Miyeloid neoplazilerde otoimmünite durumunun belirlenmesi ve hastalık prognozu ile ilişkisinin araştırılması
Determination of autoimmunity condition in myeloid neoplasms and investigation of its relationship with disease prognosis
- Tez No: 971902
- Danışmanlar: PROF. DR. ŞULE MİNE BAKANAY ÖZTÜRK, DOÇ. DR. SEVİL UYGUN İLİKHAN
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: İç Hastalıkları, Internal diseases
- Anahtar Kelimeler: Miyelodisplastik sendromlar, Otoimmün hastalıklar, Otoimmünite, Myelodysplastic syndromes, Autoimmune diseases, Autoimmunity
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Giriş ve Amaç: Otoimmün manifestasyonların MDS ve KMML tanılı hastalarda sağlıklı popülasyona göre daha sık görüldüğü tespit edilmiştir. Bunlar içerisinde en sık raporlanan hastalıklar Sweet sendromu, tekrarlayıcı polikondrit, sistemik lupus eritematozus (SLE), romatioid artrit (RA), seronegatif artrit (SNA), vaskülit, inflamatuar bağırsak hastalığı (İBH), Behçet Hastalığı (BH), Hashimoto tiroiditi, Sjögren ve lökositoklastik vaskülit (LCV)'dir. Sistemik inflamatuvar ve otoimmün hastalıklar, sitokinler üzerinden miyeloid neoplazi gelişmesine ve lösemi transformasyonuna sebep olabilir. Çalışmamızda MDS/KMML/AML tanılı hastalarda otoimmun hastalıkların ve otoimmünite durumlarının sıklığının tespit edilmesi, bu durumun sağkalım üzerine olan etkilerinin geriye dönük olarak incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Ocak 2020 ile Ocak 2025 tarihleri arasında MDS/KMML/AML tanılı 18 yaş üstü 406 hastanın demografik, laboratuvar, klinik özellikleri, kemik iliği örnekleri, konvansiyonel sitogenetik incelemeleri ve tedavi bilgileri hasta dosyaları incelenerek ya da hastane bilgi işlem sistemleri kullanılarak elde edilmiş olup geriye yönelik incelendi. Dışlama kriterleri (başka tanı almış olması, dosyasına veya laboratuvar bilgilerine ulaşılamayan hastalar, 2020 yılı öncesi hematoloji polikliniğe gelen hastalar) uygulandıktan sonra çalışmaya 170 hasta dahil edilmiştir. Bulgular: 170 hastanın 93 tanesinde otoimmün belirteçler araştırılmış olup 55'inde (MDS tanılı 24 (%54,5), AML tanılı 31 (%63,2) hasta) otoimmünite saptanmıştır. Otoimmünite saptanan grup içerisinde de 11 hastada önceden var olan otoimmün hastalık bulunmaktadır. İncelenen 74 kadın hastanın 31'inde (%56,4), 96 erkek hastanın 24'ünde (%43,6) en az bir otoimmün belirteç pozitifliği saptanmıştır. Tanıdaki yaş ortalaması otoimmün hastalığı olan hastalarda (60 ± SD) daha düşük olup istatistiksel olarak anlamlı değildi. Otoimmünite olmayan hastalarda kemoterapi öyküsü olduğu görülmüştür (p=0,026). Hastalar içerisinde otoimmünite olmayan hastaların MPV değerlerinin, otoimmünite olan hastalara göre daha yüksek olup istatistiki olarak anlamlı şekilde farklılaştığı görülmüştür (p=0,027). Otoimmünite olan hastaların %50'sinde ANA, %32,4'ünde ENA, %7,7'sinde Anti TG pozitif saptanmış ve istatistiki olarak anlamlı şekilde farklılaştığı görülmüştür (p=0,000, 0,004, 0,011). Kemik İliği Fibrozis Skoru değişkeninin de p değerinin 0,05'e yakın olması yorumlandığında, otoimmünite olmayan hastaların çoğunluğunun skorun Grade 0 olduğu, otoimmünite olan hastaların ise Grade 1 olduğu görülmüştür. İncelenen genetik durumların ve verilen tedavilerin istatiksel anlamlı olmadığı görüldü. Toplam sağ kalım ortalamasının 24 ay, otoimmünite olan hastalarda ise 21 ay olarak görülmüştür. Sonuç: MDS/KMML/AML'nin literatürde immün sistem bozukluğu ile ilişkisi olabileceği düşünülmüştür ve bu konuda araştırmalar devam etmektedir. MDS/KMML/AML 'ye çeşitli inflamatuar ve otoimmün hastalıklar, bazen de yalnızca otoantikor pozitiflikleri eşlik edebilir. Çalışmamızın sonuçlarına göre MDS/KMML/AML hastalarında otoimmün belirteçler sağlıklı popülasyona göre daha yüksek oranda pozitif olarak bulunmuş olup hastalık patogenezinde anlamlı olabileceği düşünülmüştür. Otoimmünitenin hastalık etiyolojisine etkisinin ortaya konulması için daha geniş katılımlı daha uzun süreli çalışmalara ihtiyaç vardır.
Özet (Çeviri)
Aim: Autoimmune manifestations have been found to be more common in patients diagnosed with MDS and KMML than in the healthy population. Among these, the most commonly reported diseases are Sweet's syndrome, recurrent polychondritis, systemic lupus erythematosus (SLE), rheumatoid arthritis (RA), seronegative arthritis (SNA), vasculitis, inflammatory bowel disease (IBD), Behçet's disease (BD), Hashimoto's thyroiditis, Sjögren's syndrome, and leukocytoclastic vasculitis (LCV). Systemic inflammatory and autoimmune diseases can cause myeloid neoplasia and leukemia transformation through cytokines. Our study aimed to determine the frequency of autoimmune diseases and autoimmune conditions in patients diagnosed with MDS/CMML/AML and to retrospectively examine the effects of this condition on survival. Methods: Between January 2020 and January 2025, demographic, laboratory, clinical characteristics, bone marrow samples, conventional cytogenetic examinations and treatment information of 406 patients aged ≥18 years with MDS/CMML/AML diagnosed between January 2020 and January 2025 were obtained by reviewing patient files or using hospital data processing systems and retrospectively analyzed. After applying exclusion criteria (patients with other diagnoses, patients whose files or laboratory information could not be reached, patients who came to the hematology outpatient clinic before 2020), 170 patients were included in the study. Results: Autoimmune markers were investigated in 93 of 170 patients and autoimmunity was detected in 55 patients (24 (54.5%) with MDS and 31 (63.2%) with AML). Among the group with autoimmunity, 11 patients had pre-existing autoimmune disease. At least one autoimmune marker was positive in 31 of 74 female patients (56.4%) and 24 of 96 male patients (43.6%). The mean age at diagnosis was lower in patients with autoimmune disease (60 ± SD) and was not statistically significant. Patients without autoimmunity had a history of chemotherapy (p=0.026). Among the patients, MPV values of patients without autoimmunity were higher than those of patients with autoimmunity and statistically significantly differentiated (p=0.027). ANA was positive in 50%, ENA in 32.4%, and Anti TG in 7.7% of patients with autoimmunity and statistically significant differences were observed (p=0.000, 0.004, 0.011). When the p value of the Bone Marrow Fibrosis Score variable was interpreted to be close to 0.05, it was observed that the majority of patients without autoimmunity had a score of Grade 0, while patients with autoimmunity had a score of Grade 1. There was no statistically significant difference in the genetic conditions, treatments and treatment steps. The mean overall survival was 24 months and 21 months in patients with autoimmunity. Conclusions: MDS/CMML/AML is thought to be associated with immune system dysfunction in the literature and research on this subject is ongoing. MDS/CMML/AML may be associated with various inflammatory and autoimmune diseases and sometimes only autoantibody positivity. According to the results of our study, autoimmune markers were found to be more positive in patients with MDS/CMML/AML than in the healthy population, which may be significant in disease pathogenesis. Longer-term studies with larger participation are needed to reveal the effect of autoimmunity on the etiology of the disease.
Benzer Tezler
- Kronik miyeloid lösemi dışı klasik miyeloproliferatif neoplazilerde aktivasyonla indüklenmiş sitidin deaminazın ekspresyon düzeyinin genetik instabilite ve JAK2V617F mutasyonu ile ilişkisinin araştırılması
Activation induced cytidine deaminase expression level in myeloproliferative neoplasms and relationship between activaton induced cytidine deaminase level and genetic instability, JAK2V617F mutation
HASAN HERMENCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Hematolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. AKİF SELİM YAVUZ
- Hematolojik neoplazilerde tanı anında serum demir testlerinin değerlendirilmesi
Evaluation of serum iron parameters at the time of diagnosis in hematological neoplasia
M. SEDA BALABAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
HematolojiHacettepe Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YAHYA BÜYÜKAŞIK
- Philadelphia-negatif klasik kronik miyeloproliferatif neoplazilerde kanama ve trombotik komplikasyonlar: Prevelans, klinik risk faktörleri ve JAK2V617F mutasyonunun rolü
Bleeding and thrombotic complications in philadelphia-negative classic chronic myeloproliferative neoplasms: Prevelance, clinical risk factors and the role of JAK2V617F mutation
ÖMER BURAK EKİNCİ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
Hematolojiİstanbul Üniversitesiİç Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. İPEK YÖNAL HİNDİLERDEN
- Akut miyeloid lösemi hastalarında prognostik belirteçlerin immünohistokimyasal yöntemlerle değerlendirilmesi
Evaluation of procnostic markers by immunohistochemical methods in acute myeloid leukemia
MELİKE ORDU
- Esansiyel trombositoz ve primer miyelofibrozis hastalarında kalretikulin mutasyonlarının sıklığı ve prognostik öneminin değerlendirilmesi
Mutation frequency, clinical and prognostic impact of calreticulin gene in patients with essential thrombocytosis and primary myelofibrosis
HURİ SEMA AYMELEK
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2017
GenetikOndokuz Mayıs ÜniversitesiTıbbi Genetik Ana Bilim Dalı
PROF. DR. METHİYE GÖNÜL OĞUR