Okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarda üst üriner sistem taşlarında tedavi: Retrospektif karşılaştırmalı klinik çalışma
Treatment of upper urinary tract stones in preschool and school-aged children: A retrospective comparative clinical study
- Tez No: 978503
- Danışmanlar: PROF. DR. YILMAZ AKSOY
- Tez Türü: Tıpta Uzmanlık
- Konular: Üroloji, Urology
- Anahtar Kelimeler: ürolityazis, üst üriner sistem taşı, çocuk hastalar, SWL, URS, fleksible URS, PNL, urolithiasis, upper urinary tract stone, pediatric patiens, SWL, URS, flexible URS, PNL
- Yıl: 2025
- Dil: Türkçe
- Üniversite: Atatürk Üniversitesi
- Enstitü: Tıp Fakültesi
- Ana Bilim Dalı: Üroloji Ana Bilim Dalı
- Bilim Dalı: Belirtilmemiş.
- Sayfa Sayısı: Belirtilmemiş.
Özet
Amaç: Bu çalışmada okul öncesi ve okul çağındaki çocuklarda proksimal üreter ve böbrek taşlarının tedavisinde uygulanan tedavi seçeneklerinin yıllar içerisinde nasıl bir değişime uğradığı ve tedavi sonuçlarının etkinlik ve güvenilirliği ve komplikasyonlarının nasıl olduğunu iki grup arasında retrospektif olarak değerlendirerek litaretüre katkı sağlamayı amaçladık. Materyal-Metod: Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma Hastanesi Üroloji Kliniği'nde 2015 ile 2025 yılları arasında 10 yıllık süreçte tedavi almış pediatrik popülasyondaki üst üriner sistem taş hastalığı bulunan hastaların demografik verileri, taş özellikleri, çekilen KUB, USG ve NCCT bulguları, uygulanan tedavi modaliteleri, retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar okul öncesi(0-5 yaş) ve okul çağı(6-15 yaş) olarak iki gruba ayrıldı. Perioperatif ve postoperatif verilerden; ameliyat süresi, floroskopi süresi, postoperatif hemoglobin düşüşü, hastanede kalış süresi, kan transfüzyonu ihtiyacı, postop enfeksiyon durumu, postop müdahale gereksinimi ve rezidüel taş varlığı durumlarına hasta kayıtlarından ulaşıldı. İşleme bağlı komplikasyonlar modifiye Clavien-Dindo (CD) sınıflandırma sistemine göre sınıflandırıldı. Veriler istatistiksel olarak karşılaştırılarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya 476 hasta dahil edildi. Hastaların 255'i okul öncesi, 221'i okul çağındaydı. Toplamda hastaların 260'ına SWL, 158'ine URS/ f URS, 58'ine PNL işlemi uygulandı. Her iki gruptaki hastaların demografik, klinik ve taş karakteristikleri karşılaştırıldığında; taş boyutu (p<0,001), dansitesi (p<0,001) okul dönemindeki hasta grubunda istatistiksel olarak daha yüksek bulundu, kalan parametrelerde anlamlı bir farklılık saptanmadı. Okul öncesinde PNL uygulanan hastaların %88,9'unda, URS/ f URS uygulananların %83,1'inde ve SWL uygulananların %78,8'inde tek seans sonrası SFR sağlandı ve istatistiksel olarak anlamlı bir fark izlenmedi. Okul döneminde PNL uygulanan hastaların %87,1'inde, URS/ f URS uygulananların %82,7'sinde ve SWL uygulananların %79,8'inde tek seans sonrası taşsızlık sağlandı ve istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmedi. Her iki grupta tedavi modalitelerinin ortalama işlem süresi, floroskopi süreleri ve işlem sonrası hastanede kalma süreleri değerlendirildi ve gruplar arasında benzer bulgular izlendi. İki grupta da PNL yapılan hastalarda işlem süresi, floroskopi süresi ve hastanede kalış süresi diğer tedavi seçeneklerinden anlamlı şekilde daha uzundu (SWL için p<0,001, RİRC için p<0,001). SWL yapılan çocuklarda ortalama işlem süresi ve hastanede kalış süresi diğer tedavi modalitelerinden anlamlı olarak daha kısaydı (RİRC için p<0,001, PNL için p<0,001). URS/ f URS yapılan hastalarda ise floroskopi süresi diğer iki tedavi seçeneğine göre anlamlı şekilde daha kısaydı (SWL için p<0,001, PNL için p<0,001). Gruplar arasında postoperatif komplikasyonlar değerlendirildiğinde tüm tedavi modaliteleri göz önüne alındığında; okul öncesinde çocukların %10,2'sinde, okul çağındakilerin ise %10,5'inde komplikasyon geliştiği izlendi. Her iki yaş grubu arasında komplikasyonlar bakımından anlamlı fark yoktu (p=0,890). Sonuç: Çalışmamızda SWL'nin özellikle okul öncesi çağdaki çocuk hastalarda tedavideki yerini koruduğu ancak okul çağındaki çocuklarda son 5 yılda kullanımının giderek azaldığı görüldü. Tedavi modalitelerinin her iki yaş grubunda da taşlara yönelik etkili müdahaleler olduğu ancak birçok parametre göz önüne alındığında keskin farklarla birbirinden net şekilde üstün olmadığı izlendi. Çalışmamızda taş boyutu, taşın lokalizasyonu, HU dansite değeri gibi taşın karakteristik özelliklerine ve hastalara özgü klinik özelliklere göre hastaya en uygun tedavi modalitesinin seçilmesinin başarıya ulaşmada oldukça önemli olduğu kanaatindeyiz.
Özet (Çeviri)
Purpose: In this study, we aimed to contribute to the literature by retrospectively evaluating and comparing the treatment options for proximal ureteral and kidney stones in preschool and school-aged children. We analyzed how these treatment options have changed over the years and assessed their efficacy, safety, and complication rates between the two age groups. Material-Method: A retrospective evaluation was conducted on pediatric patients with upper urinary tract stone disease who were treated at the Atatürk University Faculty of Medicine Research Hospital, Department of Urology, over a 10-year period between 2015 and 2025. The study assessed their demographic data, stone characteristics, imaging findings (KUB, USG, and NCCT), and the treatment modalities applied. The patients were divided into two groups: preschool-aged (0–5 years) and school-aged (6–15 years). Perioperative and postoperative data were retrospectively collected from patient records. The variables assessed included operative time, fluoroscopy time, postoperative decrease in hemoglobin, length of hospital stay, blood transfusion requirements, postoperative infections, need for re-intervention, and the presence of residual stones. Procedure-related complications were classified according to the modified Clavien-Dindo (CD) classification system. The data were analyzed by statistical comparison. Results: A total of 476 patients were included in the study. Of these, 255 were preschool-aged and 221 were school-aged. In a total of patients, 260 received SWL, 158 received URS/fURS, and 58 underwent PNL. When the demographic, clinical, and stone characteristics of both groups were compared, stone size (p<0.001) and density (p<0.001) were found to be statistically significantly higher in the school-aged patient group, no statistically significant difference was found in the remaining parameters. In the preschool group, the single-session Stone-Free Rate (SFR) for patients treated with PNL was 88.9%, for those treated with URS/fURS was 83.1%, and for those treated with SWL was 78.8%. No statistically significant difference was observed among the treatment groups. In the school-aged group, the single-session Stone-Free Rate (SFR) was 87.1% for patients treated with PNL, 82.7% for those treated with URS/fURS, and 79.8% for those treated with SWL. No statistically significant difference was observed among the treatment groups. The mean operative time, fluoroscopy times, and postoperative length of hospital stay for the treatment modalities were evaluated in both groups and found to be comparable. In both the preschool and school-aged groups, the operative time, fluoroscopy time, and length of hospital stay were significantly longer for patients treated with PNL compared to the other treatment modalities (SWL: p<0.001; RIRS: p<0.001). In children treated with SWL, the mean operative time and length of hospital stay were significantly shorter compared to the other treatment modalities (RIRS: p<0.001; PNL: p<0.001). For patients treated with URS/fURS, the fluoroscopy time was significantly shorter compared to the other two treatment options (SWL: p<0.001; PNL: p<0.001). When postoperative complications were evaluated across all treatment modalities, complications were observed in 10.2% of preschool-aged children and 10.5% of school-aged children. No statistically significant difference was found in complication rates between the two age groups (p=0.890). Conclusion: It was observed that while all treatment modalities were effective interventions for stones in both age groups, no clear superiority was found among them when evaluated across a number of parameters. Our study also found that SWL maintained its role in the treatment of preschool-aged pediatric patients; however, its use progressively declined in school-aged children over the last five years. Based on our findings, we conclude that selecting the most appropriate treatment modality is crucial for achieving success, based on stone characteristics such as size, location, and HU density value, as well as patient-specific clinical characteristics.
Benzer Tezler
- Van İli İlköğretim çağı çocuklarında böbrek taşı prevalansı ve etiolojisi
Başlık çevirisi yok
SİNAN AKBAYRAM
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2004
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıYüzüncü Yıl ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. ŞÜKRÜ ARSLAN
- Okul öncesi çocukluk çağı üst üriner sistem enfeksiyonunda risk faktörlerinin araştırılması
The Investigation of risk factors at urinary
NURİ KOLOĞLU
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2003
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıAbant İzzet Baysal ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. ENVER ŞİMŞEK
- Adenotonsiller hipertrofisi olan hastalarda oksidatif stres belirteci olarak 8-hidroksi-2'-deoksiguanozin, malondialdehit ve protein karbonil düzeylerinin belirlenmesi
Determination of 8-HYDROXY-2'-deoxyguanosine, malondialdehyde and protein carbonyl levels as oxidative stress marker in patients with adenotonsillar hypertrophy
GÜLŞAH ALYAR
Yüksek Lisans
Türkçe
2015
BiyokimyaAtatürk ÜniversitesiTıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı
YRD. DOÇ. DR. NURİNNİSA ÖZTÜRK
- Helicobacter pylori'nin çocukluk çağında doğal seyrinin ve çocuklar üzerine etkisinin araştırılması
Başlık çevirisi yok
AHMET ÖZEN
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2005
Çocuk Sağlığı ve HastalıklarıMarmara ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
DOÇ.DR. DENİZ ERTEM
PROF.DR. ENDER PEHLİVANOĞLU
- Çocuklarda gastrointestinal sistem polipleri
Gastrointestinal polyps in children
ZELAL YALINKAYA
Tıpta Uzmanlık
Türkçe
2022
GastroenterolojiHacettepe ÜniversitesiÇocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
PROF. DR. İNCİ NUR SALTIK TEMİZEL