Geri Dön

Göğüs hastalıkları yoğun bakım ünitesinde takip edilen orta-yüksek ve yüksek riskli pulmoner tromboemboli hastalarında prognozu etkileyen faktörlerin incelenmesi

Investigation of factors affecting the prognosis in patients with moderate-high and high-risk pulmonary thromboembolism who are followed up in the chest diseases intensive care unit

  1. Tez No: 972601
  2. Yazar: ŞEYMANUR KÜÇÜK
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. FATMA YILDIRIM
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
  6. Anahtar Kelimeler: Pulmoner Tromboemboli, Klinik Risk Skorlaması, Mortalite, Prognostik Faktörler, Pulmoner emboli, Tromboembolizm, Pulmonary Thromboembolism, Clinical Risk Scoring, Mortality, Prognostic Factors, Pulmonary embolism, Thromboembolism
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Ankara Etlik Şehir Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

AMAÇ: Pulmoner Tromboemboli (PTE) acil müdahale gerektiren, riskli hastalarda mortalitesi ve morbiditesi yüksek bir klinik durumdur. Yoğun bakım ünitesinde (YBÜ) takip edilen orta-yüksek ve yüksek riskli PTE'li hastalarda prognozu gösteren parametreler net olarak bilinmemektedir. Çalışmamızda YBÜ'de takip edilen orta-yüksek ve yüksek riskli PTE hastalarında klinik ve hemodinamik özelliklerle birlikte, risk skorları, laboratuvar ve ekokardiyografi (EKO) bulguları, tedavi yaklaşımları ve sonuçları inceleyerek risk skorlamalarının mortalite konusundaki uyumunu incelemeyi ve mortalite için bağımsız risk faktörlerini tespit etmeyi amaçladık. GEREÇ ve YÖNTEM: Çalışmaya Ankara Etlik Şehir Hastanesi Göğüs Hastalıkları YBÜ'de 1 Ocak 2023-1 Nisan 2024 tarihleri arasında takip ve tedavi edilen bilgisayarlı toraks tomografi (BT) anjiyografi ile kesin tanı alan, klinik orta- yüksek ve yüksek riskli PTE hastaları dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, klinik bulguları, komorbiditeleri, PTE risk faktörleri, laboratuvar, akciğer grafisi ve toraks BT, EKO bulguları, solunum destek tedavileri, medikal tedavileri, komplikasyonları ve YBÜ sonuçları retrospektif olarak incelendi. Wells, Geneva, PESİ ve sPESİ gibi klinik skorlamaları hesaplandı. PTE açısından mortaliteyi etkileyen faktörler ve bu faktörlerin sağkalım süresine etkileri değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmaya yaş ortalaması 67,93±15,37 yıl olan 48'i (%51,1) kadın, 46'sı (%48,9) erkek 94 hasta dahil edildi. En sık eşlik eden komorbiditeler %43,6 ile HT, %29,8 ile KAH, %25,5 ile KKY idi; hastaların %27,7'sinin malignite öyküsü mevcuttu. En sık acil servise başvuru semptomu %91,5 ile nefes darlığı ve %43,6 ile göğüs ağrısı idi. Hastaların %20,2'si senkop/presenkop ile başvurmuştu. Hastaların %95,7'sinde en az bir edinsel PTE risk faktörü vardı. YBÜ kabulünde EKO yapılan 78 (%83,0) hastanın ortalama sPAB 45,18±13,22 mmHg idi ve %57,7'sinde RV dilatasyonu mevcuttu. Hastaların ortalama SPO2/FİO2 oranı 267,38±103,59 idi; %46,8'inin 200-300 arası idi. Hastaların %73,4'ünde troponin; %89,4'ünde BNP yüksekliği mevcuttu. Toraks BT anjiyoda hastaların %34,0'ünde pulmoner arterlerde komplet obstrüksiyon, %72,3'ünde bilateral damar tutulumu vardı. En sık görülen akciğer grafisi bulgusu %53,7 ile plevral efüzyon idi. Başvuruda hastaların %36,2'sinde hipotansiyon mevcuttu; %84,1'i oksijen veya solunum destek tedavisi almaktaydı. YBÜ takibi süresince 32 (%34,0) hastaya MV uygulandı. Hastaların %17,0'sine UFH verilirken, %53,2'sine DMAH ile antikoagülasyon sağlandı. Toplam 23 (%24,5) hastaya trombolitik tedavi verildi. Tedavi sonrası komplikasyon 22 (%23,4) hastada izlendi. Hastaların ortalama YBÜ takip süresi 8,09±8,10 gün idi; 28 (%29,8) hasta kaybedildi. Hastaların klinik risk skorlamasına göre %63,8 orta-yüksek riskli, %36,2'si yüksek riskli idi. PESİ sınıflandırmasına göre hastaların 65'i (%69,1) yüksek risk (sınıf 4-5) grubundayken, 29 (%30,9) hasta düşük risk grubunda (sınıf 1,2,3) idi. Sağkalan ve eksitus olan hastalar karşılaştırıldığında erkek (%41,3 vs %18,8; p=0,017), KKY'si olan (%54,2 vs % 45,8; p=0,046), malignite öyküsü olan (%53,8 vs %46,2; p=0,032), başvuruda hipotansif olan (%52,9 vs %14,0; p=0,001), Mekanik ventilasyon ihtiyacı olan hastalarda mortalite daha yüksekti (%87,5 vs %0,0; p<0,001). Eksitus olan hastaların arteryal kangazında pH daha düşük (7,36±0,14 vs 7,45±0,08; p=0,001) ve laktat daha yüksek (6,38±12,59 vs 2,00±1,11; p=0,001), N/L oranı daha yüksek (17,55±18,45 vs 9,03±11,19; p=0,001) idi. PESİ skoru yüksek olan (p=0,002), akciğer grafisinde patolojik bulgu olan (p=0,019) hastalarda mortalite daha yüksekti. Mortal seyreden hastalarda EF daha düşüktü (p=0,001). Mekanik ventilasyon ihtiyacı olan (OO=418,5; %95 GA 44,7-3920,9), YBÜ'ye yatışta hipotansiyonu olan hastalarda (OO=6,937; %95 GA 2,3-20,7), laktat düzeyi yüksek olan hastalarda (OO=1,612; %95 GA 1,2-2,2), erkek hastalarda (OO=3,049; %95 GA 1,2-7,7), akciğer grafisinde patolojik bulgusu olan hastalarda (OO=3,294; %95 GA 1,2-9,2), malignite öyküsü olan hastalarda (OO=2,786; %95 GA 1,1-7,2) ölüm riski daha yüksekti. Mekanik ventilasyon ihtiyacı olan ve YBÜ kabulünde hipotansiyonu olan hastalarda 15 günlük ve 30 günlük sağkalım oranları daha düşüktü (sırasıyla p<0,001 ve p=0,021). Kaplan- Mier sağkalım eğrisine göre hipertansif hastalar en uzun sağkalım süresine sahipti, hipotansif ve SpO2/FiO2: <100 olan hastalar en düşük sağkalım olasılığına sahipti. SONUÇ: Çalışmamızda orta-yüksek riskli PTE hastalarında mortalite %16,7, yüksek riskli hastalarda %52,9 idi. Risk skorlamaları arasında mortalite açısından uyum vardı. Erkek cinsiyet, KKY varlığı, malignite öyküsü, hipotansiyon varlığı,İMV ihtiyacı, pH düşüklüğü, laktat yüksekliği, N/L oranı yüksekliği, yüksek PESİ sınıflaması, akciğer grafisinde patoloji varlığı ve EF düşüklüğü mortaliteyi artıran faktörlerdi. Başvurudaki hipotansiyon ve MV ihtiyacı mortalite için bağımsız risk faktörleri olarak bulundu.

Özet (Çeviri)

OBJECTIVE: Pulmonary thromboembolism (PTE) is a clinical condition with high morbidity and mortality in high-risk patients requiring emergency intervention. The prognostic parameters in intermediate-high and high-risk PTE patients followed up in the intensive care unit (ICU) are not clearly known. In our study, we aimed to examine the compatibility of risk scoring systems with mortality and to identify independent risk factors for mortality by evaluating the clinical and hemodynamic characteristics, risk scores, laboratory and echocardiographic (ECHO) findings, treatment approaches, and outcomes in intermediate-high and high risk PTE patients followed in the ICU. MATERIALS AND METHODS: We included in the study the patients with a definitive diagnosis of PTE confirmed by thoracic computed tomography (CT) angiography who were classified as intermediate-high and high clinical risk and followed and treate in the Pulmonary Diseases ICU of Ankara Etlik City Hospital during January 1, 2023, and April 1, 2024. The patients' demographic characteristics, clinical findings, comorbidities, PTE risk factors, laboratory, chest X-ray and thoracic CT, ECHO findings, respiratory support therapies, medical treatments, complications, and ICU outcomes were retrospectively analyzed. Clinical scoring systems including Wells, Geneva, PESI, and sPESI were calculated. Factors affecting mortality of PTE and their impact on survival were evaluated. RESULTS: We inclued totally 94 patients with a mean age of 67.93±15.37 years in the study; 48 (51.1%) of whom were female and 46 (48.9%) were male. The most common comorbidities were hypertension (43.6%), coronary artery disease (29.8%), and congestive heart failure (25.5%); 27.7% of the patients had a history of malignancy. The most common symptoms on admission to the emergency department were dyspnea (91.5%) and chest pain (43.6%). Syncope/presyncope was present in 20.2% of patients. Acquired PTE risk factors were present in 95.7% of the patients. Of the 78 (83.0%) patients underwent ECHO on ICU admission, the mean sPAP was 45.18±13.22 mmHg, and right ventricular dilation was present in 57.7%. The mean SpO2/FiO2 was 267,38±103,59; 46.8% were between 200-300. Troponin elevation was observed in 73.4% and BNP elevation in 89.4% of the patients. CT angiography showed complete obstruction in the pulmonary arteries in 34.0% and bilateral vascular involvement in 72.3% of the patients. The most common chest X-ray finding was pleural effusion (53.7%). At admission, 36.2% of patients had hypotension and 84.1% received oxygen or respiratory support. Mechanical ventilation (MV) was applied to 32 (34.0%) patients during ICU follow-up. Unfractionated heparin (UFH) was administered to 17.0% of patients, and low-molecular-weight heparin (LMWH) was used for anticoagulation in 53.2%. A total of 23 (24.5%) patients received thrombolytic therapy. Post-treatment complications were observed in 22 (23.4%) patients. The mean ICU follow-up duration was 8.09±8.10 days; 28 (29.8%) patients died. According to the clinical risk scoring, 63.8% of the patients were intermediate- high risk, and 36.2% were high-risk. According to the PESI classification, 65 (69.1%) patients were in the high-risk group (class 4–5), while 29 (30.9%) patients were in the low-risk group (class 1, 2, 3). When survivors and non-survivors were compared, mortality was higher in male patients (41.3% vs 18.8%; p=0.017), those with CHF (54.2% vs 45.8%; p=0.046), history of malignancy (53.8% vs 46.2%; p=0.032), those hypotensive at admission (52.9% vs 14.0%; p=0.001), and those requiring MV (87.5% vs 0.0%; p<0.001). In non-survivors, arterial blood gas pH was lower (7.36±0.14 vs 7.45±0.08; p=0.001) and lactate was higher (6.38±12.59 vs 2.00±1.11; p=0.001), and the N/L ratio was higher (17.55±18.45 vs 9.03±11.19; p=0.001). Mortality was higher in patients with high PESI scores (p=0.002) and pathological findings on chest X-ray (p=0.019). Left ventricular ejection fraction (EF) was lower in deceased patients (p=0.001). The risk of death was higher in patients requiring MV (RR=418.5; 95% CI 44.7-3920.9), who had hypotension at the ICU admission (RR=6.937; 95% CI 2.3- 20.7), who had elevated in lactate level (RR=1.612; 95% CI 1.2-2.2), who were male (RR=3.049; 95% CI 1.2-7.7), who had pathological findings on chest X-ray (RR=3.294; 95% CI 1.2-9.2), who had a history of malignancy (RR=2.786; 95% CI 1.1-7.2). Fifteen-day and thirty-day survival rates were significantly lower in patients requiring MV and in those who were hypotensive at ICU admission (p<0.001 and p=0.021, respectively). According to Kaplan-Meier survival curve, hypertensive patients had the longest survival time, while hypotensive patients and those with SpO2/FiO2<100 had the lowest survival probability. CONCLUSION: In our study, mortality was 16.7% in intermediate-high risk PTE patients and 52.9% in high risk patients. There was concordance between risk scoring systems and mortality. Male gender, presence of CHF, history of malignancy, presence of hypotension, need for MV, low pH, elevated lactate, high N/L ratio, high PESI classification, presence of pathology on chest X-ray, and decreased EF were factors increasing mortality. The need for MV and hypotension at ICU admission were identified as independent risk factors for mortality.

Benzer Tezler

  1. Mekanik ventilasyon tedavisi gerektiren hastalarda ventilatörden ayırma (weanıng) ve serum kortizol düzeyleri arasındaki ilişkinin araştırılması

    The relationship between serum cortisol levels and ventilatory weaning in patients treated with mechanical ventilation

    ELİF REYHAN HAN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    Göğüs HastalıklarıGazi Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. GÜL GÜRSEL

  2. Sistemik inflamatuar yanıt indeksi'nin Preterm Doğumu öngörmedeki rolü

    The role of systemic inflammatory response index in predicting Preterm Birth

    SEZİN DİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2024

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ELİF YILMAZ

  3. COVID-19 nedeniyle yatırılarak tedavi edilen hastaların demografik ve klinik özelliklerinin prognoz ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Evaluation of the demographic and clinical characteristics of hospitalized COVID-19 patients in relation to prognosis

    SERDANUR ÖZDEMİR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Göğüs HastalıklarıRecep Tayyip Erdoğan Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ BİLGE YILMAZ KARA

  4. COVID 19 hastalarında perfüzyon indekslerinin hastalık şiddeti ile korelasyonunun değerlendirilmesi

    Evaluation of the correlation of perfusion indexes with disease severity in COVID 19 patients

    EREN YALÇIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Acil TıpSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Acil Tıp Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİNE EMEKTAR

  5. Kalıtsal trombofilinin COVID-19 pnömoni klinik ciddiyetine etkisi

    Effect of hereditary thrombophilia on the clinical severity of COVID-19 pneumonia

    BÜŞRA BABAHANOĞLU

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    Göğüs HastalıklarıAnkara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi

    Göğüs Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. EMİNE ARGÜDER