Geri Dön

Burun tıkanıklığı olan hastalarda nazalis kas kalınlığının değerlendirilmesi ve nose skoru ile ilişkisinin araştırılması

Evaluation of nasalis muscle thickness in patients with nasal obstruction and its relationship with nose score

  1. Tez No: 970063
  2. Yazar: OĞULCAN ÖNDER
  3. Danışmanlar: PROF. DR. YUSUF ÖZGÜR BİÇER, DR. ÖĞR. ÜYESİ SIDDIKA HALICIOĞLU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kulak Burun ve Boğaz, Otorhinolaryngology (Ear-Nose-Throat)
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, burun tıkanıklığı şikayeti bulunan hastalarda musculus nasalis'in transvers parçasındaki kalınlık değişikliklerinin semptom şiddetiyle olan ilişkisini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Çalışmaya, en az üç aydır burun tıkanıklığı yaşayan ve 18 yaş üzeri olan toplam 128 hasta dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, burun tıkanıklığı tarafı, NOSE (Nasal Obstruction Symptom Evaluation) skorları kaydedilmiştir. Her iki nazalis kasının kalınlık ölçümleri ultrasonografi ile kaydedilmiştir. Hastalar, NOSE skorlarına göre hafif (5–25), orta (30–50), ciddi (55–75) ve ileri düzey (80–100) olmak üzere dört gruba ayrılmıştır. Elde edilen verilere göre, NOSE skoru arttıkça hem sağ hem de sol nazalis kası pars transversa kalınlıklarında anlamlı artış izlenmiştir.(sağ: r = 0,291, p = 0,0008; sol: r = 0,403, p < 0,0001). Tek taraflı burun tıkanıklığı olan hastalarda, tıkalı olmayan taraftaki nazalis kası pars transversa daha kalın ölçülmüştür. (sağ: p = 0,0007; sol: p = 0,0343) Erkek hastalarda nazalis kası pars transversa kalınlıklarının kadınlara göre daha fazla olduğu bulunmuştur. (sağ: p = 0,0001; sol: p = 0,0075). Çalışmamızda, nazalis kas pars transversa kalınlığındaki artışın, burun tıkanıklığı şiddetiyle ilişkili olduğu görülmüştür. Burun tıkanıklığı yaşayan hastalar, şikayetlerini azaltmak amacıyla burun pasajlarını açmaya yönelik mimik kaslarını kullanıyor olabileceği düşünülmüştür. Kas kalınlık artışının her iki tarafta da görülmesinin, yüz mimik kaslarının genellikle iki taraflı kullanılıyor olmasından kaynaklanabileceği öngörülmüştür. Burun tıkanıklığı şiddeti arttıkça, hastaların yüz mimiklerini daha sık kullandığı ve buna bağlı olarak nazal kas aktivitesinin arttığı düşünülmektedir. Çalışmamızda da bu durumu destekler şekilde, NOSE skoru arttıkça her iki taraf nazalis kas pars transversa kalınlığında anlamlı artış gözlenmiştir.Özellikle tıkalı olmayan taraftaki kas hipertrofisinin, artmış hava akımının nazal valv bölgesinde oluşturduğu negatif basınca karşı olduğu düşünülebilir. Sonuç olarak, çalışmamız, burun tıkanıklığını değerlendirmede yalnızca anatomik değil, fonksiyonel yapıların da dikkate alınması klinik açıdan önemli olabilir. Nazal kaslara yönelik yapılacak çalışmalar, burun tıkanıklığı tedavi modellerinin çeşitlendirilmesi ve geliştirilmesine katkı sağlayabilir.

Özet (Çeviri)

This study aims to evaluate the changes in the thickness of the transverse part of the musculus nasalis in patients with nasal obstruction and the relationship between these changes and the severity of symptoms. A total of 128 patients over the age of 18 who had been experiencing nasal obstruction for at least three months were included in the study. The patients' demographic data, side of nasal obstruction, and NOSE (Nasal Obstruction Symptom Evaluation) scores were recorded. The thickness of both nasalis muscles was measured using ultrasonography. Based on their NOSE scores, patients were divided into four groups: mild (5–25), moderate (30–50), severe (55–75), and extreme (80–100). According to the data obtained, as the NOSE score increased, there was a significant increase in the thickness of both the right and left nasalis muscles (right: r = 0.291, p = 0.0008; left: r = 0.403, p < 0.0001). In patients with unilateral nasal obstruction, the transverse part of the nasalis muscle on the non-obstructed side was measured to be thicker (right: p = 0.0007; left: p = 0.0343). It was found that male patients had greater nasalis muscle thickness than female patients (right: p = 0.0001; left: p = 0.0075). In our study, the increase in the thickness of the transverse part of the nasalis muscle was found to be associated with the severity of nasal obstruction. Patients with nasal obstruction may be using their facial mimic muscles to open up nasal passages in an effort to alleviate their symptoms. The observation that the muscle thickness increased on both sides may be due to the fact that facial mimic muscles are generally used bilaterally. As the severity of nasal obstruction increases, it is thought that patients use facial expressions more frequently, which in turn increases nasal muscle activity. In line with this, our study also showed a significant increase in the thickness of the transverse part of the nasalis muscle on both sides as the NOSE score increased. The hypertrophy of the muscle on the non-obstructed side, in particular, may be a response to the negative pressure generated in the nasal valve region by increased airflow. In conclusion, our study suggests that not only anatomical but also functional structures should be considered in the evaluation of nasal obstruction. Further studies focusing on nasal muscles may contribute to the diversification and development of treatment models for nasal obstruction.

Benzer Tezler

  1. Nazal kavitenin anatomik özelliklerinin ve nazal septum deviasyonunun gözyaşı menisküs parametreleri ile ilişkisinin araştırılması

    Investigation of the anatomical features of the nasal cavity and the relationship between nasal septum deviation and tear meniscus parameters

    BİLGEHAN ERDURAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Göz HastalıklarıOndokuz Mayıs Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. VOLKAN YETER

  2. Alt konka hipertrofisi nedeni ile burun tıkanıklığı olan hastalarda radyofrekans termal ablasyon tedavisi ve steroid enjeksiyonu tedavisi etkinliğinin bilgisayarlı tomografi ölçümü ile karşılaştırılması.

    The effectiveness of steroid enjection and radiofrequency thermal ablation method in the cases where chronic obstruction depends on isolated submucous inferior turbinate hyperthropy using computerized tomography.

    AHMET AZİMOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2011

    Kulak Burun ve BoğazSelçuk Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUAT YÖNDEMLİ

  3. Edinsel nazolakrimal kanal tıkanıklığı olan hastalarda endoskopik endonazal dakriosistorinostomi sonrası klinik sonuçlarımız

    Our clinic outcomes in cases with acquired nasolacrimal canal obstruction after endoscopic endonasal dacryocystorhinostomy

    MEHMET HAFİT GÜR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Kulak Burun ve BoğazYüzüncü Yıl Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz ve Baş-Boyun Cerrahisi Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. KÖKSAL YUCA

  4. Kronik burun tıkanıklığı olan hastaların objektif ve subjektif skorlama sistemleri ve PYNÖ (praat yardımlı nazalans ölçer) kullanılarak değerlendirilmesi

    Evaluation of patient with chronic nasal obstruction using objective and subjective scoring systems and PANM(praat-assisted nasalance meter)

    YEŞİM ESEN YİĞİT KOÇER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Kulak Burun ve BoğazSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET AKİF KILIÇ

  5. Kronik nazal obstrüksiyonu olan hastalarda uvula boyutunun değerlendirilmesi

    Assessment of uvula dimension in patients with chronic nasal obstruction

    OSMAN PALA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Kulak Burun ve BoğazAtatürk Üniversitesi

    Kulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. VAHİT MUTLU