Geri Dön

Adıyaman ilinde hipertansiyon hastalarında modifiye morisky ölçeği ile tedavi uyumunun ve çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeği ile sosyal desteğin değerlendirilmesi

Evaluation of treatment compliance with the modified morisky scale and social support with the multidimensional perceived social support scale in hypertension patients in Adiyaman province

  1. Tez No: 970769
  2. Yazar: HASAN FEHMİ ÇAĞ
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ ÜMMÜHAN YILMAZ
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Adıyaman Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Aile Hekimliği Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı, birinci basamak sağlık kuruluşlarında hipertansiyon tanısı ile takip edilen hastalarda tedaviye uyum düzeyini ve aldıkları yakın sosyal desteği değerlendirmek; bu iki değişkenin hipertansiyon kontrolü ve hastalık yönetimi üzerindeki etkilerini incelemektir. Adıyaman Merkez 1 Nolu Aile Sağlığı Merkezine kayıtlı kişilerden 25.02.2025 -01.04.2025 tarihleri arasında dahil edilme kriterlerine uygun, polikliniğe başvuran 330 hipertansiyon hastasından yüz yüze Sosyodemografik Veriler Anket Formu, Türkçe Modifiye Morisky Ölçeği ve Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği uygulanarak elde edilen veriler incelendi. Katılımcıların %41,8'i 45-54 yaş aralığında, %22,1'i ise 65 yaş ve üzerindedir, %56,1'i kadın, %43,9'u erkektir, %81,8'i evli, %18,2'si bekardır, %30,9'u ortaöğretim mezunu, %22,1'i ilköğretim mezunudur, %46,1'i ev hanımı, %22,7'si emeklidir, %82,7'si orta gelir grubunda yer almaktadır. Evli bireylerin aile desteği puanları, bekarlara göre anlamlı derecede yüksektir. Kamu çalışanlarının ve ev hanımlarının özel bir insan desteği, özel sektör çalışanlarına göre daha yüksektir. Yüksek gelir grubundaki bireylerin sosyal destek puanları, düşük ve orta gelir grubundakilere göre anlamlı derecede yüksektir. Ailesiyle yaşayan bireylerin sosyal destek puanları, yalnız yaşayanlara göre daha yüksektir. Sosyal destek ile motivasyon arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Katılımcıların kullandıkları antihipertansif ilaç sayısına göre motivasyon düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edildi. Çalışmamızda evli bireylerin bekar bireylere göre daha yüksek aile desteği puanı alması, evliliğin bireylerin yaşamındaki sosyal ağları güçlendirdiğini göstermektedir. Gelir düzeyi ile sosyal destek algısı arasında pozitif bir korelasyon bulmamız, sosyal ilişkilerin ekonomik kaynaklara dayalı olarak daha sürdürülebilir hale geldiğini düşündürmektedir. Aile üyelerinden birinin hipertansiyon gibi kronik bir hastalıkla mücadele etmesi, diğer aile bireylerinin bu duruma karşı daha duyarlı ve destekleyici olmasına neden olabileceğini düşündürmüştür. Düzenli tansiyon ölçümü yapan bireylerin daha yüksek sosyal destek puanlarına sahip olmaları, sosyal desteğin bireyin sağlık davranışlarını olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Orta gelir grubundaki bireylerin tedavi uyum puanları, düşük gelir grubundakilere göre daha yüksektir. Bu durum ekonomik istikrarın tedaviye uyumu kolaylaştırdığını düşündürmektedir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, sosyal destek ile tedavi uyumu arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Bu sonuç, bireylerin çevrelerinden algıladıkları sosyal desteğin, tedaviye uyumlarını artıran bir motivasyon unsuru olabileceğini göstermektedir. Bireylerin profesyonel bir sağlık ortamında hizmet almasının, tedavi sürecine yönelik motivasyonlarını olumlu etkilediğini göstermektedir. Sonuç olarak; hipertansiyon gibi kronik hastalıkların yönetiminde sadece tıbbi tedavi değil; bireyin sosyal çevresi, yaşam koşulları ve psikososyal kaynakları da dikkate alınmalıdır. Bu kapsamda sağlık profesyonellerinin, bireylerin sosyal destek sistemlerini güçlendirmeye yönelik danışmanlık hizmetleri sunması, tedaviye uyumun artırılmasında etkili bir strateji olabilir. Konuyla ilgili çok merkezli ve yüksek hasta katılımının sağlandığı uzunlamasına çalışmalara ihtiyaç olduğu kanaatindeyiz

Özet (Çeviri)

The purpose of this study is to evaluate the level of compliance with treatment and the close social support received by patients followed up with a diagnosis of hypertension in primary health care institutions; and to examine the effects of these two variables on hypertension control and disease management. Data obtained from 330 hypertension patients who were registered in Adıyaman Central Family Health Center No. 1 and who applied to the outpatient clinic between 25.02.2025 and 01.04.2025 and met the inclusion criteria were examined by applying the face-to-face Sosyodemografic Data Survey Form, Turkish Modified Morisky Scale and Multidimensional Scale of Perceived Social Support. 41.8% of the participants are between the ages of 45-54, 22.1% are 65 years and older, 56.1% are female, 43.9% are male, 81.8% are married, 18.2% are single, 30.9% are secondary school graduates, 22.1% are primary school graduates, 46.1% are housewives, 22.7% are retired, and 82.7% are in the middleincome group. Married individuals have significantly higher family support scores than single individuals. Public employees and housewives have higher levels of special human support than private sector employees. High-income individuals have significantly higher social support scores than low and middle-income individuals. Individuals living with their families have higher social support scores than those living alone. A positive and significant relationship was found between social support and motivation. It was found that there was a significant difference between the motivation levels of the participants according to the number of antihypertensive medications they used. In our study, the fact that married individuals received higher family support scores than single individuals indicates that marriage strengthens the social networks in individuals' lives. The fact that we found a positive correlation between income level and perception of social support suggests that social relationships become more sustainable based on economic resources. It suggests that if one of the family members struggles with a chronic disease such as hypertension, other family members may be more sensitive and supportive of this situation. The fact that individuals who regularly measure their blood pressure have higher social support scores indicates that social support positively affects the individual's health behaviors. The treatment compliance scores of individuals in the middle-income group are higher than those in the low-income group. This suggests that economic stability facilitates treatment compliance. According to the findings obtained in the study, a positive and significant relationship was found between social support and treatment compliance. This result shows that the social support that individuals perceive from their environment can be a motivational factor that increases their compliance with treatment. It shows that individuals receiving services in a professional health environment positively affects their motivation towards the treatment process. As a result; In the management of chronic diseases such as hypertension, not only medical treatment; The individual's social environment, living conditions and psychosocial resources should also be taken into account. In this context, providing counseling services to strengthen individuals' social support systems by health professionals can be an effective strategy in increasing treatment compliance. We believe that multi-center, longitudinal studies with high patient participation are needed on this subject.

Benzer Tezler

  1. Adıyaman popülasyonunda IL-6 gen varyantları ile hipertansiyon arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of relationship IL-6 gene variants and hypertension in Adiyaman population

    ESİN KARAMAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    BiyolojiAdıyaman Üniversitesi

    Biyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MERAL URHAN KÜÇÜK

  2. Adıyaman ilinde koroner arter hastalığının erken tanısında kandaki uzun kodlamayan RNA'lar (lncRNA'lar) (MEG3, malat1, MIAT, MCM3AP-AS1): Erken biyobelirteç olabilir mi?

    In The Early Diagnosis of Coronary Artery Disease at Adıyaman Province, The Long Non-coding RNAs in the Blood (MEG3, MALAT1, MIAT, MCM3AP-AS1): Could It Be Early Biomarkers?

    HAMİDE SAYGILI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    GenetikAdıyaman Üniversitesi

    Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYDAR BAĞIŞ

  3. Metabolik olarak sağlıklı ve sağlıksız obezlerde diyet kalitesinin, fiziksel aktivite durumunun ve yaşam kalitesinin belirlenmesi

    Determination of dietary quality, physical activity status and quality of life of the individuals with metabolically healthy and unhealthy obesity

    MURAT AÇIK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    Beslenme ve DiyetetikAnkara Üniversitesi

    Beslenme ve Diyetetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. FUNDA PINAR ÇAKIROĞLU

  4. Adıyaman ilinde akut koroner sendrom olgularında miRNA ekspresyon düzeylerinin belirlenmesi

    Determination of miRNA expression levels of acute coronary syndrome cases at Adiyaman province

    ÖMER FARUK KARAÇORLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2017

    GenetikAdıyaman Üniversitesi

    Tıbbi Genetik Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HAYDAR BAĞIŞ

  5. Adıyaman ilinde radon gazı konsantrasyonları ölçümleri

    Başlık çevirisi yok

    KANİ ARICI

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1996

    Fizik ve Fizik MühendisliğiKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi

    Fizik Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. ADNAN KÜÇÜKÖNDER