Geri Dön

18F-FES PET'in metastatik meme kanserinde östrojen resepetör heterojenitesinin gösterilmesindeki yeri ve tedavi yaklaşımına katkısı

The role of 18F-FES PET in demonstrating estrogen receptor heterogeneity in metastatic breast cancer and its contribution to the treatment approach

  1. Tez No: 967196
  2. Yazar: ECENUR DURSUN AVCİ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ELGİN ÖZKAN
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Radyoloji ve Nükleer Tıp, Radiology and Nuclear Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Nükleer Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Meme kanseri, kadınlarda kanserle ilişkili ölümlerin önde gelen nedenlerinden olup, östrojen reseptör (ER) ekspresyonu bu hasta grubunda hem prognostik hem de prediktif bir biyobelirteçtir. Flor-18 (18F)- Fluoroestradiol (FES) PET, östrojen reseptörlerine bağlanarak fonksiyonel ER'nin invaziv olmayan bir şekilde değerlendirilmesini sağlar. Bu çalışmada yeni tanı metastatik meme kanseri ya da rekürrens/progresyon gösteren meme kanseri tanılı hastalarda ER heterojenitesinin belirlenmesi ve bunun tedavi yanıtı/progresyona kadar geçen süre ile ilişkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: De novo metastatik ya da takiplerinde rekürrens/progresyon gözlenen meme kanseri tanılı 43 hasta prospektif olarak çalışmaya dahil edildi. Hastalara Mayıs 2023 ile Mayıs 2024 tarihleri arasında 18F-FES PET görüntülemesi, 38 hastaya eş zamanlı 18F-FDG PET görüntülemesi yapıldı. Bulgular hasta bazında ve lezyon bazında değerlendirilerek her iki modalite ile tespit edilen hasta ve lezyon bazlı pozitiflik oranları Ki-Kare testiyle karşılaştırıldı. Lezyon bazlı ve hasta bazlı analizlerde PET-temelli değişkenlerin kategorik değişkenlere göre dağılımı Mann-Whitney U testleri ile karşılaştırıldı. PET-temelli değişkenlere etki eden faktörlerin hesaplanması için lezyon bazlı analizde karma-etkili doğrusal regresyon modelleri, hasta bazlı analizde ise lineer ve multivaryant lineer regresyon modelleri oluşturuldu. Ayrıca hastaların progresyonsuz sağkalımlarının PET-temelli değişkenlerle korelasyonunun araştırılması için univariate sağkalım analizleri yapıldı. Bulgular: 18F-FES PET görüntülemesi olan 43 hastada lezyon bazlı analizde HIintra ile histolojik alt tip (p=0.571), ER% (p=0.720) ve HER2 (p=0.353) değerleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı. Hem 18F-FES PET hem de 18F-FDG PET görüntülemesi olan 38 hastada iki tetkik arasında hasta bazlı analizde pozitivite oranları bakımından anlamlı farklılık saptanmadı (p=0.363), ancak lezyon bazlı analizde pozitivite oranları bakımından karşılaştırıldığında 18F-FDG PET'in pozitiflik oranı özellikle kemikte (p=0.005) ve lenf nodlarında (p=0.020) olmak üzere anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (p<0.001). İki tetkik arasında histolojik alt tipe göre pozitiflik oranları karşılaştırıldığında invaziv duktal karsinom histopatolojisine sahip lezyonlarda 18F-FDG PET'in (p=0.004), invaziv lobüler karsinom 1 histopatolojisine sahip lezyonlarda ise 18F-FES PET'in (p=0.020) pozitiflik oranları anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu. FESmax ve FESmean değerleri ER ekspresyonu ile anlamlı düzeyde korelasyon gösterirken (p=0.013, p=0.014) HER2 negatif veya invaziv lobüler karsinom histopatolojisine sahip lezyonlarda FESmax ve FESmean daha yüksek olma eğilimindeydi ancak istatistiksel olarak anlamlı farklılığa ulaşmadı. FDGmax ve FDGmean değerleri ise HER2 pozitif (p<0.001, p<0.001) veya invaziv duktal karsinom histopatolojisine (p=0.010, p=0.014) sahip lezyonlarda anlamlı düzeyde daha yüksekti. DImax, DImean ve DITLE/G değerleri için ER ekspresyonu yüksek (p<0.001, p<0.001, p<0.001), HER2 negatif (p=0.019, p=0.019, p=0.017) veya invaziv lobüler karsinom histopatolojisine sahip (p=0.005, p=0.005, p=0.004) lezyonlarda anlamlı düzeyde daha yüksekti. Yapılan sağkalım analizlerinde FDGmax değeri 13.44 g/mL'ün üstünde olanlarda (p=0.031), TLG değeri 522 cm3xg/mL'nin üstünde olanlarda (p=0.008) ve DImax değeri 0.17'nin altında olanlarda (p=0.043) progresyonsuz sağkalım sürelerinin daha kısa olduğunu bulduk. Ayrıca yapılan 18F-FES PET görüntülemenin 15 hastaya klinik katkı sağladığını gördük. Sonuç: Hormon reseptörü pozitif meme kanseri tanılı hastalarda 18F-FES PET ve 18F FDG PET görüntülemeleri birbirini tamamlayıcı niteliktedir. İki tetkikin birlikte değerlendirilmesi prognostik ve prediktif öneme sahiptir. Ayrıca 18F-FES PET, klinik ikilemleri çözmeye yardımcı olabilecek bir görüntüleme yöntemidir.

Özet (Çeviri)

Aim: Breast cancer is one of the leading causes of cancer-related deaths in women, and estrogen receptor (ER) expression is both a prognostic and predictive biomarker in this patient group. Fluorine-18 (18F)-Fluoroestradiol (FES) PET allows noninvasive assessment of functional ER by binding to estrogen receptors. This study aimed to determine ER heterogeneity in patients with newly diagnosed metastatic breast cancer or recurrent/progressive breast cancer who are candidates for endocrine therapy and to determine its relationship with treatment response/time to progression. Materials and Methods: Forty-three patients with de novo metastatic or recurrence/progression breast cancer were prospectively included in the study. Patients underwent 18F-FES PET imaging between May 2023 and May 2024, and 38 patients underwent simultaneous 18F-FDG PET imaging. Findings were evaluated on a patient and lesion basis, and patient and lesion-based positivity rates detected with both modalities were compared using the Chi-Square test. The distribution of PET-based variables according to categorical variables in lesion-based and patient-based analyses were compared using Mann-Whitney U tests. Mixed effect linear regression models were created for lesion-based analysis, and linear and multivariate linear regression models were created for patient-based analysis to calculate factors affecting PET-based variables. In addition, univariate survival analyses were performed to investigate the correlation between patients' progression-free survival and PET-based variables. Results: In 43 patients with 18F-FES PET imaging, no statistically significant difference was found between HIintra and histological subtype (p=0.571), ER% (p=0.720) and HER2 (p=0.353) values in lesion-based analysis. In 38 patients with both 18F-FES PET and 18F-FDG PET imaging, no significant difference was found in terms of positivity rates in patient-based analysis between the two examinations (p=0.363), but when compared in terms of positivity rates in lesion-based analysis, the positivity rate of 18F-FDG PET was found to be significantly higher (p<0.001), especially in bone (p=0.005) and lymph nodes (p=0.020). When the positivity rates were compared between the two examinations according to histological subtype, the positivity rates were found to be significantly higher in lesions with invasive ductal carcinoma histopathology for 18F-FDG PET (p=0.004), and in lesions with invasive lobular carcinoma 3 histopathology for 18F-FES PET (p=0.020). While FESmax and FESmean values showed a significant correlation with ER expression (p=0.013, p=0.014), FESmax and FESmean tended to be higher in lesions with HER2 negative or invasive lobular carcinoma histopathology, but did not reach a statistically significant difference. FDGmax and FDGmean values were significantly higher in lesions with HER2 positive (p<0.001, p<0.001) or invasive ductal carcinoma histopathology (p=0.010, p=0.014). DImax, DImean and DITLE/G values were significantly higher in lesions with high ER expression (p<0.001, p<0.001, p<0.001), HER2 negative (p=0.019, p=0.019, p=0.017) or invasive lobular carcinoma histopathology (p=0.005, p=0.005, p=0.004). In the survival analyses, we found that progression-free survival times were shorter in patients with FDGmax values above 13.44 g/mL (p=0.031), TLG values above 522 cm3xg/mL (p=0.008), and DImax values below 0.17 (p=0.043). We also found that 18F-FES PET imaging provided clinical benefit in 15 patients. Conclusions: In patients with hormone receptor positive breast cancer, 18F-FES PET and 18F-FDG PET imaging are complementary to each other. The evaluation of the two examinations together has prognostic and predictive importance. Additionally, 18F-FES PET is an imaging modality that can help resolve clinical dilemmas.