Geri Dön

Tip 2 diabetes Mellitus tanısı bulunan ve bulunmayan şizofreni hastaları ile sağlıklı kontrollerin serum YKL-40 düzeylerinin karşılaştırılması

Comparison of serum YKL-40 levels in schizophrenia patients with and without Type 2 Diabetes Mellitus and healthy controls

  1. Tez No: 968963
  2. Yazar: MERVE ŞAVLI
  3. Danışmanlar: PROF. DR. MEHMET HAMİD BOZTAŞ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Giriş ve Amaç: Şizofreni, dünya çapında insanların yaklaşık %1'ini etkileyen ve yeti yitimine neden olan ilk 10 hastalık arasında yer alan kronik ruhsal bir bozukluktur. Şizofreni hastalığının etyopatogenezinde inflamasyon ve nöroinflamasyonun oynadığı role ilişkin çalışmalara olan ilgi son yıllarda artmaktadır. Şizofreni hastalığına benzer şekilde Tip 2 Diyabetes Mellitus (T2DM)'un patogenezinde de inflamatuar süreçlerin temel bir rol oynadığı bilinmektedir. Şizofreni hastalarında T2DM genel nüfusa göre daha fazla görülmektedir. Şizofreni ve T2DM oluşumunda ortak bazı patofizyolojik mekanizmaların yanı sıra inflamatuar süreçlerin de rol oynadığı düşünülmektedir. Çalışmamızda, bir proinflamatuar belirteç olan YKL-40 serum düzeylerini komorbid T2DM tanısı bulunmayan şizofreni hastaları, komorbid T2DM tanısı bulunan şizofreni hastaları ve sağlıklı kontroller arasında karşılaştırdık. Bu çalışmanın amacı, sağlıklı kontroller, komorbid T2DM tanısı bulunan şizofreni hastaları ve komorbid T2DM tanısı bulunmayan şizofreni hastalarının serum YKL-40 seviyeleri arasında fark olup olmadığını ve serum YKL-40 seviyeleri ile şizofreni hastalarındaki hastalık semptomlarının şiddeti arasında ilişki bulunup bulunmadığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi EAH Psikiyatri Anabilim Dalı ve Bolu İzzet Baysal Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi Toplum Ruh Sağlığı Merkezi'ne başvuran DSM-5 kriterlerine göre şizofreni tanısı konulmuş 36 komorbid T2DM tanısı bulunmayan şizofreni hastası, 36 komorbid T2DM tanısı bulunan şizofreni hastası ve 36 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 108 kişi dahil edilmiştir. Çalışma grupları yaş, cinsiyet ve eğitim yılı açısından eşleştirilmiştir. Tüm katılımcılara bilgilendirilmiş gönüllü olur formu imzalatıldıktan sonra sosyodemografik ve klinik veri formu doldurulmuş, tanı amaçlı hastaları değerlendirmek için SCİD I ile görüşme yapılmıştır. Hasta gruplarına Pozitif ve Negatif Semptom Ölçeği (PANSS), Klinik Global İzlem Ölçeği-Hastalık Şiddeti alt ölçeği (KGİ-Ş) uygulanmıştır. Tüm katılımcılardan venöz kan örnekleri alınmış, serum YKL-40 düzeyleri laboratuarda ELİSA kit kullanılarak ölçülmüştür. Verilerin istatistiksel analizinde SPSS 27.0 paket programı kullanılmıştır. Bulgular ve Sonuç: Çalışmamızda, T2DM tanısı bulunmayan şizofreni hastaları, T2DM tanısı bulunan şizofreni hastaları ve sağlıklı kontrol grubu arasında serum YKL-40 düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Çalışma sonuçlarımız, YKL-40'ın bu grupları ayırt etmek için güvenilir bir biyomarker olmayabileceğini göstermektedir. Ayrıca, her iki şizofreni grubunda da YKL-40 düzeyleri ile Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği (PANSS), Klinik Global İzlem Ölçeği (KGİ-Ş) puanları gibi hastalık şiddeti göstergeleri arasında herhangi bir korelasyon bulunmamıştır, bu da YKL-40'ın hastalık şiddeti için değerli bir belirteç olmayabileceğini göstermektedir. Ek olarak, YKL-40 düzeyleri ile hastalık başlangıç yaşı, hastalık süresi ve hastaneye yatış sayısı arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Önceki çalışmalar şizofreni ve T2DM hastalarında serum YKL-40 düzeylerini ayrı ayrı incelemiş olsa da, bilgimiz dahilinde, bu çalışma şizofreni hastalarında T2DM komorbiditesi olanlar, T2DM komorbiditesi olmayanlar ve sağlıklı kontrol grubu arasında YKL-40 düzeylerini karşılaştıran ilk çalışmadır. Bu nedenle, çalışmamız aynı örneklemde YKL-40 ile şizofreni ve metabolik bozukluklar arasındaki ilişkiyi değerlendiren ilk çalışmalardan biridir. Bu bulgular, şizofrenide YKL-40 düzeyleri ile komorbid metabolik durumlar arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak için, ilaç almamış ilk atak psikoz hastaları ve uzunlamasına tasarımlar dahil olmak üzere daha büyük örneklem büyüklüklerine sahip daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Introduction and Objective: Schizophrenia is a common chronic psychiatric disorder that causes significant morbidity and mortality. In recent years, interest in the role of inflammation and neuroinflammation in the etiopathogenesis of schizophrenia has increased. Similarly, inflammatory processes are known to play a fundamental role in the pathogenesis of Type 2 Diabetes Mellitus (T2DM). T2DM is observed more frequently in patients with schizophrenia compared to the general population. It is thought that some shared pathophysiological mechanisms, including inflammatory pathways, may contribute to the development of both schizophrenia and T2DM. In this study, we compared the serum levels of YKL-40, a pro-inflammatory biomarker, among schizophrenia patients without comorbid T2DM, schizophrenia patients with comorbid T2DM, and healthy controls. The aim of this study was to investigate whether there is a difference in serum YKL-40 levels among healthy controls, schizophrenia patients with comorbid T2DM, and those without T2DM, and to examine whether there is a relationship between serum YKL-40 levels and the severity of clinical symptoms in schizophrenia patients. This study aimed to investigate whether there is a difference in serum YKL-40 levels among healthy controls, schizophrenia patients with comorbid type 2 diabetes mellitus (T2DM), and those without T2DM and to examine whether there is a relationship between serum YKL-40 levels and the severity of clinical symptoms in schizophrenia patients. Materials and Methods: A total of 108 participants were included in the study: 36 schizophrenia patients without comorbid T2DM, 36 schizophrenia patients with comorbid T2DM, and 36 healthy controls. Participants were matched for age, sex, and years of education. After obtaining informed consent from all participants, sociodemographic and clinical data forms were completed, and patients were evaluated using the Structured Clinical Interview for DSM-IV (SCID-I). The Positive and Negative Syndrome Scale (PANSS) and Clinical Global Impression – Severity subscale (CGI-S) were administered to the patient groups. Serum samples were collected from both patients and controls to measure YKL-40 levels. Venous blood samples were collected from all participants, and serum YKL-40 levels were measured in the laboratory using an ELISA kit. SPSS 27.0 statistical package program was used in the analysis of the data. Results and Conclusion: Our study found no statistically significant differences in serum YKL-40 levels among schizophrenia patients without T2DM, those with T2DM, and the healthy control group. Our study results suggest that YKL-40 may not be a reliable biomarker for differentiating between these groups. We also found no correlations between YKL-40 levels and disease severity indicators such as PANSS and CGI-S scores in either schizophrenia group, indicating that YKL-40 may not be a valuable marker for disease severity. Additionally, there was no significant association between YKL-40 levels and age at onset, duration of illness, or number of hospitalizations. Although previous studies have examined serum YKL-40 levels in schizophrenia and T2DM separately, to our knowledge, this is the first study to compare YKL-40 levels in schizophrenia patients with comorbid T2DM, schizophrenia patients without T2DM, and healthy controls. Thus, our study is among the first to evaluate the relationship between YKL-40 and both schizophrenia and metabolic disorders within the same sample. These findings suggest that further studies with larger sample sizes, including drug-naive first-episode psychosis patients and longitudinal designs, are needed to better understand the relationship between YKL-40 levels and comorbid metabolic conditions in schizophrenia.

Benzer Tezler

  1. Tip 2 diabetes mellitusu bulunan geriatrik bireylerin fiziksel fonksiyon, yaşam kalitesi, günlük yaşam aktivitelerinin değerlendirilmesi ve beslenme ile ilişkilendirilmesi

    Assessment of physical funcion, quality of life, daily life activities of geiatric individuals with type 2 diabetes mellitus and their relationship with nutrition

    MUSTAFA CEMALİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Fizyoterapi ve RehabilitasyonHacettepe Üniversitesi

    Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZAFER ERDEN

  2. Tip 2 diabetes mellitus hastalarında epikardiyal yağ doku volümü ve yerleşimi ile koroner arter hastalığı varlığı ve yaygınlığı arasındaki ilişki

    The relation between the volume and the localization of epicardial adipose tissue and the presence and the extension of coronary artery disease

    BEGÜM UYGUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    KardiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kardiyoloji Ana Bilim Dalı

    UZMAN ÖMER ÇELİK

    DOÇ. DR. AYDIN YILDIRIM

  3. Tip 2 diyabet tanısı olan hastalarda serum trimetilamin N-oksit ve asprosin ile diyabetik nefropati ilişkisi

    Relationship between serum trimethylamine N-oxide (TMAO) and asprosin and diabetic nephropathy in patients with type 2 diabetes

    İSLAM BARTU GÖRGÜLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıFırat Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİR DÖNDER

  4. Tip II diyabetli hastalarda G protein β3 C825T ve C1429T gen polimorfizminin diyabetik nefropati gelişmesindeki rolünün araştırılması

    The role of G protein β3 C825T and C1429T gene polymorphisms in the development of diabetic nephropathy in patients with type II diabetes Mellitus

    CANAN KAHRİMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    BiyofizikTrakya Üniversitesi

    Biyofizik Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. TAMMAM SİPAHİ

  5. Tip-2 diabetes mellitus hastalarında kognitif fonksiyon düzeyi ile biliverdin redüktaz-A (BVR-A) arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between cognitive function level and biliverdin reductase-A (BVR-A) in patients with Type 2 diabetes mellitus

    HABİBE DUMAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUHAMMET KIZMAZ