Ayaktan başvuran alkol ve madde kullanım bozukluğu tanılı kadın hastalarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu eş tanısı ve ilişkili klinik faktörlerin araştırılması
Study of comorbid attention deficit and hyperactivity disorder and related clinical factors in outpatient female patients diagnosed with alcohol and substance use disorder
- Tez No: 963661
- Danışmanlar: DOÇ. DR. MİHRİBAN DALKIRAN DURMUŞ
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Psikiyatri, Psychiatry
- Anahtar Kelimeler: Madde kullanım bozukluğu, Alkol kullanım bozukluğu, Kadın, Psikiyatrik Eş tanı, Bağımlılık şiddeti, Aile içi şiddet, Substance Use Disorder, Alcohol Use Disorder, Women, Psychiatric Comorbidity, Addiction Severity, Domestic Violence
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: İstanbul Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışma, ayaktan tedaviye başvuran kadın alkol ve madde kullanım bozukluğu (AMKB) hastalarında dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) yaygınlığını belirlemeyi, eşlik eden klinik özellikler ve psikiyatrik eş tanıları incelemeyi, DEHB ile bağımlılık şiddeti arasındaki ilişkileri değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Yöntem: Çalışmaya ayaktan tedavi gören, remisyon süresi en az bir ay olan 68 kadın AMKB hastası ile 68 sağlıklı kadından oluşan kontrol grubu dahil edilmiştir. Katılımcılara sosyodemografik veri formu, DSM-5'e dayalı yarı yapılandırılmış klinik görüşme, ASRS v1.1, Beck Depresyon ve Anksiyete Ölçekleri ile Bağımlılık Profili İndeksi (BAPİ) uygulanmıştır. Tanılandırma DIVA 2.0 görüşmesiyle yapılmıştır. Bulgular betimsel istatistikler, korelasyon, çok değişkenli doğrusal ve lojistik regresyon analizleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Hasta grubunda DEHB tanı oranı %43,6 olarak bulunmuştur. DEHB tanısı olan hastalarda, BAPİ toplam ve alt ölçek puanları anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. DEHB tanılı bireylerde ek madde kullanımı, psikiyatrik eş tanı, ailesel psikiyatrik hastalık öyküsü, aile içi şiddet, geçmişte kendine zarar verme ve intihar düşüncesi öyküsü anlamlı düzeyde daha yüksektir (p<0,05). İlk madde kullanım yaşı, DEHB tanısı alan grupta daha düşüktür (p=0,048). AMKB grubunda ASRS puanları ile bağımlılık şiddetini ölçen BAPİ toplam puanı arasında pozitif yönde anlamlı korelasyon saptanmıştır (r=0,427, p<0,001). Regresyon analizleri, BAPİ alt boyutlarının varyansının %13–21'inin ASRS puanları ile açıklandığını göstermiştir. Lojistik regresyon analizinde, DEHB varlığı (OR=4,241, p=0,003) ve aile içi şiddet öyküsü (OR=3,257, p=0,030) AMKB tanı riskini anlamlı şekilde artıran faktörler olarak belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmanın bulguları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun (DEHB), kadınlarda alkol ve madde kullanım bozukluğu (AMKB) ile yalnızca eş tanı olarak değil, aynı zamanda bağımlılık şiddeti ve klinik seyri etkileyen özgül bir belirleyici olarak ele alınması gerektiğini göstermektedir. Bu nedenle, tedavi süreçlerinde DEHB semptomlarının sistematik biçimde değerlendirilmesi, psikiyatrik eş tanıların dikkate alınması ve travmaya duyarlı, cinsiyete özgü müdahale yaklaşımlarının entegre edilmesi, tedavi başarısını artırmak açısından kritik önemdedir. Bulgular, bağımlılık tedavisinde bütüncül ve cinsiyet duyarlı klinik yaklaşımların gerekliliğini vurgulamaktadır.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aims to determine the prevalence of Attention-Deficit/Hyperactivity Disorder (ADHD) among women receiving outpatient treatment for Alcohol and Substance Use Disorder (ASUD), to examine comorbid clinical features and psychiatric diagnoses, and to evaluate the relationship between ADHD and addiction severity. Method: The study included 68 women diagnosed with ASUD in remission for at least one month and a control group of 68 healthy women. Participants were assessed using a sociodemographic data form, DSM-5-based semi-structured clinical interview, ASRS v1.1, Beck Depression and Anxiety Inventories, and the Addiction Profile Index (API). Diagnoses were made using the DIVA 2.0 structured interview. The findings were evaluated using descriptive statistics, correlation analysis, and multiple linear and logistic regression analyses. Results: The prevalence of ADHD in the ASUD group was found to be 43.6%. API total and subscale scores were significantly higher in individuals diagnosed with ADHD. Among those with ADHD, comorbid psychiatric disorders, family history of psychiatric illness, experience of domestic violence, self-harming behaviors, suicidal ideation, and polydrug use were significantly more common (p<0.05). The age at first substance use was significantly lower in the ADHD group (p=0.048). A significant positive correlation was found between ASRS scores and API total scores (r=0.427, p<0.001). Regression analyses revealed that 13–21% of the variance in API subscale scores was explained by ASRS scores. Logistic regression analysis showed that ADHD diagnosis (OR=4.241, p=0.003) and history of domestic violence (OR=3.257, p=0.030) significantly increased the risk of having an ASUD diagnosis. Conclusion: The findings suggest that ADHD in women with ASUD should not be considered merely as a comorbid condition, but as a distinct psychiatric factor influencing the severity and course of addiction. Systematic assessment of ADHD symptoms, consideration of psychiatric comorbidities, and implementation of trauma-informed, gender-sensitive treatment approaches are essential to improve treatment outcomes. The results emphasize the need for integrated and gender-responsive clinical interventions in addiction treatment.
Benzer Tezler
- Opiyat kullanım bozukluğu olan hastalarda buprenorfin/nalokson ile uzun salınımlı naltrekson tedavisinin uyku kalitesi, cinsel yaşantılar, yeme davranışı ve yaşam kalitesi açısından karşılaştırılması
Comparison of buprenorphine/naloxone and extended release naltrexone treatment in terms of sleep quality, sexual experiences, eating behavior and quality of life in patients with opiate use disorder
TUĞÇE BIDI
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
PsikiyatriAkdeniz ÜniversitesiRuh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BURAK KULAKSIZOĞLU
- Bipolar bozukluk veya şizofreni ve ilişkili bozukluk tanıları olan psikiyatri hastalarında birinci basamak başvuru sıklığı ve bu hasta grubunun takibinde aile hekimliğinin rolü
With bipolar disorder or schizophrenia and related disordersfrequency of primary care consultation in psychiatric patients and the role of family physician in follow-up of this patient group
BURCU TAMTÜRK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Aile HekimliğiSağlık Bilimleri ÜniversitesiAile Hekimliği Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İSMAİL ARSLAN
- Opiyat bağımlılığı tedavisinin erken dönemdeki başarısını öngören faktörlerin belirlenmesi
The factors that predict the effectiviness in early treatment of opiate dependency
CAVİD GULİYEV
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Psikiyatriİstanbul ÜniversitesiPsikiyatri Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İLHAN YARGIÇ
- Psikiyatri hastalarının eşlerinin bakım yüklerinin evlilik uyumlarına etkisi
The impacts on marital adjustment of caregiver burden in spouses of psychiatric patients
TUĞBA İŞLER
Yüksek Lisans
Türkçe
2020
HemşirelikGaziantep ÜniversitesiHemşirelik Ana Bilim Dalı
DR. ÖĞR. ÜYESİ NURGÜL ÖZDEMİR
- Fibromiyalji sendromlu hastalarda servikal propriyosepsiyon ve denge arasındaki ilişki
Relationship between cervical proprioception and balance in patients with fibromyalgia syndrome
BURHAN GÜÇMEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2021
Fiziksel Tıp ve RehabilitasyonKahramanmaraş Sütçü İmam ÜniversitesiFiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. BURHAN FATİH KOÇYİĞİT