Prostat kanseri tanısında non-invaziv tanı yöntemlerinin önemi
The importance of non-invasive diagnostic methods in the diagnosis of prostate cancer
- Tez No: 962606
- Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ HÜSEYİN SAYGIN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: Mp-MRG, PI-RADS 3 lezyon, prostat kanseri, PSA dansitesi, transizyonel zon, Biyopsi, Manyetik rezonans görüntüleme, Prostat neoplazmları, Prostat spesifik antijeni, mp-MRI, PI-RADS 3 lesion, prostate cancer, PSA density, transition zone, Biopsy, Magnetic resonance imaging, Prostatic neoplasms, Prostate specific antigen
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sivas Cumhuriyet Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Multiparametrik manyetik rezonans görüntüleme, prostat biyopsisi endikasyonunu belirlemede yaygın olarak kullanılmakta ve prostat kanserinin saptanmasında tanısal hassasiyeti ile tespit oranlarını artırmaktadır. Kılavuzlar, PI-RADS skoru ≥3 olan lezyonlarda biyopsi önermesine rağmen, özellikle PI-RADS 3 lezyonların klinik anlamı hâlâ belirsizdir. Prostat kanseri şüphesiyle biyopsi planlanan ve PI-RADS 3 lezyon saptanan hastalarda, non-invaziv tanı yöntemlerinin, KOAK öngörme ve gereksiz biyopsileri azaltmadaki etkinliğini ortaya koymayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda, Ocak 2022 – Aralık 2024 tarihleri arasında polikliniğimize başvuran ve daha önce prostat biyopsisi yapılmamış hastalar geriye dönük olarak değerlendirildi. PSA düzeyi 2,5 ng/ml'nin üzerinde olan ve/veya PRM'de şüpheli bulgu saptanan hastalarda biyopsi endikasyonu konuldu. Biyopsiden önceki son üç ayda hastanemizde çekilen mp-MRG'de PI-RADS 3 lezyon tespit edilen, kognitif ve sistematik biyopsi uygulanan toplam 395 hasta çalışmaya alındı. Tüm olguların yaş, PSA düzeyi, prostat volümü, transizyonel zon volümü, PSA dansitesi (PSAD) ve geçiş zonu dansitesi (TZD) kaydedildi. Klinik anlamlı prostat kanseri (KOAK), histopatolojik temelde değerlendirilmiş olup, ISUP grade≥2 olan olgular bu gruba dahil edilmiştir. PSAD ve TZD için ROC analizleri ile optimal kesme değerleri belirlendi; biyopsi karar algoritmalarının tanısal performansı, gereksiz biyopsiden kaçınma oranı ve klinik anlamlı kanser saptama duyarlılığı istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: 395 hastanın 303'ünde (%76,7) patoloji sonucu benign iken, 92'sinde (%23,3) malignite saptanmıştır. Malign olguların 22'si (%23,9) KOAK olarak belirlenmiştir. PSAD ve TZD değerleri, hem genel kanser hem de KOAK gruplarında anlamlı derecede daha yüksek bulunmuştur(p<0,001). KOAK'ın tanısal doğruluğunu değerlendirmek amacıyla yapılan ROC analizi sonucunda, PSAD için optimal kesme değeri 0,15 ng/ml/ml (AUC: 0,902), TZD için ise 0,331 ng/ml/ml (AUC: 0,927) olarak belirlenmiştir. PSAD ≥0,15 olan 104 hastanın 43(%41,3)'ünde benign, 41(%39,4)'inde KOAOK ve 20(%19,3)'sinde KOAK tespit edilmiştir. Bu doğrultuda,PSAD <0,15 olan grupta 260 (%65,8) hastada gereksiz biyopsiden(BPH) kaçınılmış, 29 (%7,35) KOAOK olgu tanısı azaltılmış ve tüm hastalar içerisinde 2 (%0,5) KOAK olgusu gözden kaçırılmıştır. TZD ≥0,331 olan 56 hastanın 7 (%12,5)'sinde benign, 29(%51,8)'unda KOAOK ve 20(%35,7)'sinde KOAK saptanmıştır. TZD <0,331 olan grupta ise 296 (%74,9) hastada gereksiz biyopsiden(BPH) kaçınılmış, 41 (%10,3) KOAOK tanısı azaltılmış ve tüm hastalar içerisinde 2 (%0,5) KOAK olgusu gözden kaçırılmıştır. TZD, PSAD'ye göre gereksiz biyopsi oranında daha fazla azalma sağlamıştır. Sonuç: Sonuç: PI-RADS 3 lezyonlu hastalarda PSAD ve TZD gibi non-invaziv belirteçlerin kullanımı, yalnızca gereksiz biyopsi girişimlerini azaltmakla kalmayıp, aynı zamanda klinik olarak anlamlı prostat kanserlerinin güvenli ve etkin şekilde tespit edilmesini de sağlamaktadır. Bulgularımız, bu belirteçlerin biyopsi endikasyonunun belirlenmesinde rutin olarak kullanılmasıyla, hem KOAK tanısında hassasiyetin artacağını hem de gereksiz biyopsi ve buna bağlı komplikasyonların anlamlı ölçüde azaltılacağını göstermektedir. Böylece, prostat kanseri tanısında daha seçici ve hasta odaklı bir yaklaşım geliştirilmesi mümkün olabilir.
Özet (Çeviri)
Objective: Multiparametric magnetic resonance imaging (mpMRI) is widely utilized to guide the indication for prostate biopsy and has significantly improved detection rates of prostate cancer due to its high diagnostic sensitivity. Although current clinical guidelines recommend biopsy for lesions with a PI-RADS score of ≥3, the clinical relevance of PI-RADS 3 lesions remains uncertain. This study aimed to evaluate the effectiveness of non-invasive diagnostic parameters in predicting clinically significant prostate cancer (csPCa) and reducing unnecessary biopsies in patients with PI-RADS 3 lesions. Materials and Methods: The present retrospective study included patients who presented to our outpatient clinic between January 2022 and December 2024 and had no prior history of prostate biopsy. The indications for biopsy were determined in patients with serum PSA levels above 2.5 ng/mL and/or suspicious findings on digital rectal examination. A total of 395 patients with PI-RADS 3 lesions detected on mpMRI (performed within the previous three months at our center) underwent both cognitive and systematic biopsies. A comprehensive set of demographic and clinical variables was meticulously documented, encompassing age, prostate-specific antigen (PSA) level, prostate volume, transition zone (TZ) volume, PSAD, and TZD. Clinically significant prostate cancer (csPCa) was defined histopathologically as International Society of Urologic Pathology (ISUP) Grade ≥2. The receiver operating characteristic (ROC) curve analysis was employed to ascertain the optimal PSAD and TZD cut-off values. The performance of these tests was evaluated in terms of their diagnostic accuracy, the frequency with which they prevented unnecessary biopsies, and their sensitivity in detecting csPCa. These evaluations were conducted using cut-off values determined by statistical analysis. Results: Of the 395 patients, 303 (76.7%) had benign pathology, while 92 (23.3%) were diagnosed with prostate cancer. Among the malignant cases, 22 (23.9%) were classified as clinically significant prostate cancer (csPCa). Both PSAD and TZD values were significantly higher in the overall cancer and csPCa groups (p<0.001). Receiver operating characteristic (ROC) analysis for csPCa revealed optimal cutoff values of 0.15 ng/ml/ml for PSAD (AUC: 0.902) and 0.331 ng/ml/ml for TZD (AUC: 0.927). Of the 104 patients with PSAD ≥0.15, 43 (41.3%) had benign pathology, 41 (39.4%) had clinically insignificant prostate cancer (ISUP 1), and 20 (19.3%) had csPCa. In the group with PSAD <0.15, unnecessary biopsies were avoided in 260 (65.8%) patients, diagnoses of ISUP 1 tumors were reduced in 29 (7.35%) cases, and 2 (0.5% of all csPCa cases) csPCa cases were missed. Among the 56 patients with TZD ≥0.331, 7 (12.5%) had benign findings, 29 (51.8%) had ISUP 1, and 20 (35.7%) had csPCa. For patients with TZD <0.331, unnecessary biopsies were avoided in 296 (74.9%) cases, 41 (10.3%) ISUP 1 tumors were prevented, and 2 (0.5% of all csPCa cases) csPCa cases were missed. TZD provided a greater reduction in unnecessary biopsy rates compared to PSAD. Conclusion: The employment of non-invasive markers, such as PSAD and TZD, in patients with PI-RADS 3 lesions has been demonstrated to reduce the number of unnecessary biopsy procedures while ensuring the safe and effective detection of clinically significant prostate cancers. The findings of this study indicate that the incorporation of these markers into the decision-making process for prostate biopsy can enhance the sensitivity for detecting csPCa. This, in turn, can result in a substantial decrease in unnecessary biopsies and the associated complications. Consequently, a more selective and patient-centered approach to prostate cancer diagnosis may be achieved.
Benzer Tezler
- Testosteron dihidrotestosteron ve östrojenin benign prostat hiperplazisindeki etyolojik rolleri
The roles of testosterone, dihydrotestosterone and estradiole on the etiology of benign prostatic hyperplasia
HALUK TOKUÇOĞLU
- Subrapubik transvezikal prostatektomi ile transüretral prostat rezeksiyonunun karşılaştırmalı değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ORHAN YALÇIN
- Zonguldak taşkömür havzasındaki ani gaz ve kömür püskürmesi olaylarının incelenmesi ve olaya eğilimli zonların belirlenebilirliğinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
GÜNDÜZ ÖKTEN
Doktora
Türkçe
1983
Maden Mühendisliği ve Madencilikİstanbul Teknik ÜniversitesiPROF. DR. SENAİ SALTOĞLU