Geri Dön

Yeni tanı hipertansiyon hastalarında etiyoloji, risk faktörleri, hedef organ hasarı ve tedavi seçeneklerinin belirlenmesi

Etiology, risk factors, target organ damage and treatment options in newly diagnosed hypertension patients

  1. Tez No: 952423
  2. Yazar: KADRİYE FIRAT GEVER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ZEYNEP BİRSİN ÖZÇAKAR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Child Health and Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Çocuk, Etiyoloji, Hipertansif Retinopati, Hipertansiyon, Obezite, Sol Ventrikül Hipertrofisi, Tedavi, Child, Etiology, Hypertension, Hypertensive Retinopathy, Left Ventricular Hypertrophy, Obesity, Treatment
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Nefroloji Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş: Çocukluk çağında hipertansiyon (HT) prevalansı yaklaşık %3,5 olup, genellikle renal, kardiyak veya endokrin hastalıklara ikincil olarak ortaya çıkmaktadır. Obezite sıklığının artışıyla birlikte, primer hipertansiyon olguları da çocukluk çağında giderek daha fazla görülmektedir. Amaç: Bu çalışmada, üçüncü basamak bir pediatrik nefroloji merkezinde yeni tanı almış HT olgularının etiyolojisi, risk faktörleri, hedef organ hasarı ve tedavi yaklaşımlarının prospektif olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Metod: Mart 2023 – Eylül 2024 tarihleri arasında polikliniğe başvuran veya hastaneye yatırılan 1–18 yaş arası çocuklar çalışmaya dahil edilmiştir. Hipertansiyon tanısı, Amerikan Pediatri Akademisi kriterleri doğrultusunda ve ambulatuvar kan basıncı ölçümleri kullanılarak konulmuştur. Bulgular: Hipertansiyon şüphesiyle değerlendirilen 218 hastadan 136'sı (83 erkek, %61) çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların yaş ortalaması 12,1 ± 4,5 yıl olup, %31,6'sı 10 yaş altı, %68,4'ü ise 10 yaş ve üzerindedir. Başvuru şekline göre, hastaların %55'i ayaktan, %45'i yatarak değerlendirilmiştir. Ayaktan izlenen hastaların %84'ü ≥10 yaşında iken, yatan hastaların %50,8'i 10 yaş altındadır. Olguların %39'u başvuru sırasında semptomatik olup, en sık görülen semptom baş ağrısıdır (%24,3). Obezite, hastaların %45,6'sında saptanmış; ayaktan izlenenlerde %77,4, yatanlarda %22,6 oranında gözlenmiştir. Hastaların %80'inin ailesinde hipertansiyon öyküsü mevcuttur. Yaşam tarzı değerlendirmesinde ise hastaların %48,5'inde yüksek tuz tüketimi, %64'ünde doymuş yağ tüketimi, %79,4'ünde düşük meyve-sebze tüketimi, %72,8'inde sedanter yaşam tarzı ve %8'inde sigara kullanımı tespit edilmiştir. Etiyolojik değerlendirme sonucunda hastaların %48,5'inde primer, %50,7'sinde ikincil hipertansiyon saptanmıştır. İkincil nedenler yatan hastaların %79,7'sinde, primer HT ise ayaktan izlenen hastaların %92,4'ünde saptanmıştır. Primer HT olgularının çoğunu obeziteye bağlı olgular oluşturmuştur (%83,3). İkincil HT nedenleri arasında en sık renal patolojiler (%50,7) yer almakta olup, bunu ilaçlara bağlı nedenler (%29) takip etmiştir. Hipertansiyona bağlı komplikasyonlar değerlendirildiğinde; hastaların %31,4'ünde konsantrik hipertrofi, %11,6'sında sınırda konsantrik hipertrofi, %7,2'sinde hipertansif retinopati ve %2,2'sinde PRES tespit edilmiştir. Hastalara önerilen tedaviler açısından değerlendirildiğinde, olguların %19'u yalnızca yaşam tarzı değişiklikleri ve diyet önerileriyle izlenirken, büyük çoğunluğu (%80,9) farmakolojik tedavi gerektirmiştir. En sık tercih edilen antihipertansif ajanlar amlodipin (%53,6) ve enalapril (%36) olup, propranolol ve furosemid daha sınırlı kullanılmıştır. Hastaların çoğunluğu tek ajan (%56,6) kullanırken, üç veya daha fazla ilaç kullanan hasta sayısı oldukça azdır. Yalnızca yaşam tarzı değişikliği ile izlenen hastaların çoğunluğu (%76,9) primer hipertansiyon tanılı iken, iki ve üzeri ilaç kullananların çoğu ikincil hipertansiyon tanılıdır. Takayasu arteriti nedeniyle renal arter stenozu saptanan bir hastaya stent tedavisi uygulanmıştır. Sonuç: Çalışmamız, çocukluk çağı hipertansiyonunda önemli bir değişime işaret etmektedir. İkincil nedenler hastanede yatan çocuklarda baskınlığını korurken, primer hipertansiyonun sıklığı giderek artmaktadır. Bu artışın temel nedenlerinden biri, ayaktan takip edilen hasta grubunda gözlemlediğimiz obeziteyle ilişkili hipertansiyon olgularıdır. Bu durum, çocuk hekimlerinin erken tanı ve etkili yönetim konusundaki farkındalığını artırmasının kritik önem taşıdığını göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Introductıon: The prevalence of hypertension (HT) in childhood is approximately 3.5%, usually secondary to renal, cardiac, or endocrine disorders. Alongside the rising frequency of obesity, cases of primary hypertension are increasingly observed in children. Aıms/Purpose: This study aims to prospectively evaluate the etiology, risk factors, target organ damage, and treatment approaches of newly diagnosed HT patients in a tertiary pediatric nephrology center. Methods: Children aged 1 to 18 years who were referred to our outpatient clinic or consulted from inpatient services between January 2023 and June 2024 were included in this study. The diagnosis of HT was based on the criteria provided by the American Academy of Pediatrics and ambulatory blood pressure monitoring. Results: Of the 218 children evaluated for suspected hypertension, 136 (83 males, 61%) were included in the study. The mean age of the patients was 12.1 ± 4.5 years, with 31.6% under 10 years and 68.4% aged 10 years or older. Regarding the mode of presentation, 55% of the patients were evaluated as outpatients and 45% as inpatients. Among outpatients, 84% were ≥10 years old, while 50.8% of inpatients were under 10 years. At presentation, 39% of the cases were symptomatic, with headache being the most common symptom (24.3%). Obesity was present in 45.6% of patients, observed in 77.4% of outpatients and 22.6% of inpatients. A family history of hypertension was reported in 80% of the patients. Lifestyle assessment revealed high salt intake in 48.5%, saturated fat intake in 64%, low fruit and vegetable consumption in 79.4%, sedentary lifestyle in 72.8%, and smoking in 8% of patients. Etiological evaluation revealed that 48.5% of the patients had primary hypertension, 50.7% had secondary hypertension. Secondary causes were observed in 79.7% of hospitalized patients, whereas primary HT was found in 92.4% of outpatients. The majority of primary HT cases were obesity-related (83.3%). Among secondary HT causes, renal pathologies were the most frequent (50.7%), followed by drug-induced causes (29%). Regarding hypertension-related complications, concentric hypertrophy was detected in 31.4% of the patients, borderline concentric hypertrophy in 11.6%, hypertensive retinopathy in 7.2%, and Posterior Reversible Encephalopathy Syndrome in 2.2% of the cases. Among treatment strategies, 19% of the cases were managed with lifestyle modifications and dietary recommendations alone, while the majority (80.9%) required pharmacological therapy. The most commonly prescribed antihypertensive agents were amlodipine (52.9%) and enalapril (36%), whereas propranolol and furosemide were used less frequently. Most of the patients received monotherapy (56.6%), and the number of patients receiving three or more drugs was very low. Patients managed solely with lifestyle modifications predominantly had primary hypertension (76.9%), whereas the majority of those requiring two or more medications had secondary hypertension. One patient with renal artery stenosis due to Takayasu disease underwent stent placement. Conclusıons: Our study points to a significant shift in childhood hypertension. While secondary causes remain dominant in hospitalized children, the incidence of primary hypertension is steadily increasing. A key reason for this rise is the prevalence of obesity-related hypertension observed in the outpatient group. This finding indicates that it is critically important for pediatricians to increase their awareness of early diagnosis and effective management of hypertension.

Benzer Tezler

  1. Düşük ejeksiyon fraksiyonlu kalp yetersizliğinde nt-probnp seviyesinin adrenomedüllin seviyesi ile karşılaştırılması

    Comparison of nt-probnp level with adrenomedullin level in low ejection fraction heart failure

    DENİZ TATAROĞLU ÖZYÜKSELER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Sağlık Bakanlığı

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  2. Prostat adenokarsinomlarında psa değerlerinin gleason skor ve klinik evre ile ilişkisi

    The relation between psa and gleason score and clinical phase in prostate adenocarsinoma

    HACI HASAN ESEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    Selçuk Üniversitesi

    Patoloji Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  3. Mash ve kriptojenik karaciğer sirozu nedenli karaciğer nakli olmuş olgularda posttransplant MASLD rekürrensi ve ilişkili faktörler

    Başlık çevirisi yok

    AHMET ENES AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Ege Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  4. Kronik obstrüktif akciğer hastalığı gold 2013 sınıflamasına göre A,B,C,D grubu olgulara eşlik eden komorbiditeler, 1 yıllık atak ve pnömoni sıklığı, hastaların 1 yıllık sağkalımı

    Comorbidities, exacerbations, pneumonia and one-year survival in chronic obstructive pulmonary disease by gold 2013 classification group A,B,C,D

    ZAHİDE ALAÇAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Pamukkale Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...

  5. Çocuk acil servisine başvuran anafilaksi tanılı olguların özellikleri

    Characteristics of cases diagnosed with anaphylaxis presenting to the pediatric emergency department

    HATİCE BURCU ULUÇAY

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Akdeniz Üniversitesi

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    Yükleniyor...