Seramik üretimindeki kusurların sanatsal çalışma kapsamında değerlendirilmesi
Artistic evaluation of flaws in ceramic production
- Tez No: 951339
- Danışmanlar: PROF. DR. HASAN BAŞKIRKAN
- Tez Türü: Sanatta Yeterlik
- Konular: Güzel Sanatlar, Fine Arts
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi
- Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Seramik ve Cam Ana Sanat Dalı
- Bilim Dalı: Seramik Tasarımı Sanat Dalı
- Sayfa Sayısı: 253
Özet
Bu tez çalışması, seramik üretiminde“kusur”olarak tanımlanan teknik aksaklıkların, çağdaş sanat bağlamında nasıl estetik ve kavramsal bir potansiyele dönüştürülebileceğini araştırmaktadır. Seramiğin tarihsel olarak işlevsellik ve teknik doğruluk ekseninde konumlanan bir üretim disiplini iken, 20. yüzyıldan itibaren bir sanat pratiğine evrilmesi, malzemenin ve süreçlerin yeniden yorumlanmasını da beraberinde getirmiştir. Bu dönüşüm içinde, üretim sırasında oluşan kırılma, çatlama, deformasyon, lekelenme, soyulma ve benzeri hataların yalnızca önlenmesi gereken sorunlar değil, aynı zamanda düşünsel ve biçimsel anlatımın bir parçası olarak da değerlendirilebileceği fikri merkeze alınmıştır. Tez iki temel eksen üzerinden yapılandırılmıştır. İlk eksen, seramik üretim sürecinde ortaya çıkan kusurların teknik bağlamda sınıflandırılması ve neden-sonuç ilişkileriyle değerlendirilmesini kapsamaktadır. Çamur hazırlama, sırlama, kurutma, pişirim ve soğutma gibi üretim aşamalarında oluşabilecek kusurlar teknik terimlerle ele alınmış; ancak bu kusurların aynı zamanda dönüştürülebilir ve estetikleştirilebilir nitelikte olduğu vurgulanmıştır. İkinci eksen ise, bu kuramsal çerçevenin çağdaş sanatın eleştirel yönelimleriyle ilişkilendirildiği düşünsel ve estetik yorumlara dayanmaktadır. Kavramsal düzeyde, tez kusur kavramını yalnızca teknik bir eksiklik olarak değil; belleği, rastlantıyı, emeği ve zamanın izlerini taşıyan çok katmanlı bir estetik öğe olarak konumlandırır. Bu bağlamda wabi-sabi estetiği, kintsugi felsefesi, Baudrillard'ın simulakr kavramı, Benjamin'in“aura”sı, Danto'nun sanat nesnesi anlayışı ve Deleuze'ün katmanlı yapı düşüncesi, seramik kusurlarının yeniden yorumlanmasında önemli teorik dayanaklar olarak değerlendirilmiştir. Sanat tarihine ve çağdaş seramik pratiğine yön veren çeşitli sanatçı yaklaşımları da tez kapsamında incelenmiştir. Bu sanatçılar, deformasyonları, yüzey kusurlarını ve yapısal aksaklıkları yalnızca estetik bir biçim olarak değil; kimlik, bellek, doğa ve aidiyet gibi görüşleri sorgulayan kavramsal araçlar olarak kullanmaktadır. Çatlama, akma, kırılma gibi kusurlar bazı sanatçılarda doğaçlama bir biçim anlayışını beslerken, bazı sanatçılarda bu kusurlar kültürel kırılganlıkları görünür kılan bir dilin parçası hâline gelmiştir. Tez kapsamında geliştirilen kuramsal çerçeve, seramik üretimindeki teknik süreç ile çağdaş sanatın kavramsal yönelimleri arasında bir bağ kurmayı amaçlamaktadır. Kusur, bu çalışmada yalnızca biçimsel bir bozulma değil, aynı zamanda düşünsel bir müdahale, üretim sistemine dair eleştirel bir duruş ve sanatsal bir ifade biçimi olarak değerlendirilmiştir. Bu bağlamda seramik, artık yalnızca teknik doğrulukla tanımlanan bir üretim alanı değil; rastlantı, kusur ve müdahale üzerinden kendini var eden bir sanat pratiği olarak yeniden düşünülmektedir. Sonuç olarak, bu tez kusurla çalışmayı bir estetik strateji ve eleştirel tutum olarak önermekte; sanat seramiğinde teknik süreç ile düşünsel üretim arasındaki sınırları bulanıklaştırarak yeni ifade biçimlerine olanak tanımaktadır. Kusur, burada yalnızca sonuç değil; dönüşümün, anlatının ve özgünlüğün başlangıç noktasıdır.
Özet (Çeviri)
This dissertation explores how technical irregularities, commonly defined as“flaws”in ceramic production, can be reinterpreted as aesthetic and conceptual potentials within the context of contemporary art. Historically rooted in functionality and technical precision, ceramic production has undergone a significant transformation since the 20th century, evolving into an artistic practice that invites a reinterpretation of both material and process. Within this transformation, flaws such as cracking, breaking, deformation, staining, and peeling typically considered undesirable are reexamined not merely as problems to be eliminated but as integral components of expressive and conceptual narratives. The study is structured around two primary axes. The first axis offers a technical classification of flaws encountered during various stages of ceramic production—including clay preparation, glazing, drying, firing, and cooling—while emphasizing that these flaws can also be transformed into aesthetic elements. The second axis connects this theoretical framework with the critical tendencies of contemporary art, interpreting flaws not solely as technical deficiencies, but as layered aesthetic components carrying traces of memory, chance, labor, and time. Philosophical and theoretical perspectives such as the Japanese aesthetics of wabi-sabi, the philosophy of kintsugi, Baudrillard's concept of simulacra, Benjamin's notion of aura, Danto's theory of the art object, and Deleuze's idea of multiplicity are employed as foundational references in reevaluating ceramic flaws. Furthermore, the work examines the practices of various contemporary ceramic artists who utilize surface imperfections and structural flaws not only as formal elements but also as conceptual tools to question themes of identity, memory, nature, and belonging. While some embrace flaws as vehicles for improvisational form-making, others use them to articulate cultural fragility and critique. The theoretical framework developed in this study seeks to bridge the gap between technical processes in ceramic production and the conceptual orientations of contemporary art. In this context, the flaw is not merely a formal aberration but becomes a critical intervention, a reflection on systems of production, and a medium of artistic expression. Thus, ceramic art is reimagined not as a domain defined solely by technical mastery, but as a practice grounded in chance, flaw, and intervention. Ultimately, this dissertation proposes working with flaws as an aesthetic strategy and critical stance, blurring the boundaries between technical procedure and conceptual creation in ceramic art. Here, the flaw is not the end point, but the beginning of transformation, narrative, and originality.
Benzer Tezler
- İktidar baskı birey ilişkilerinin bir bağlam olarak 1960 sonrası çağdaş seramik uygulamalarına yansımaları
The reflections of power domination individual relations towards the paractises of contemporary ceramics after the 1960s
ÖZGE BİLTEKİN
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
Güzel SanatlarAkdeniz ÜniversitesiSeramik ve Cam Tasarımı Ana Sanat Dalı
YRD. DOÇ. KEMAL TİZGÖL
- Seramik malzeme ile yeniden yorumlanan gündelik nesneler aracılığı ile aydınlatma tasarımları
Lighting design with everyday products which are re-interpreted with ceramic material
HATİCE ÖZGÜ GÜNDEŞLİOĞLU
Yüksek Lisans
Türkçe
2013
Güzel SanatlarAkdeniz ÜniversitesiSeramik Ana Sanat Dalı
YRD. DOÇ. ENVER GÜNER
- Patara suyolu çalışmalarında ele geçen Helenistik Dönem seramikleri
Hellenistic pottery from waterline in Patara
ŞENİZ VARMAZ
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
ArkeolojiPamukkale ÜniversitesiArkeoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CELAL ŞİMŞEK
- Yapılcan köyü Hıdırlık Türbesi tasvirleri
Depictions of the Hıdırlık Tomb in Yapılcan village
BAŞARAN DOĞU GİTAL
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
Sanat TarihiPamukkale ÜniversitesiSanat Tarihi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. MUSTAFA BEYAZIT
- Laodikeia - Kandilkırı verileri ışığında Güneybatı Anadolu'da Erken Tunç Çağı 2 ve 3
Early Bronze Age 2 and 3 in Southwest Anatolia in light of Laodikeia - Kandi̇lkırı finds
UMAY OĞUZHANOĞLU AKAY
Doktora
Türkçe
2015
ArkeolojiPamukkale ÜniversitesiArkeoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. CELAL ŞİMŞEK
PROF. DR. TURAN EFE