Geri Dön

Binaural ritim ve izokronik tonların mandibular gömülü yirmi yaş diş çekimi sırasında kaygı üzerine etkisi

Effect of binaural beats and isochronic tones on anxiety during mandibular third molar surgery

  1. Tez No: 963475
  2. Yazar: OĞULCAN AKKURT
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖMER EKİCİ
  4. Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
  5. Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Dental işlemler, özellikle mandibular gömülü üçüncü molar diş çekimleri, hastalarda yüksek düzeyde anksiyeteye yol açabilmektedir ve bu durum hasta iş birliğini olumsuz etkileyebilen önemli bir sorundur. Son yıllarda geleneksel müzik terapisine alternatif olarak dikkat çeken akustik nörostimülasyon teknikleri, beyin dalgası senkronizasyonu (BWE) yoluyla anksiyeteyi azaltma potansiyeline sahiptir. Bu çalışma, işitsel uyarım tekniklerinin yaygın formlarından olan binaural ritimler (BB) ve izokronik tonların (IT), gömülü mandibular üçüncü molar dişi çekimi sırasında dental anksiyete üzerindeki etkilerini hem subjektif anket skorları hem de objektif fizyolojik göstergeler aracılığıyla karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Materyal ve Metot: Bu randomize kontrollü çalışmaya, mandibular gömülü üçüncü molar diş çekimi planlanan 90 hasta dâhil edildi. Katılımcılar rastgele olarak üç gruba ayrıldı: Binaural ritim (BB) grubu, izokronik ton (IT) grubu ve kontrol grubu. BB ve IT gruplarındaki hastalara standart gömülü diş çekimi operasyonu esnasında kulaklıkla ilgili sesler dinletildi, kontrol grubuna herhangi bir ses dinletilmedi. Anksiyete düzeyleri, işlem öncesi ve sonrası olmak üzere; Modifiye Dental Anksiyete Ölçeği (MDAS), Dental Korku Ölçeği (DFS), Durumluk Kaygı Envanteri (STAI-S) ve Görsel Analog Skala (VAS-anksiyete) ile değerlendirildi. Fizyolojik parametreler (nabız, solunum hızı, sistolik ve diyastolik kan basıncı, oksijen satürasyonu), operasyonun sekiz farklı aşamasında kaydedildi. Bulgular: BB ve IT gruplarında, işlem öncesindeki 5 dakikalık dinleti süresi ve işlem sonrası aşamalarında solunum hızı ile nabızda istatistiksel olarak anlamlı düşüşler, kontrol grubunda ise anestezi-çekim aşaması arası yükseliş gözlendi. BB grubunda insizyon aşamasında sistolik kan basıncı, IT grubunda ise anestezi esnasında solunum hızı diğer gruplara göre daha düşük bulundu (p<0.05). Anksiyete değerlendirmesinde BB ve IT gruplarında DFS skorları post-operatif dönemde anlamlı şekilde azaldı (p<0.05). STAI-S, MDAS ve VAS-anksiyete skorlarında tüm gruplarda azalma görülse de gruplar arası anlamlı fark görülmedi (p>0.05). Post-operatif memnuniyet anketinde katılımcıların %78,3'ü aynı işitsel uyarımı yeniden tercih edeceğini belirtti. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, BB ve IT'nin işitsel uyarım teknikleri olarak mandibular gömülü yirmi yaş dişi cerrahisi sırasında dental anksiyeteyi azaltmada etkili olabileceğini ortaya koymuştur. Bu yöntemler, klinik diş hekimliği uygulamalarında farmakolojik olmayan destekleyici müdahaleler olarak kullanılabilecek yenilikçi yaklaşımlardır. Gelecekteki çalışmalarda elektroensefalografi (EEG) gibi objektif belirteçlerle nörofizyolojik mekanizmalar araştırılmalı ve uygulama parametrelerine ilişkin standart protokoller geliştirmeye odaklanılmalıdır.

Özet (Çeviri)

Objective: Dental procedures, particularly the surgical extraction of impacted mandibular third molars, can lead to high levels of anxiety in patients, which may negatively affect patient cooperation. In recent years, acoustic neurostimulation techniques, emerging as alternatives to traditional music therapy, have gained attention for their potential to reduce anxiety through brainwave entrainment (BWE). This study aims to comparatively evaluate the effects of two common forms of auditory stimulation—binaural beats (BB) and isochronic tones (IT)—on dental anxiety during the extraction of impacted mandibular third molars using both subjective anxiety scales and objective physiological parameters. Materials and Methods: This randomized controlled trial included 90 patients scheduled for impacted mandibular third molar extraction. Participants were randomly assigned to one of three groups: binaural beats (BB), isochronic tones (IT), or control. During the procedure, patients in the BB and IT groups listened to auditory stimuli via headphones, while the control group received no auditory input. Anxiety levels were assessed before and after the procedure using the Modified Dental Anxiety Scale (MDAS), Dental Fear Scale (DFS), State Anxiety Inventory (STAI-S), and Visual Analog Scales (VAS-anxiety) for anxiety and pain. Physiological parameters (heart rate, respiratory rate, systolic and diastolic blood pressure, and oxygen saturation) were recorded at eight predefined stages of the operation. Results: In the BB and IT groups, statistically significant reductions in respiratory rate and heart rate were observed after the 5-minute preoperative listening period and in the postoperative phase, whereas the control group showed increases between the anesthesia and extraction stages. Systolic blood pressure was lower in the BB group during the incision stage, and respiratory rate was lower in the IT group during anesthesia compared to other groups (p<0.05). Postoperative DFS scores significantly decreased in both the BB and IT groups (p<0.05). Although STAI-S, MDAS, and VAS-anxiety scores decreased in all groups, no significant differences were found between them (p>0.05). In the postoperative satisfaction survey, 78.3% of participants indicated they would prefer to receive the same auditory stimulation again. Conclusion: The findings suggest that auditory stimulation techniques such as binaural beats and isochronic tones may be effective in reducing dental anxiety during the surgical extraction of impacted third molars. These methods offer innovative, non-pharmacological support strategies for clinical dental practice. Future research should investigate underlying neurophysiological mechanisms using objective markers such as electroencephalography (EEG) and focus on developing standardized application protocols.

Benzer Tezler

  1. Gürültünün konuşmayı ayırdetme üzerine etkisi

    Başlık çevirisi yok

    GÜNAY KIRAY

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1991

    Kulak Burun ve BoğazHacettepe Üniversitesi

    PROF.DR. EROL BELGİN

  2. Kobaydan kaydedilen orta latanslı işitsel yanıtlarda (MLR), kulaklar-arası etkileşim ve bunun yönsel işitmeyle ilgisi

    Binaural interaction, in the auditory evoked middle latency responses, recorded from the guinea pig and its relation to directional hearing

    CÜNEYT GÖKSOY

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1995

    BiyofizikHacettepe Üniversitesi

    DOÇ.DR. REZZAN UTKUÇAL

  3. Ses şiddetine bağlı olarak değişen kohlear gecikmenin ses lateralizasyonuna katkısı

    Contribution of the sound intensity dependance of the cochlear delay to the lateralization of sound

    BÜLENT ÖZMEN

    Doktora

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    BiyofizikHacettepe Üniversitesi

    PROF.DR. PEKCAN UNGAN

  4. Effüzyonlu otitis media geçiren ilkokul çağındaki çocuklarda santral işitsel işlemlemenin değerlendirilmesi

    Assessment of central auditory processing in the primary-school children with OME

    ASUMAN EROL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2000

    Kulak Burun ve BoğazHacettepe Üniversitesi

    Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SONER ÖZKAN