Geri Dön

İnfrarenal abdominal aort anevrizmasında anevrizma kesesinin morfovolümetrik özelliklerinin evar risk prediksiyonu ve takibindeki sonuçlara etkisi

The effect of morphovolumetric characteristics of the aneurysm sac on risk prediction and outcomes in the follow-up of infrarenal abdominal aortic aneurysm treated with evar

  1. Tez No: 955292
  2. Yazar: SİNAN ÖZÇELİK
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAKKI ZAFER İŞCAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi, Thoracic and Cardiovascular Surgery
  6. Anahtar Kelimeler: EVAR, Abdominal Aort Anevrizması, Endoleak, Anevrizma Çapı, Anevrizma Volümü, Trombüs Volümü, Sekonder Girişim, EVAR, Abdominal Aortic Aneurysm, Endoleak, Aneurysm Diameter, Aneurysm Volume, Thrombus Volume, Secondary Intervention
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Elektif endovasküler aort onarımı (EVAR) yapılan İnfrarenal abdominal aort anevrizma hastalarında preoperatif morfovolümetrik analizlerin, postoperatif klinik ve uzun dönem sonuçlar üzerindeki etkisini inceleyerek, tedavi strateji seçimi ve hasta bazında takip prosedürlerini kişiselleştirebilmektir. Gereç ve Yöntem: Ocak 2016- Nisan 2024 arasında Türkiye Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'nde elektif EVAR uygulanan, preoperatif ve postoperatif Bilgisayarlı Tomografik Anjiografisi olan ve en az bir yıllık postoperatif takip verileri olan 383 hasta değerlendirmeye alınmıştır. Bulgular: Volüm ve çap regresyonu arasındaki ilişkiyi inceleyen çok değişkenli doğrusal regresyon analizinde, volümde %10'luk değişimin ortalama 4 mm çap değişimine karşılık geldiği hesaplandı (R²=0,72; p<0,001). Endoleak saptanma oranı %26,1 (n=100) olup, en sık görülen alt tip Tip 2'dir (%12,3; n=47). Takip süresi sonunda 383 hastanın %74,7'sinde anevrizma çapında azalma, %18,5'inde stabil seyir, %6,8'inde ise artış saptanmıştır. Çap ve volüm değişimleri arasında korelasyon katsayısı (r=0.98) 6. aydan sonra güçlenmiştir. Endoleak gelişen hastalarda; dual antiplatelet kullanımı (p<0,001), preoperatif anevrizma uzunluğu ortalama >133 mm (p<0,001). preoperatif D-dimer düzeyi (p=0,006), postoperatif D-dimer düzeyi (p=0,010), preoperatif anevrizma çapı >59 mm değeri anlamlı eşik olarak belirlenmiştir (p<0,001). Aynı şekilde preoperatif anevrizma volümü >164 cm³ (p<0,001), Anevrizma kesesi trombüs hacmi >89 cm³ değeri anlamlı kesim noktası olarak tespit edilmiştir (p=0,006). Tip 1A endoleak için yaş (p = 0,021),boyun uzunluğu (p=0.001), konik boyun yapısı (p<0,001-16,9x), Alfa açısı >55° (p < 0,001-5,7x), boyun kalsifikasyonu (p < 0,001-21,3x), boyunda trombüs varlığı (p = 0,010-4,2x), intraoperatif Tip 1 A gözlenen ve girişim yapılan hastalar (p = 0,002)) risk faktörleri olarak saptanmıştır.Tip 1B endoleak için periferik damar hastalığı (p = 0,004), preoperatif anevrizma uzunluğu >133 mm (p = 0,001), iliak arter anevrizması (p = 0,001) risk faktörleri olarak saptanmıştır. Tip 2 endoleak ASA + klopidogrel tedavisi (p < 0,001 – 9.2x). İMA çapı >3 mm (p < 0,001 – 17.5x), Dört ve üzeri patent lomber arter sayısı (p = 0,001), TR/AO oranı (p=0.01 - 0,96x), Posterior Trombüs lokalizasyonu (p < 0,001 – 2.9x) risk faktörleri olarak saptanmıştır. Tip 3 endoleak gelişen hastalarda anevrizma uzunluğu >139 mm (p < 0,001), trombüs volümü >118 cm³ (p = 0,002), TR/AO oranı >%52 (p < 0,001), anevrizma çapı >62 mm (p = 0,001) ve anevrizma volümü >208 cm³ (p = 0,004) olarak anlamlı bulunmuştur. İliak tourtiyasitesi (p < 0,001) ve iliak arter anevrizması varlığı (p < 0,001) ile de anlamlı ilişki saptanmıştır. 54 hastaya (%14,1) sekonder girişim uygulanmıştır. Girişimlerin ortalama uygulanma süresi 21,7 ± 10 aydır. Sekonder girişim gelişimiyle anlamlı ilişkili preoperatif değişkenler; anevrizma uzunluğu >132 mm (AUC = 0,721; p < 0,001), anevrizma çapı >64 mm (AUC = 0,622; p = 0,004), anevrizma volümü >189 cm³ (AUC = 0,641; p = 0,001), trombüs volümü >106 cm³ (AUC = 0,646; p = 0,002) ve TR/AO oranı >%51 (AUC = 0,684; p < 0,001) olarak belirlenmiştir. Sonuç: Çalışmamızda volümetrik ölçümlerin, hem preoperatif hem de postoperatif dönemde sekonder girişim gereksinimi ve endoleak gelişimi açısından verileri daha erken ve hassas sağladığı gözlenmiştir. Çalışmamızın ana sonuçlarından biri, volüm ve çap ölçümlerinin avantajları ve kısıtlılıkları birlikte değerlendirildiğinde, çap ölçümünün ilk basamak ve hızlı tarama amacıyla; volüm analizinin ise klinik şüphe durumlarında, özellikle stabil keselerde daha hassas ve erken komplikasyon öngörmesi nedeniyle sınırda vakalarda tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılmasının daha uygun olacağıdır. EVAR sonrası ilk yıl çapta küçülme gösteren hastaların uzun dönem takibinde komplikasyon oranları oldukça düşük bulunmuş, bu hastaların hiçbirinde ARM izlenmemiş ve bu sonuç istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Anevrizma preoperatif morfovolumetrik parametrelerinin, girişim öncesi tedavi strateji seçimine ve EVAR sonrası hasta takibinde yol gösterici olduğu ve bu nedenle her hasta için bağımsız izlem protokollerinin oluşturulmasında dikkate alınmasının uygun olduğu düşüncesindeyiz.

Özet (Çeviri)

Aim: To investigate the impact of preoperative morphovolumetric analyses on postoperative clinical and long-term outcomes in patients undergoing elective endovascular aortic repair (EVAR) for infrarenal abdominal aortic aneurysms, with the aim of personalizing treatment strategies and follow-up protocols on a patientspecific basis. Materials and Methods: Between January 2016 and April 2024, a total of 383 patients who underwent elective EVAR at Türkiye Yüksek İhtisas Training and Research Hospital and Ankara Bilkent City Hospital were included in the study. All patients had available preoperative and postoperative computed tomographic angiography (CTA) and a minimum of one year of postoperative follow-up data. Results: In the multivariate linear regression analysis examining the relationship between volume and diameter regression, a 10% change in aneurysm volume corresponded to an average change of 4 mm in diameter (R² = 0,72; p < 0,001). The overall incidence of endoleak was 26,1% (n = 100), with type II being the most common subtype (12,3%; n = 47). At the end of the follow-up period, a reduction in aneurysm diameter was observed in 74,7% of the 383 patients, stability in 18,5%, and sac enlargement in 6,8%. The correlation coefficient between changes in diameter and volume strengthened after the 6th month (r = 0,98). Among patients who developed endoleak, the following factors were found to be significantly associated: use of dual antiplatelet therapy (p < 0,001), preoperative aneurysm length >133 mm (p < 0,001), elevated preoperative (p = 0,006) and postoperative D-dimer levels (p = 0,010), and preoperative aneurysm diameter >59 mm (p < 0,001). Additionally, preoperative aneurysm volume >164 cm³ (p < 0,001) and sac thrombus volume >89 cm³ (p = 0,006) were identified as significant thresholds. For type Ia endoleak, the following were identified as risk factors: age 10 (p = 0,021), short neck length (p = 0,001), conical neck morphology (p < 0,001; OR = 16,9), alpha angle >55° (p < 0,001; OR = 5,7), neck calcification (p < 0,001; OR = 21,3), presence of thrombus in the neck (p = 0,010; OR = 4,2), and intraoperative detection and management of type Ia endoleak (p = 0,002). For type Ib endoleak, significant risk factors included peripheral arterial disease (p = 0,004), preoperative aneurysm length >133 mm (p = 0,001), and presence of iliac artery aneurysm (p = 0,001). For type II endoleak, the following were found to be significant: treatment with ASA + clopidogrel (p < 0,001; OR = 9,2), inferior mesenteric artery diameter >3 mm (p < 0,001; OR = 17,5), presence of four or more patent lumbar arteries (p = 0,001), thrombus ratio to aortic lumen (TR/AO) (p = 0,01; OR = 0,96), and posterior localization of thrombus (p < 0,001; OR = 2,9). In patients with type III endoleak, the following parameters were significantly associated: aneurysm length >139 mm (p < 0,001), thrombus volume >118 cm³ (p = 0,002), TR/AO ratio >52% (p < 0,001), aneurysm diameter >62 mm (p = 0,001), and aneurysm volume >208 cm³ (p = 0,004). Additionally, iliac tortuosity (p < 0,001) and the presence of iliac artery aneurysm (p < 0.001) were significantly correlated. Secondary interventions were performed in 54 patients (14,1%), with a mean time to reintervention of 21,7 ± 10 months. Preoperative variables significantly associated with secondary interventions included aneurysm length >132 mm (AUC = 0,721; p < 0.001), aneurysm diameter >64 mm (AUC = 0,622; p = 0,004), aneurysm volume >189 cm³ (AUC = 0,641; p = 0,001), thrombus volume >106 cm³ (AUC = 0,646; p = 0,002), and TR/AO ratio >51% (AUC = 0,684; p < 0,001). Conclusion: In our study, volumetric measurements were found to provide earlier and more sensitive data regarding both the need for secondary interventions and the development of endoleaks in the preoperative and postoperative periods. One of the main findings of our research is that, when considering the advantages and limitations of both volume and diameter assessments, diameter measurements may be more suitable for initial evaluation and rapid screening purposes, whereas volumetric analysis appears to be a more appropriate complementary tool in borderline cases— particularly in stable sacs—due to its greater sensitivity and earlier predictive value for complications. Among patients who demonstrated sac diameter regression during the first year following EVAR, long-term follow-up revealed significantly lower complication rates, and none of these patients experienced aneurysm-related mortality (ARM), a result that was found to be statistically significant. We believe that preoperative morphovolumetric parameters of the aneurysm serve as important guides in determining treatment strategy before intervention and in planning postoperative surveillance following EVAR. Therefore, these parameters should be taken into account when designing individualized follow-up protocols for each patient.

Benzer Tezler

  1. Karaciğer ve böbrek donörü olarak seçilen sağlıklı yetişkinlerde abdominal aort ve ana iliak arter çaplarının multidedektör bilgisayarlı tomografi (MDBT) ile ölçülen normal değerleri

    Normal values of abdominal aortic and common iliac artery diameters measured by multidedector computerized tomography (MDCT) in healthy adults selected as liver and renal donors

    AYKUT SANCAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Radyoloji ve Nükleer TıpGazi Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. GONCA ERBAŞ

  2. İnfrarenal abdominal aort anevrizmalı olgularımızda elektif cerrahi sonuçlarımızın değerlendirilmesi

    Elective infrarenal AAA results

    FERYAZ KIZILTAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2003

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ENVER DAYIOĞLU

  3. Abdominal aort anevrizmasında açık cerrahi tedavi ile endovasküler aortik replasman (evar) tedavinin karşılaştırılması, erken ve geç dönem komplikasyonlarının değerlendirilmesi

    Comparison of open surgical therapy and endovascular aortic replacement (evar) therapy in abdominal aortic aneurysm, evaluation of early and late complications

    HELİN EL KILIÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisiİstanbul Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM UFUK ALPAGUT

  4. Abdominal aort anevrizmalarının endovasküler stent greft ile tedavisinde postoperatif komplikasyonlarının kıyaslanması

    Comparition postoperative complications of the repairing abdominal aort aneurisms by using endovasculer stent graft

    ALİ FUAT MİRHANOĞULLARI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiKocaeli Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. KAMİL TURAN BERKİ

  5. Abdominal aorta yönelik açık cerrahi veya endovasküler tedavi uygulanan ve yeniden girişim gerektiren hastaların sonuçlarının kritik analizi

    Critical analysis of the outcomes of patients needed reintervention after open surgery or endovascular treatment for abdominal aorta aneurysm

    YUSUF ÇORBACIOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Göğüs Kalp ve Damar CerrahisiAnkara Üniversitesi

    Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEYNEP EYİLETEN