Geri Dön

Cerrahi tedavi uygulanan pediatrik medial epikondil kırıklarının postoperatif sonuçları

Postoperative outcomes of pediatric medial epicondyle fractures treated surgically

  1. Tez No: 974629
  2. Yazar: ALİ EMRE AKIN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. GÜVENİR OKCU
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Ortopedi ve Travmatoloji, Orthopedics and Traumatology
  6. Anahtar Kelimeler: Medial epikondil kırığı, Pediatrik ortopedi, Uzun dönem sonuçlar, Eklem hareket açıklığı (ROM), QuickDASH, el fonksiyonu, Ulnar sinir, Dirsek instabilitesi, Medial epicondyle fracture, Pediatric orthopedics, Long-term outcomes, Range of motion (ROM), QuickDASH, Hand function, Ulnar nerve, Elbow instability
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Manisa Celal Bayar Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışma, çocukluk çağında medial epikondil kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanmış olgularda uzun dönem klinik, fonksiyonel ve duyusal sonuçları nesnel olarak değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın birincil hedefi; hasta bildirimli fonksiyon (QuickDASH), ağrı (VAS), eklem hareket açıklığı (ROM), klinik stabilite (varus/valgus stres testleri), duyu (Semmes–Weinstein Monofilament—SWM, statik iki nokta ayrımı—S2PD) ve kas performansı (el kavrama ile palmar/lateral pinch) ölçütlerinin uzun dönem sonuçlarını ortaya koymaktır. İkincil hedefler arasında; cinsiyetin, kırık anındaki ulnohumeral çıkık ve fragman inkarserasyonunun, implant tipinin, başvuru–operasyon gecikmesinin ve operasyon yaşının uzun dönem sonuçlar üzerindeki etkilerinin değerlendirilmesi yer almıştır. Ayrıca kırık taraf ile sağlam taraf arasındaki benzerlik ve farklılıkların ortaya konulması amaçlanmıştır. Çalışma, tek merkezli retrospektif-kesitsel tasarımla yürütülmüş olup, çocukluk çağında medial epikondil kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanmış ve son kontrole çağrılabilen 22 olgu değerlendirilmiştir. Tüm ölçümler standart protokolle yapılmıştır. QuickDASH, VAS, ROM, S2PD, SWM, kavrama ve pinch testleri kullanılmış; klinik stabilite varus/valgus stres testleri ile değerlendirilmiştir. Analizlerde Wilcoxon, Mann–Whitney U, Kruskal–Wallis ve McNemar testleri ile Spearman korelasyonu uygulanmış; α=0,05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Etik kurul onayı alınmış, tüm katılımcılardan bilgilendirilmiş onam sağlanmıştır. Sonuçlar, kaynama oranının %100, ikinci kez cerrahi girişim gerekliliği ve enfeksiyon oranının %0 olduğunu göstermiştir. Dirsek çıkığı %36,4, fragman inkarserasyonu %22,7 oranında saptanmıştır. İmplant dağılımı: yalnız K-teli %54,5, yalnız vida %31,8, karma/diğer %13,6'dır. Klinik stabilite testlerinde kırık tarafta yalnızca bir olguda varus ve valgus pozitifliği görülmüş, sağlam tarafta tüm olgularda negatif bulunmuştur. Fonksiyonel ve ağrı değerlendirmeleri olumlu bulunmuştur: QuickDASH medyanı 2,27, VAS medyanı 0,00'dır. El kavrama ve pinch kuvvetleri ile duyusal eşikler kırık ve sağlam taraf arasında benzerlik göstermiştir. Ancak dirsek ROM arkı kırık tarafta belirgin şekilde düşük bulunmuştur (131° vs. 139°). Klinik eşiklere göre ROM kısıtlılığı %18,2 olguda görülmüştür. Alt grup analizlerinde cinsiyetin QuickDASH, VAS ve ROM üzerinde anlamlı etkisi bulunmamıştır; ancak kadınlarda el gücü daha düşük, kırık elde S2PD daha yüksektir. Dirsek çıkığı ve inkarserasyon varlığı sonuç ölçütlerini anlamlı olarak etkilememiştir. İmplant tipleri arasında da farklılık saptanmamıştır. Korelasyon analizleri başvuru–operasyon gecikmesinin ROM üzerinde olumsuz etki yaptığını göstermiştir; gecikme arttıkça hem kırık hem de sağlam tarafta ROM azalmıştır. Buna karşılık gecikme, QuickDASH ve VAS ile ilişkili bulunmamış, S2PD'de ise beklenmedik şekilde iyileşme eğilimi saptanmıştır. Operasyon yaşı arttıkça el kavrama ve pinch kuvvetleri anlamlı olarak artmıştır; ancak ROM, QuickDASH, VAS ve S2PD ile ilişki gözlenmemiştir. Operasyon–kontrol arası süre ile hiçbir ana sonlanım arasında anlamlı ilişki bulunmamıştır. Sonuç olarak, pediatrik medial epikondil kırıklarının cerrahi tedavisi sonrası uzun dönem sonuçları olumludur. Ağrı düşük, fonksiyon iyi, el gücü ve duyusal eşikler korunmuştur. En belirgin sekel, kırık tarafta ROM kısıtlılığıdır. Ameliyata kadar geçen sürenin uzaması ROM'u olumsuz etkilerken, implant tipi veya eşlik eden çıkık/inkarserasyonun uzun dönem sonuçlara belirgin etkisi olmadığı gösterilmiştir.

Özet (Çeviri)

This study aimed to objectively evaluate the long-term clinical, functional, and sensory outcomes of patients who underwent surgical treatment for medial epicondyle fractures during childhood. The primary objective was to assess long-term patient-reported function (QuickDASH), pain (VAS), range of motion (ROM), clinical stability (varus/valgus stress tests), sensory function (Semmes–Weinstein Monofilament—SWM, static two-point discrimination—S2PD), and muscle performance (grip strength, palmar and lateral pinch). Secondary objectives included evaluating the influence of sex, associated ulnohumeral dislocation or fragment incarceration at the time of injury, implant type, the effect of time from injury to surgery, the relationship between age at surgery and muscle strength, and the effect of postoperative follow-up duration. Comparisons between the injured and uninjured sides were also performed. This single-center, retrospective cross-sectional outcome study included 22 patients who had undergone surgery for medial epicondyle fractures in childhood and were available for follow-up. Standardized protocols were used for all assessments. Outcomes included QuickDASH, VAS, ROM (goniometric flexion-extension arc), sensory tests (S2PD and SWM), and muscle performance (dynamometer grip strength, palmar and lateral pinch meter). Clinical stability was assessed with varus/valgus stress tests. Analyses included Wilcoxon, Mann–Whitney U, Kruskal–Wallis, and McNemar tests, with Spearman correlation applied for continuous variables. All tests were two-tailed with α=0.05; exact p values and effect sizes (r) were reported. Ethics approval and informed consent were obtained, and all data were anonymized. Union was achieved in 100% of cases, with no reoperation or infection. Elbow dislocation was present in 36.4% and fragment incarceration in 22.7% of cases. Implant distribution was: K-wire only 54.5%, screw only 31.8%, combined/other 13.6%. Clinical stability was preserved in nearly all patients, with only one case showing varus/valgus stress positivity. Patient-reported outcomes were favorable: median QuickDASH was 2.27 and median VAS was 0.00. Grip strength, palmar and lateral pinch, and sensory thresholds (SWM and S2PD ~10 mm) did not differ significantly between injured and uninjured sides. However, elbow ROM arc was significantly lower on the injured side (131° vs. 139°). According to clinical thresholds, ROM restriction was present in 18.2% of cases. Subgroup analyses showed no significant effect of sex on QuickDASH, VAS, or ROM; however, female patients had lower grip/pinch strength and higher S2PD values in the injured hand. Neither elbow dislocation nor incarceration significantly affected outcomes. Similarly, no differences were observed among implant types. Correlation analyses revealed that longer injury-to-surgery delay was significantly associated with reduced ROM in both injured and uninjured elbows, but not with QuickDASH or VAS. Unexpectedly, increased delay was associated with a modest improvement in S2PD. Age at surgery was positively correlated with grip and pinch strength, while showing no association with ROM, QuickDASH, VAS, or S2PD. Duration of follow-up after surgery was not significantly related to any outcomes. In conclusion, surgical treatment of pediatric medial epicondyle fractures results in favorable long-term outcomes, with low pain, good function, preserved grip strength and sensory thresholds. The main persistent sequela was reduced ROM in the injured elbow. Delay to surgery was associated with poorer ROM recovery, while implant type and the presence of dislocation or incarceration did not significantly affect long-term outcomes. -

Benzer Tezler

  1. Çocuk humerus suprakondiler tip II-III kırıklarında lateral iki adet K-teli tespitine medialden çapraz bir adet K-teli eklenmesi sonuçları değiştirir mi? Geriye dönük karşılaştırmalı çalışma

    Does adding a K-wire medially crossed to lateral two k-wires fixation in children with humerus supracondylar type II-III fractures change the results? Retrospective comparative study

    YUNUS ELMAS

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEMİL ERTÜRK

  2. Tip III çocuk humerus suprakondiler kırıklarında lateral 3 k-teli tespiti ile çapraz K-teli kadar etkili ve güvenli mi? Prospektif, randomize, karşılaştırmalı çalışma

    Is lateral 3 k-wire fixation as effective and safe as cross k-wire fixation in type III children's humerus supracondylar fractures? A prospective, randomized, comparative study

    SEYİT ALİ GÜÇLÜ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2021

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. CEMİL ERTÜRK

  3. Gergi bandı plak yöntemiyle deformite korreksiyonu yapılan çocuk hastalarda, plak çıkarma sonrası deformite tekrarlama riski

    Determination of risk factors for recurrence of the deformity after plate removal in patients WHO had tension band plating for deformity correction.

    RAFIK RAMAZANOV

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2020

    Ortopedi ve TravmatolojiHacettepe Üniversitesi

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. GÜNEY YILMAZ

  4. Esansiyel infantil esotropyalı olgularda klinik özellikler ve cerrahi sonuçlarımız

    Başlık çevirisi yok

    PERİHAN DİNÇ

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    Göz HastalıklarıSelçuk Üniversitesi

    Göz Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. AHMET ÖZKAĞNICI

  5. Pediatrik suprakondiler humerus kırıklarında cerrahi insizyonla tedavi sonuçları ve komplikasyonlar arasındaki ilişkinin klinik ve radyolojik olarak değerlendirilmesi

    Clinical and radiological evaluation of the relationship between surgical incision and treatment outcomes and complications in pediatric supracondylar humerus fractures

    FEVZİ SAĞLAM

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Ortopedi ve TravmatolojiSağlık Bakanlığı

    Ortopedi ve Travmatoloji Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. HALİL İBRAHİM BEKLER