Böbrek hasar markerlarının preeklempsideki rolü; neutrophil gelatinase-associated lipocalin (NGAL)
The role of kidney injury markers in preeclampsia: Neutrophil gelatinase-associated lipocalin (NGAL)
- Tez No: 952820
- Danışmanlar: DOÇ. DR. NİL ATAKUL
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Preeklampsi, NGAL, böbrek hasarı, biyobelirteç, erken preeklampsi, gebelik komplikasyonları, Preeclampsia, NGAL, renal injury, biomarker, early-onset preeclampsia, pregnancy complications
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Hamidiye Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç: Preeklampsi, gebeliğin özellikle ikinci yarısında ortaya çıkan ve maternal-fetal morbidite ile mortalitenin önde gelen nedenlerinden biri olan ciddi bir obstetrik sendromdur. NGAL, renal tübül hücrelerinden hasar sonrası hızla salınan ve idrar ile kanda saptanabilen, AKI'nın erken bir belirteci olarak değerlendirilen bir glikoproteindir. Çalışmamız preeklampsi tanılı gebelerde serum ve idrar NGAL düzeylerini değerlendirmek ve bu biyobelirtecin preeklampsiye bağlı renal etkilenimi saptamada tanısal ve prognostik değerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, Kasım 2024 – Ocak 2025 tarihleri arasında, Sağlık Bilimleri Üniversitesi İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde prospektif vaka-kontrol çalışması olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya, 50 preeklampsi tanılı gebe ile yaş, gebelik haftası ve BMI açısından eşleştirilmiş 70 sağlıklı gebe dahil edilmiştir. Bulgular: Preeklampsi grubunda serum ve idrar NGAL düzeyleri, kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde düşük bulunmuştur (sırasıyla p<0,001 ve p=0,028). Erken başlangıçlı preeklampsi grubunda idrar NGAL düzeyleri, geç başlangıçlı preeklampsi grubuna göre anlamlı şekilde yüksek saptanmıştır (p=0,032). Serum NGAL ile serum ürik asit düzeyleri arasında pozitif yönlü, orta düzeyde anlamlı bir korelasyon izlenmiştir (r=0,315; p=0,031). Tam idrar testi (TİT) protein pozitifliği ile serum NGAL düzeyi arasında ise anlamlı ilişki saptanmış; TİT 2-pozitif grubunda serum NGAL düzeyleri belirgin şekilde daha yüksek bulunmuştur (p=0,008). Buna karşın serum ve idrar NGAL düzeyleri ile 24 saatlik idrar protein düzeyleri (ESBACH) arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki izlenmemiştir (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda, preeklampsi tanılı gebelerde serum ve idrar NGAL düzeylerinin sağlıklı gebelere kıyasla anlamlı derecede düşük olduğu gösterilmiş ve NGAL'ın klasik akut böbrek hasarındaki davranışından farklı olarak preeklampside daha karmaşık mekanizmalarla regüle edildiği ortaya konmuştur. Serum NGAL düzeyleri ile ürik asit arasında pozitif bir korelasyon izlenirken, 24 saatlik proteinüri ile anlamlı bir ilişki saptanmamış; bu da NGAL'ın yalnızca glomerüler protein kaybını değil, proteinüriden bağımsız tübüler stres ve sistemik süreçleri de yansıtabileceğini göstermektedir. TİT proteinüri düzeyleri arttıkça serum NGAL'ın azalması ise, aşırı protein yüküne karşı gelişen adaptif mekanizmaların ve tübüler koruyucu yanıtların bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Ayrıca, erken başlangıçlı preeklampsi olgularında idrar NGAL düzeylerinin geç başlangıçlı olgulara kıyasla anlamlı derecede yüksek bulunması, hastalığın alt fenotipleri arasında farklı renal etkilenim düzeylerini desteklemektedir. Bulgularımız, NGAL'ın preeklampside klasik böbrek belirteçlerini tamamlayan çok boyutlu bir biyobelirteç olabileceğini ve prognostik değerinin ileri çalışmalarla daha net biçimde ortaya konulması gerektiğini vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Objective: Preeclampsia is a serious obstetric syndrome that typically arises in the second half of pregnancy and is one of the leading causes of maternal and fetal morbidity and mortality. NGAL is a glycoprotein rapidly released from injured renal tubular epithelial cells and can be detected in both urine and serum, making it a promising early biomarker for acute kidney injury. This study aimed to evaluate serum and urinary NGAL levels in pregnant women diagnosed with preeclampsia and to investigate the diagnostic and prognostic potential of this biomarker in assessing renal involvement related to preeclampsia. Materials and Methods: This prospective case-control study was conducted between November 2024 and January 2025 at the University of Health Sciences, Istanbul Training and Research Hospital, Department of Obstetrics and Gynecology. Fifty pregnant women diagnosed with preeclampsia and seventy healthy pregnant women matched for age, gestational week, and body mass index were included. Results: Serum and urinary NGAL levels were significantly lower in the preeclampsia group compared to the control group (p<0.001 and p=0.028, respectively). In the early-onset preeclampsia group, urinary NGAL levels were significantly higher than those in the late-onset group (p=0.032). A moderate, positive correlation was observed between serum NGAL and serum uric acid levels (r=0.315; p=0.031). A significant relationship was also identified between urine dipstick protein positivity and serum NGAL levels, with notably higher NGAL levels in the 2+ positive group (p=0.008). However, no statistically significant correlation was found between serum or urinary NGAL levels and 24-hour urine protein levels measured using the Esbach method (p>0.05). Conclusion: In our study, serum and urinary NGAL levels were found to be significantly lower in preeclamptic patients compared to healthy controls, indicating that NGAL behaves differently in preeclampsia than in classical acute kidney injury. While serum NGAL showed a positive correlation with uric acid levels, no significant relationship was observed with 24-hour proteinuria, suggesting that NGAL reflects not only glomerular protein loss but also tubular stress and systemic processes independent of proteinuria. Interestingly, as dipstick (urinalysis) proteinuria increased, serum NGAL levels decreased, which may indicate adaptive mechanisms and protective tubular responses against excessive protein load. Furthermore, urinary NGAL levels were significantly higher in early-onset preeclampsia compared to late-onset cases, supporting the presence of distinct renal involvement between disease phenotypes. Our findings suggest that NGAL is a multifaceted biomarker that complements traditional renal indicators in preeclampsia and emphasize the need for prospective studies to better clarify its prognostic value and clinical significance.
Benzer Tezler
- Hemodiyalize bağımlı kronik böbrek hastalarında gonadotropik hormonlar ile östrojen ve testosteron düzeylerinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
HANDAN İLGÜNŞATIROĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıCumhuriyet ÜniversitesiFizyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. SENA ERDAL
- Kan basıncı değişiminin böbrek dokusunda gösterdiği histolojik farklılaşmalar
Renal tissue alternations caused by a change in the blood pressure
BİLGE ONARLIOĞLU(TÖREL)
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
1987
MorfolojiCumhuriyet ÜniversitesiMorfoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ERDOĞAN GÜRSOY
- Diyabetus mellitus'da gözlenen mikrovasküler komplikasyonların prostaglandinler ile olan ilişkisi
The Relation of microvaskular complications observed in diabetes mellitus with prostoglandins
CANAN NEBİGİL
Doktora
Türkçe
1985
Eczacılık ve FarmakolojiCumhuriyet ÜniversitesiFarmakoloji Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. YUSUF SARIOĞLU
- Besi kuzularında süt emme süresi, cinsiyet, doğum ağırlığı ve sütten kesim ağırlığının karkas özellikleri üzerine etkileri
Effects of suckling period, sex, birth weight and weaning weight on the carcass qualities of fattening lambs
NAZAN GÖBÜŞ
- Hacettepe Hastanesi'nden Devlet İstatistik Enstitüsü'ne gönderilen ölüm raporlarında yazılı ölüm nedenlerinin gerçekliği
Başlık çevirisi yok
BERRİN AKBULUT
Yüksek Lisans
Türkçe
1987
İstatistikHacettepe ÜniversitesiBiyoistatistik Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. KADİR SÜMBÜLOĞLU