Geri Dön

Acil serviste saptanan DVT hastalarının retrospektif incelenmesi

Retrospective analysis of patients diagnosed with deep vein thrombosis in the emergency department

  1. Tez No: 969349
  2. Yazar: İBRAHİM MERCAN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ EMRE BÜLBÜL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Emergency department, Deep vein thrombosis, Pulmonary thromboembolism
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: İngilizce
  9. Üniversite: Erciyes Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

ÖZET Acil Serviste Saptanan DVT Hastalarının Retrospektif İncelenmesi Amaç: Acil serviste tanı konulan DVT olgularını retrospektif olarak inceleyerek, hastaların demografik özelliklerini, başvuru semptomlarını, risk faktörlerini, tanı yöntemlerini ve uygulanan tedavi yaklaşımlarını değerlendirmektir. Çalışma sonuçlarının, acil serviste DVT tanı ve tedavi süreçlerine katkı sağlaması beklenmektedir. Materyal ve Metot: Bu çalışma, Erciyes Üniversitesi Hastaneleri Acil Servisi'ne 30.03.2020 tarihi ile 30.03.2025 arasında başvuran ve derin ven trombozu (DVT) tanısı alan hastaların tıbbi kayıtlarının retrospektif olarak incelenmesi şeklinde tasarlanmıştır. Retrospektif tanımlayıcı bir çalışmadır. Bulgular: Çalışmaya 334 hasta dahil edilmiştir. Hastaların %47'si (n=157) kadın, %53'ü (n=177) erkekti ve yaş ortalaması 57,7617,5 yıl olarak saptanmıştır. Hastaların en sık bildirdiği şikâyet şişliktir ve %65,3'ünde (n=218) görülmüştür. Bunu sırasıyla %45,8 ile ağrı (n=153), %11,1 ile nefes darlığı (n=37) ve %6,6 ile kızarıklık/morarma (n=22) takip etmiştir. Komorbidite varlığı hastaların %66,8'inde (n=223) mevcuttur. Ayrıca hastaların %47,9'u (n=160) düzenli ilaç kullanmakta ve %24'ünün (n=80) cerrahi öyküsü bulunmaktadır. En sık bildirilen komorbidite %23,00 oranıyla hipertansiyondur (n=89). Bunu sırasıyla %21,19 ile malignite (n=82), %16,02 ile diyabet (n=62) ve %8,53 ile koroner arter hastalığı (KAH, n=33) izlemektedir. Pulmoner tromboemboli (PTE) ile birlikte DVT tanısı alan hastaların oranı ise %21,3'tür (n=71). En sık kullanılan tedavi grubu düşük molekül ağırlıklı heparin (DMAH) olup, hastaların %50,3'sine enoksaparin, %36,5'ine bemiparin, %4,5'ine tinzaparin verilmiştir. Toplamda DMAH kullanım oranı %91,3'tür. Hastaların %91,9'u (n=307) tedavi sonrası taburcu edilmiştir. Cinsiyete göre cerrahi öyküsü (p=0,031) ve platelet düzeyi (p=0,003) istatistiksel olarak anlamlı sekılde kadınlarda daha fazla saptanmıştır. Total protein (p=0,039) ve albumin (p=0,011), hemoglobin (p=0,001), BUN (p=0,006) ve kreatinin (p=0,001) düzeyleri erkeklerde istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Sonuç: Özellikle kadın hastalarda cerrahi öyküsü ve platelet yüksekliği; erkeklerde ise kreatinin, BUN ve protein düzeyleri dikkat çekmektedir. Çalışmamızda tedavi tercihlerinin, taburculuk oranlarının ve PTE'nin birlikte değerlendirilmesinin, acil servis temelli DVT verilerine katkı yapabileceği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler; Acil servis, Derin ven trombozu, Pulmoner tromboembolizm

Özet (Çeviri)

ABSTRACT Retrospective Analysis of Patients Diagnosed with Deep Vein Thrombosis in the Emergency Department Aim: The aim of this study is to retrospectively analyze patients diagnosed with deep vein thrombosis (DVT) in the emergency department and to evaluate their demographic characteristics, presenting symptoms, comorbidities, diagnostic methods, and treatment approaches. The study is expected to contribute to the diagnosis and treatment processes of DVT in emergency settings. Materials and Methods: Thid Study was designed as a retrospective examination of the medical records of patients who were admitted to the Erciyes University Hospitals Emergency Department between 30.03.2020 and 30.03.2025 and diagnosed with deep vein thrombosis(DVT). It is a retrospective descriptive study. Results: A total of 334 patients were included. Of these, 47% (n=157) were female and 53% (n=177) were male, with a mean age of 57.76 ± 17.5 years. The most common presenting complaint was swelling, observed in 65.3% (n=218) of patients, followed by pain in 45.8% (n=153), dyspnea in 11.1% (n=37), and redness/discoloration in 6.6% (n=22). Comorbidities were present in 66.8% (n=223) of the patients. Additionally, 47.9% (n=160) were on regular medication, and 24% (n=80) had a history of surgery. The most frequently reported comorbidity was hypertension (23%; n=89), followed by malignancy (21.19%; n=82), diabetes (16.02%; n=62), and coronary artery disease (8.53%; n=33). Concomitant pulmonary thromboembolism (PTE) was identified in 21.3% (n=71) of the patients. The most commonly used treatment group was low molecular weight heparin (LMWH), with 50,3% receiving enoxaparin, 36.5% bemiparin, 4.5% tinzaparin, and, totaling an LMWH usage rate of 91.3%. A total of 91.9% (n=307) of the patients were discharged following treatment. Surgical history (p=0.031) and platelet levels (p=0.003) were found to be significantly higher in female patients. Total protein (p=0.039), albumin (p=0.011), hemoglobin (p=0.001), BUN (p=0.006), and creatinine (p=0.001) levels were significantly higher in male patients. Conclusion: A history of surgery and elevated platelets in female patients and creatinine, BUN and protein levels in male patients were particularly noteworthy. We believe that evaluating treatment preferences, discharge rates and PTE together in our study may contribute to emergency department-based DVT data.

Benzer Tezler

  1. Acil serviste pulmoner emboli tanısı alan hastaların risk faktörlerinin retrospektif analizi

    Retrospective analysis of the risk factors of patients who were diagnosed pulmonary embolism i̇n the emergency service

    İSMAİL CİHAN MUTLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET ERYILMAZ

  2. Acil serviste saptanan alt extremite derin ven trombozlarının lokalizasyonu ile eş veya yakın zamanlı pulmoner emboli oluşumu arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of the relationship between the localization of lower extremity deep vein thrombosis detected in the emergency department and occurance of concurrent or recent pulmonary embolism

    DOĞUKAN DOĞAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göğüs Hastalıklarıİstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. İBRAHİM İKİZCELİ

  3. Pulmoner Tromboemboli tanısında kullanılan klinik olasılık skorlama yöntemlerinin karşılaştırılması

    Comparison methods of the clinical probability scores in the diagnosis of the Pulmonary Thromboembolism

    GÜLHAN BOĞATEKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2010

    Göğüs HastalıklarıDicle Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FÜSUN TOPÇU

  4. Pulmoner tromboemboli tespit edilen hastalarda pulmoner arter çap ölçümü ve asendan aort çapına oranının pulmoner tromboemboli tanısında kullanılabilirliğinin değerlendirilmesi

    Assessing usability of pulmonary artery diameter and its ratio to ascending aorta in patients with pulmonary embolism

    DİJAN TAV ŞİMŞEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    İlk ve Acil YardımSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL DOĞAN

  5. COVID-19 tanılı hastalarda yatakbaşı ultrasononografi (pocus) ile saptanan derin ven trombozu (DVT) insidansı

    Incidence of deep vein thrombosis (DVT) detected by bedboard ultrasononography (pocus) in patients diagnosed with COVID-19

    HÜSEYİN ÖZTOPRAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Servis Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. FEVZİ YILMAZ