Geri Dön

Pelvik ınflamatuar hastalık (PID) veya Tubo-ovaryan apse (TOA) tanısında serum kallistatin düzeyinin biyobelirteç olarak kullanılabilirliği

Pelvic inflammatory disease (PID) or tubo-ovarian abscess (TOA) serum callistatin level is a biomarker in the diagnosis of availability as

  1. Tez No: 837407
  2. Yazar: MERYEM BÜŞRA BİRSEN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ METİN KABA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Kadın Hastalıkları ve Doğum, Obstetrics and Gynecology
  6. Anahtar Kelimeler: C-reactive protein, kallistatin, pelvik inflamatuar hastalık, tubaovaryen apse, Abseler, C reaktif protein, Fallop tüpleri, Over hastalıkları, Pelvik inflamatuvar hastalık, C- reactive protein, kallistatin, pelvic inflammatory disease, tubaovarian abscess, Abscess, C reactive protein, Fallopian tubes, Ovarian diseases
  7. Yıl: 2023
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Sağlık Bilimleri Üniversitesi
  10. Enstitü: Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi
  11. Ana Bilim Dalı: Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Amaç: Amerika Birleşik Devletleri'nde reprodüktif çağdaki kadınların yıllık %4,4'ünde (2,5 milyon) pelvik inflamatuar hastalık (PID) öyküsü bulunmaktadır. Hastaneye yatırılan PID vakalarının %2,3-20'sinde apse rüptürü veya sepsis gibi önemli morbidite ve mortaliteye neden olabilen komplikasyonlar görülmektedir. Mortalite ve morbiditenin en aza indirilebilmesi için kısa sürede tanı konulması ve tedaviye başlanması çok önemlidir. Biz bu çalışmamızda PID veya tubo-ovaryan apse (TOA) tanısında yardımcı olması için serum kallistatin düzeyinin biyobelirteç olarak kullanılabilirliğini araştırmayı amaçladık. Gereç-Yöntem: Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Jinekolojik Kliniği'nde 21.7.22-30.5.23 tarihleri arasında PID ve TOA tanısı ile takip ve tedavisinin yapıldığı 30 hastanın yatışı sırasında tam kan sayımı, biyokimya, C- Reaktif Protein (CRP) gibi kan parametreleri ile beraber serum kallistatin düzeyinin ölçümü için de ayrı bir tüpe kan alındı. Kallistatin ölçümü için alınan kan 2000 g'de 10 dk santrifüje edilerek buzdolabında eksi 80 santigrat derecede saklandı. Kontrol grubu aynı kliniğe elektif ameliyatlar için başvuran 30 hastadan oluşturuldu. Bu hastalardan da aynı şekilde kan parametleri alındı ve kallistatin için alınan kan örnekleri biriktirilip saklandı. Hedeflenen örneklem büyüklüğüne ulaşınca kan örnekleri çözdürülerek serum kallistatin düzeyleri ölçüldü. Ölçüm sonuçları veri tabanına kaydedildi. Verilerin gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlılık düzeyi SPSS 20.0 istatistik paket programı ile değerlendirildi ve anlamlılık düzeyi p <0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: Gruplar arasında sosyodemografik özellikler kıyaslandığında; yaş (p: 0,079) ve VKİ (p=0,594) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamışken, medeni hal (p<0,001), gebelik sayısı (p=0,044), parite sayısı (p<0,001), özgeçmişinde rahim içi araç öyküsü (p=0,005), geçirilmiş cerrahi öykü (p=0,003) açısından ise istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Gruplar arasında labratuvar değerleri kıyaslandığında serum hemoglobin (p:0,008), lökosit (p<0,001), nötrofil (p<0,001), platelet (p<0,001), nötrofil/lenfosit oranı (p<0,001), platelet/lenfosit oranı (p<0,001), high sensitive CRP (p: <0,001), kallistatin (p=0,006) açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmıştır. Sonuç: PID ve TOA'lı hastalar (grup 2, n:30) ile kontrol grubunu (grup 1, n:30) karşılaştıran çalışmamızın sonucunda serum Kallistatin seviyelerinin PID ve TOA tanısı konulmasında kullanılabilecek bir biyobelirteç olduğu görülmüştür. Bu çalışmanın sonucunun doğrulanması için daha çok sayıda katılımcıyı içeren prospektif çalışmaya ihtiyaç vardır.

Özet (Çeviri)

Introduction: In the United States, 4.4% (2.5 million) of women of reproductive age have a history of pelvic inflammatory disease (PID) annually. Complications such as abscess rupture or sepsis, which can cause significant morbidity and mortality, occur in 2.3-20% of hospitalized PID cases. It is very important to diagnose and start treatment as soon as possible in order to minimize mortality and morbidity. In this study, we aimed to investigate the usability of serum kallistatin level as a biomarker to help in the diagnosis of PID or tubo- ovarian abscess (TOA). Materials-Methods: Complete blood count, biochemistry, C-Reactive tests were performed during the hospitalization of 30 patients diagnosed with PID and TOA, who were followed up and treated at the Gynecological Clinic of Health Sciences University (HSU) Antalya Training and Research Hospital between 21.7.22 and 30.5.23. Blood was taken into a separate tube to measure serum kallistatin level along with blood parameters such as protein (CRP). The blood taken for kallistatin measurement was centrifuged at 2000 g for 10 minutes and stored in the refrigerator at minus 80 degrees Celsius. The control group consisted of 30 patients who applied to the same clinic for elective surgeries. Blood parameters were taken from these patients in the same way, and blood samples taken for kallistatin were collected and stored. When the target sample size was reached, blood samples were thawed and serum kallistatin levels were measured. Measurement results were recorded in the database. The statistical significance level of the data between the groups was evaluated with the SPSS 20.0 statistical package program and the significance level was accepted as p <0.05. Results: When sociodemographic characteristics were compared between groups; While there was no statistically significant difference in terms of age (p: 0.079) and BMI (p=0.594), marital status (p<0.001), number of pregnancies (p=0.044), parity number (p<0.001), history of intrauterine device in the past history. A statistically significant difference was found in terms of (p=0.005) and previous surgical history (p=0.003). When laboratory values were compared between the groups, serum hemoglobin (p:0.008), leukocyte (p<0.001), neutrophil (p<0.001), platelet (p<0.001), neutrophil/lymphocyte ratio (p<0.001), platelet/lymphocyte ratio (p). <0.001), high A statistically significant difference was detected in terms of sensitive CRP (p: <0.001) and kallistatin (p=0.006). Conclusion: As a result of our study comparing patients with PID and TOA (group 2, n:30) and the control group (group 1, n:30), it was seen that serum Kallistatin levels are a biomarker that can be used in diagnosing PID and TOA. A prospective study involving a larger number of participants is needed to confirm the results of this study.

Benzer Tezler

  1. Pelvik enflamatuar hastalık tanısı olan hastalarda endometrial-endoservikal IL-1ß, IL-6, IL-10 düzeylerinin belirlenmesi

    To determine the levels of interleukin-1β (IL-1β), interleukin-6 (IL-6) and interleukin-10 (IL-10)in the endocervical-endometrial tissue in pelvic inflammatory disease (PİD)

    AYGUN MAMMADZADA

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2016

    Kadın Hastalıkları ve DoğumBezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. RAMAZAN DANSUK

  2. Pelvik inflamatuar hastalık ve tuba-ovaryan apse tanılı hastalarda delta nötrofil indeks karşılaştırılması ve CRP ile DNI değerleri arasındaki ilişki

    Comparison of delta neutrophil index (DNI) values and the relationship between c-reactive protein (CRP) and dni in patients diagnosed with pelvic inflammatory disease and tubo-ovarian abscess

    ELİF KEVSER KİBAR

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2023

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAHİME BEDİR FINDIK

  3. Tuboovaryan apse olgularının 6 (altı) yıllık istatistiksel analizi

    Statistical analysis of tuboovarian abscess cases for 6(six) years

    EDİP AYDIN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2015

    Kadın Hastalıkları ve DoğumDicle Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. MEHMET SAİT İÇEN

  4. Pelvik inflamatuvar hastalık (PID) veya tubaovaryan apse (TOA) tanısı olan hastalarda immatür granülosit (IG) düzeyinin biyobelirteç olarak kullanılması

    Use of immature granulocyte (IG) level as a biomarker in patients diagnosed with pelvic inflammatory disease (PID) or tubo-ovarian abscess (TOA)

    ALPER AYKUT YETKİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2025

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. HASAN ALİ İNAL

  5. Kliniğimize son 5 yıl içerisinde yatıralan pelvik inflamatuar hastalık tanılı hastaların takibinde nötrofil/lenfosit oranları ile crp öngörü değerlerinin karşılaştırılması

    Comparison of neutrophil / lymphocyte ratio and crp prediction in following patients with pelvic inflammatory diseases in the last 5 years

    MEHMET KERİM ŞEVİK

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2018

    Kadın Hastalıkları ve DoğumSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. RAHİME NİDA BAYIK