Geri Dön

9-16 yaş grubu çocuklarda persiste süt dişlerinin klinik durum ve dağılımlarının radyografik olarak incelenmesi

Radiographic examination of the clinical status and distribution of persistent primary teeth in children aged 9-16 years

  1. Tez No: 956581
  2. Yazar: NUR SAYDAM
  3. Danışmanlar: PROF. DR. EMİN CANER TÜMEN
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Persiste süt dişi, konjenital diş eksikliği, dental anomali, Persistent primary tooth, congenital tooth deficiency, dental anomaly
  7. Yıl: 2024
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Dicle Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu tez çalışmasının amacı, persiste süt dişlerinin (PSD), diş gruplarına ve cinsiyete göre dağılımlarını ve klinik durumlarını değerlendirerek, tedavi planlamalarına rehberlik yapabilmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Dicle Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesine tedavi amacıyla başvuran 9-16 yaş grubu arasındaki hastalardan alınan panoramik radyografiler kullanıldı. Çalışmaya dahil edilme kriterlerine uygun olan hastalara ait 9,028 radyograf tarandı. Persiste süt dişi bulunan 379 hastaya ait radyografiler 2. kez incelenerek bulgular not edildi. Hastalar, cinsiyet, PSD sayısı, altında daimi diş mevcudiyeti, çürük, restorasyon, kök kanal tedavisi, apikal lezyon, kök rezorpsiyonu varlığı, infraoklüzyonda olup olmadığı ve komşu dişlerle ilişkisi değerlendirildi. Elde edilen veriler Lisanslı IBM SPSS 21 programı ile analiz edildi. Değişkenlerin grupları arasındaki ilişkiler incelenirken Ki-kare analizi uygulandı. Sonuçlar yorumlanırken, p<0,05 ise anlamlı bir ilişkinin olduğu, p>0,05 olduğunda ise anlamlı bir ilişkinin olmadığı belirtildi. Bulgular: Bu çalışmada, süt dişlerinin persiste kalmasının en yaygın nedeninin altında daimi diş jermi yokluğu olduğu, bunu daimi dişlerin gömülü kalması, anormal konumu ve geç sürmesinin takip ettiği görüldü. En sık görülen persiste süt dişlerinin alt ikinci süt azı dişleri olduğu, bu dişleri maksiller süt kaninlerin izlediği belirlendi. Kadınların erkeklerden, mandibulanın maksilladan ve çenelerde sol tarafın sağ taraftan daha çok etkilendiği tespit edildi. Sonuç: Çalışmamızda elde edilen sonuçlar göz önünde bulundurulduğunda PSD'lerin tedavi seçenekleri açısından, bir çoğunun normal oklüzyonda fonksiyon görmesi, prognozunun ileri yaşlarda da kabul edilebilir olması gibi nedenlerle bu dişlerin tedavi planlamasında dental arkta kontrollü bir şekilde tutulmaları tercih edilmektedir.

Özet (Çeviri)

Aim: The aim of this study is to evaluate the distribution of persistent primary teeth (PSD) according to tooth groups, age, gender and their current status in the dental arch, and to guide treatment planning for these teeth. Material and Method: In our study, panoramic radiographs taken from patients between the ages of 9 and 16 who applied to Dicle University Faculty of Dentistry for treatment were used. 9,028 radiographs of patients who met the inclusion criteria were scanned. Radiographs of 379 patients with persistent primary teeth were examined for a second time and the findings were noted. In the cases, gender, how many PCDs were present, whether there were permanent teeth underneath, caries, restoration, root canal treatment, apical lesion, presence of root resorption, whether it was in infraocclusion, and its relationship with neighboring teeth were evaluated. The data obtained was analyzed with the Licensed IBM SPSS 21 program. Chi-square analysis was applied when examining the relationships between groups of variables. When interpreting the results, it was stated that there was a significant relationship if p<0.05, and that there was no significant relationship if p>0.05. Results: Considering the results obtained in our study, in terms of treatment options for PSDs, it is preferred to keep these teeth in the dental arch in a controlled manner in treatment planning, as most of them function in normal occlusion and their prognosis is acceptable even at older ages. Conclusion: In the light of the findings, it is possible to ensure that PCDs can be kept in the mouth for many years and serve the individual as a result of correct diagnosis and appropriate treatment planning.

Benzer Tezler

  1. Atherosklerotik kalp hastalıklarında risk faktörleri

    Risk factors in the coronary artery disease

    MURAT SUHER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    KardiyolojiGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

  2. Doğuştan kalça çıkıklı hastalarda kalça patolojilerinin bilgisayarlı tomografi ile değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    NECDET ŞÜKRÜ ALTUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Ortopedi ve TravmatolojiGazi Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. ORHAN ASLANOĞLU

  3. Bazı yer ve sırık fasulye çeşitlerinde optimal melezleme şartlarının tespiti üzerine bir araştırma

    Başlık çevirisi yok

    TÜRKAN KOÇLU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1985

    ZiraatEge Üniversitesi

    Bahçe Bitkileri Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HÜSEYİN VURAL

  4. İlkokul çağı erkek çocuklarında inmemiş testis anomalisi ve insidansı

    The anomaly and incidence of cryptorchidism in primary school boys

    SERDAR SEZGİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    ÜrolojiGazi Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

  5. Süt formüllerinin tüketim uygulamaları ve süt formüllerinin C vitamini içeriği ile pH değerleri

    Başlık çevirisi yok

    GÖNÜL VAROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Besin Hijyeni ve Teknolojisiİstanbul Üniversitesi

    Çocuk Gelişimi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TÜRKAN KUTLUAY