Geri Dön

Pelvik inflamatuvar hastalık (PID) veya tubaovaryan apse (TOA) tanısı olan hastalarda immatür granülosit (IG) düzeyinin biyobelirteç olarak kullanılması

Use of immature granulocyte (IG) level as a biomarker in patients diagnosed with pelvic inflammatory disease (PID) or tubo-ovarian abscess (TOA)

  1. Tez No: 975562
  2. Yazar: ALPER AYKUT YETKİN
  3. Danışmanlar: PROF. DR. HASAN ALİ İNAL
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: Pelvik İnflamatuvar Hastalık, Tubaovaryan Apse, İmmatür Granülosit, Pelvic Inflammatory Disease, Tubo-ovarian Abscess, Immature Granulocyte
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın amacı, Pelvik İnflamatuvar Hastalık(PID) veya Tubaovaryan Apse (TOA) tanısı almış kadın hastalarda immatür granülosit(IG) düzeyinin enfeksiyon biyobelirteci olarak kullanılabilirliğini değerlendirmektir. Gözlemsel, retrospektif, analitik vaka-kontrol deseniyle yürütülen bu çalışmaya, SBÜ Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde PID veya TOA tanısı ile yatırılan 80 hasta ve aynı merkeze başvuran sağlıklı 82 kadın dahil edilmiştir. Her iki grubun IG düzeyleri karşılaştırılmış, istatistiksel analizler SPSS 23.0 programı kullanılarak yapılmıştır. Parametrik veriler için Student t testi, nonparametrik veriler için Mann Whitney U testi uygulanmıştır. P <0.05 değeri anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda hasta grubunda nötrofil, lökosit, immatür granülosit ve CRP gibi inflamatuvar belirteçlerde artış, hemoglobin ve hematokrit düzeylerinde ise düşüş saptanmıştır. Nötrofil/lenfosit oranı da hasta grubunda anlamlı şekilde yüksek bulunmuş ve bu parametrenin enfeksiyöz süreçlerin ayırt edici bir göstergesi olabileceği değerlendirilmiştir. Çalışmada hastalarda uygulanan girişim türleri arasında CRP, IG%, IG#, Nötrofil/Lenfosit Oranı(NLR) ve WBC değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmazken, apse çapı laparotomi uygulanan hastalarda anlamlı düzeyde daha yüksek saptanmıştır. Histerektomi uygulanan hastaların yaş ortalamasının diğer girişimsel gruplara kıyasla anlamlı biçimde daha yüksek olduğu belirlenmiş, diğer değişkenlerde fark gözlenmemiştir. Apse çapı ile antibiyotik tedavi süresi ve hastanede yatış süresi arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunmuş; apse büyüklüğünün artışıyla birlikte klinik seyrin uzadığı görülmüştür. Ayrıca CRP ve IG# düzeylerinin yatış süresiyle pozitif yönde ilişkili olduğu, CRP düzeylerinde taburculukta anlamlı azalma meydana geldiği, IG% ve IG# değerlerindeki düşüşün ise istatistiksel olarak anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Son olarak, drenaj yapılan hastalarda apse çapı, antibiyotik tedavi süresi ve hastanede yatış süresinin drenaj yapılmayanlara göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Taburculuk dönemine ait analizlerde ise drenaj, L/S veya L/T uygulaması gibi girişimlerin inflamatuvar parametreler (CRP,IG% ve IG#) üzerinde anlamlı bir farklılık oluşturmadığı belirlenmiştir.

Özet (Çeviri)

The aim of this study was to evaluate the utility of immature granulocyte (IG) levels as a biomarker of infection in female patients diagnosed with Pelvic Inflammatory Disease (PID) or Tubo-ovarian Abscess (TOA). This study, conducted with an observational, retrospective, analytical case-control design, included 80 patients hospitalized at the Obstetrics and Gynecology Clinic of SBU Antalya Training and Research Hospital with a diagnosis of PID or TOA, and 82 healthy women presenting to the same center. IG levels in both groups were compared and statistical analyses were conducted using SPSS 23.0. Student's t-test was used for parametric data, and the Mann-Whitney U test was used for nonparametric data. P < 0.05 was considered significant. No statistically significant differences were found between the types of surgical interventions in terms of CRP, IG%, IG#, Neutrophil/Lymphocyte Ratio, and WBC values, whereas the abscess diameter was significantly higher in patients who underwent laparotomy. The mean age of patients who underwent hysterectomy was significantly higher compared to the other interventional groups, and no differences were observed in other variables. A significant positive correlation was found between abscess diameter, duration of antibiotic treatment, and hospital stay; clinical course was observed to be prolonged with increasing abscess size. Finally, abscess diameter, duration of antibiotic treatment, and hospital stay were significantly longer in patients who underwent drainage compared to those who did not. Analyses revealed increases in inflammatory markers such as neutrophils, leukocytes, immature granulocytes and CRP and decreases in hemoglobin and hematocrit levels in the patient group. The neutrophil/lymphocyte ratio was also significantly higher in the patient group, suggesting that this parameter may be a distinguishing indicator of infectious processes. Discharge analyses revealed that interventions such as drainage, L/S or L/T did not significantly alter inflammatory parameters (CRP, IG%, and IG#).

Benzer Tezler

  1. Pelvik inflamatuar hastalık ve tuba-ovaryan apse tanılı hastalarda delta nötrofil indeks karşılaştırılması ve CRP ile DNI değerleri arasındaki ilişki

    Comparison of delta neutrophil index (DNI) values and the relationship between c-reactive protein (CRP) and dni in patients diagnosed with pelvic inflammatory disease and tubo-ovarian abscess

    ELİF KEVSER KİBAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAHİME BEDİR FINDIK

  2. Pelvik enflamatuar hastalık tanısı olan hastalarda endometrial-endoservikal IL-1ß, IL-6, IL-10 düzeylerinin belirlenmesi

    To determine the levels of interleukin-1β (IL-1β), interleukin-6 (IL-6) and interleukin-10 (IL-10)in the endocervical-endometrial tissue in pelvic inflammatory disease (PİD)

    AYGUN MAMMADZADA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Kadın Hastalıkları ve DoğumBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAMAZAN DANSUK

  3. Pelvik ınflamatuar hastalık (PID) veya Tubo-ovaryan apse (TOA) tanısında serum kallistatin düzeyinin biyobelirteç olarak kullanılabilirliği

    Pelvic inflammatory disease (PID) or tubo-ovarian abscess (TOA) serum callistatin level is a biomarker in the diagnosis of availability as

    MERYEM BÜŞRA BİRSEN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DR. ÖĞR. ÜYESİ METİN KABA

  4. Tuboovaryan apse olgularının 6 (altı) yıllık istatistiksel analizi

    Statistical analysis of tuboovarian abscess cases for 6(six) years

    EDİP AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET SAİT İÇEN

  5. Üreme çağındaki, pelvik inflamatuar hastalık (PİH) ve tubooveryan kompleks tanısı alan hastaların, tedavi sonrası serum anti-müllerian hormon düzeyleri ile over rezervinin araştırılması

    Investigation of ovarian reserve by looking at anti-müllerian hormone (AMH) levels after pelvic inflammatory disease (PIH) and tubooveryan complex (TOC)

    SERCAN GÖZEL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. AYŞE ENDER YUMRU