Subglottik sekresyon drenajı yapılabilen entübasyon tüplerinin ventilatör ile ilişkili pnömoni önlenmesi üzerindeki etkileri
The effects of subglottic secretion drainage–capable endotracheal tubes on the prevention of ventilator-associated pneumonia
- Tez No: 972994
- Danışmanlar: PROF. DR. FİLİZ KOŞAR
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Göğüs Hastalıkları, Chest Diseases
- Anahtar Kelimeler: Belirtilmemiş.
- Yıl: 2013
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bakanlığı
- Enstitü: İstanbul Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Hastaneye yatıştan 48 saat sonra gelişen enfeksiyonlar, Hastane Enfeksiyonu veya diğer adıyla Nozokomiyal Enfeksiyon olarak tanımlanmaktadır. Bu enfeksiyonlar arasında üriner sistem, solunum sistemi ve yara yeri enfeksiyonları önemli yer tutmaktadır (1). Ülkemizde hastane enfeksiyonlarının oranı %3-10 arasında bildirilmektedir. Hastane enfeksiyonlarının %25'ini yoğun bakım ünitelerindeki enfeksiyonlar oluşturur. Nozokomiyal bakteriyemi ve pnömonilerin %45'inin Yoğun Bakım Ünitesinde (YBÜ) saptandığı bildirilmektedir. Günümüzde tedavi ve farmakolojik açıdan önemli gelişmeler kaydedilmesine rağmen nozokomiyal enfeksiyonlar özellikle de nozokomiyal pnömoniler, sıklıkla mortalitesi yüksek enfeksiyonlar olarak sorun teşkil etmeye devam etmektedir (2). Nozokomiyal pnömoniler içerisinde mekanik ventilasyona bağlı olarak gelişen Ventilatörle İlişkili Pnömoniler (VİP) ise günümüz yoğun bakımlarının en önemli problemleri olmaya devam etmektedir. VİP, 48 saat üzerinde mekanik ventilasyon uygulanan hastalarda ortalama % 20- 30 oranında görülür (3). Entübe edilen hastalarda, pnömoni riski diğer hastalara göre 6-21 kez daha fazladır ve her entübasyon günü için %1-3 oranında artmaktadır (4,5). VİP mortalitesinin diğer hastalardan 2-10 kat daha fazla olduğu bildirilmiştir (6). VİP mortalitesi %33-71 arasında değişmektedir (7,8). Mortalite oranı yüksek bildirilmekle beraber tüm ölümlerin direkt olarak enfeksiyona bağlı olmadığı kabul edilmiştir (9,10). Özellikle Pseudomonas ve Acinetobacter türlerinin etken olduğu ve bakteriyemi ile seyreden VİP'lerde direkt olarak enfeksiyonla ilişkili ölüm oranı çok daha yüksek olarak bildirilmektedir (10). Hastalığın patogenezinde; defans mekanizmalarının bozulması, patojen mikroorganizmalar ile kolonizasyon ve virulansı yüksek mikroorganizmaların varlığı önemli yer tutar (11). Ayrıca orofarengeal gram negatif çomak kolonizasyonu, entübasyon sonucu üst solunum yolu refleksinin azalması, H2 reseptör blokerleri ile mide asiditesinin azaltılması, gastrik içeriğin aspirasyonu, VİP etkenleri ile hastanın kontaminasyonuna yol açan mekanik ventilayon tedavisinde kullanılan araçlar (ventilatör, solunum devreleri, nemlendiriciler, spirometreler, hasta yatağı etrafındaki korkuluklar, masalar, resüsitasyon için kullanılan malzemeler, ambular, invaziv basınç transdüserleri, aspiratörler, monitorizasyon için kullanılan kablolar, önemli rol oynarlar (12,13,14). Bu nedenle VİP gelişimini önlemede çeşitli korunma yöntemlerinin uygulanması önem arz etmekte ve medikal gelişmeler çerçevesinde entübasyon işlemi sırası ve sonrasında her yoğun bakım ünitesinde önlemler alınmaktadır. Bu önlemlerden biri de subglottik sekresyon drenajı yapan ve entübasyon tüpünün kafı çevresinde oluşan mikroaspirasyonları önleyerek VİP gelişimini azalttığı yapılan çalışmalar ile kanıtlanmış entübasyon tüplerini kullanmaktır. Ülkemizde bu entübasyon tüplerinin kullanımı ise henüz tam olarak yaygınlaşmamıştır, kullanımı bir merkezden diğerine çok değişmektedir ve maliyet açısından da standart entübasyon tüpü ile ciddi bir farklılık göstermektedir. Bildiğimiz kadarı ile ülkemiz koşullarında bu tüpler ile yapılmış karşılaştırmalı bir çalışma mevcut değildir. Biz de prospektif olarak çok merkezli yürüttüğümüz çalışmamızda; subglottik sekresyon drenajı yapan entübasyon tüpleri ile standart entübasyon tüplerini, VİP önlenmesi üzerindeki etkileri açısından kıyaslamayı amaçladık.
Özet (Çeviri)
Hospital-acquired infections, also known as nosocomial infections, are defined as infections that develop 48 hours after hospital admission. Among these infections, urinary system, respiratory system, and surgical site infections hold significant importance (1). In our country, the reported rate of hospital-acquired infections ranges between 3–10%. Twenty-five percent of these infections occur in intensive care units. It has been reported that 45% of nosocomial bacteremia and pneumonia cases are detected in the Intensive Care Unit (ICU). Despite important advancements in therapeutic and pharmacological modalities, nosocomial infections—particularly nosocomial pneumonias—continue to pose a serious problem and are often associated with high mortality rates (2). Among nosocomial pneumonias, Ventilator-Associated Pneumonia (VAP), which develops as a result of mechanical ventilation, remains one of the most critical challenges in modern ICUs. VAP occurs in approximately 20–30% of patients who receive mechanical ventilation for more than 48 hours (3). In intubated patients, the risk of pneumonia is 6–21 times higher compared to other patients and increases by 1–3% for each day of intubation (4,5). The mortality associated with VAP has been reported to be 2–10 times higher than in other patients (6), and VAP mortality rates range between 33–71% (7,8). Although high mortality rates are reported, it is accepted that not all deaths are directly attributable to infection (9,10). Particularly in VAP cases caused by Pseudomonas and Acinetobacter species and accompanied by bacteremia, infection-related mortality is reported to be significantly higher (10). In the pathogenesis of the disease, impairment of defense mechanisms, colonization with pathogenic microorganisms, and the presence of highly virulent organisms play major roles (11). In addition, oropharyngeal colonization with gram-negative bacilli, reduction of upper airway reflexes due to intubation, decreased gastric acidity resulting from H2-receptor blockers, aspiration of gastric contents, and contamination of the patient with VAP pathogens through devices used in mechanical ventilation therapy (ventilators, breathing circuits, humidifiers, spirometers, bed rails, tables, resuscitation equipment, ambu bags, invasive pressure transducers, aspirators, monitoring cables) contribute significantly to infection development (12,13,14). Therefore, implementing various preventive measures is crucial in reducing VAP incidence, and each ICU adopts specific strategies before and after intubation in line with medical advancements. One of these preventive strategies is the use of endotracheal tubes capable of subglottic secretion drainage, which have been shown in studies to reduce VAP development by preventing microaspirations around the cuff. In our country, however, the use of these endotracheal tubes is not yet fully widespread; practices vary greatly between centers, and their cost differs significantly from that of standard endotracheal tubes. To the best of our knowledge, there are no comparative studies conducted with these tubes under our national conditions. Therefore, in our prospective multicenter study, we aimed to compare endotracheal tubes with subglottic secretion drainage to standard endotracheal tubes in terms of their effectiveness in preventing VAP.
Benzer Tezler
- Yoğun bakım hastalarında ventilatör ilişkili pnomoninin önlenmesinde kullanılan demetlerin pnomoni gelişiminin önlenmesi ve mortalite üzerine etkisinin değerlendirilmesi
Başlık çevirisi yok
ÖZLEM AKDOĞAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİnönü ÜniversitesiEnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
PROF. DR. YASEMİN ERSOY
- Mekanik ventilatör ile ilişkili pnömoninin önlenmesinde devamlı subglottik aspirasyonun etkisi
Effect of continue subglottic aspiration in prevention of mechanical ventilator associated pneumonia
AYŞE KÖKER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2012
Anestezi ve ReanimasyonNecmettin Erbakan ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. ALPER YOSUNKAYA
- Ventilatör tedavisi uygulanan hastalarda oral antiseptiklerin subglottik bakteri kolonizasyonuna etkileri
Effects of oral antiseptics on bacterial colonisation in mechanically ventilated patients
MUSTAFA ASLAN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2013
Anestezi ve ReanimasyonCelal Bayar ÜniversitesiAnesteziyoloji ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı
PROF. DR. DEMET AYDIN
- Yabancı cisim aspirasyon şüphesi olan çocuklarda multidedektör bilgisayarlı tomografi ve sanal bronkoskopinin tanısal değeri
Utilization of low-dose multidetector ct and virtual bronchoscopy in children with suspected foreign body aspiration
ÖZDEN SILA ULUS
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Radyoloji ve Nükleer Tıpİstanbul ÜniversitesiRadyoloji Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. SEBUH KURUĞOĞLU
- Subglottik travma sonrası uygulanan sistemik ve topikal halofuginonun fibrozis gelişimini önlemedeki etkisi
Efficiacy of systemic and topical halofuginone application in preventing fibrosis after subglottic trauma
EYLEM ERTUĞ ERTUĞRUL
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2006
Kulak Burun ve BoğazGataKulak Burun Boğaz Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. ATİLA GÜNGÖR