 05/12/2023-07/11/2024 tarihleri arasında prediyabet tanısı alan toplam 91 gönüllü katılmıştır (49 hasta, 42 kontrol grubu). Prediyabet tanısı, Amerikan Diyabet Birliği (ADA) kılavuzlarına göre HbA1c düzeyi %5,8–6,4 arasında olan bireylere konulmuştur. Hasta grubundaki bireylere 3 aylık diyet ve egzersiz programı uygulanırken, kontrol grubunda bu müdahaleler yapılmamıştır. Hasta ve kontrol gruplarına ait biyokimyasal analizler (HbA1c, APG, insülin, lipit profili), antropometrik ölçümler (VKİ, VYO) ve Beck Depresyon Envanteri (BDE) skorları değerlendirilmiştir. Diyet ve egzersiz programları bireyselleştirilmiş olup, diyetisyen ve çalışmayı yürüten hekim tarafından planlanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 24,0 yazılımı ile yapılmıştır. Verilerin dağılımı Kolmogorov-Smirnov testi ile incelenmiş, bağımsız gruplarda Mann-Whitney U testi, bağımlı gruplarda Wilcoxon testi kullanılmıştır. Parametreler arasındaki ilişki, lineer regresyon analizi ile değerlendirilmiş ve p<0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Bu çalışmaya katılan 91 prediyabetik bireyin yaş ortalaması 50,8 ± 9,8 yıl olup, katılımcıların %56'sını kadınlar oluşturmaktaydı. Üç aylık yaşam tarzı değişikliği uygulanan hasta grubunda, başlangıçtaki Beck Depresyon Envanteri (BDE) puanlarında (p = 0,001) ve glisemik parametrelerde (HbA1c için p = 0,003, açlık kan glukozu için p = 0,046) anlamlı iyileşmeler gözlemlendi. BDE puanları belirgin şekilde azalırken, HbA1c ve açlık kan glukozu seviyelerinde anlamlı düşüşler kaydedildi. Buna karşılık, kontrol grubunda yaşam tarzı değişikliği uygulanmadığından, glisemik parametreler ve depresyon semptomlarında anlamlı bir değişiklik saptanmadı (p > 0,05). Ayrıca, hasta grubunda depresyon skorları ile HbA1c değişimleri arasında güçlü bir pozitif korelasyon olduğu görüldü (p < 0,001). HOMA-IR değerleri ve BDE skorları arasında anlamlı bir ilişki bulunurken (p = 0,004), antropometrik verilerde de (vücut kitle indeksi, vücut yağ oranı ve bel-kalça oranı) iyileşmeler kaydedildi. Bel-kalça oranı ile depresyon skorları arasında pozitif bir korelasyon saptandı (p < 0,01). Bu bulgular, literatürle uyumlu olarak, depresyon ile glisemik kontrol arasındaki çift yönlü ilişkiyi doğrulamış ve yaşam tarzı değişikliklerinin bu ilişkiyi iyileştirmede önemli bir rol oynadığını göstermiştir. . Sonuç: Çalışmamız, prediyabetin tedavisinin depresyon yönetiminde önemli bir strateji olabileceğini ortaya koymaktadır. Prediyabetik bireylerde depresyon semptomlarının birlikte izlenmesi, hem glisemik kontrolün sağlanması hem de psikolojik iyileşme açısından klinik pratikte dikkate alınması gereken bir yaklaşımdır. Bu bulgular, prediyabet ve depresyon arasındaki pozitif ilişkileri ve çift yönlü nedensel etkileşimleri vurgulamaktadır. Depresyon tedavisinde yalnızca psikoterapi veya antidepresan tedavinin değil, aynı zamanda metabolik parametrelerin de yönetilmesi gerektiği görülmektedir. Prediyabetik bireylerin bütünsel bir yaklaşımla ele alınması, tedavi protokollerine depresyon semptomlarının yönetiminin dahil edilmesini gerektirmektedir. Gelecekte yapılacak çalışmalarda, multidisipliner bir yaklaşım benimsenerek psikiyatri, iç hastalıkları ve endokrinoloji uzmanlıkları arasındaki iş birliğinin artırılması önerilmektedir. Bu bağlamda, çalışmamız literatüre önemli bir katkı sağlamaktadır.

Özet (Çeviri)

Aim: This study aims to evaluate the psychological state at the time of diagnosis in individuals identified at the prediabetic stage and to investigate the potential of planned diet and exercise programs, without resorting to pharmacological treatment, to prevent the progression to diabetes in a cost-effective and accessible manner. Furthermore, the study seeks to explore the potential contribution of improvements in prediabetic status to psychological well-being. Another goal of this study is to raise awareness among healthcare providers about the coexistence of depression and prediabetes, as well as their clinical implications. In this context, the study aims to create awareness among both healthcare providers and patients while contributing valuable data to the literature on the prediabetic patient population. Materials and Methods: This prospective, single-center cohort study was conducted at the Internal Medicine Outpatient Clinic of Ankara City Hospital. A total of 91 volunteers (49 patients, 42 controls) diagnosed with prediabetes between December 5, 2023, and November 7, 2024, were included. Prediabetes was diagnosed according to the American Diabetes Association (ADA) guidelines, with HbA1c levels ranging between 5,8% and 6,4%. A 3-month diet and exercise program was implemented for the patient group, whereas no such interventions were applied to the control group. Biochemical analyses (HbA1c, fasting plasma glucose, insulin, lipid profile), anthropometric measurements (BMI, body fat percentage), and Beck Depression Inventory (BDI) scores were evaluated for both groups. The diet and exercise programs were individualized and planned by a dietitian and the primary investigator. Statistical analyses were performed using SPSS 24,0 software. The Kolmogorov-Smirnov test was used to assess data distribution, and the Mann-Whitney U test was used for independent groups, while the Wilcoxon test was employed for dependent groups. Relationships between parameters were evaluated using linear regression analysis, with a significance level set at p<0,05. Results: The mean age of the 91 prediabetic individuals included in this study was 50.8 ± 9.8 years, with 56% of the participants being female. In the patient group subjected to a three-month lifestyle modification program, significant improvements were observed in Beck Depression Inventory (BDI) scores (p = 0.001) and glycemic parameters (p = 0.003 for HbA1c, p = 0.046 for fasting blood glucose). While BDI scores showed a marked decrease, significant reductions were also noted in HbA1c and fasting blood glucose levels. In contrast, no significant changes were detected in glycemic parameters or depression symptoms in the control group, which did not undergo lifestyle modification (p > 0.05). Furthermore, a strong positive correlation was found between depression scores and HbA1c changes in the patient group (p < 0.001). A significant relationship was also identified between HOMA-IR values and BDI scores (p = 0.004), and improvements were recorded in anthropometric parameters such as body mass index (BMI), body fat percentage, and waist-to-hip ratio. A positive correlation was detected between waist-to-hip ratio and depression scores (p < 0.01). These findings, consistent with the literature, confirm the bidirectional relationship between depression and glycemic control and demonstrate the significant role of lifestyle modifications in improving this relationship. Conclusion: Our findings suggest that managing prediabetes can serve as a valuable strategy for addressing depression. Monitoring depression symptoms in prediabetic individuals is essential for achieving both glycemic control and psychological improvement. These results highlight the positive associations and potential bidirectional causal relationships between prediabetes and depression. The study emphasizes the need for a holistic approach in the management of prediabetic individuals, integrating the management of depression symptoms into treatment protocols. Future studies should adopt a multidisciplinary approach involving collaboration among psychiatry, internal medicine, and endocrinology specialists. In this regard, our study contributes significantly to the existing literature.

Benzer Tezler

  1. Prediyabetik bireylerde tip 2 diyabet gelişiminin engellenmesi için verilen yaşam tarzı değişikliklerine hasta uyumunu etkileyen faktörlerin saptanması

    Factors that effects the adherence to the lifestyle changes which prevents type 2 diabetes progression in prediabetic patients

    DENİZ BESLER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Aile HekimliğiDokuz Eylül Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. DİLEK GÜLDAL

    PROF.DR. SENA YEŞİL

  2. Prediyabet veya Tip 2 diyabet hastalığı olan bireylerin yaşam tarzı değişikliklerini sürdürebilme konusunda yaşadığı zorluklar: Kalitatif bir çalışma

    Difficulties experienced by individuals with prediabetes or Type 2diabetes in sustaining lifestyle changes: A qualitative study

    BERFİN BABAOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiHacettepe Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. İZZET FİDANCI

  3. Tip 2 diyabetli bireylere verilen planlı diyabet eğitiminin ve telefonla izlemin metabolik kontrol üzerine etkisi

    The effect of planned diabetes education and telephone follow-up on metabolic control for individuals with TYPE 2 diabetes

    ASLI ERYILMAZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    HemşirelikBalıkesir Üniversitesi

    Hemşirelik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. SİBEL KARACA SİVRİKAYA

    DOÇ. DR. HİCRAN YILDIZ

  4. Bir eğitim aile sağlığı merkezinde kayıtlı bireylerin kardiyovasküler risk skorları ile hayatın temelleri-8 puanları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between cardiovascular risk scores and life's essential 8 scores among individuals registered at an educational family health center

    BÜNYAMİN FURKAN PALA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Aile HekimliğiMarmara Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SALİHA SERAP ÇİFÇİLİ

  5. Prediyabetik bireylerde roziglitazon kullanımının etkinliğinin değerlendirilmesi

    Assesment of using rosiglitazone in patients wityh pre-diabetes

    MİNE ÖZDUMAN CİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2007

    Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıAnkara Üniversitesi

    Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SEVİM GÜLLÜ