Geri Dön

Birinci basamak sağlık kuruluşuna başvuran 50-70 yaş arası bireylerin kolorektal kanser tarama davranışlarının değerlendirilmesi

Evaluation of colorectal cancer screening behaviors of individuals aged 50-70 years applying to a primary health care institution

  1. Tez No: 971895
  2. Yazar: SULTAN KOCALAR
  3. Danışmanlar: PROF. DR. ACLAN ÖZDER
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Aile Hekimliği, Family Medicine
  6. Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Kolorektal kanser (KRK), dünya genelinde yaygın görülen ve yüksek mortalite oranına sahip kanser türlerinden biridir. Ülkemizde de hem erkeklerde hem kadınlarda en sık görülen üçüncü kanser olarak dikkat çekmektedir. KRK'nin görülme sıklığı 40 yaşın altında nadir olmakla birlikte, özellikle 40-50 yaş aralığından sonra belirgin bir artış göstermektedir. Vakaların %85'i 50 yaş ve üzerinde teşhis edilmektedir. Tarama programları, kolorektal kanserlerin erken evrede tespit edilmesi ve buna bağlı mortalite ve morbiditenin azaltılmasında kritik rol oynamaktadır. Bu bağlamda çalışmamızda, birinci basamak sağlık hizmetlerine başvuran 50-70 yaş arası bireylerin kolorektal kanser tarama davranışlarını ve bu davranışları etkileyen faktörleri araştırmayı amaçlıyoruz. Materyal ve Metot: Temmuz 2024 ile Ağustos 2024 tarihleri arasında, Demirkapı Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran ve çalışmaya katılmayı kabul eden 50-70 yaş aralığındaki 276 bireyden, 31 sorudan oluşan“Kolorektal Kanser Tarama Davranışları Yarar ve Engel Algısı Ölçeği”anketini doldurmaları istenmiştir. Ölçeğin orijinali Rawl tarafından 2001 yılında geliştirilmiş, Türkçe geçerlik güvenirlik çalışması 2016 yılında Temuçin ve Nahcivan tarafından yapılmıştır. İki bölümden oluşan anket formunun ilk bölümünü yaş, cinsiyet, medeni durum gibi sosyodemografik özelliklerin yanısıra ailede KRK hastasının olup olmadığı, kronik hastalık, egzersiz, beslenme alışkanlıkları gibi KRK risk durumunu anlamaya yönelik sorular yer almaktadır. Katılımcılar, demografik bilgilerini ve anket sorularını araştırmacı ile yüz yüze görüşme esnasında yanıtlamıştır. Bulgular: Çalışmaya 276 birey katılmıştır. Bireylerin yaş ortalaması 56,97±5,38 yıl olduğu belirlenmiştir bunların %54,7'si kadındır. Birinci derece yakınında kanser hastası olanlar %42,4, birinci derece yakınında kolorektal kanseri olanlar %13,4 saptanmıştır. Ailesinde iltihabi bağırsak hastalığı olanlar %11,2 dir. Daha önce dışkıda gizli kan testi (DGKT) yaptıranlar %22,5 tir ve daha önce kolonoskopi yaptıranlar %22,5 olarak tespit edilmiştir.“Daha önce Kolonoskopi ve DGKT yaptırmanız önerildi mi?”sorusuna bireylerin %37,0'si evet yanıtını vermiştir. Bireylerin DGKT yarar algısı puan ortalaması 9,45±1,47, DGKT engel algısı puan ortalaması 18,05±4,35, kolonoskopi yarar algısı puan ortalaması 12,35±1,98, kolonoskopi engel algısı puan ortalaması ise 31,54±7,41'dir. Katılımcıların engel algıları yarar algılarından daha yüksektir. Cinsiyet, gelir durumu, medeni durum, sosyal güvence durumu, vücut kitle indeksi (VKI), sigara içme durumu ve bazı beslenme alışkanlıklarından; kırmızı et, sucuk, salam tüketme durumu, yeterli sebze, meyve, tahıl ve baklagil tüketme durumuna göre bireylerin DGKT yarar algısı, DGKT engel algısı, kolonoskopi yarar algısı, kolonoskopi engel algısı puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Lise mezunlarının ilkokul mezunlarına kıyasla DGKT yarar algıları yüksektir. Daha önce DGKT ve kolonoskopi önerilenlerde, kolonoskopi yaptıranlarda kolonoskopi yarar algısı yüksektir. Birinci derece yakınında kolorektal kanser hastası olan bireylerin olmayanlara göre, DGKT yarar algıları yüksektir. Çalışma durumuna göre; emekli bireylerin diğerlerine kıyasla DGKT yarar algısı en yüksek, sonra çalışan bireyler daha sonra ev hanımları en son çalışmayan bireyler gelmektedir. Kronik hastalığı olanların kronik hastalığı olmayanlara kıyasla DGKT engel algısı daha düşüktü. Birinci derece yakınında iltihabi bağırsak hastalığı olanlarda DGKT engel algısı ve kolonoskopi engel algısı yüksekti. Daha önce DGKT yaptırma durumuna göre gelir düzeyi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (2=8,023, p=0,018). Daha önce DGKT yaptıranların % 46.2 geliri giderinden azdır. Daha önce kolonoskopi yaptırma durumuna göre gelir düzeyi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir (2=6,795, p=0,033). Kolonoskopi yaptıranların çoğunluğunun % 41.9 geliri giderine eşittir. Daha önce DGKT testi ve kolonoskopi yaptırma durumuna göre diğer demografik özellikler açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır (p>0,05). Sonuç: Çalışmamızda, 50-70 yaş arasındaki bireylerin kolorektal kanser taraması yaptırma oranlarının ve taramalar hakkındaki bilgi düzeylerinin oldukça düşük olduğunu tespit ettik. Bu düşük oranların artırılabilmesi için, hem sağlık çalışanlarına hem de hastalara yönelik farkındalık çalışmalarının önemi büyüktür. Tarama oranlarının yükseltilmesi, erken teşhis ve tedavi şansını artırarak hastalığa bağlı mortaliteyi önemli ölçüde azaltabilir.

Özet (Çeviri)

Objective: Colorectal cancer (CRC) is one of the most common cancers worldwide and has a high mortality rate. In our country, it is the third most common cancer in both men and women. Although the incidence of CRC is rare under the age of 40 years, it shows a significant increase especially after the age range of 40-50 years. 85% of cases are diagnosed at the age of 50 years or older. Screening programmes play a critical role in detecting colorectal cancers at an early stage and reducing the associated mortality and morbidity. In this context, in this study, we aim to investigate the colorectal cancer screening behaviours of individuals aged 50-70 years who apply to primary health care services and the factors affecting these behaviours. Material and Method: Between July 2024 and August 2024, 276 individuals aged 50-70 years who applied to Demirkapı Family Health Centre and agreed to participate in the study were asked to fill out the 'Colorectal Cancer Screening Behaviours Benefits and Barriers Perception Scale' questionnaire consisting of 31 questions. The original scale was developed by Rawl in 2001, and the Turkish validity and reliability study was conducted by Temuçin and Nahcivan in 2016. The first part of the questionnaire form, which consists of two parts, includes sociodemographic characteristics such as age, gender, marital status, as well as questions aimed at understanding CRC risk status such as whether there is a CRC patient in the family, chronic disease, exercise, and eating habits. The participants answered the demographic information and questionnaire questions during a face-to-face interview with the researcher. Results: The mean age of the individuals was 56.97±5.38 years and 54.7% of them were female. It was found that 42.4% had cancer in their first-degree relatives and 13.4% had colorectal cancer in their first-degree relatives. Those with a family history of inflammatory bowel disease were 11.2%. Those who had previously had a faecal occult blood test (DGKT) were 22.5% and those who had previously had a colonoscopy were 22.5%. To the question 'Have you been advised to have colonoscopy and FGT before?' 37.0% of the individuals answered yes. The mean score of the individuals' perception of benefit of DGKT was 9.45±1.47, the mean score of perception of obstacle of DGKT was 18.05±4.35, the mean score of perception of benefit of colonoscopy was 12.35±1.98, and the mean score of perception of obstacle of colonoscopy was 31.54±7.41. There was no statistically significant difference between the perception of benefit, perception of obstacle, perception of colonoscopy benefit, perception of colonoscopy obstacle, perception of colonoscopy obstacle scores of the individuals according to gender, income status, marital status, social security status, body mass index (BMI), smoking status and some nutritional habits; red meat, sausage, salami consumption status, adequate consumption of vegetables, fruits, cereals and legumes (p>0.05). High school graduates had a higher perception of benefit perception compared to primary school graduates. The perception of benefit of colonoscopy was higher in those who had previously been recommended colonoscopy and colonoscopy and in those who had colonoscopy. Individuals with first-degree relatives with colorectal cancer had a higher perception of benefit of colonoscopy compared to those without. According to employment status; retired individuals had the highest perceived benefit of CRC screening compared to others, followed by employed individuals, then housewives, and lastly those who were unemployed. Individuals with chronic illnesses had a lower perceived barrier to CRC screening compared to those without chronic illnesses. Those with a first-degree relative diagnosed with inflammatory bowel disease had higher perceived barriers to CRC screening and colonoscopy. A statistically significant difference was found in income levels based on whether individuals had previously undergone a Fecal Occult Blood Test (FOBT) (χ2=8.023,p=0.018). Among those who had previously had an FOBT, 46.2% reported their income was less than their expenses. Similarly, a statistically significant difference in income levels was observed based on prior colonoscopy status (χ2=6.795,p=0.033). The majority of individuals who had undergone a colonoscopy, specifically 41.9%, reported their income was equal to their expenses. No statistically significant differences were found in other demographic characteristics (p>0.05) based on prior FOBT or colonoscopy status. Conclusion: In our study, we found that the rates of colorectal cancer screening and the level of knowledge about screening are very low in individuals aged 50-70 years. In order to increase these low rates, awareness-raising activities for both healthcare professionals and patients are of great importance. Increasing screening rates can significantly reduce disease-related mortality by increasing the chance of early diagnosis and treatment.

Benzer Tezler

  1. Birinci basamağa başvuran hastaların geleneksel ve tamamlayıcı tıp yöntemleri konusundaki tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

    Evaluation of the attitudes and behaviors of patients referring to primary care towards traditional and complementary medicine methods

    YEŞİM AVCI ATA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERRİN TELATAR

  2. Birinci basamak sağlık kuruluşuna başvuran bireylerin cinsel sağlık okuryazarlığı ile human papilloma virüs hakkındaki bilgi düzeyi arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the relationship between sexual health literacy and knowledge levels about human papilloma virus among individuals applying to primary healthcare facilities

    MUHAMMET TEKKOYUN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2026

    Aile HekimliğiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MURAT ALTUNTAŞ

  3. Erzurum ilinde, aile hekimliğinde hizmetin sürekliliğinin ölçülmesi

    Measurement of continuity of care in family practice in Erzurum

    AMİNE ÖNER

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Aile HekimliğiAtatürk Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. ZEKERİYA AKTÜRK

  4. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği polikliniklerine başvuran yetişkinlerin aile hekimliği uygulaması hakkında bilgi düzeyleri

    The knowledge level of adult patients who applied Ankara University School of Medicine, outpatient clinics of Family Medicine on family medicine practice

    ÖZGE US

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Aile HekimliğiAnkara Üniversitesi

    Aile Hekimliği Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ AYŞE GÜLSEN CEYHUN PEKER