Geri Dön

Metamfetamin kullanım bozukluğu olan hastalarda anhedoni ve aşerme arasındaki ilişkiye etki eden faktörlerin incelenmesi

Investigation of factors affecting the relationship between anhedonia and craving in patients with methamphetamine use disorder

  1. Tez No: 970775
  2. Yazar: GİZEM ÖZTÜRKCİ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. RUKİYE AY DİKER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Psikiyatri, Psychiatry
  6. Anahtar Kelimeler: Metamfetamin Kullanım Bozukluğu, Anhedoni, Aşerme, Tedavi Motivasyonu, Dürtüsellik, Yaşam Kalitesi, Methamphetamine Use Disorder, Anhedonia, Craving, Treatment Motivation, Impulsivity, Quality of Life
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Bu çalışmada, Metamfetamin Kullanım Bozukluğu (MKB) tanısı almış olup son üç aydır aktif madde kullanmadığı idrar toksikoloji taramalarıyla doğrulanmış bireylerde; anhedoni düzeylerinin aşerme, bağımlılık şiddeti, dürtüsellik, tedavi motivasyonu, aleksitimi ve yaşam kalitesi gibi çeşitli psikososyal değişkenlerle ilişkisi incelenmiştir. Gereç ve Yöntemler:Araştırmaya, DSM5 TR'ye göre Uyarıcı(metamfetamin) Kullanım Bozukluğu tanı kriterlerini karşılıyor olan, 3 aydır(erken remisyon) idrar toksikolojisi ile madde tetkikleri negatif saptanmış 74 hasta kabul edilmiştir.Anhedoni düzeyleri Snaith-Hamilton Anhedoni Ölçeği (SHAPS-C) kullanılarak değerlendirilmiş olup elde edilen veriler;Madde Aşerme Ölçeği(MAÖ), Bağımlılık Profil İndexi(BAPI-K),Tedavi Motivasyon Ölçeği(TMA), Toronto Aleksitimi Ölçeği-20(TAÖ-20), Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği-21 (DASS-21), Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BIS) ve Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği – Kısa Form (WHOQOL-BREF) skorlarıyla birlikte analiz edilerek; anhedoninin ve diğer değişkenler arasındaki ilişkilerin anlamlılık düzeyi incelenmiştir. Bulgular:Katılımcıların kullanım sıklığı dikkate alındığında, her gün madde kullanan bireylerin haftada birkaç kez ya da daha az sıklıkta madde kullanan bireylere kıyasla motivasyon medyan değerlerinin istatistiksel olarak anlamlı seviyede daha yüksek olduğu bulundu.Pearson korelasyon analizleri, yaş ile BAPI-K'nin“Yaşam Üzerine Etkiler”alt ölçeği arasında pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur.Vaka grubunda, son madde kullanımının üzerinden geçen süre ile BAPI-K, MAÖ, tanı süresi, Yaşam Üzerine Etkiler, TMA, DASS-21 alt boyutları, SHAPS-C puanları arasında negatif yönlü anlamlı korelasyonlar, WHOQOL-BREF ile ise pozitif korelasyon gözlenmiştir.Diğer yandan, SHAPS-C puanları ile BAPI-K, Madde Kullanım Özellikleri, tanı süresi, Yaşam Üzerine Etkiler, MAÖ, TMA ve DASS-21 puanları arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler tespit edilmiştir.Buna karşın, SHAPS-C puanları ile WHOQOL-BREF puanları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki bulunmuştur.Yürütülen çoklu regresyon analizlerinde, BAPI-K puanlarını yordayan en anlamlı değişkenlerin BIS-Toplam puanı ile WHOQOL-BREF puanları olduğu görülmüştür.MAÖ puanları açısından yalnızca depresyon düzeyinin ve WHOQOL-BREF puanlarının istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmuştur.TMA puanları üzerinde ise yalnızca SHAPS-C puanlarının anlamlı olduğu belirlenmiştir.Son olarak, SHAPS-C puanlarını açıklayan değişkenler incelendiğinde; TMA puanlarının SHAPS-C üzerinde orta düzeyde anlamlı bir etkiye sahip olduğu, WHOQOL-BREF puanlarının düşük-orta düzeyde bir etkiye sahip olduğu ve depresyon puanlarının ise yüksek düzeyde ve anlamlı bir belirleyici olduğu saptanmıştır. Sonuç: Çalışmamız MKB olan bireylerde erken remisyon döneminde madde kullanım sıklığının artmasıyla birlikte motivasyon düzeylerinin anlamlı şekilde yükseldiğini, son madde kullanımının üzerinden geçen süre arttıkça bireylerde depresyon, anksiyete, stres, anhedoni, aşerme ve tedavi motivasyonu gibi psikopatolojik göstergelerde anlamlı bir azalma eğilimi olduğunu; buna karşılık yaşam kalitesinde belirgin bir artış yaşandığını ortaya koymuştur.Bununla birlikte, anhedoni düzeyi yüksek olan bireylerde bağımlılık şiddeti, aşerme düzeyi ve tedaviye yönelik motivasyonun daha yüksek olduğu;yaşam kalitesinin ise anlamlı şekilde daha düşük olduğu saptanmıştır.Regresyon analizleri, bağımlılık şiddetini en güçlü biçimde dürtüselliğin ve yaşam kalitesinin; tedavi motivasyonunu ise mevcut anhedoni düzeyinin öngördüğünü ortaya koymuştur.Bulgularımız, anhedoni, dürtüsellik, aşerme, depresyon ve yaşam kalitesi arasındaki karmaşık ilişkilerin, bağımlılık davranışlarının sürdürülmesi ve tedavi motivasyonunun belirlenmesinde önemli rol oynadığını ortaya koymaktadır.

Özet (Çeviri)

Aim:In this study, the associations between anhedonia levels and various psychosocial variables, including craving, addiction severity, impulsivity, treatment motivation, alexithymia, and quality of life, were examined in individuals diagnosed with Methamphetamine Use Disorder (MUD) whose abstinence from active substance use for the past three months was verified by urine toxicology screening. Materials and Methods:A total of 74 participants who met the DSM-5-TR diagnostic criteria for Stimulant (methamphetamine) Use Disorder and had maintained abstinence for the past three months, which was biochemically verified as negative by urine toxicology screening, were included in the study. Anhedonia levels were assessed using the Snaith-Hamilton Pleasure Scale (SHAPS-C), and the obtained data were analyzed together with the scores of the Methamphetamine Craving Questionnaire (MAÖ), Addiction Profile Index(BAPI-K), Treatment Motivation Questionnaire (TMA), Toronto Alexithymia Scale-20 (TAS-20), Depression Anxiety Stress Scale-21 (DASS-21), Barratt Impulsiveness Scale (BIS), and the World Health Organization Quality of Life Questionnaire – Short Form (WHOQOL-BREF) to examine the significance of the associations between anhedonia and the other variables. Results:Considering the frequency of substance use, it was found that individuals who used substances daily had significantly higher median motivation scores compared to those who used substances a few times per week or less frequently. Pearson correlation analyses revealed a significant positive association between age and the“Impact on Life”subscale of BAPI-K. In the case group, the time elapsed since last substance use showed significant negative correlations with BAPI-K, MAÖ, duration of diagnosis, Impact on Life, TMA, DASS-21 subscales, and SHAPS-C scores, whereas its correlation with WHOQOL-BREF was positive. Conversely, significant positive associations were observed between SHAPS-C scores and BAPI-K, Substance Use Characteristics, duration of diagnosis, Impact on Life, MAÖ, TMA, and DASS-21 scores. In contrast, a significant negative correlation was found between SHAPS-C scores and WHOQOL-BREF scores. Multiple regression analyses showed that the most significant predictors of BAPI-K scores were the BIS-Total and WHOQOL-BREF scores. Regarding MAÖ scores, only depression levels and WHOQOL-BREF scores had a statistically significant effect. For TMA scores, only SHAPS-C scores were identified as a significant predictor. Finally, when examining the predictors of SHAPS-C scores, it was found that TMA scores had a moderate significant effect, WHOQOL-BREF scores had a low-to-moderate effect, and depression scores had a strong and significant predictive effect. Conclusion:Our study demonstrated that, among individuals with methamphetamine use disorder in early remission, higher frequency of substance use was associated with significantly increased levels of treatment motivation, and that longer duration since last use was accompanied by a marked decrease in psychopathological indicators such as depression, anxiety, stress, anhedonia, craving, and treatment motivation, alongside a notable improvement in quality of life. Additionally, individuals with high levels of anhedonia exhibited higher addiction severity, craving intensity, and treatment motivation, whereas their quality of life was significantly lower. Regression analyses revealed that addiction severity was most strongly predicted by impulsivity and quality of life, whereas treatment motivation was best predicted by current anhedonia level. Taken together, our findings highlight that the complex interplay between anhedonia, impulsivity, craving, depression, and quality of life plays a critical role in both the maintenance of addictive behaviors and the formation of treatment motivation.

Benzer Tezler

  1. Metamfetamin kullanım bozukluğu olan hastalarda bağlanma stilleri ve benlik saygısının tedavi motivasyonu üzerine etkisi

    Effect of attachment styles and self-confidence on treatment motivation in methamphetamine addicted individuals

    DENİZ BİRGÜL SEVİNDİK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    PsikolojiÜsküdar Üniversitesi

    Bağımlılık Danışmanlığı ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZLEM KIZILKURT

  2. Metamfetamin kullanım bozukluğu olan hastalarda VMAT-2 ve dat gen ifadesi ile klinik parametreler arasındaki ilişkinin incelenmesi

    In patients with methamphetamine use disorder investigation of the relationship between VMAT-2 and dat gene expression and clinical parameters

    MUALLA KESKİNSEZER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSakarya Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. AHMET BÜLENT YAZICI

  3. Metamfetamin kullanım bozukluğu olan hastalarda aleksitiminin bağımlılık şiddetiyle olan ilişkisi

    The relationship between alexithymia and addiction severity in patients with methamphetamine use disorder

    CUMA ŞİRVAN İNAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    PsikiyatriGaziantep Üniversitesi

    Psikiyatri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. BAHADIR DEMİR

  4. Metamfetamin kullanım bozukluğu olan hastalarda telomer uzunluğu ile klinik parametreler arasındaki ilişkinin araştırılması

    Investigation of the relationship between telomere length and clinical parameters in patients with methamphetamine use disorder

    ŞÜKRİYE BEYZA KOPARAN

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Tıbbi Biyolojiİstanbul Üniversitesi

    Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. SACİDE PEHLİVAN

    DR. YASEMİN OYACI

  5. Metamfetamin kullanım bozukluğu olan erkek hastalarda cinsel doyumun yaşam kalitesi, bağlanma stilleri, depresyon, anksiyete ile ilişkisi

    The relationship between sexual satisfaction and quality of life, attachment styles, depression, and anxiety in male patients with methamphetamine use disorder

    NAZİFE OKUR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    PsikiyatriSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RUKİYE AY DİKER