ABD'nin nükleer duruş incelemesi raporları bağlamında nükleer silahların rolü ve nükleer silahsızlanma girişimleri
The role of nuclear weapons in the context of the US nuclear posture review reports and nuclear disarmament
- Tez No: 951791
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EMRE KALAY
- Tez Türü: Yüksek Lisans
- Konular: Uluslararası İlişkiler, International Relations
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Trakya Üniversitesi
- Enstitü: Sosyal Bilimler Enstitüsü
- Ana Bilim Dalı: Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Nükleer enerjinin keşfi dünya tarihinde çığır açan en önemli gelişmelerden biri olarak kabul edilmiştir. Atomun parçalanmasıyla elde edilen bu enerji çeşidi, aynı zamanda yeni bir çağ olarak görülen nükleer çağı da başlatmıştır. Uluslararası sistemdeki devletler politikalarını her zaman güvenliklerini, amaçlarını ve çıkarlarını sağlamak doğrultusunda uygulamaya koymuşlardır. Devletler, atom enerjisinin ortaya çıkışıyla, bu enerjiyi barışçıl amaçlarla kullanma adı altında, dünyanın en korkunç silahları olan nükleer silahları üretmek istemeleri elbette ki kaçınılmaz olacaktı. Çünkü zarar verebilecek nitelikteki birçok somut varlık güvenliğin sağlanmasındaki en öncül araç olarak görülmektedir. Özellikle, uluslararası ilişkiler gibi anarşik ve dinamik bir yapının içinde yer alan devletler, hem ulusal hem de uluslararası güvenliğin sağlanmasında ölümcül nitelikteki nükleer silahlara caydırıcılık olgusu gibi önemli bir rol atfetmeleri sebebiyle bu silahların varlığı ve etkileri günümüze kadar süregelen önemini korumuştur. ABD, 2. Dünya Savaşı'nı sonlandırmak ve nükleer çağın öncüsü olmak adına, 6 Ağustos ve 9 Ağustos'ta Japonya'nın Hiroşima ve Nagazaki kentleri üzerinde atom bombalarını patlatmış ve bu silahları üreten ve kullanan ilk devlet olmuştur. Yaşanan felaket, yüzbinlerce insan zafiyetine neden olmuş, dünya ilk kez nükleer silahların tüm canlı ve cansız varlığı yok edebilecek korkunç etkileriyle tanışmıştır. Soğuk Savaş döneminde, sıkı iki kutuplu sistem oluşmuş ve nükleer silahlanma girişimleri hız kazanarak, ABD'nin sahip olduğu tek nükleer güç olma tekeli kırılmıştır. Devletler, nükleer silahlara yönelip, nükleerleşme arzusuna girmişlerdir. Dolayısıyla, nükleer silahlanmada yaşanan artış ciddi boyutlara ulaşmıştır. Bunun en temel sebebi olarak ise, yadsınamaz ki devletlerin ulusal güvenlik endişeleri olmuştur. Nükleer güç olma rekabeti, yaygınlık gösterdikçe uluslararası konjonktürde güvenlik olgusunun boyutunu değiştirmiş ve sistemin en önemli sorunu haline gelmiştir. Nükleer silahların yayılmasının yarattığı güvensizlik olgusunun tek çözümü ise silahların kontrolü ve nükleer silahsızlanma girişimlerinin zorunluluğunu kılmıştır. Bu çalışma, Amerika Birleşik Devletleri Savunma Bakanlığı tarafından yayımlanan Nükleer Duruş İncelemesi raporları bağlamında, nükleer silahların neler olduğu, bu silahların ABD açısından ne anlam kazandığı, yine, nükleer silahlara ilişkin politika ve stratejilerin belirlenmesi ve ABD'nin çıkar ve kalıcı hedefleri doğrultusunda nükleer silahlara biçilen rolün ne olduğu gibi önemli konuların analizinin yapılmasıyla birlikte, silahların kontrolü ve silahsızlanma girişimlerinin incelenmesine de yer verilecektir.
Özet (Çeviri)
One of the most significant and revolutionary discoveries in world history has been the discovery of nuclear energy. The nuclear age, which is seen as a new era, was also ushered in by this kind of energy produced by splitting the atom. In the international system, states have consistently carried out their policies in a way that ensures their security, objectives, and interests. With the emergence of atomic energy, it was inevitable that states would want to produce nuclear weapons, the most terrible weapons in the world, under the name of using nuclear energy for peaceful purposes. Because many potentially dangerous physical assets are viewed as the main source of security. In particular, states within anarchic and dynamic structures like international relations believe that lethal nuclear weapons play a significant role as a deterrent in maintaining both national and international security. The existence and consequences of these weapons continue to be significant today. The United States of America became the first nation to manufacture and utilize atomic bombs when it dropped them on the Japanese cities of Hiroshima and Nagasaki on August 6th and 9th, bringing an end to World War II and ushering in the nuclear era. The disaster caused hundreds of thousands of people to become vulnerable, and for the first time the world was introduced to the terrible effects of nuclear weapons that could destroy all living and non-living things. During the Cold War, a strict bipolar system was formed and nuclear weapons initiatives gained momentum, breaking the monopoly of the United States as the sole nuclear power. States have turned to nuclear weapons and have entered into a desire to become nuclear. Therefore, the increase in nuclear armament has reached serious dimensions. The most fundamental reason for this, which cannot be denied, has been the national security concerns of the states. Since it has spread and grown to be the system most significant issue, the race to become a nuclear power has altered the nature of the security phenomenon in the global context. The only solution to the insecurity created by the proliferation of nuclear weapons has made arms control and nuclear disarmament initiatives necessary. This study primarily attempts to explain what nuclear weapons are and what these weapons mean for the United States in the context of the Nuclear Posture Review reports published by the United States Department of Defense. Along with analyzing arms control and disarmament programs, the study also analyzes significant issues like deciding on nuclear weapons policies and strategies and the role that nuclear weapons should play in accordance with US interests and long-term objectives.
Benzer Tezler
- KBRN tehdit ortamında adli görev etkinliğinin değerlendirilmesi: Türkiye-ABD karşılaştırması
Evaluation of forensic mission efficiency in CBRN threat environment: A comparison between Turkey and the USA
EMRE OĞUR
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
Adli TıpAnkara ÜniversitesiAdli Bilimler Ana Bilim Dalı (disiplinlerarası)
PROF. DR. NERGİS CANTÜRK
- Development of mirna biomarkers for the differentiation between gingivitis and periodontitis: A pilot study
Gingivitis ve periodontitis ayrımı için mirna biyobelirteçlerinin geliştirilmesi: Pilot çalışma
DHAFIR LATIEF FAYADH FAYADH
Doktora
İngilizce
2023
BiyokimyaSüleyman Demirel ÜniversitesiKimya Ana Bilim Dalı
PROF. DR. MUSTAFA CALAPOĞLU
- Hindistan: Güney Asya'nın güncel jeo-politiği bağlamında uluslararası politikada mevcut ve muhtemel yeri
Başlık çevirisi yok
SERDAR ÇELEBİ
Doktora
Türkçe
2009
Uluslararası İlişkilerGazi ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Bölümü
PROF. DR. OSMAN METİN ÖZTÜRK
- Targeting circulating breast cancer stem cells via mTOR and WNT inhibitors after bone metastasis
Sirküle meme kanseri kök hücrelerinin kemik metastazı sonrası mTOR ve WNT inhibitörleri ile hedeflenmesi̇
ÖZLEM ALTUNDAĞ ERDOĞAN
Doktora
İngilizce
2025
BiyokimyaHacettepe ÜniversitesiKök Hücre Ana Bilim Dalı
PROF. DR. BETÜL ÇELEBİ SALTIK
- 11 Eylül sonrası Amerika Bileşik Devletleri'nin güvenlik algısının Ortadoğu'ya yansımaları
Reflections of the United States security perception to the Middle East After September 11
YUSUF SARI
Yüksek Lisans
Türkçe
2019
Uluslararası İlişkilerAkdeniz ÜniversitesiUluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ DURMUŞ ALİ KOLTUK