Geri Dön

Prostat biyopsisi yapılan hastalarda single nükleotid polimorfizminin kanser saptamadaki etkinliğinin prospektif araştırılması

The role of single nucleotide polymorphism in cancer detection rates among patients undergoing prostate biopsy: A prospective trial

  1. Tez No: 969723
  2. Yazar: YUNUS EMRE GENÇ
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HAYDAR KAMİL ÇAM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Üroloji, Onkoloji, Genetik, Urology, Oncology, Genetics
  6. Anahtar Kelimeler: Likit biyopsi, Ontogenetik, Prostat neoplazmları, Tek nükleotid polimorfizmi, Liquid biopsies, Ontogenetic, Prostatic neoplasms, Single nucleotide polymorphism
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Marmara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Prostat kanseri, erkeklerde dünya genelinde en sık tanı konulan ikinci sıradaki cilt-dışı malignite olup, gelişiminde genetik yatkınlığın önemli bir rol oynadığı bilinmektedir. Son yıllarda, genetik varyantların özellikle tanısal süreçlerde kullanımı artış göstermiştir. Bu çalışmada, daha önce prostat kanseri ile ilişkilendirilmiş olan rs5919393 (Androjen Reseptör geni, Xq12) ve rs34633531 (Zinc Finger Protein 341 geni, 20q11.22) polimorfizmlerinin Türk popülasyonundaki görülme sıklığı ile prostat kanseri ve klinik anlamlı prostat kanseri tanısındaki potansiyel rollerinin araştırılması amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu prospektif kohort çalışması, 2024 ile 2025 yılları arasında gerçekleştirildi. Herhangi bir semptomu olmayan 160 erkekten oluşan pilot çalışma ile polimorfizmlerin alel frekansları belirlendi ve örneklem büyüklüğü 155 hasta olarak hesaplandı. Çeşitli nedenlerle çalışma dışında kalacak hastaların bertaraf edilebilmesi amacıyla çalışma grubu için prostat biyopsisi endikasyonu konulan 160 erkek çalışmaya dahil edildi. Klinik, biyokimyasal ve radyolojik parametreler analiz edilerek genetik inceleme için periferik kandan DNA izole edildi ve TaqMan® SNP genotipleme yöntemi ile gerçek zamanlı PCR incelemesi yapıldı. Bağımlı değişkenler prostat kanseri ve klinik anlamlı prostat kanseri tanısı olarak belirlendikten sonra, bağımsız değişkenler SNP genotipleri ile birlikte yaş, aile öyküsü, prostat spesifik antijen (PSA) düzeyi, PSA dansitesi, serbest/total PSA oranı, parmakla rektal muayene bulgusu, multiparametrik prostat manyetik rezonans görüntüleme bulguları olarak belirlendi. Seçilen parametreler kanser saptama, klinik anlamlı kanser saptama ve genotip tayinlerine göre oluşturulan gruplar arasında değerlendirildi. Bulgular: Pilot çalışma grubundaki 160 bireyin ortanca yaşı 67 idi. Rs 5919393 için T (timin) aleli sayısı 176, C (sitozin) aleli sayısı 144 idi. Toplam alel sayısı 320 olarak hesaplandıktan sonra T aleli frekansı %55, C aleli frekansı %45 olarak saptandı. Kohortta baskın olan genotip, 138 kişide görülen CT (sitozin-timin) şeklinde idi. Bu dizilim dışında kalan homozigot alel taşıyan 22 kişinin ise 19'unda dizilim TT (timin-timin), 3'ünde CC (sitozin-sitozin) şeklinde idi. Diğer bir SNP olan rs 34633531 için ise tüm bireylerin genotipinin CT şeklinde olduğu görüldü. Prostat biyopsisi yapılan 160 erkekten oluşan çalışma grubunda ise ortanca yaşı 67 idi. 73 hastada (%46) prostat kanseri saptanırken, 42 hasta klinik anlamlı prostat kanseri (%26) olarak değerlendirildi. 87 hastanın (%54) ise patolojisi benign olarak sonuçlandı. Rs5919393 genotip analizinde TT homozigot varyant alel 18 hastada (%11), CC homozigot referans alel 4 hastada (%3), CT heterozigot varyant alel 138 hastada (%86) görüldü. TT homozigot alel taşıyan hastaların %72'sinde prostat kanseri, %61'inde klinik anlamlı prostat kanseri saptandı. CT heterozigot alel taşıyan hastaların ise %42'sinde prostat kanseri saptanırken %22'sinde klinik anlamlı prostat kanseri saptandı. Homozigot CC aleli için ise hastaların %50'sinde prostat kanseri ve %25'inde klinik anlamlı prostat kanseri saptandığı görüldü (p=0,042 ve p=0,004). Bu analiz sonrası, TT homozigot varyant alel taşıyıcılığı bir bağımsız değişken olarak analizlere dahil edildi. Tüm hastalar içerisinde prostat kanseri tanısı alan 73 hastanın 13'ünde (%18) rs5919393 genotip analizinde TT homozigot varyant alel saptanırken (p=0,023), klinik anlamlı prostat kanseri olarak sınıflandırılan 42 hastanın 11'inin (%26) homozigot varyant alel taşıdığı gözlendi (p<0,001). Rs5919393'e ait homozigot TT aleli saptanmasının tanı performans ölçütleri değerlendirildiğinde, prostat kanseri tanısını öngörmedeki özgüllüğün %95, duyarlılığın %18 ve klinik anlamlı prostat kanserini öngörmedeki özgüllüğün %94, duyarlılığın %26 olduğu saptandı. Sonuç: Türk toplumunda rs5919393 single nükleotid polimorfizmine ait homozigot TT alel taşıyan bireylerin artmış prostat kanseri ve klinik anlamlı prostat kanseri riski ile ilişkili olduğu gösterildi. Yüksek özgüllük değerleri ışığında bu polimorfizmin biyopsi kararı vermeye yardımcı bir parametre olarak klinik pratikte halihazırda kullanılmakta olan poligenik risk skorlarına entegre edilmesinin, risk skorlamalarının tanı performans ölçütlerini iyileştirebileceği öngörülmektedir.

Özet (Çeviri)

Objective: Prostate cancer is the second most common non-cutaneous malignancy among men worldwide, and genetic predisposition is known to have a significant role in its development. In recent years, the clinical use of genetic variants, particularly in diagnostic processes, has gained great attention. This study aimed to investigate the frequency and potential diagnostic roles of two single nucleotide polymorphisms (SNPs) rs5919393 (located in the Androgen Receptor gene at Xq12) and rs34633531 (located in the Zinc Finger Protein 341 gene at 20q11.22), in the Turkish population, specifically in relation to determine overall prostate cancer and clinically significant prostate cancer risks. Materials and Methods: This prospective cohort study was conducted between 2024 and 2025. A pilot study with 160 asymptomatic men was conducted to determine the allele frequencies of the polymorphisms. Following the pilot study, the required sample size was calculated to be 155 patients. A total of 160 male patients referred for prostate biopsy were enrolled, regarding the possible dropouts during the study. Clinical, biochemical, and radiological parameters were evaluated. Genomic DNA was extracted from peripheral blood samples, and real-time PCR analysis was conducted with TaqMan® SNP genotyping assay. Dependent variables were defined as the diagnosis of cancer and clinically significant cancer. Independent variables included SNP genotypes, age, family history, total prostate specific antigen (PSA) level, PSA density, free/total PSA ratio, digital rectal examination findings, and multiparametric prostate magnetic resonance imaging results. Parameters were analyzed across groups stratified by cancer detection status, clinically significant cancer status, and SNP genotype distributions. Results: The median age of the 160 individuals in the pilot study group was 67 years. For the rs5919393 polymorphism, the number of T (thymine) alleles was 176, and the number of C (cytosine) alleles was 144. After calculating the total number of alleles as 320, the frequency of the T allele was determined to be 55%, and that of the C allele was 45%. The predominant genotype in the cohort was CT (cytosine-thymine), observed in 138 individuals. Among the remaining 22 individuals carrying homozygous alleles, 19 had the TT (thymine-thymine) genotype, and 3 had the CC (cytosine-cytosine) genotype. Regarding another SNP, rs34633531, all individuals were found to carry the CT genotype. In the study group of 160 men, who underwent prostate biopsy, also had the median age of 67. Prostate cancer was diagnosed in 73 patients (46%), and 42 patients (26%) were classified as clinically significant prostate cancer. The pathology results of 87 patients (54%) were benign. In the rs5919393 genotype analysis, the TT homozygous variant allele was observed in 18 patients (11%), the CC homozygous reference allele in 4 patients (3%), and the CT heterozygous variant allele in 138 patients (86%). In patients carrying the TT homozygous allele, prostate cancer was detected in 72% and clinically significant prostate cancer in 61%. Among patients carrying the CT heterozygous allele, prostate cancer was identified in 42%, whereas clinically significant prostate cancer was observed in 22%. For the CC homozygous allele, prostate cancer was detected in 50% of patients, with clinically significant prostate cancer present in 25% (p=0.042 and p=0.004, respectively). Following this analysis, the TT homozygous variant allele was included as an independent variable in further analyses. Among all 160 patients, the TT homozygous variant allele of rs5919393 was detected in 13 of the 73 patients (18%) diagnosed with prostate cancer (p=0.023), and in 11 of the 42 patients (26%) classified as clinically significant prostate cancer (p<0.001). When assessing diagnostic performance metrics for the detection of the TT homozygous variant allele of rs5919393, the specificity and sensitivity for predicting prostate cancer were calculated as 95% and 18%, respectively. For predicting clinically significant prostate cancer, the specificity was 94% and the sensitivity was 26%. Conclusion: In the Turkish population, the homozygous TT genotype of the rs5919393 was shown to be associated with an increased risk of both prostate cancer and clinically significant prostate cancer. Regarding the high specificity, this polymorphism appears to hold a critical role in biopsy decision. We propose its integration into existing polygenic risk score models to increase the diagnostic accuracy and help risk stratification of prostate cancer in clinical practice.

Benzer Tezler

  1. Transrektal ultrasonografi eşliğinde yapılan prostat biyopsilerinde uygulanılan lokal anestezi yöntemlerinin visual analog skala (VAS) ile karşılaştırılması

    Comparison of local anesthesia methods used in transrectal ultrasonography-guided prostate biopsy by visual analog scale

    KISMET BURAK CENGİZ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    ÜrolojiCumhuriyet Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ESAT KORĞALI

  2. Lokalize veya lokal ileri prostat kanseri tanısıyla radikal prostatektomi uygulanan ve postoperatif dönemde PSA progresyonu gösteren hastalarda tedavi öncesi evreleme amacıyla çekilen Ga-68 PSMA PET'in cerrahi sonrası biyokimyasal nüksü öngörmedeki prognostik rolü

    The prognostic role of preoperatively Ga-68 PSMA PET imaging in predicting biochemical recurrence after surgery in patients undergoing radical prostatectomy for localized or locally advanced prostate cancer who show PSA progression postoperatively

    HÜSEYİN MERT DURAK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    ÜrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AZMİ LEVENT SAĞNAK

  3. Robotik radikal prostatektomi vakalarında peritoneal retzius yaklaştırma tekniğinin erken ve geç dönem sonuçları

    Early and late outcomes of the peritoneal retzius approximation technique in robotic radical prostatectomy cases

    ÖMER FARUK ÖRNEK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    ÜrolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HACI MURAT AKGÜL

  4. Akciğer kitlelerinde transtorasik ince iğne aspirasyon biyopsisi (TTİİAB) öncesi pnömotoraks öngörülebilirliğinin derin öğrenme yöntemi ile değerlendirilmesi

    Evaluation of pneumothorax predictionability by deep learning method before transtoraci̇c fi̇ne needle aspirati̇on biopsy (TTİİAB) in lung masses

    VUSAL MAMMADLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul Üniversitesi

    Radyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞÜKRÜ MEHMET ERTÜRK

  5. Prostat kanseri tanısında Tc99m-MIBI-SPECT'in yeri

    Başlık çevirisi yok

    MURAT KURU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2014

    Ürolojiİstanbul Üniversitesi

    Üroloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZÜBEYR TALAT