Geri Dön

Liseli öğrencilerin küfürlü dil kullanımının incelenmesi: 'Küfürsüz Hava Sahası' projesi örneği

An examination of profanity use among high school students: The case of the 'Swear-Free Zone' project

  1. Tez No: 978005
  2. Yazar: RABİA BEZGİN
  3. Danışmanlar: DR. ÖĞR. ÜYESİ RECEP ÇELİK
  4. Tez Türü: Yüksek Lisans
  5. Konular: Sosyal Hizmet, Social Work
  6. Anahtar Kelimeler: Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Ministry of Family, Labor and Social Services
  7. Yıl: 2025
  8. Dil: Türkçe
  9. Üniversite: Yalova Üniversitesi
  10. Enstitü: Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
  11. Ana Bilim Dalı: Sosyal Hizmet Ana Bilim Dalı
  12. Bilim Dalı: Sosyal Hizmet Bilim Dalı
  13. Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.

Özet

Bu çalışmanın temel amacı, liseli gençler arasında giderek artan küfürlü ve argo dil kullanımının toplumsal kaynaklarını incelemek ve bu olgunun gençlerin iletişim alışkanlıkları üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Ayrıca, okul sosyal hizmeti modelleri kapsamında geliştirilen“Küfürsüz Hava Sahası”eğitiminin öğrencilerin argo ve küfür kullanma eğilimlerini nasıl dönüştürdüğünü değerlendirmek hedeflenmiştir. Böylece hem sosyal hizmet alanına hem de eğitim politikalarına katkı sağlayacak somut bulgular elde edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma, betimsel ve karşılaştırmalı nicel yöntem kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu farklı lise türlerinden öğrenciler oluşturmuş, örneklemin büyük çoğunluğu Sağlık Meslek Lisesi ve orta-alt gelir grubundan gelen öğrencilerden meydana gelmiştir. Deney grubuna okul sosyal hizmeti temelli“Küfürsüz Hava Sahası”eğitimi uygulanmış, kontrol grubuna ise herhangi bir müdahale yapılmamıştır. Veri toplama sürecinde Demografik Bilgi Formu ve Argo ve Küfür Kullanım Eğilimi Ölçeği (AKKEÖ) kullanılmış, elde edilen veriler SPSS paket programında t-testi ve ANOVA teknikleriyle analiz edilmiştir. Ölçeklerin geçerlilik ve güvenirliği sağlandıktan sonra, öğrencilerin iletişim becerileri, bireysel ve çevresel argo/küfür kullanımları ve bu dile yönelik tutumları boyutunda karşılaştırmalar yapılmıştır. Bulgular, sosyal medya kullanımının ve bu ortamlarda argo/küfürle karşılaşma sıklığının öğrencilerin gündelik dil pratiklerini anlamlı biçimde etkilediğini göstermektedir. Özellikle Instagram ve TikTok gibi görsel ağırlıklı platformlarda anonimlik ve mizah kültürü, gençler arasında argo ve küfürlü dilin normalleşmesine zemin hazırlamaktadır. Cinsiyet değişkeni açısından erkek öğrencilerin daha yüksek oranda argo ve küfür kullandığı, sosyoekonomik düzey açısından ise yüksek gelirli ailelerden gelen öğrencilerde anlamlı farklılıklar bulunduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, sınıf düzeyi ve yaş değişkenlerinde istatistiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmemiştir. Deney grubuna uygulanan eğitimin ardından, öğrencilerin iletişim becerilerinde belirgin bir artış olduğu, bireysel ve çevresel küfür kullanımının azaldığı ve küfür kullanımına yönelik tutumlarında olumlu yönde değişim gerçekleştiği bulunmuştur. Bulgular hipotezlerin bir kısmını desteklemiş, bazı alt boyutlarda ise anlamlılık sınırlı kalmıştır. Sonuç olarak, okul sosyal hizmeti uygulamalarının gençlerin olumsuz dil alışkanlıklarıyla baş etmede, farkındalık kazanmalarında ve sağlıklı iletişim stratejileri geliştirmelerinde etkili olduğu ortaya konmuştur. Araştırma, okul sosyal hizmeti modellerinin yaygınlaştırılmasının öğrencilerin psiko-sosyal uyumunu güçlendireceğini ve okul ortamında daha sağlıklı bir iletişim iklimi oluşturacağını vurgulamaktadır. Ayrıca, sosyal medya okuryazarlığının artırılması, aile ve öğretmenlerin bilinçlendirilmesi, toplumsal düzeyde ise dilin daha yapıcı kullanımını teşvik edecek politikaların geliştirilmesi önemli görülmektedir. Gelecek çalışmalarda nitel yöntemlerin kullanılması, farklı kültürel bağlamlarda karşılaştırmalı araştırmalar yapılması ve politika yapıcıların bu alana özel stratejiler geliştirmesi önerilmektedir. Araştırma 253 öğrenci ile gerçekleştirilmiş olup, deney grubunda 136 ve kontrol grubunda 117 öğrenci yer almıştır.

Özet (Çeviri)

The main purpose of this study is to examine the social sources of profanity and slang use among high school students and to reveal the effects of these practices on young people's communication habits. In addition, the study aims to evaluate how the“Swear-Free Zone”training, developed within the scope of school social service models, transforms students' tendencies to use slang and profanity. Thus, it seeks to provide concrete findings that will contribute both to the field of social work and to educational policies. The research was conducted using a descriptive and comparative quantitative method. The study group consisted of students from different types of high schools, the majority of whom were from Health Vocational High Schools and middle-lower income families. The experimental group received the“Swear-Free Zone”training based on school social service practices, while the control group received no intervention. Data were collected through the Demographic Information Form and the Slang and Profanity Use Tendency Scale (AKKEÖ), and analyzed with t-test and ANOVA techniques using the SPSS package program. After confirming the validity and reliability of the scales, comparisons were made regarding students' communication skills, their individual and environmental use of slang/profanity, and their attitudes towards such language. The findings indicate that the frequency and intensity of social media use, as well as exposure to slang and profanity in these environments, significantly affect students' everyday language practices. Platforms such as Instagram and TikTok, characterized by visual content and anonymity, provide a space where profanity and slang become normalized and accepted as markers of group belonging. In terms of gender, male students were found to use slang and profanity more frequently, while in terms of socioeconomic status, students from high-income families showed significant differences in their use of such language. However, no statistically significant differences were observed regarding grade level and age. Following the intervention with the experimental group, students demonstrated a notable increase in communication skills, a decrease in both individual and environmental use of profanity, and a more positive attitude toward language use. The findings partially supported the hypotheses, with significant effects in some sub-dimensions but limited effects in others. In conclusion, the study reveals that school social service practices are effective in helping young people cope with negative language habits, raising their awareness, and fostering the development of healthy communication strategies. The results emphasize the importance of expanding school social service models, strengthening students' psychosocial adaptation, and creating a healthier school climate. Moreover, increasing social media literacy, raising awareness among families and teachers, and developing policies that encourage constructive language use at the societal level are considered essential. Future research is recommended to employ qualitative methods, conduct cross-cultural comparisons, and guide policymakers in developing targeted strategies in this field. The research was conducted with 253 students, 136 in the experimental class and 117 students in the control group.

Benzer Tezler

  1. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi bölümü Müzik Öğretmenliği Anabilim Dalı`nda, Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi çıkışlı 1.sınıf keman öğrencilerine temel davranışları kapsayıcı bir öğretim programı model önerisinin uygulanması

    Application of a model of teaching fundamental violin behavior to the first year of violin students who were graduated from Anatolian High School of Fine Arts at the Abant İzzet Baysal Universty, faculty of Fine Arts, department of Music Teacher Educ

    ÇİĞDEM SÖKER

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2006

    MüzikAbant İzzet Baysal Üniversitesi

    Güzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim Dalı

    Y.DOÇ.DR. UĞUR ALPAGUT

  2. Liseli öğrencilerin zorbalık düzeyleri ile aile işlevleri ve algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Investigation of the relationship between the bullying grade, family functions and perceived social support among high school students

    MUSTAFA EŞKİSU

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2009

    Eğitim ve Öğretimİstanbul Üniversitesi

    Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı

    YRD. DOÇ. DR. S. ARMAĞAN YILDIZ

  3. Liseli öğrencilerin fiziksel aktiviteye katılım düzeyi ile beslenme ve yaşam kalitesi arasındaki ilişki

    Investigation of the relationship between the physical activity participation level of high school students and nutrition level and life quality

    FERİDE TEKNECİ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2019

    SporAmasya Üniversitesi

    Beden Eğitimi ve Spor Ana Bilim Dalı

    PROF. DR. MEHMET AKİF ZİYAGİL

  4. Liseli kız öğrencilerin cinsel tacizle karşılaşma ve başetme durumları

    Verabl sexual abuse and coping in female secondary school students

    IŞIL IŞIK ALTUĞ

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2005

    PsikiyatriAkdeniz Üniversitesi

    Ruh Sağlığı ve Psikiyatri Hemşireliği Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. ÖZEN KULAKAÇ

  5. Liseli kız öğrencilerin romantik ilişkilerinin aile bağları ve dindarlık düzeyleri ile ilişkisi

    The relationship of romantic relationship of high school girl students and their family ties and levels of religiosity

    ESRA YÜCEL

    Yüksek Lisans

    Türkçe

    Türkçe

    2022

    PsikolojiErciyes Üniversitesi

    Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı

    DOÇ. DR. MUSTAFA ULU