Cerrahi destekli hızlı maksiller genişletme sonrası maksilla şekli ve pozisyonlarındaki değişikliklerin incelenmesi
Evaluation of changes in maxillary shape and position after surgically assisted rapid maxillary expansion
- Tez No: 975931
- Danışmanlar: DOÇ. DR. ÖZGE DOĞANAY ÖZYILMAZ
- Tez Türü: Diş Hekimliği Uzmanlık
- Konular: Diş Hekimliği, Dentistry
- Anahtar Kelimeler: CDHMG, dental ark formu, genişleme paterni, kemikleşme, SARME, dental arch form, expansion pattern, ossification
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Bezm-İ Alem Vakıf Üniversitesi
- Enstitü: Diş Hekimliği Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmanın amacı; Cerrahi Destekli Hızlı Maksiller Genişletme (CDHMG) sırasında maksiller ark morfolojisinin ve farklı dental ark formlarının maksiller genişleme üzerindeki etkilerini dental, iskeletsel ve volümetrik düzeyde incelemek ve orta hattaki kemikleşmeyi değerlendirmektir. Gereç-Yöntem: Bu çalışmada, Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi'nde Cerrahi Destekli Hızlı Maksiller Genişletme (CDHMG) uygulanan 18–35 yaş aralığındaki erkek ve kadın hastalar geriye dönük olarak incelenmiştir. Ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 6. ayda Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi (KIBT) görüntüleri mevcut olan hastalar çalışma kapsamına alınmıştır. Vakalar, preoperatif dental ark formlarına göre üç gruba ayrılmıştır: kare, oval ve V form. Cerrahi öncesinde damak morfolojisi ve santral kesici dişler arası mesafe belirlenmiş, cerrahi sonrasında ise dental ve iskeletsel açılma paternleri incelenmiş ve sütürel kemikleşme miktarı volümetrik olarak hesaplanmıştır. Tüm ölçümler Planmeca Romexis® Viewer, 3D Slicer (version 5.8.1; www.slicer.org, açık-kaynak yazılım) ve Autodesk Meshmixer (version 3.5; Autodesk Inc., San Rafael, CA, USA) yazılımları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistics 26.0 programı ile analiz edilmiş, anlamlılık düzeyi tüm testlerde p<0.05 olarak kabul edilmiştir. p<0.001 değerleri ise ileri düzeyde istatistiksel anlamlılık olarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Preoperatif damak derinliği kare ark grubunda en düşük (15.66±1.53 mm), V formda en yüksek (19.75±1.72 mm) bulunmuş, oval grup ise orta değerde yer almıştır (17.36±1.69 mm) (p<0,01). Maksiller santral kesici dişler arası mesafe preoperatif dönemde ortalama 1.26±0.47 mm olarak ölçülmüş ve gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemiştir (p=0,70). Cerrahi sonrası premaksilla hacim artışı kare ark grubunda (2032±710 mm3) V formuna (1226±802 mm3) kıyasla anlamlı derecede daha fazla saptanmış (p=0,027), kare ve oval grup arasındaki fark ise sınırda anlamlı bulunmuştur (p=0,062). Postoperatif premaksilla bölgesindeki kemikleşme miktarı açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmemiştir (p=0,056). Orta palatal sütürün anterior bölgedeki açılımı ark formundan bağımsız olarak benzer düzeyde gerçekleşmiş (p=0,92), posterior bölgede ise kare form lehine daha fazla açılım eğilimi gözlenmiş ancak bu fark anlamlı bulunmamıştır (p=0,097). Koronal kesitten bakıldığında ise cerrahi sonrası belirgin V şeklinde bir açılma paterni gözlenmiştir. Tüm ark gruplarında posterior dişlerde bukkal devrilme artışı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş (tüm p<0,05), ancak gruplar arasında devrilme miktarı açısından farklılık görülmemiştir. Ayrıca sağ ve sol santral kesici dişlerde postoperatif dönemde alveol kemik yüksekliğinde belirgin azalma tespit edilmiştir (tüm p<0,05). Korelasyon analizinde, CDHMG sonrası genişlemenin sağ ve sol taraf arasında simetrik olduğu saptanmıştır. Sonuç: Dental ark formu ve damak derinliği, CDHMG'nin iskeletsel ve dental sonuçlarını doğrudan etkilemektedir. Daha sığ damaklı kare ark formunda premaksilla hacim artışı daha fazla olurken, V ark grubunda damak derinliğin fazla olmasına rağmen hacim kazanımı sınırlı kalmıştır. Orta palatal sütürün anterior açılımı ark formundan bağımsızdır; posterior açılımda ise kare ark formu daha avantajlı bir eğilim göstermektedir. Nazal tabanda izlenen V şeklindeki açılım ve açılmanın sağ–sol simetrisi, genişlemenin homojen paternini ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, dental devrilme ve alveol kemik kaybı tüm gruplarda ortak bulgulardır. Bu nedenle CDHMG planlamasında ark formu farklılıklarının dikkate alınması, tedavi stabilitesi ve bireyselleştirilmiş yaklaşımlar açısından önemlidir.
Özet (Çeviri)
Objective: This study aimed to examine the effects of maxillary morphology and dental arch forms on maxillary expansion during Surgically Assisted Rapid Maxillary Expansion (SARME) at dental, skeletal, and volumetric levels, and to evaluate midline ossification. Materials and Methods: In this study, male and female patients aged 18–35 years who underwent SARME at Bezmialem Vakif University Faculty of Dentistry were retrospectively evaluated. Patients with available Cone Beam Computed Tomography (CBCT) scans preoperatively and at the 6th postoperative month were included. Cases were classified into three groups according to their preoperative dental arch form: square, oval, and V-shaped. Preoperative palatal morphology and inter-incisal distance were determined, postoperative dental and skeletal expansion patterns were examined, and the amount of ossification was calculated volumetrically. All measurements were performed using Planmeca Romexis® Viewer 3D Slicer (version 5.8.1; www.slicer.org, open-access software) and Autodesk Meshmixer (version 3.5; Autodesk Inc., San Rafael, CA, USA) software. The data were analyzed using IBM SPSS Statistics 26.0. The level of significance was accepted as p<0.05 in all tests, and values smaller than 0.005 were considered highly significant. Results: Preoperative palatal depth was lowest in the square arch group (15.66±1.53 mm) and highest in the V-shaped group (19.75±1.72 mm), while the oval group was intermediate (17.36±1.69 mm) (p<0.01). The maxillary inter-incisal distance was measured as 1.26±0.47 mm in the preoperative period and did not show a significant difference between groups (p=0.70). Postoperative premaxillary volume gain was significantly greater in the square arch group (2032±710 mm3) compared to the V-shaped group (1226±802 mm3) (p=0.027), while the difference between the square and oval groups was borderline significant (p=0.062). No statistically significant difference was found among groups in terms of ossification in the premaxilla (p=0.056). Anterior midpalatal suture opening occurred at a similar level regardless of arch form (p=0.92). In contrast, in the posterior region, a tendency for greater opening was observed in the square form, but this was not statistically significant(p=0.097). On coronal sections, a distinct V-shaped opening pattern was observed postoperatively at the nasal base. In all arch groups, buccal tipping of the posterior teeth increased significantly (all p<0.05), but there was no difference among the groups in terms of the amount of tipping. In addition, a significant reduction in alveolar bone height was detected in the central incisors postoperatively (all p<0.05). Correlation analysis revealed that expansion after SARME was symmetrical between the right and left sides. Conclusion: Dental arch form and palatal depth directly affect the skeletal and dental outcomes of SARME. While premaxillary volume gain was greater in the square arch group with a shallower palate, the V-shaped arch group, despite greater palatal depth, showed limited volumetric increase. Anterior midpalatal suture opening was independent of arch form, while posterior opening tended to be greater in the square arch group. The V-shaped expansion observed at the nasal base and the symmetry of expansion between the right and left sides revealed a homogeneous expansion pattern. However, buccal tipping and alveolar bone loss were common findings in all groups. Therefore, considering arch form differences in SARME planning is essential for treatment stability and individualized approaches.
Benzer Tezler
- Cerrahi destekli maksiller genişletmenin insiziv kanal üzerinde oluşturduğu anatomik değişikliğin konumsal ve hacimsel yönden bilgisayarlı tomografi (Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi) ile değerlendirilmesi
Evaluation of volumetric and morphological changes in the maxillary incisive canals of patients who undergoing surgicaly rapid maxillary expansion (SARME) by utilizing data obtained from cone-beam computed tomography
NEŞET AKAY
Doktora
Türkçe
2015
Diş HekimliğiKırıkkale ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. FETHİ ATIL
- Cerrahi destekli hızlı maksiller genişletme ameliyatı sonrası biyostimülan olarak uygulanan diyot lazerin ödem, trismus, ağrı üzerine olan etkilerinin değerlendirilmesi
Evalution of diode laser application for biostimulation in terms of edema, pain and trismus after surgical assisted rapid maxillary expansion surgery
SAMED SÖNMEZ
Doktora
Türkçe
2016
Diş HekimliğiSüleyman Demirel ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. GÜLPERİ KOÇER
- Cerrahi destekli hızlı maksiller genişletme (sarme) operasyonunun mandibuler kondile etkilerinin konvansiyonel radyograflarla değerlendirilmesi
Evaluation of surgically assisted maxillary expansion's effects on mandibular condyle with conventional radiographs
KUTAY CAN ERGÜL
Doktora
Türkçe
2014
Diş HekimliğiAnkara ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. HAKAN ALPAY KARASU
- Cerrahi destekli hızlı maksiller genişletme sonrası dişeti oluğu sıvısı rank, RANKL, OPG düzeylerinin değerlendirilmesi
Evaluation of rank, RANKL and OPG levels in gingival crevicular fluid after surgically assisted rapid maxillary expansion
ONUR BERKÜN
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2019
Diş HekimliğiSüleyman Demirel ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
DOÇ. DR. YAVUZ FINDIK
DR. ÖĞR. ÜYESİ ORHAN AKPINAR
- Lateral nazal osteotomili ya da lateral nazal osteotomi olmaksızın yapılan cerrahi destekli hızlı maksiller genişletme (CDHMG)) sonrası oluşan iskeletsel ve dental değişikliklerin karşılaştırılması
Comparison of skeletal and dental changes occurring after surgical assisted rapid maxillary expansion (SARME) with or without lateral nasal osteotomy
BETÜL KIRMAN
Diş Hekimliği Uzmanlık
Türkçe
2022
Diş HekimliğiKırıkkale ÜniversitesiAğız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı
PROF. DR. UMUT TEKİN