Geri Dön

Serviste non-invaziv mekanik ventilasyon ile izlenen hastalarda prognoza etki eden faktörlerin belirlenmesi

Başlık çevirisi mevcut değil.

  1. Tez No: 971727
  2. Yazar: ZEYNAB JAFAROVA
  3. Danışmanlar: PROF. DR. AKIN KAYA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Ankara Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Non-invaziv mekanik ventilasyon (NIMV), son yıllarda artan klinik deneyim ve gelişen teknolojik cihazlar sayesinde, hiperkapnik solunum yetmezliğinde yoğun bakım üniteleri (YBÜ) dışında da başarıyla kullanılabilen etkili bir tedavi yöntemi haline gelmiştir. Ancak servis koşullarında NIMV tedavisinin başarısını etkileyen faktörler konusunda literatürde sınırlı sayıda veri bulunmaktadır. Bu çalışmada, servis şartlarında dekompanse respiratuvar asidoz nedeniyle NIMV tedavisi başlanan hastalarda tedavi başarısını belirleyen klinik, laboratuvar ve prognostik faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: Aralık 2024 – Haziran 2025 tarihleri arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı'na başvuran, pH < 7,35 ve PaCO2 ≥ 45 mmHg olan, NIMV tedavisi başlanan toplam 164 hasta prospektif olarak çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik özellikleri, komorbiditeleri, vital bulguları, glaskov koma skoru (GKS), ROX ve HACOR indeksleri, arter kan gazı (AKG) değerleri (başlangıç, birinci ve 24. saat), solunum sayısı (başlangıç, birinci ve 24. saat), evde uzun süreli oksijen tedavisi (USOT) ve bilevel positive airway pressure (BPAP) kullanım durumları, başlanan NIMV modu, yoğun bakım ihtiyacının gelişip gelişmediği, serviste ve yoğun bakımda yatış süreleri, taburculukta NIMV rapor edilme durumu, entübasyon ve mortalite oranları kaydedilmiştir. Servisten eve taburculuğu yapılan hasta grubu başarılı, yoğun bakım, entübasyon ihtiyacı gelişen, exitus olan hasta grubu ise başarısız olarak kabul edilmiştir. Tedavinin YBÜ'de devam edilmesi veya entübasyon kararı, hastanın genel durumu, bilinç durumu, vitalleri ve AKG takiplerinde iyileşmenin olmaması/ kötüleşmesinin izlenmesine göre alınmıştır. Çalışmada 18 yaşın altındaki hastalar ve pnömonisi olup PaO2/FiO2 < 150 olanlar çalışma dışı bırakılmıştır. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 68,8 ± 12,1 yıl, yaş ortancası 69,5 (26-100) yıl idi. %32,9'u (n = 54) kadın, %67,1'i (n = 110) erkek olan hastaların %27,4'ü (n = 45) hiç sigara içmemiş, %25'i (n = 41) sigara kullanmakta, % 47,6'sı (n = 78) ise sigarayı bırakmıştı. Sigara kullanan hastaların ortalanca sigara paket/yıl sayısı 50 (2 -220) di. Hastaların ortanca vücut kitle indeksi (VKİ): 27,64 (15-65,2), ortanca Charlson komorbidite indeksi (CCI) puanı 4 (0-11) idi. Hastaların %79,3'ünde kronik obstruktif akciğer hastalığı (KOAH), %4,9'unda astım, %1,8'inde interstisyel akciğer hastalığı (İAH), %11'inde obstrüktif uyku apne sendromu (OSAS), %14,6'sında bronşektazi, %12,8'inde geçirilmiş venöz trombembolizm (VTE), %5,5'inde PH, %60,4'ünde hipertansiyon (HT), %32,3'ünde diabetes mellitus (DM), %3,7'sinde kalp kapak hastalığı, %18,3'ünde kardiyak aritmi, %36'sında konjestif kalp yetmezliğ (KKY), %37,8'inde aterosklerotik kalp hastalığı (ASKH), %11,6'sında kronik böbrek hastalığı (KBH), %7,9'unda malignite, %13,4'ünde tiroid bozukluğu, %7,3'ünde periferik vasküler hastalık, %2,4'ünde karaciğer hastalığı, %2,4'ünde peptik ülser, %3'ünde kollajen doku hastalığı, %14,6'sında benigin prostat hiperplazisi (BPH) saptandı. En sık ek hastalıklar sırası ile KOAH, hipertansiyon, ASKH ve KKY idi. Hastaların %50,6'sının evde NIMV kullnımı, %79,9'unun evde USOT kullanımı mevcuttu. NIMV tedavi başlangıcında ölçülen değerlerin ortancasısırasıyla GKS: 15 (9-15),solunum sayısı: 24 (20-36), ROX indeksi: 11,52 (5,99 -20), HACOR skoru: 4 (2-14) olarak gözlemlendi. Başvuru anındaki nefes darlığı mMRC nefes darlığı sklalası ile skorlandığında hastaların %98,2'sinde (n =161) bu skor 4, %1,8'inde (n = 3) ise 1 idi. Hastaların %79,3'ünde KOAH, %12,2'sinde pnömoni, % 0,6'sında İAH, %12,2'sinde pulmoner ödem, %7,9'unda obsezite hipoventilasyon sendromu (OHS), %4,9'unda bronşektazi, %1,8'inde göğüs kafesinin yapısal bozukları NIMV tedavi başlanmasının esas endikasyonu olarak saptandı. En sık endikasyon KOAH idi. Hastalardan tedavinin başlangıcı, birinci ve 24. saatinde alınan kan gazı analizleri incelendiğinde başlangıç kan gazı ortanca değerleri sırası ile: pH 7,32 (7,12 - 7,34) PaCO2: 63,4 (48 -98,5) mmHg, PaO2: 63,5 (40 -142) mmHg, SpO2: %91,05 (68,9 -99,3), HCO3: 28,8 (14,9 – 43,4) mmol/L, Lac: 0,9 (0,2 -4) mmol/L olarak görüldü. Tedavi başarısı takibi amacı ile birinci saatte bakılan arter kan gazı sonuçlarında kan gazı ortalama/ortanca değerleri sırası ile: pH 7,35 (7,19 -7,53), PaCO2: 58 (35 – 91,9) mmHg, PaO2: 61 (37 – 194) mmHg, SpO2: %91,35 (69-99,8), HCO3: 29,72 ± 4,9 mmol/L, Lac: 0,8 (0,2 -4,1) mmol/L olarak görüldü. 24. saatte görülen AKG kontrolü sonuçlarında kan gazı ortalama/ortanca değerleri sırası ile: pH 7,38 (7,21 -7,48), PaCO2: 54,72 ± 9,75 mmHg, PaO2: 64,3 (40 -149) mmHg, SpO2: %92 (51,2 – 99,3), HCO3: 30,15 ± 4,7 mmol/L, Lac: 1 (0,1 -3,7) mmol/L olarak saptandı. Tedavi başarısı açısından hastalar değerlendirildiğinde çalışmaya alınan 164 hastanın %89'unda tedavinin başarılı olduğu, %11'inde ise başarısız olduğu görüldü. Hastaların %10,4'ü YBÜ'ye yattı, %4,9'u ise entübe edildi. Mortalite oranı %6,7 idi. Hastaların serviste yatış süresi ortancası 12 (1 – 100) gün, yoğun bakıma alınan hastaların YBÜ'de yatış süresi ortancası 5 (1 – 60) gün olarak saptandı. Hastaların %31,1'ne NIMV reçete edildi. NIMV tedavisi başarılı ve başarısız olan gruplar arasında yaş, cinsiyet, VKİ, sigara kullanımı, sigara paket/ yıl sayısı açısından anlamlı farklılık saptanmadı. CCI yüksek olan hastaların NIMV tedavi başarısızlık oranı daha yüksek saptandı. Ek hastalıklardan malignite mevcutluğu NIMV tedavi başarısızlığı ile ilişkili bulundu. Pnömoni sebebi ile NIMV tedavisi başlanan hastalarda tedavi başarısızlığı oranı daha yüksek idi. Hastaların NIMV başarısı ile evde USOT kullanımı arasında anlamlı bir ilişki saptanmadı. Evde NIMV tedavisi alan hastalarda ise tedavi başarısı anlamlı bir şekilde daha yüksek bulundu. GKS düşük olan hastaların NIMV başasızlık oranı daha yüksek saptandı. Başlangıç, birinci ve 24. saat solunum sayısı yüksek olan hastaların başarısızlık oranları daha yüksek saptandı. ROX indeksi düşük olan hastaların başarısızlık oranları daha yüksek saptandı. NIMV tedavisi başarısız olan grupta HACOR skoru anlamlı bir şekilde daha yüksek idi. Başlangıç ve 24. saat AKG pH değeri düşüklüğü NIMV tedavi başarısızlığı ile ilişkili bulundu. Diğer kan gazı değerleri ile başarısızlık arasıda herhangi bir ilişki saptanmadı. BPAP AVAPS modunda NIMV başlanan hastalarda tedavi başarısızlığı anlamlı düzeyde yüksek bulundu. Hastaların serviste yatış süresi ve NIMV başarısızlığı arasında anlamlı ilişki bulunamadı. Taburculuk sırasında NIMV reçetelenme oranları ile tedavi başarısızlığı arasında anlamlı ilişki saptanmadı. NIMV tedavisi başarsızlığı riskini; CCI ≥ 7 olmasının 24,5 kat, ek hastalık olarak malignite varlığının 22,5 kat, pnömoni sebebi ile NIMV tedavisi başlanmasının 4,71 kat, ROX indeksi ≤ 9,5 olmasının 13,72 kat, HACOR skorunun ≥ 6 olmasının 12 kat, başlangıç AKG pH ≤ 7,29 olmasının 4,63 kat, BPAP AVAPS modunda NIMV başlanmasının 6,5 kat arttırdığı görüldü. Sonuç: Sonuç olarak, akut solunum etmezliği (ASY) zamanında ve doğru bir şekilde müdahile edilmezse yüksek oranda mortalite ile seyredebilen solunum acillerindendir. Uygun hastalarda NIMV tedavisinin başarılı bir şekilde uygulanması, ASY sebebi ile entübasyon ve mortalite oranlarında azalma ile ilişkilidir. Genel olarak NIMV tedavisi YBÜ'lerinde uygulansa da, bazı durumlarda; yoğun bakım yatak sayılarının yetersiz olması, yoğun bakım maliyetlerinin yüksekliği ve komplikasyonlarının daha ağır olması, bu hastaların yoğun bakımda tedavi edilmesini zorlaştırmaktadır. Tedavinin servis koşullarında uygulanabilirliği, yoğun bakım maliyetlerini azaltmanın yanı sıra, yoğun bakım komplikasyonlarından korunmayı da sağlayabilir. Ancak, başarısızlık için risk faktörleri taşıyan; CCI ≥7, malignite varlığı, ASY sebebinin pnömoni olması, BPAP AVAPS modda NIMV başlanması gerekliliği, tedavi başlangıcında düşük GKS, yüksek HACOR ve ROX indeksleri, AKG'da düşük pH, yüksek solunum sayısı olan hastaların yakın takip altında, tercihen yoğun bakım şartlarında tedavi edilmesi önerilmektedir. Buna karşın, bu risk faktörlerini taşımayan hastalara serviste güvenle NIMV başlanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Özet (Çeviri)

Objective: Non-invasive mechanical ventilation (NIMV), with the increase in clinical experience and the development of technological devices in recent years, has become an effective treatment method that can be successfully used outside intensive care units (ICU) in hypercapnic respiratory failure. However, there are limited data in the literature regarding the factors affecting the success of NIMV treatment under ward conditions. This study aimed to evaluate the clinical, laboratory, and prognostic factors associated with treatment success in patients who received NIMV treatment for decompensated hypercapnic respiratory acidosis under ward conditions. Materials and Methods: Between December 2024 and June 2025, a total of 164 patients admitted to Ankara University Faculty of Medicine, Department of Pulmonology, who had pH < 7.35 and PaCO2 ≥ 45 mmHg and were initiated on NIMV treatment, were prospectively included in the study. Demographic characteristics, comorbidities, vital signs, Glasgow Coma Scale (GCS), ROX and HACOR indices, arterial blood gas (ABG) values (at baseline, 1st hour, and 24th hour), respiratory rate (at baseline, 1st hour, and 24th hour), long- term oxygen therapy (LTOT) and bilevel positive airway pressure (BPAP) use at home, the mode of NIMV initiated, the need for ICU, length of stay in the ward and ICU, prescription of NIMV at discharge, intubation, and mortality rates were recorded. Patients discharged home from the ward were accepted as successful, while those who required ICU, intubation, or who died were considered unsuccessful. The decision to continue treatment in the ICU or to intubate was based on the general condition of the patient, level of consciousness, vital signs, and the absence of improvement or deterioration in follow-up ABGs. Patients younger than 18 years and those with pneumonia and a PaO2 /FiO2 < 150 were excluded from the study. Results: The mean age of the patients was 68.8 ± 12.1 years, and the median age was 69.5 (26–100) years. Of the patients, 32.9% (n = 54) were female, and 67.1% (n = 110) were male. A total of 27.4% (n = 45) had never smoked, 25% (n = 41) were current smokers, and 47.6% (n = 78) were former smokers. The median smoking exposure among patients with a history of cigarette use was 50 (2–220) pack-years. The median body mass index (BMI) of the patients was 27.64 (15–65.2), and the median Charlson Comorbidity Index (CCI) score was 4 (0–11). Comorbidities included chronic obstructive pulmonary disease (COPD) in 79.3%, asthma in 4.9%, interstitial lung disease (ILD) in 1.8%, obstructive sleep apnea syndrome (OSAS) in 11%, bronchiectasis in 14.6%, previous venous thromboembolism (VTE) in 12.8%, pulmonary hypertension (PH) in 5.5%, hypertension (HT) in 60.4%, diabetes mellitus (DM) in 32.3%, valvular heart disease in 3.7%, cardiac arrhythmia in 18.3%, congestive heart failure (CHF) in 36%, atherosclerotic heart disease (ASHD) in 37.8%, chronic kidney disease (CKD) in 11.6%, malignancy in 7.9%, thyroid disorders in 13.4%, peripheral vascular disease in 7.3%, liver disease in 2.4%, peptic ulcer in 2.4%, connective tissue disease in 3%, and benign prostatic hyperplasia (BPH) in 14.6%. The most common comorbidities were COPD, hypertension, ASHD, and CHF. A total of 50.6% of the patients used NIMV at home, and 79.9% used LTOT at home. At the initiation of NIMV, the median values were GCS: 15 (9–15), respiratory rate: 24 (20– 36), ROX index: 11.52 (5.99 -20), HACOR index: 4 (2–14). When dyspnea was scored with the mMRC dyspnea scale, 98.2% (n = 161) of the patients had a score of 4, and 1.8% (n = 3) had a score of 1. The main indication for NIMV was COPD in 79.3%, followed by pneumonia in 12.2%, ILD in 0.6%, pulmonary edema in 12.2%, obesity hypoventilation syndrome (OHS) in 7.9%, bronchiectasis in 4.9%, and structural chest wall deformities in 1.8%. The median baseline ABG values were as follows: pH 7.32 (7.12–7.34), PaCO2 63.4 (48–98.5) mmHg, PaO2 63.5 (40–142) mmHg, SpO2 91.05% (68.9–99.3), HCO3 28.8 (14.9– 43.4) mmol/L, and lactate 0.9 (0.2–4) mmol/L. At the 1st hour, ABG values were: pH 7.35 (7.19–7.53), PaCO2 58 (35–91.9) mmHg, PaO2 61 (37–194) mmHg, SpO2 91.35% (69–99.8), HCO3 29.72 ± 4.9 mmol/L, and lactate 0.8 (0.2–4.1) mmol/L. At the 24th hour, ABG values were: pH 7.38 (7.21–7.48), PaCO2 54.72 ± 9.75 mmHg, PaO2 64.3 (40–149) mmHg, SpO2 92% (51.2–99.3), HCO3 30.15 ± 4.7 mmol/L, and lactate 1 (0.1–3.7) mmol/L. When treatment outcomes were evaluated, NIMV was successful in 89% of the patients and unsuccessful in 11%. ICU admission occurred in 10.4% of patients, 4.9% were intubated, and the mortality rate was 6.7%. The median length of stay in the ward was 12 (1–100) days, while the median length of ICU stay among patients who required intensive care was 5 (1-60) days. NIMV was prescribed at discharge in 31.1% of patients. No significant differences were found between the successful and unsuccessful groups in terms of age, gender, BMI, smoking status, or smoking pack-years. Patients with higher CCI scores had higher rates of NIMV failure. The presence of malignancy was associated with higher NIMV failure rates. Patients who received NIMV due to pneumonia had higher failure rates. There was no significant relationship between LTOT use at home and NIMV success. Patients who used NIMV at home had significantly higher success rates. Patients with lower GCS had higher failure rates. Higher baseline, 1st hour, and 24th hour respiratory rates were associated with higher failure rates. Lower ROX index values were associated with higher failure rates. In the unsuccessful group, the HACOR index was significantly higher. Lower baseline and 24th hour ABG pH values were associated with NIMV failure. Other ABG parameters were not associated with failure. NIMV initiated in BPAP AVAPS mode was associated with significantly higher failure rates. No significant association was found between ward length of stay and NIMV failure. No significant association was found between NIMV prescription at discharge and treatment failure. Risk factors for NIMV failure included: CCI ≥ 7 (24.5-fold increase), presence of malignancy (22.5-fold increase), pneumonia as the indication for NIMV (4.71-fold increase), ROX index ≤ 9.5 (13.72-fold increase), HACOR index ≥ 6 (12-fold increase), baseline ABG pH ≤ 7.29 (4.63-fold increase), and initiation of NIMV in BPAP AVAPS mode (6.5-fold increase). Conclusion: In conclusion, acute respiratory failure (ARF), if not treated in a timely and appropriate manner, is a respiratory emergency associated with high mortality rates. Successful application of NIMV in appropriate patients is associated with a reduction in intubation and mortality rates due to ARF. Although NIMV is generally applied in ICUs, in some cases, the limited number of ICU beds, high ICU costs, and more severe complications make ICU treatment difficult. The applicability oftreatment under ward conditions can reduce ICU costs and protect patientsfrom ICU-related complications. However, patients with risk factors for failure—including CCI ≥ 7, presence of malignancy, pneumonia as the cause of ARF, BPAP AVAPS mode, low GCS, high HACOR and ROX indices, low pH, and high respiratory rate—should be closely monitored and preferably treated under ICU conditions. On the other hand, in patients without these risk factors, NIMV can be safely initiated under ward conditions.

Benzer Tezler

  1. Pnömoni hastalarında trombosit değerlerinin prognoz ile ilişkisi

    The relationship between prognosis and platelet count in patients with pneumonia

    RAZİYE SİNEM CEYLAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    İlk ve Acil YardımDokuz Eylül Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ERSİN AKSAY

  2. Postanestezi bakım ünitesinde takip edilen non-invaziv mekanik ventilasyon uygulanan hastaların değerlendirilmesi: 6 yıllık retrospektif analiz

    Başlık çevirisi yok

    FULYA BİLKİ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Anestezi ve ReanimasyonDokuz Eylül Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BÜLENT SERHAN YURTLU

  3. Yoğun bakım ünitesine yatan kronik böbrek hastalığı hastalarının genel özellikleri ve yoğun bakım mortalitesini etkileyen faktörler

    General characteristics of chronic kidney disease patients hospitalized in the intensive care unit and factors affecting intensive care mortality

    MURAT IRMAKLI

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    İç HastalıklarıGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MELDA TÜRKOĞLU

  4. Kardiyak hastalığı olan gebelerde sezaryende uygulanan anestezi yöntemlerinin retrospektif değerlendirilmesi

    Başlık çevirisi yok

    ÖZLEM İLHAN YILDIRIM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2013

    Anestezi ve ReanimasyonEge Üniversitesi

    Anesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. VİCDAN FIRAT

  5. 2020–2023 yılları arasında Gazi Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Yoğun Bakım Ünitesine yatan solid kanserli hastaların prognozunu belirlemede sistemik immün inflamatuvar indeksin yeri

    The role of the systemic immune-inflammatory index in predicting the prognosis of solid cancer patients admitted to the Internal Medicine Intensive Care Unit of Gazi University Hospital between 2020 and 2023

    OĞUZ HAN ASİL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    İç HastalıklarıGazi Üniversitesi

    İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ŞAHENDER GÜLBİN AYGENCEL BIKMAZ