Geri Dön

Aristoteles ve Kant'ta yaratıcı muhayyilenin tarihselliği sorunu

The problem of the historicity of creative imagination in Aristotle and Kant

  1. Tez No: 947345
  2. Yazar: HALİL İBRAHİM DOĞRAMACI
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HASAN ATSIZ
  4. Tez Türü: Doktora
  5. Konular: Felsefe, Philosophy
  6. Anahtar Kelimeler: Yaratıcı imgelem, Creative imagination
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ondokuz Mayıs Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Felsefe öncesi mitik dönemde temel işlevi kehanet olan bir tür sezgi yetisi olarak anlaşılan muhayyile bu dönemde henüz kavramsal dilin kontrolü altına girmemiştir. Kavramsal dilin teşekkülü mitolojiden felsefeye doğru bir mesafe süreci olarak gerçekleşirken özellikle orijinal-kopya karşıtlığı bağlamında Platon'da ifadesini kopyanın kopyası şeklinde bulan ve hakikatten iki derece uzaklaştırılan imajların, Aristoteles ile birlikte sadece dışsal taklitler olmadıklarının, aynı zamanda zihni imajlar olarak psikolojik bir rol üstlendiklerinin daha kapsamlı bir şekilde ortaya koyulması ve formların imajlar olmadan zihnen temsil edilemeyeceğinin kabulü ile muhayyile hakikate bir derece yaklaşmıştır. Böylece temsilin temsili olmaktansa salt temsil olarak muhayyile Aristoteles felsefesinde artık bilgi edinmenin zorunlu aracı olarak tanınmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümü kapsamında Aristoteles'in muhayyileye yaklaşımının hem düşüncenin olmazsa olmaz unsuruna dönüştürerek ona başat bir rol atfeden, hem de hakikat talebi karşısında onu halen araçsallaştıran paradoksal bir görünüm arz edip etmediği tartışılmış ve muhayyilenin otonomluk talebine giden yolun ancak Kant'ın devrimsel felsefesi ile gündeme geldiği ileri sürülmüştür. İkinci bölümde Kant'ın, muhayyileyi zihin ile beden arasındaki ikincil bir aracı olarak yorumlama yanlışını gidermek için prodüktif-reprodüktif ayrımını geliştirmesinin, görünüşlerin kendi başlarına temsil/tasavvur kudretimizin dışında var olmaya yetenekli nesneler olmayışları bakımından temellendiği ileri sürülmüştür. Böylece tahayyül gücünün, onsuz hangi ad ve nam altında olursa olsun hiçbir bilgiye sahip olamayacağımız bir işlev olarak karşımıza çıktığı ve Aristoteles'in phantasia'yı bilgi edinmenin zorunlu aracı olarak ortaya koyan yaklaşımı gibi Kant'ın da muhayyileyi ve onun orijinal sentez gücünü bilginin aşkınsal koşullarının kökensel birliği olarak ortaya koyduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Aristoteles sonrası Kant'a gelene kadar muhayyilenin özellikle Ortaçağ düşünürlerince konumlandırıldığı pejoratif anlamının, Kant'ın felsefesi ile eriştiği kökensel öneme nasıl evrildiği irdelenmiş ve muhayyilenin kavramsal bilmeden kendini tanımaya (self-recognition) uzanan serüveni içerisinde kazandığı otonomluğun sınırları tortu, bakiye ve zemin metaforlarına referansla gösterilmeye çalışılmıştır.

Özet (Çeviri)

In the mythical period preceding philosophy, imagination was understood as a kind of intuitive faculty primarily associated with prophecy and had not yet been brought under the dominion of conceptual language. As conceptual discourse gradually emerged through a distancing from mythological thought—particularly in relation to the original–copy dichotomy—images, which Plato had dismissed as second-order copies and thus twice removed from the truth, gained renewed philosophical significance in Aristotle. He demonstrated more comprehensively that such images are not merely external imitations, but also function as mental representations with a psychological role. With the recognition that no form can be mentally represented without images, imagination thus came one degree closer to truth. In Aristotle's philosophy, imagination ceases to be a mere representation of representation and is instead acknowledged as a necessary medium for the acquisition of knowledge. The first part of this study examines whether Aristotle's approach to imagination results in a paradox: on one hand, it elevates imagination to an indispensable component of thought; on the other, it still treats it as an instrumental faculty in service of truth. It is argued that the path toward acknowledging the autonomy of imagination only became possible with Kant's revolutionary philosophy. In the second part, the study explores Kant's productive–reproductive distinction, introduced to overcome the misinterpretation of imagination as a secondary mediator between mind and body. This distinction is grounded in the claim that appearances are not objects that can exist independently of our power of representation. Accordingly, imagination is presented as a faculty without which no cognition—regardless of name or form—can arise. Like Aristotle's view of phantasia as a necessary means of acquiring knowledge, Kant posits imagination and its original power of synthesis as the primordial unity of the transcendental conditions of knowledge. The study further investigates how the pejorative connotations attributed to imagination by medieval thinkers evolved, through Kant, into a foundational epistemological significance. Finally, the limits of the autonomy attained by imagination in its journey from conceptual knowing to self-recognition are analyzed through reference to the metaphors of residue, surplus and ground.

Benzer Tezler

  1. Aristoteles'in zaman görüşü ile Bergson'un zaman görüşünün karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    ALİ OSMAN GÜNDOĞAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    FelsefeAtatürk Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ABDULKUDDÜS BİNGÖL

  2. Teori kavramı üzerine bir inceleme

    Başlık çevirisi yok

    CEMAL GÜZEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    FelsefeHacettepe Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İOANNA KUÇURADİ

  3. Türk-İslam felsefesinde cevher ve araz kavramı

    Başlık çevirisi yok

    METİN İŞÇİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1988

    Felsefeİstanbul Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. NİHAT KEKLİK

  4. Aristoteles ve Meşşai filozoflarının tanrı anlayışlarının karşılaştırılması

    Başlık çevirisi yok

    MEHMET KARATAŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Felsefeİstanbul Üniversitesi

    Felsefe Ana Bilim Dalı

  5. Aristoteles'te oluş ve bozuluşun temellendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    CELAL GÜRBÜZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1990

    Felsefeİstanbul Üniversitesi

    Sistematik Felsefe ve Mantık Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ULUĞ NUTKU