Geri Dön

Nüks jinekolojik kanserlerde immatür granülosit ve delta nötrofil indeksinin kanser nüksünü öngörmede başarısı

Success of immature granulocyte and delta neutrophil index in predicting cancer recurrence in recurrent gynecologic cancers

  1. Tez No: 947192
  2. Yazar: İLAYDA DENİZ CENGİZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. CANER ÇAKIR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: İmmatür Granülosit, Delta Nötrofil İndeks, Nüks Jinekolojik Kanserler, Cerrahi-kadın doğum, Genital neoplazmlar-kadın, Immature Granulocyte, Delta Neutrophil Index, Recurrence, Gynecologic Cancers, Surgery-obs.-gyn., Genital neoplasms-female
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş-Amaç: Bu retrospektif çalışmanın temel amacı, immatür granülosit ve delta nötrofil indeks gibi hematolojik parametrelerin, jinekolojik kanser hastalarında nüks riskinin öngörülmesindeki potansiyelini değerlendirmektir. İmmatür granülosit (IG) oranı ve delta nötrofil indeks (DNI), inflamasyon ve immün yanıt ile ilişkilendirilmiş önemli belirteçlerdir. Bu çalışma, non-invaziv ve kolay ulaşılabilir olan bu belirteçlerin kanser nüksünün erken tanısında ne kadar güvenilir olabileceğini anlamamıza yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Etlik Şehir Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Kliniğinde, Eylül 2022- Eylül 2023 tarihleri arasında, endometrium kanseri, serviks kanseri ve over kanseri başta olmak üzere jinekolojik malignite tanısı alıp takiplerinde nüks saptanan hastalar arasından dahil etme ve dışlama kriterlerine uyan, verilerine tam olarak ulaşılabilen hastalar ele alınmıştır. Hastaların yaş, gravida, parite, vücut kitle indeksi, yapılan ameliyat ve yılı, histopatolojik tanısı, evreleme yapılıp yapılmadığı, evreleme yapıldıysa evresi, beyaz küre sayısı (WBC), platelet, nötrofil, lenfosit, delta nötrofil index (DNI), immatür granülosit (IG), CA125, nötrofil lenfosit oranı (NLR) ve platelet lenfosit oranı (PLR) değerleri kaydedildi. Hastalar farklı jinekolojik kanser türlerinde sınıflandırılarak IG ve DNI değerlerinin nüksü öngörme açısından etkinliği karşılaştırılmıştır. Bulgular: Çalışmaya nüks saptandığı tarihteki yaş aralığı 21-74 arasında değişen (Ort.=54,5) toplam 34 hasta dahil edilmiştir. 12 (%35,3) hasta over kanseri, 8 (%23,5) hasta endometrium kanseri, 9 (%26,5) hasta serviks kanseri, 4 (%11,8) hasta vulva kanseri ve 1 (%2,9) hasta uterin sarkomdu. Hastaların 12'si (%35,3) 2020 yılından önce opere olmuş olup 22'si (%64,7) ise 2020 yılından sonra opere olmuştur. Histopatolojik tanılarına göre incelendiğinde ise en sık görülen tanı 11 (%32,5) hasta ile adenokarsinom ve sonrasında 10 (%29,4) hasta ile skuamöz hücreli karsinomdur. En az görülen tanılar ise 1'er (%2,9) hasta ile berrak hücreli karsinom, karsinosarkom ve disgerminomdur. Hastaların DNI ve IG ortalama değerleri sırasıyla 0.7±0.2 ve 87.9±36.1 olarak bulunmuştur. Hastaların malignite tipleri ile inflamatuar belirteçler ve nüks sırasında saptanan tümör belirteçleri arasında anlamlı fark bulunmamıştır (p>0.05). DNI ve IG parametreleri ile nüks sırasındaki CA125 arasında orta düzeyde (sırasıyla r=0,45 ve r=0,38) pozitif yönlü ilişki varken, DNI ile preoperatif CA125 arasında ise güçlü düzeyde (r=0,80) pozitif yönlü ilişki bulunmuştur (p<0.05) Nüks sırasındaki CA125 değeri >35 olanların, NLR ve PLR ortalamaları, CA125 ≤35 göre anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuçlar: Bu çalışmada DNI ve IG başta olmak üzere hematolojik parametreleri ve nüks sırasındaki tümör belirteçlerini malignite tiplerine göre incelediğimizde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. DNI ve IG parametreleri ile CA125 arasında yapılan incelemelerde DNI ve IG değerlerinin CA125 yüksekliği ile korele olduğu gösterilmiştir. DNI ve IG değerlerinin nüksü öngörmede tek başına tanı koydurucu olmadığı ancak yol göstermede faydalı olabileceği görülmüştür. Çok merkezli, daha büyük hasta gruplarında yapılacak prospektif çalışmalar ile DNI ve IG değerlerinin jinekolojik kanser nüksü ile ilişkisi daha net ortaya konmalıdır.

Özet (Çeviri)

Aim: The primary aim of this retrospective study is to evaluate the potential of hematologic parameters such as immature granulocyte (IG) and delta neutrophil index (DNI) in predicting the risk of recurrence in patients with gynecologic cancer. IG ratio and DNI are significant markers associated with inflammation and immune response. This study aims to understand how reliable these markers, which are non-invasive and easily accessible, could be in the early diagnosis of cancer recurrence. Material and Methods: Patiens diagnosed with gynecologic malignancies including endometrial cancer, cervical cancer, ovarian cancer and vulvar cancer at the Gynecologic Oncology Clinic of Etlik City Hospital between September 2022 and September 2023, who met the inclusion and exclusion criteria and whose data were fully accessible, were included in the study. Patient demographics, including age, gravidity, parity, body mass index, year and type of surgery, histopathological diagnosis, staging, white blood cell count (WBC), platelet count, neutrophil count, lymphocyte count, delta neutrophil index (DNI), immature granulocyte (IG), CA125, neutrophil-lymphocyte ratio (NLR), and platelet-lymphocyte ratio (PLR) were recorded. Patients were classified into different types of gynecologic cancer, and the effectiveness of IG and DNI values in predicting recurrence was compared. Results: A total of 34 patients with a range of ages from 21 to 74 (mean=54.5) at the time of recurrence were included in the study. Of these, 12 (35.3%) had ovarian cancer, 8 (23.5%) had endometrial cancer, 9 (26.5%) had cervical cancer, 4 (11.8%) had vulvar cancer, and 1 (2.9%) had uterine sarcoma. 12 of patients (35.3%) underwent surgery before 2020, while 22 (64.7%) underwent surgery after 2020. The most common histopathological diagnosis was adenocarcinoma in 11 patients (32.5%), followed by squamous cell carcinoma in 10 patients (29.4%). The least common diagnoses were clear cell carcinoma, carcinosarcoma, and dysgerminoma, each observed in 1 patient (2.9%). The mean values of DNI and IG in patients were 0.7±0.2 and 87.9±36.1, respectively. There was no significant difference between the inflammatory markers and tumor markers detected at the time of recurrence and the types of malignancies (p>0.05). There was a moderate positive correlation between DNI and IG parameters and CA125 at the time of recurrence (r=0.45 and r=0.38, respectively), while a strong positive correlation was found between DNI and preoperative CA125 (r=0.80) (p<0.05). The mean values of NLR and PLR were significantly higher in patients with CA125>35 compared to those with CA125 ≤35 (p<0.05). Conclusion: In this study, when hematologic parameters including DNI and IG were examined according to malignancy types and tumor markers detected at the time of recurrence, no statistically significant difference was found. However, examinations of DNI and IG parameters with CA125 demonstrated a correlation between DNI and IG values and CA125 elevation. Although DNI and IG values alone were not diagnostic for predicting recurrence, they could be useful as guiding factors. Prospective studies with larger patient cohorts conducted at multiple centers are needed to further clarify the relationship between DNI, IG values, and gynecologic cancer recurrence.

Benzer Tezler

  1. Endometrium kanserinde nüks ve sağkalımı etkileyen faktörler

    Başlık çevirisi yok

    AYTAJ SHAHBALAYEVA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve Doğumİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. TEVFİK TUGAN BEŞE

  2. Lenf nodu statüsünün endometriyum kanseri olgularında sağkalım ve rekürrens ile ilişkisi

    Relationship of Lymph Node Status with Survival and Recurrence in Patients with Endometrial Cancer

    OSMAN ÇAĞIN BULDUKOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    OnkolojiHacettepe Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FATMA ALEV TÜRKER

  3. Tümör belirteçleri yüksek olan veya kontrastlı abdominal BT'de şüpheli lezyonu bulunan over kanserli hastalarda nüks ve/veya intraabdominal metastazların belirlenmesinde FDG-PET/BT'nin rolü

    The role of FDG-PET/CT in detecting recurrences and/or intraabdominal metastases in ovarian cancer patients with increased tumor markers or suspicious lesions in contrast enhanced-CT

    BUĞRA KAYA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Radyoloji ve Nükleer TıpSelçuk Üniversitesi

    Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. OKTAY SARI

  4. Salpenjektomi operasyonunun over rezervi üzerine etkisinin anti-müllerian hormon (AMH) ve over doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of the effect of the salpenjectomy operation on the ovarian reserve with anti-müllerian hormone (AMH) and doppler ultrasonography for ovarian blood flow

    DERYA ÖZTÜRK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDokuz Eylül Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HASAN BAHADIR SAATLI

  5. Metastatik over kanserli hastalarda hormon reseptör durumunun prognoz ve tedavi yanıtı ilişkisinin retrospektif olarak değerlendilmesi

    Retrospective evaluation of the relationship between hormone receptor status and prognosis ,treatment response in patients with metastatic ovarian cancer

    SÜLEYMAN POLATER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    OnkolojiEge Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BURCU ÇAKAR