Menopozdaki kadınlarda c-reaktif protein, ferritin ve kan inflamatuar düzeylerinin genitoüriner sendrom üzerindeki rolü ve hayat kalitesine etkisinin karşılaştırılması
Menopozdaki kadinlarda c-reaktif protein, ferritin ve kan i̇nflamatuar düzeylerinin genitoüriner sendrom üzerindeki rolü ve hayat kalitesine etkisinin karşilaştirilmasi
- Tez No: 955291
- Danışmanlar: PROF. DR. YUSUF ÜSTÜN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
- Anahtar Kelimeler: Menopoz, Genitoüriner Sendrom, İnflamasyon, CRP, Ferritin, FSFI, Yaşam Kalitesi, Menopause, Genitourinary Syndrome, Inflammation, CRP, Ferritin, FSFI, Quality of Life
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı, menopoz sonrası dönemde genitoüriner sendrom (GÜS) tanısı almış kadınlarda sistemik inflamasyon belirteçleri (CRP, ferritin, NLR), hormonal parametreler (FSH, E2) ve cinsel işlev, yaşam kalitesi ölçekleri (FSFI, MENQOL) arasındaki ilişkiyi araştırmak ve GÜS'nin klinik, biyokimyasal ve muayene bulgularıyla bütüncül değerlendirmesini sunmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya postmenopozal dönemde olan toplam 60 kadın dahil edilmiştir. Katılımcılar, GÜS tanısı almış 30 hasta ve GÜS tanısı olmayan 30 sağlıklı kontrol grubuna ayrılmıştır. Tüm bireylerden demografik veriler, klinik anketler (FSFI, MENQOL), vajinal muayene bulguları (epitel kuruluk, rugada silinme, elastikiyet kaybı, peteşi/fissür) ile birlikte sistemik inflamasyon ve hormon düzeylerini yansıtan biyokimyasal parametreler (CRP, ferritin, FSH, E2, NLR, PLR, MLR, SII) toplanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 20 programı ile yapılmış, ROC eğrileri ve lojistik regresyon modelleri kullanılarak tanısal ve prediktif değerler belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya katılan tüm katılımcılar arasında yaş, beden kitle indeksi, menopoz süresi, doğurganlık öyküsü, eğitim düzeyi, sigara kullanımı ve sistemik hastalık varlığı açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Bu durum, grupların temel demografik değişkenler açısından homojen olduğunu göstermektedir. Biyokimyasal değerlendirmede hasta grubunda CRP (medyan: 3,80 mg/L) ve ferritin (medyan: 56,05 ng/mL) düzeyleri sağlıklı gruba göre anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (sırasıyla p=0,018 ve p=0,040). Bu değerler diğer tüm enfeksiyöz ve inflamatuar durumlar olabildiğince ekarte edilerek saptanmıştır. ROC analizleri sonucunda CRP (>2,85 mg/L), ferritin (>45,50 ng/mL) ve NLR (>1,65) için GÜS tanısını ayırt etmede anlamlı kesim değerleri belirlenmiş; bu parametrelerin tanısal doğruluk açısından anlamlı sensitivite ve spesifite oranlarına sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca FSH düzeyi hasta grubunda medyan 59,90 mIU/mL olup, sağlıklı gruba kıyasla anlamlı düzeyde yüksektir (p=0,040). Bu da FSH arttıkça, östrojen seviyesindeki anlamlı düşüşle beraber genitoüriner sendrom ihtimalinin yükseldiğini göstermektedir. NLR değeri de hasta grubunda anlamlı olarak yüksek saptanmıştır (p=0,025). PLR, MLR, SII gibi diğer inflamasyon parametrelerinde anlamlı fark olmamakla birlikte hasta grubunda yüksek eğilim görülmüştür. Semptomların süresi ve ciddiyeti menopoz süresi ile ilişkili bulunmuştur. Menopoz süresi >5 yıl olan bireylerde vajinal kuruluk, disparoni, mukozal kuruluk ve rugada incelme gibi bulgular daha şiddetli ve yaygın saptanmıştır. Özellikle vajinal kuruluk, bu grupta %87,6 oranında orta-şiddetli düzeyde rapor edilmiştir. Fizik muayene bulguları açısından en sık gözlenenler mukozal kuruluk (%66,3), rugada incelme (%60), mukozal solukluk (%33,3) ve elastikiyet kaybı (%36,6) olmuştur. Tüm bu bulguların, hasta tarafından bildirilen semptomlarla yüksek düzeyde korele olduğu görülmüştür. Pearson korelasyon analizinde vajinal kuruluk, disparoni ve lubrikasyon kaybı gibi subjektif semptomlar ile mukozal kuruluk, rugada incelme ve elastikiyet kaybı gibi objektif bulgular arasında güçlü ve anlamlı pozitif korelasyonlar saptanmıştır Yaşam kalitesi ve cinsel işlev değerlendirmesinde, MENQOL anketinde fiziksel (p=0,010) ve cinsel (p<0,001) alan puanları hasta grubunda anlamlı derecede daha yüksek bulunmuş; bu da yaşam kalitesinde ciddi bozulmayı göstermektedir. FSFI toplam skoru hasta grubunda anlamlı düzeyde düşüktür (p=0,026); özellikle lubrikasyon (p=0,043) ve ağrı (p<0,001) alt başlıklarında belirgin farklılık saptanmıştır. Bu da atrofinin, cinsel fonksiyon üzerindeki net göstergelerinden biri olmuştur. Sonuç: GÜS, yalnızca lokal bir vajinal tablo değil, sistemik inflamatuar yanıt ve hormonal değişikliklerle ilişkili kompleks bir sendromdur. Bu çalışmada, CRP, ferritin ve NLR gibi biyobelirteçlerin GÜS varlığında anlamlı şekilde arttığı ve semptom şiddetiyle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Ayrıca cinsel fonksiyon ve yaşam kalitesinde belirgin bozulma saptanmış, fizik muayene bulgularıyla semptomlar arasında güçlü bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Bulgular, GÜS değerlendirmesinde semptom, muayene ve biyobelirteçlerin bütüncül şekilde ele alınması gerektiğini göstermektedir.
Özet (Çeviri)
ABSTRACT Objective: This study aimed to investigate the association between systemic inflammatory markers (CRP, ferritin, NLR), hormonal parameters (FSH, E2), and sexual function/quality of life (FSFI, MENQOL) in postmenopausal women diagnosed with genitourinary syndrome of menopause (GSM), and to provide an integrated evaluation of clinical, biochemical, and examination findings. Materials and Methods: A total of 60 postmenopausal women were included in the study, divided equally into two groups: 30 women diagnosed with GSM and 30 healthy controls. Data collected included demographic information, validated clinical questionnaires (FSFI, MENQOL), vaginal examination findings (epithelial dryness, loss of rugae, reduced elasticity, petechiae/fissures), and laboratory biomarkers (CRP, ferritin, FSH, E2, NLR, PLR, MLR, SII). Statistical analyses were conducted using SPSS 20. ROC curves and logistic regression models were used to evaluate the diagnostic and predictive utility of the markers. Results: No significant differences were found between groups in terms of age, BMI, menopause duration, parity, education level, smoking, or comorbidities (p>0.05), indicating demographic homogeneity. CRP (median: 3.80 mg/L) and ferritin (median: 56.05 ng/mL) levels were significantly higher in the GSM group (p=0.018 and p=0.040, respectively), after excluding other infectious or inflammatory conditions. ROC analysis identified significant diagnostic cut-off values for CRP (>2.85 mg/L), ferritin (>45.50 ng/mL), and NLR (>1.65), all with meaningful sensitivity and specificity. FSH levels were also significantly higher in the GSM group (median: 59.90 mIU/mL; p=0.040), indicating an inverse relationship between estrogen levels and GSM risk. Although PLR, MLR, and SII did not reach statistical significance, elevated trends were observed in the GSM group. Severity and duration of symptoms correlated with menopause duration; women with >5 years since menopause showed more frequent and severe vaginal dryness, dyspareunia, mucosal thinning, and rugae loss. Notably, 87.6% reported moderate-to-severe vaginal dryness in this subgroup. Most common exam findings included mucosal dryness (66.3%), rugae thinning (60%), mucosal pallor (33.3%), and loss of elasticity (36.6%). These findings showed strong correlation with self-reported symptoms. Pearson correlation analysis revealed significant positive associations between subjective symptoms (vaginal dryness, dyspareunia, lubrication loss) and objective findings (mucosal dryness, rugae thinning, reduced elasticity), such as r=0.796 (p<0.001) between vaginal dryness and mucosal dryness. MENQOL scores for physical (p=0.010) and sexual (p<0.001) domains were significantly worse in the GSM group. FSFI total score was significantly lower (p=0.026), especially in lubrication (p=0.043) and pain (p<0.001) domains. These findings highlight the impact of vaginal atrophy on sexual function. Conclusion: GSM is not merely a local estrogen deficiency syndrome but rather a multifactorial condition involving systemic inflammation and hormonal dysregulation. In this study, CRP, ferritin, and NLR were significantly elevated in women with GSM and correlated with symptom severity. Additionally, a marked decline in sexual function and quality of life was observed, supported by consistent physical examination findings. These results emphasize the importance of a multidimensional assessment incorporating symptoms, physical findings, and laboratory biomarkers in the diagnosis and management of GSM.
Benzer Tezler
- Menepoz sonrası kanama nedenlerinin histopatolojik yönden değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
MÜBERRA KILIÇ
- Menapozun kadınların fizyolojik ve psikolojik fonksiyonları ve beslenme alışkanlıkları üzerine etkisi: şehirsel ve kırsal alan araştırması
Effects of menapouse on physialogical and psychological functions and dietary habits of woman: an urban and rural area study
ZEYNEP KİLCİLER
Yüksek Lisans
Türkçe
1992
Halk SağlığıSelçuk ÜniversitesiHalk Sağlığı Ana Bilim Dalı
PROF. DR. SELMA ÇİVİ
- Duygulanım bozukluklarında psikonöroendokrinolojik testler (TRH testi, deksametazon süpresyon testi ve diğer testler)
Başlık çevirisi yok
MUSTAFA BİLİCİ
- Meme kanserlerinde C-erb B-2 onkoproteini varlığı ve prognostik faktörlerle ilişkisi
Başlık çevirisi yok
OYA GÖRE