Geri Dön

Diferansiye tiroid karsinomu tanısı ile levotiroksin supresyonu altında takip edilen hastalarda kemik mineral dansitometri sonuçlarının ve osteoporoz sıklığının değerlendirilmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 953294
  2. Yazar: MEHMET ALTIN
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. SEMA HEPŞEN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları, Endocrinology and Metabolic Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Diferansiye tiroid karsinomu, Kemik mineral yoğunluğu, Osteoporoz, TSH supresyonu, Bone mineral density, Differentiated thyroid carcinoma, Osteoporosis, TSH suppression
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, diferansiye tiroid kanseri (DTK) tanısı ile levotiroksin supresyonu altında takip edilen kadın hastalarda tiroid stimülan hormon (TSH) supresyonuna maruz kalmanın kemik mineral yoğunluğu (KMY) üzerindeki etkileri ile TSH supresyonunun şiddeti ve süresinin KMY ve osteoporozla ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif olarak planlanan bu çalışmada, DTK tanısı almış 210 kadın hastanın klinik verileri incelendi. Hastalar, serum TSH düzeylerine göre üç gruba ayrıldı: <0,1 mIU/L (güçlü supresyon), 0,1–0,5 mIU/L (orta düzey supresyon) ve >0,5 mIU/L (hafif supresyon/normal). KMY ölçümleri dual enerji X-ray absorbsiyometri (DEXA) ile değerlendirildi. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra grup karşılaştırmaları için ANOVA ve Kruskal-Wallis testleri, kategorik değişkenler için ki-kare testi, korelasyonlar için Spearman testi, osteoporoz öngörüsü için ROC eğrisi ve lojistik regresyon analizleri kullanıldı. Tüm istatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 25.0 yazılımı ile gerçekleştirildi. Bulgular: Toplam 210 DTK tanılı kadın hastanın verileri değerlendirildi. L1–L4 T skoru (−1,8 [−2,5 – −0,5] vs. −1,05 [−2 – −0,1] vs. −1,25 [−2,1 – 0,23]), L1–L2 T skoru ise (−2,1 [−2,7 – −0,9] vs. −1,3 [−2,2 – −0,6] vs. −1,4 [−2,25 – −0,23]) şeklinde bulundu. En düşük KMY değerleri TSH <0,1 mIU/mL olan grupta izlendi; ancak gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. L1–L4 düzeyinde osteoporoz oranı, TSH supresyon derecesine göre en güçlüden hafife doğru sırasıyla %29,9; %16,4 ve %16,7 olarak bulundu ancak aradaki fark istatiksel anlamlı düzeye ulaşmadı. Gruplar arasında femur boyun ve total kalça KMY sonuçları arasında ise anlamlı bir fark bulunmadı. Yapılan korelasyon, ROC ve lojistik regresyon analizleri sonunda levotiroksin supresyon süresi ile KMY ya da osteoporoz gelişimi arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuç: Levotiroksin supresyon tedavisi uygulanan DTK'lı kadın hastalarda, özellikle TSH düzeyi <0,1 mIU/L olan grupta istatistiksel anlamlılığa ulaşmasa da lomber KMY değerleri daha düşük olup lomber bölgede osteoporoz oranları daha yüksek izlenmiştir. Sonuçlarımız klinik pratikte; özellikle güçlü düzeyde TSH supresyonu altında takip edilen kadın hastalarda kemik sağlığı ile ilişkili potansiyel risklerinin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: This study aimed to evaluate the effects of thyroid-stimulating hormone (TSH) suppression on bone mineral density (BMD) in female patients with differentiated thyroid carcinoma (DTC) undergoing levothyroxine suppression therapy. Additionally, the study investigated the relationship between the severity and duration of TSH suppression and both BMD and the development of osteoporosis. Materials and Methods: In this retrospective study, clinical data from 210 female patients diagnosed with DTC were reviewed. Based on serum TSH levels, patients were categorized into three groups: <0.1 mIU/L (intense suppression), 0.1–0.5 mIU/L (moderate suppression), and >0.5 mIU/L (mild suppression/normal). BMD measurements were assessed using dual-energy X-ray absorptiometry (DEXA). Descriptive statistics were calculated, and comparisons between groups were performed using ANOVA and Kruskal-Wallis tests. Chi-square tests were used for categorical variables, Spearman's correlation for assessing relationships, and ROC curve and logistic regression analyses for predicting osteoporosis. All statistical analyses were conducted using IBM SPSS Statistics version 25.0. Results: Data from a total of 210 women with DTC were analyzed. The L1–L4 T-score was found to be −1.8 [−2.5 – −0.5] in the intense suppression group, −1.05 [−2 – −0.1] in the moderate group, and −1.25 [−2.1 – 0.23] in the mild group. The L1–L2 T-score was −2.1 [−2.7 – −0.9], −1.3 [−2.2 – −0.6], and −1.4 [−2.25 – −0.23], respectively. The lowest BMD values were observed in patients with TSH levels <0.1 mIU/mL; however, the differences between the groups were not statistically significant. The prevalence of osteoporosis at the L1–L4 level was 29.9%, 16.4%, and 16.7% across the intense, moderate, and mild suppression groups, respectively, but the differences did not reach statistical significance. No significant differences were found in femoral neck or total hip BMD measurements between the groups. Correlation, ROC, and logistic regression analyses revealed no significant association between the duration of levothyroxine suppression and either BMD or the development of osteoporosis. Conclusion: Although the differences did not reach statistical significance, female patients with DTC undergoing levothyroxine suppression therapy and exhibiting TSH levels below 0.1 mIU/L demonstrated lower lumbar spine BMD values and a higher prevalence of osteoporosis. These findings underscore the importance of carefully evaluating potential bone-related risks in clinical practice, particularly in women subjected to intensive TSH suppression.

Benzer Tezler

  1. Diesel motorları yakıt püskürtme sistemlerinin dinamik simülasyonu

    Başlık çevirisi yok

    İRFAN KARAGÖZ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Makine MühendisliğiUludağ Üniversitesi

    Makine Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. OĞUZ BORAT

  2. Matris lie grupları üzerine

    Başlık çevirisi yok

    RIFAT GÜNEŞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Matematikİnönü Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. NURİ KURUOĞLU

  3. Gamma ışınlarının biyolojik ortamlarda differansiyel coherent-incoherent saçılma tesir kesitlerinin incelenmesi

    Başlık çevirisi yok

    LALE TACER

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1983

    Fizik ve Fizik MühendisliğiGazi Üniversitesi

    Fizik Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. CİHAN ÖZMUTLU

  4. İzometriler ve diferansiyel geometri

    Başlık çevirisi yok

    NEJAT EKMEKÇİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    MatematikGazi Üniversitesi

    Matematik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN HİLMİ HACISALİHOĞLU

  5. Elma suyu aroma maddeleri üzerine çalışmalar

    Başlık çevirisi yok

    DOĞAN YÜKSEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. COŞKAN ILICALI