Geri Dön

Fetal distress olgularında umlikal arter kord kan gazı değerleri ve apgar skorunun yenidoğan morbiditesinin belirlenmesindeki tanısal değeri

The diagnostic value of umbilical artery cord blood gas values and apgar score in determining neonatal morbidity in fetal distress cases

  1. Tez No: 960719
  2. Yazar: OSMAN KÖSE
  3. Danışmanlar: UZMAN SAVAŞ ÖZDEMİR
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2010
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bakanlığı
  10. Enstitü: İstanbul Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET VE SONUÇ Çeyrek asırdır, feral iyilik halinin değerlendirilmesinde invazif olmayan yöntemler gelişmesine rağmen, her zaman gerçek durumu yansıtmada yeterli olmamakta, fetal kalp atım hızı, urobilikal arter atım hızı, amniotik sıvı volümü, fetal hareketler gibi değişik faktörlerden etkilenebilmekte ve bu nedenle de yanlış pozitif veya negatif sonuçların alınabilmesine yol açabilmektedir. Fetal hayattan yenidoğan dönemine geçiş süreci büyük bir strestir. Serebral palsilerin %8'inin doğum asfiksisine bağlı olduğu gözönüne alınırsa, fetusun bu süreci sorunsuz geçirmesi sağlıklı bir gelecek için ön koşuldur. Bu nedenle doğum eylemindeki fetal iyilik durumunun saptanması gereklidir. Umbilikal kordon kan gazı değerlerinin eşik değerleri konusunda da tartışmalar bulunmaktadır. Normal umbilikal arter pH değeri 7.24± 0.14 iken, umbilikal ven pH:7.32±0.12 civarındadır. Fetus hipoksiye maruz kaldığında, progresif hipoksemi ve hiperkapni ile birlikte metabolik asidozun geliştiği belirlenmiştir. (68-69) Klasik olarak fetal asidemi umbilikal arter pH<7.20 durum olarak tanımlandığı halde, patolojik fetal asidemi de UA pH<7.0 veya altındadır. Umbilikal arter pH alt sınırı 7.nin altına inmedikçe mortalite ve morbidite riski artmamaktadır. Bu değerin üzerindeki değerlerde de terminde doğmuş bebeklerde uzun dönemde morbiditeye rastlanılmamıştır. (69) Doğum sonrası umbilikal kordon kan gazı değerlerinden sadece pH düzeyinin mi yoksa diğer parametlerinde bakılmasının gerekli olup olmadığı konusuda tartışmalıdır. Thorp ve arkadaşları; rutin umbilikal arter pH bakılmasının, fetusun asidbaz dengesini gösteren objektif bir kriter olduğunu ve kordon kanı değerlerinden sadece pH bakılmasının yeterli olduğunu, diğer parametrelere göre fetal ve yenidoğan durumunu daha iyi yansıttığını belirtmişlerdir.(70) Diğer parametrelerin değerlendirilmesi anormal sonuç oranını arttırırken, sadece etiyolojiye veya prognoza yönelik bilgi verirler. Umbilikal kordon pH değerinin, doğum asfiksisinin ayırıcı tanısında, ve özellikle kötü doğan (depresif) bebeklere yapılacak neonatal yardımların yönlendirilmesi konusunda değerli olabileceği ileri sürülmektedir. (70 71) Çalışmamızda Aralık 200 - Mart 200 tarihleri arasında T.C.Sağlık Bakanlığı Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Kadın Hastalıkları ve Doğum kliniğinde doğum yapmış, 34 gestasyonel haftadan büyük (34'üncü hafta dahil), fetal aritmisi olmayan, ultrasonografide belirgin anomali saptanmayan, tekiz,baş gelişi, önceden sezaryen doğum öyküsü olmayan, yeterli uzunlukta fetal kalp atım hızı traseleri olan (doğumdan önceki son bir saatte 15 dakika veya daha uzun traseleri olan), vajinal yolla doğum yapan ya da sezaryen operasyonu ile gebeliği sonlandırılan toplam 151 fetal distres olguları retrospektif olarak değerlendirildi. Tüm olgularda doğumdan hemen sonra, arteriel ve venöz umblikal kordon kan gazı değerleri, 1. ve 5. dakika APGAR skorları ve yenidoğan yoğun bakım ünitesine başvuru, açısından erken neonatal sonuçları incelendi. Çalışmamızda 1. dk. Apgar skoru <7 olan olgular için bulduğumuz, asidoz için %29.4 pozitif prediktif değeri ve %93.6'lık sensitivite değerleri literatür ile uyumludur. Bu düşük değerlerden dolayı Apgar skorlaması bize asfiksi tanısında tek başına diyagnostik marker olarak yeterli değildir. Apgar skoru düşük olsa bile, umblikal arterde asidozun tespitedilmemesi, asfiksinin varlığını ekarte eder. Bu durumda fetusta depresyon yapabilecek diğer sebepler araştırılmalıdır. Apgar skorlamasının asfiksiyi saptamadaki etkinliği düşük olmasına rağmen, sağlıklı yenidoğanları çok iyi ayırt edebilmektedir. Çalışmamızda bulduğumuz %83.3'lük spesifite değeri literatürle uyumludur. Umblikal arter pH, baz ekses veya defisiti fetal durumun değerlendirilmesinde en önemli verilerdir. Çalışmamızda umblikal arter pH<7.10 değeri asidoz, Buna göre 151 olgunun 7 'sinde umblikal arter pH<7,10 bulundu ve asidoz insidansı %4.6 olarak belirlendi. Tüm olgular postpartum dönemde yenidoğan bakım ünitesi (YDBÜ)'nde bakıma ihtiyaç duyma yönünden incelendi. Anormal Apgarlı 17 yenidoğandan YDBÜ'nde bakım görenlerin oranı % 29.4 (5/17) iken, kord kanı asidemisi olan 7 yenidoğandan 6'sı (%85.70) YDBÜ'nde bakım gördü. Ayrıca, Apgar skorları ve kord kan gazları normal sınırlarda olan 1 bebekte de YDBÜ'nde bakıma ihtiyaç duyuldu. Erken yenidoğan döneminde yenidoğan bakım ünitesinde bakıma alınma gereksinimi belirleme yönünden, kan gazlan ile Apgar skorlarını karşılaytırdı-ğımızda kan gazı asidemisinin erken yenidoğan dönemindeki spesifik morbiditesinin tespitinde önceden belirleyicilik değerinin Apgar skorlamasından daha yüksek olduğu görüldü. Pozitif tahmin edici değerleri sırasıyla % 85.7'ya karşı % 29.5 olarak hesaplandı. Bu değerler göz önüne alındığında, umblikal kord kan gazı asidemisinin, yenidoğanın asfiksisi hakkında daha objektif bilgiler verdiği ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak, umblikal kord kan gazları ve pH ölçümü, yenidoğan iyilik halinin değerlendirilmesinde Apgar skorlarına göre daha objektif bilgiler sağlar. Bu nedenle doğum sırasında umblikal kord kan gazlan rutin olarak çalışılması uygundur. Her ünitenin sahip olduğu laboratuvar şartlarını da gözönüne alarak, kendi populasyonunun umblikal kord kan gazı normlarını tesbit etmesi ve kullanması tercih edilmelidir.

Özet (Çeviri)

For a quarter of a century, although non-invasive methods for assessing fetal well-being have developed, they have not always been sufficient in reflecting the true situation. They can be influenced by various factors such as fetal heart rate, umbilical artery pulse rate, amniotic fluid volume, and fetal movements, and this can lead to false positive or negative results. The transition process from fetal life to the neonatal period is a major stress. Considering that 8% of cerebral palsies are due to birth asphyxia, the fetus going through this process without problems is a prerequisite for a healthy future. Therefore, it is necessary to determine fetal well-being during labor. There are also debates regarding the threshold values for umbilical cord blood gas parameters. While the normal umbilical artery pH value is 7.24 ± 0.14, umbilical vein pH is around 7.32 ± 0.12. It has been determined that when the fetus is exposed to hypoxia, metabolic acidosis develops along with progressive hypoxemia and hypercapnia. (68-69) Although fetal acidemia is classically defined as an umbilical artery pH <7.20, pathological fetal acidemia is defined as a UA pH <7.0 or below. The risk of mortality and morbidity does not increase unless the umbilical artery pH lower limit falls below 7.0. No long-term morbidity was observed in full-term babies with values above this level. (69) There is also debate about whether only the pH level from postnatal umbilical cord blood gas values is sufficient or whether other parameters should also be examined. Thorp and colleagues stated that routine umbilical artery pH measurement is an objective criterion showing the acid-base balance of the fetus, and that measuring only pH from cord blood values is sufficient, reflecting the fetal and neonatal condition better than other parameters.(70) While evaluating other parameters increases the rate of abnormal results, they only provide information regarding etiology or prognosis. It is suggested that umbilical cord pH value may be valuable in the differential diagnosis of birth asphyxia and particularly in guiding neonatal resuscitation for depressed babies. (70, 71) In our study, a total of 151 fetal distress cases were evaluated retrospectively. These were patients who gave birth at the T.C. Ministry of Health Şişli Etfal Training and Research Hospital, 1st Gynecology and Obstetrics Clinic between December 200 - March 200, who were greater than 34 gestational weeks (including the 34th week), had no fetal arrhythmia, no significant anomaly detected on ultrasonography, singleton, vertex presentation, no history of previous cesarean delivery, and had fetal heart rate tracings of sufficient length (tracings of 15 minutes or longer in the last hour before delivery), and who gave birth vaginally or whose pregnancy was terminated by cesarean section. In all cases, arterial and venous umbilical cord blood gas values, 1st and 5th minute APGAR scores, and admission to the neonatal intensive care unit were examined in terms of early neonatal outcomes. In our study, for cases with a 1st min. Apgar score <7, the positive predictive value of 29.4% and sensitivity of 93.6% we found for acidosis are consistent with the literature. Due to these low values, the Apgar score alone is not sufficient as a diagnostic marker for diagnosing asphyxia. Even if the Apgar score is low, the absence of detected acidosis in the umbilical artery rules out the presence of asphyxia. In this case, other causes that could cause depression in the fetus should be investigated. Although the effectiveness of the Apgar score in detecting asphyxia is low, it can distinguish healthy newborns very well. The specificity value of 83.3% we found in our study is consistent with the literature. Umbilical artery pH, base excess or deficit are the most important data in assessing fetal condition. In our study, an umbilical artery pH <7.10 was considered acidosis. Accordingly, umbilical artery pH <7.10 was found in 7 out of 151 cases, and the incidence of acidosis was determined as 4.6%. All cases were examined regarding the need for care in the neonatal care unit (NICU) during the postpartum period. While the rate of those receiving care in the NICU among the 17 newborns with abnormal Apgar was 29.4% (5/17), 6 out of 7 newborns (85.70%) with cord blood acidemia received care in the NICU. Additionally, care in the NICU was also required for 1 baby whose Apgar scores and cord blood gases were within normal limits. When we compared blood gases and Apgar scores in terms of determining the need for care in the neonatal intensive care unit in the early neonatal period, it was seen that the predictive value of blood gas acidemia for detecting specific morbidity in the early neonatal period was higher than that of the Apgar score. The positive predictive values were calculated as 85.7% versus 29.5%, respectively. Considering these values, it has been revealed that umbilical cord blood gas acidemia provides more objective information about neonatal asphyxia. In conclusion, umbilical cord blood gas and pH measurements provide more objective information about neonatal well-being compared to Apgar scores. Therefore, it is appropriate to routinely analyze umbilical cord blood gases during delivery. Considering the laboratory conditions of each unit, it is preferable to determine and use the umbilical cord blood gas norms of their own population.

Benzer Tezler

  1. Term gebelerde intrapartum fetal zayıflığın öngörüsünde serebroplasental oranın yeri

    The importance of cerebroplacental ratio in predicting intrapartum fetal compromise at term

    BURCU UÇAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Kadın Hastalıkları ve DoğumEge Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. M. SAİT YÜCEBİLGİN

  2. Hidrojen peroksitin düşük sıcaklıkta sıvı yumurtanın bakteriyolojik kalitesi üzerindeki etkisi

    Başlık çevirisi yok

    MÜGE KASAPUGİL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ADNAN ÜNLÜTÜRK

  3. Kokareçlerin hijyenik kalitesi ve belirli pişirme tekniklerinin mikroorganizmalar üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    SERTAÇ CEYLAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1986

    Gıda MühendisliğiEge Üniversitesi

    Gıda Mühendisliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. DENİZ GÖKTAN

  4. Değişik kaynaklardan temin edilen etlerin mikrobiyolojik kalite kontrolleri üzerinde araştırma

    Başlık çevirisi yok

    BENGÜ KAYA

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1987

    Gıda MühendisliğiAnkara Üniversitesi

    Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AHMET AKIN