Acil serviste periferal yoldan noradrenalin kullanımına bağlı lokal komplikasyonların değerlendirilmesi
Assessment of local complications from peripherally administered norepinephrine in the emergency department
- Tez No: 975512
- Danışmanlar: DOÇ. DR. HÜSEYİN CAHİT HALHALLI
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Acil Tıp, Emergency Medicine
- Anahtar Kelimeler: Noradrenalin, Periferik Venöz Kateter, Selülit, Ekstravazasyon, Acil Servis, APACHE II Skoru, Norepinephrine, Peripheral Venous Catheter, Cellulite, Extravasation, Emergency Department, APACHE II Score
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
- Enstitü: Kocaeli Şehir Hastanesi
- Ana Bilim Dalı: Acil Tıp Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Acil serviste hemodinamik instabilite gelişen hastalarda noradrenalin, en sık tercih edilen vazopressör ajanlardan biridir. Geleneksel yaklaşım, bu ajanın santral venöz kateter (SVK) ile uygulanması yönünde olsa da, SVK açılmasının zaman alması ve invaziv girişime bağlı komplikasyon risklerinin artması gibi nedenlerle periferik venöz yol (PVY) kullanımı ön plana çıkmıştır. Ancak PVY ile vazopressör kullanımı, ekstravazasyon ve lokal doku hasarı gibi komplikasyonlar açısından risk oluşturmaktadır. Bu çalışmada, periferik yoldan noradrenalin infüzyonu yapılan hastalarda lokal komplikasyonların sıklığının ve bu komplikasyonlara etki eden faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Prospektif olarak planlanan bu çalışmada, Mayıs 2024 – Nisan 2025 tarihleri arasında Kocaeli Şehir Hastanesi Acil Servisi'nde periferal yoldan noradrenalin infüzyonu alan ve araştırma kriterlerine uygun olan hastalar dahil edilmiştir. Hastalara klinisyen kararı ile vazopressör ajan başlanmış olup, başlangıç dozu ve ilaç hzırlama ve uygulama sürecine müdahele edilmemiştir. Hastalara ait demografik veriler, komorbiditeler, klinik özellikler, vital parametreler, periferik venöz yol özellikleri (lokasyon, kateter boyutu), noradrenalin dozaj bilgileri ve gelişen komplikasyonlar prospektif olarak kaydedilmiştir. APACHE II skoru tüm hastalar için hesaplanmıştır. Komplikasyonlar ekstravazasyon, selülit, doku nekrozu, tromboflebit ve ekstremite iskemisi olarak tanımlanmıştır. Çalışmada, primer sonlanım olarak periferal yoldan verilen noradrenaline bağlı gelişen komplikasyonların insidansının belirlenmesi amaçlanmıştır. Sekonder sonlanım olarak hastalara ait demografik veriler, komorbiditeler, klinik özellikler, vital parametreler, periferik venöz yol özellikleri (lokasyon, kateter boyutu), noradrenalin dozajlaması ve APACHE II skorunun komplikasyonlar üzerine etkisi araştırılmıştır. Bulgular: Çalışma kapsamında 278 hasta çalışmaya alındı. Bu hastalardan 56 tanesi uygun koşulları sağlamadığından çalışmadan dışlandı. Çalışmaya dahil edilen 222 hastanın %50,5'i kadın, ortanca yaşı 75 (IQR: 64-82) yıl ve ortanca vücut ağırlığı 70 (IQR: 65-80) kg idi. En sık görülen komorbidite hipertansiyon (%57,2) olarak saptandı. Septik şok en sık noradrenalin kullanım endikasyonu olup (%53,2), bunu hipovolemik (%17,6) ve kardiyojenik şok (%16,7) izledi. En sık kullanılan damar yolu lokasyonu antekübital fossa (%49,1), en çok tercih edilen kateter boyutu ise 20G (%70,7) idi. Noradrenalin başlangıç dozu ortalama 0,8 mcg/h, maksimum doz ortancası 1,2 mcg/h ve median infüzyon süresi 8,5 saat olarak bulundu. Toplam 6 hastada (%2,7; %95 GA: %1,0-%5,8) komplikasyon gelişti. Komplikasyonların %83,3'ü ekstravazasyon, %16,7'si selülit idi. Tüm vakalar konservatif yöntemlerle başarılı şekilde tedavi edildi, cerrahi girişim ve majör doku hasarı gelişmedi. İstatistiksel analizde, komplikasyon gelişen hastalarda APACHE II skorunun anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlendi (p=0,007). Diğer demografik ve klinik parametrelerle komplikasyon arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları, uygun hasta ve damar yolu seçimi ile etkili takip sağlandığında periferik yoldan noradrenalin infüzyonunun güvenli bir yöntem olabileceğini göstermektedir. Özellikle antekübital fossa en güvenilir damar yolu lokasyonu olarak öne çıkmıştır. APACHE II skoru yüksek ve uzun süreli vazopressör gereksinimi beklenen hastalarda santral damar yolu tercihi göz önünde bulundurulmalıdır. Daha geniş vaka serileri ile yapılacak çalışmaların, bu konuda daha doğru ve genellenebilir sonuçlar sağlayacağı unutulmamalıdır.
Özet (Çeviri)
Objective: Norepinephrine is frequently used to manage hemodynamic instability in critically ill patients. Although central venous catheter (CVC) access is traditionally preferred for vasopressor administration, peripheral venous access (PVA) is increasingly utilized due to the time required for CVC placement and associated procedural risks. However, PVA raises concerns regarding extravasation and local tissue injury. This study aimed to evaluate the incidence of local complications and related risk factors in patients receiving norepinephrine infusion via PVA in the emergency department. Materials and Methods: In this prospectively designed study, patients who received norepinephrine infusion via peripheral venous access and met the research criteria at Kocaeli City Hospital Emergency Department between May 2024 and April 2025 were included. Vasopressor agents were initiated based on clinician decisions, and no interventions were made regarding the initial dosage, drug preparation, or administration processes. Demographic data, comorbidities, clinical characteristics, vital parameters, peripheral venous access properties (location, catheter size), norepinephrine dosage information, and resulting complications were prospectively recorded. APACHE II scores were calculated for all patients. Complications were defined as extravasation, cellulitis, tissue necrosis, thrombophlebitis, and extremity ischemia. The primary outcome of the study was to determine the incidence of complications associated with peripherally administered norepinephrine. The secondary outcome was to investigate the effects of patients' demographic data, comorbidities, clinical characteristics, vital parameters, peripheral venous access properties (location, catheter size), norepinephrine dosage, and APACHE II scores on the development of complications. Results: A total of 278 patients were enrolled in the study. Of these, 56 patients were excluded as they did not meet the eligibility criteria. Among the 222 included patients, 50.5% were female, with a median age of 75 years (IQR: 64-82) and median body weight of 70 kg (IQR: 65-80). Hypertension was identified as the most prevalent comorbidity (57.2%). Septic shock constituted the primary indication for norepinephrine administration (53.2%), followed by hypovolemic shock (17.6%) and cardiogenic shock (16.7%). The antecubital fossa was the most frequently utilized vascular access site (49.1%), and 20G was the predominant catheter size (70.7%). The mean initial norepinephrine dose was 0.8 mcg/h, with a median maximum dose of 1.2 mcg/h and a median infusion duration of 8.5 hours. Complications occurred in 6 patients (2.7%; 95% CI: 1.0%-5.8%), comprising extravasation (83.3%) and cellulitis (16.7%). All cases were successfully managed with conservative treatment methods, with no surgical intervention required or major tissue damage observed. Statistical analysis revealed that patients who developed complications had significantly higher APACHE II scores (p=0.007). No significant associations were identified between other demographic and clinical parameters and the occurrence of complications. Conclusion: The results of this study indicate that peripheral administration of norepinephrine infusion can be a safe method when appropriate patient and venous access selection is combined with effective monitoring. Specifically, the antecubital fossa has emerged as the most reliable venous access site. In patients with a high APACHE II score and expected prolonged vasopressor requirement, the preference for central venous access should be considered. It should be noted that further studies with larger case series will provide more accurate and generalizable results on this matter.
Benzer Tezler
- Kardiyopulmoner resüsitasyon yapılmış çocuk hastalarda kardiyak arrestin etyolojisi, klinik özellikleri, uygulanan tedaviler ve sonuçları
Etiology, clinical characteristics, treatments and results of cardiac arrest in pediatric patients undergoing cardiopulmonary resuscitation
LALA GURBANOVA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2023
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAnkara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. TANIL KENDİRLİ
- Bulantı kusma şikayeti ile acil servise başvuran hastaların tedavisinde metoklopramid etkinliğinin CYP2D6 gen polimorfizmi ile ilişkisi
The relationship of CYP2D6 gene with metoclopiramide activity on the treatment of patients admitting to er with nausea and vomitting complaints
AHMET ALİ KANTAR
- Kontrastlı bilgisayarlı tomografi çekimi sonrası neutrophil gelatinase-associated lipocalinin erken dönem böbrek yetmezliği tanısındaki etkisi
Başlık çevirisi yok
YEŞİM İŞLER
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2015
Acil TıpAfyon Kocatepe ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ŞERİFE ÖZDİNÇ
- Acil serviste travma hastalarında periferal perfüzyon indeksinin kanama ve şok varlığını saptamada kullanımının değerlendirilmesi
Evaluation of the use of peripheral perfusion index in the detection of bleeding and shock in trauma patients in the emergency departmant
SAİT VOLKAN MERT
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2016
İlk ve Acil YardımDokuz Eylül ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. BAŞAK BAYRAM
- Acil serviste Vertigonun ayırıcı tanısı
Vertigo's differential diagnosis in emergency service
HAYRİYE GÖNÜLLÜ
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2008
İlk ve Acil YardımOndokuz Mayıs ÜniversitesiAcil Tıp Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. DURSUN AYGÜN