Geri Dön

Kandan izole edilen enterokok suşlarının antimikrobiyal duyarlılıkları ve biyofilm oluşturma yeteneklerinin karşılaştırılması: Üç merkezli çalışma

Comparison of antimicrobial susceptibilities and biofilm forming abilities of Enterococcus strains isolated from blood: Three center study

  1. Tez No: 975650
  2. Yazar: SALİH DANYILDIZ
  3. Danışmanlar: DOÇ. DR. HASAN CENK MİRZA
  4. Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
  5. Konular: Mikrobiyoloji, Microbiology
  6. Anahtar Kelimeler: Biyofilmler, Enterococcus faecalis, Enterococcus faecium, Feromonlar, İlaçlara direnç-mikrobiyal, Biofilms, Enterococcus faecalis, Enterococcus faecium, Pheromones, Drug resistance-microbial
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Başkent Üniversitesi
  10. Enstitü: Tıp Fakültesi
  11. Ana Bilim Dalı: Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Enterokoklar enfektif endokardit ve kateter ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonları gibi mortal enfeksiyonlarda önemli patojenlerdir. Bu enfeksiyonların tedavisinde, sinerji koşullarının sağlanması halinde, beta-laktam/glikopeptit ve aminoglikozit kombinasyonu önemli bir tedavi seçeneğidir. Çalışmamızda kan kültürlerinden elde edilen, 3 farklı merkezden toplam 90 enterokok izolatı (45 Enterococcus faecalis ve 45 Enterococcus faecium) çeşitli demografik özellikler, kan kültürü sinyal pozitifleşme süreleri, antibiyotik duyarlılık profilleri ve bazı antibiyotik direnç genleri, biyofilm oluşturma kabiliyetleri ve biyofilm oluşumu-antibiyotik direnç ilişkisi açısından değerlendirilmiştir. Demografik açıdan E. faecalis izolatları kadın hastalara kıyasla erkek hastalardan anlamlı şekilde daha fazla izole edilmiştir. İzolatların %27,8'i cerrahi bölümlerdeki hastalardan %72,2'si dahili bölümlerdeki hastalardan elde edilmiştir. Dahili branşlardan onkoloji (%16,7) ve nefroloji (%13,3) başı çeken branşlar iken cerrahi branşlardan en sık kardiyovasküler cerrahi (%11,1) ve genel cerrahi (%8,9) branşlarından gelen izolatlara rastlanılmıştır. Antibiyotik duyarlılık profilleri değerlendirildiğinde E. faecalis izolatlarında glikopeptit direncine rastlanmazken E. faecium izolatlarının %31,1'inde glikopeptit direnci gözlenmiştir. Yüksek düzey gentamisin ve streptomisin direnç oranları E. faecalis için sırasıyla %24,4 ve %26,7 iken E. faecium için sırasıyla %66,7 ve %77,8'dir. Özellikle yüksek düzey gentamisin ve streptomisin direnç oranları açısından merkezler arasında da önemli farklılıklar gözlenmiştir. Bu farklılıklar beta-laktam/glikopeptit-aminoglikozit sinerjisi açısından tedavi rejimi seçimlerini etkileyebilecek olmasından ötürü önemlidir. Araştırılan direnç genleri açısından ise belirgin bir homojenite gözlenmiştir. Fenotipik glikopeptit direnci gösteren izolatların tümünde vanA geni izlenirken, fenotipik yüksek düzey gentamisin direnci gösteren izolatların %92,7'sinde aac(6')-Ie-aph(2'')-Ia genine ve fenotipik yüksek düzey streptomisin direnci gösteren izolatların ise %95,6'sında ant(6')-Ia genine rastlanmıştır. Bu bulgu bakteriyemi etkeni enterokoklarda yüksek düzey gentamisin direncinden çoğunlukla aac(6')-Ie-aph(2'')-Ia; yüksek düzey streptomisin direncinden ise çoğunlukla ant(6')-Ia geninin sorumlu olduğunu düşündürmüştür. Biyofilm oluşturma oranları açısından E. faecalis ve E. faecium izolatları arasında anlamlı farklılık (sırasıyla %100 ve %55,6) gözlenmiştir. Bu farklılık biyofilm oluşumunun gücünde de gözlenmiş ve E. faecalis izolatlarının %35,6'sı güçlü biyofilm oluştururken E. faecium izolatlarında güçlü biyofilm oluşumu gözlenmemiştir. Biyofilm oluşumunun çeşitli yollarla antimikrobiyal dirence yol açabileceği bilinmektedir. Çalışmamızda güçlü biyofilm oluşturan E. faecalis izolatları arasındaki YDGD oranı (%50), orta düzeyde biyofilm oluşturan izolatlar arasındaki YDGD oranından (%10) istatistiksel olarak anlamlı şekilde yüksek bulunmuştur. Biyofilm oluşturan ve oluşturmayan izolatlarının antibiyotik duyarlılıkları arasındaki farklar istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Bununla birlikte, kinupristin-dalfopristin duyarlılıkları (biyofilm oluşturan ve biyofilm oluşturmayan E. faecium izolatları için sırasıyla %52 ve %80) arasındaki fark istatistiksel anlamlılık sınırına yakın bulunmuştur (p=0.051). İstatistiksel olarak anlamlı olmamakla birlikte siprofloksasin, kinupristin-dalfopristin ve yüksek düzey gentamisin direnç oranları orta güçte biyofilm oluşturan E. faecium izolatlarında, zayıf veya hiç oluşturmayan E. faecium izolatlarına kıyasla daha yüksek görülmüştür. Enterokoklarda özellikle E. faecalis'te feromon aracılı konjugasyonun özel ve önemli bir gen aktarımı mekanizması olduğu, biyofilm oluşumunun ise bu mekanizmanın gelişme ihtimalini artırdığı düşünülmektedir. Nitekim literatürde bu yolla gen aktarımı yapan plazmitlerde tetrasiklin, vankomisin ve yüksek düzey gentamisin direnç genlerinin taşınabildiği belirtilmiştir. Bizim çalışmamızın sonuçları bazı izolatların bu mekanizma aracılığı ile -ve belki de bu plazmitler aracılı- bazı antibiyotiklere karşı direnç kazanmış olabileceğini düşündürmektedir. Eravasiklin; linezolid ve vankomisin dirençliler de dahil olmak üzere enterokoklar üzerine oldukça etkili, yeni geliştirilmiş florosiklin türevi antimikrobiyaldir. Global bir çalışmada enterokoklarda eravasiklin direnci sırasıyla E. faecalis ve E. faecium için %0,6 ve %2,3 olarak gözlenmiştir. Ülkemiz literatüründe bildirilmiş eravasiklin dirençli enterokok izolatı bulunmuyor oluşu ve bizim çalışmamızda 2 adet E. faecium izolatında bu duruma rastlamış olmamız önemlidir. Bu durum bu konuda çok merkezli araştırmaların yapılmasının ve direnç mekanizmalarının araştırılmasının önemini göstermektedir.

Özet (Çeviri)

Enterococci are important pathogens that can cause fatal infections such as infective endocarditis and catheter-related bloodstream infections. The combination of beta- lactam/glycopeptide and aminoglycoside is an important treatment option for these infections if synergistic interaction is predicted. A total of 90 enterococcal isolates (45 Enterococcus faecalis and 45 Enterococcus faecium) from 3 different centers obtained from blood culture were evaluated in terms of various demographic characteristics of patients, time to positivity of blood cultures, antibiotic susceptibility profiles, some antibiotic resistance genes, biofilm-forming abilities and the association between biofilm formation and antibiotic resistance. In terms of demographics, E. faecalis isolates were obtained significantly more frequently from males, when compared to females. 27.8% of the isolates were obtained from patients at surgical wards and 72.2% were obtained from patients at medical wards. While oncology (16.7%) and nephrology (13.3%) were the most common depertments at medical wards, cardiovascular surgery (11.1%) and general surgery (8.9%) were the most common surgical wards. Regarding the antibiotic susceptibility profiles, no glycopeptide resistance was observed in E. faecalis isolates, while glycopeptide resistance was observed in 31.1% of E. faecium isolates. High-level gentamicin and streptomycin resistance rates among E. faecalis isolates were 24.4% and 26.7% respectively. These rates were 66.7% and 77.8% among E. faecium isolates. Significant differences were also observed between centers, especially in terms of high-level gentamicin and streptomycin resistance rates. These differences are important in terms of synergy between beta-lactam/glycopeptide and aminoglycoside, which may affect treatment regimen choices. In terms of the investigated resistance genes, a significant homogeneity has been observed. The vanA gene was observed in all of the isolates showing phenotypic glycopeptide resistance. The aac(6')-Ie-aph(2')-Ia gene was found in 92.7% of the isolates showing phenotypic high-level gentamicin resistance and the ant(6')-Ia gene was found in 95.6% of the isolates showing phenotypic high level streptomycin resistance. These findings suggest that mainly aac(6')-Ie-aph(2')-Ia gene is responsible for high-level gentamicin resistance and ant(6')-Ia gene is responsible for high-level streptomycin resistance in enterococci causing bacteremia. Significant differences were observed between E. faecalis and E. faecium isolates in terms of biofilm formation rates (100% and 55.6%, respectively). This difference was also observed regarding the strength of biofilm formation. While 35.6% of E. faecalis isolates were classified as strong biofilm producers, none of the E. faecium isolates produced strong biofilms. It is known that biofilm formation can lead to antimicrobial resistance in various ways. In our study, high-level gentamicin resistance rate among strong biofilm producing E. faecalis isolates (50%) was statistically higher than that among moderate biofilm producing E. faecalis isolates (10%). The differences between antibiotic susceptibilites of biofilm producing and non-biofilm producing E. faecium isolates were not statistically significant. However, the difference between quinupristin-dalfopristin susceptibilities approached the threshold of significance (52% and 80% for biofilm producing and non-biofilm producing E. faecium isolates, respectively) (p=0.051). For E. faecium, although not statistically significant, ciprofloxacin, quinupristin/dalfopristin, and high-level gentamycin resistance rates were higher in isolates that formed moderate biofilms compared to those that formed weak or no biofilms. It is thought that pheromone-mediated conjugation is a special and important gene transfer mechanism in enterococci, especially in E. faecalis, and biofilm formation increases the possibility of the development of this mechanism. In the literature, it has been indicated that plasmids that transfer genes in this way can carry tetracycline, vancomycin and high-level gentamicin resistance genes. The results of our study suggest that some Enterococcus isolates may have acquired resistance through this mechanism—and perhaps through these plasmids—against some antibiotics. Eravacycline is a newly developed fluorocycline derivative antimicrobial that is highly effective against enterococci, including those resistant to linezolid and vancomycin. In a global study, eravacycline resistance in enterococci was observed to be 0.6% and 2.3% for E.faecalis and E. faecium, respectively. It is important that there are no reported eravacycline resistant Enterococcus isolates in the literatüre of our country and we encountered two eravacycline-resistant E. faecium isolates in our study. This situation shows the importance of conducting multi-center research on this subject and investigating resistance mechanisms.

Benzer Tezler

  1. Isparta bölgesinde enterokok türlerinde glikopeptid ve yüksek düzey aminoglikozid direncinin araştırılması ve antibiyotik duyarlılık testlerinin karşılaştırılması

    The investigation of glycopeptide and high-level aminoglycoside resistance in enterococcus species in Isparta region and the comparison of the antibiotic sensitivity tests

    MÜMTAZ CEM ŞİRİN

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2004

    MikrobiyolojiSüleyman Demirel Üniversitesi

    Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. ALİ KUDRET ADİLOĞLU

  2. Enterokokların virülans faktörlerinin fenotipik ve genotipik yöntemlerle araştırılması ve antibiyotik direnci ile ilişkisinin değerlendirilmesi

    Investigation of virulence factors of enterococci by phenotypic and genotypic methods and evaluation of their relationship with antibiotic resistance

    ŞÜKRAN BAYSAL

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    MikrobiyolojiSağlık Bilimleri Üniversitesi

    Tıbbi Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. BERRİN ESEN

    UZMAN MİHRİBAN YÜCEL

  3. Gentamisine farklı düzeyde duyarlılık gösteren enterokoklar üzerine ampisilin ve gentamisinin in vitro sinerjistik etkisinin araştırılması

    In Vitro synergistic effect of gentamicin and ampicillin on enterococci with differing sensitivity to gentamicin

    KEZİBAN FARSAK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    MikrobiyolojiErciyes Üniversitesi

    Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı

    PROF.DR. BÜLENT SÜMERKAN

  4. Febril nötropenik hastalarda üretilen etkenlerin dağılımı ve direnç durumu

    The Distribution and resistance patterns of microorganism isolated from patients with febrile neutropenia

    ÖZLEM ACİCBE

    Tıpta Uzmanlık

    Türkçe

    Türkçe

    2001

    Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    Klinik Bakteriyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Ana Bilim Dalı

    DOÇ.DR. FEHMİ TABAK

  5. Kandan izole edilen staphylococcus cinsinden koagülaz negatif bakteri türlerinin belirlenmesi

    Başlık çevirisi yok

    CEMAL ÖZTÜRK

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    1989

    Mikrobiyolojiİstanbul Üniversitesi

    PROF.DR. RAHMİYE BERKİTEN